Charting bright ideas


Politika Notları

25 Ağustos 2009 TEPAV:”İhracatın Desteklenmesinde Rakiplerimizin Gerisinde Kaldık”,Tepav Politika Notu

ANKARA- TEPAV, dünya ticaretinin hızlı bir şekilde daralmasıyla pek çok ülkede ihracat desteklerinin gündeme geldiğini, Türkiye’de ise ihracatın geliştirilmesi yönünde alınan tedbirlerin büyük ölçüde yetersiz kaldığını açıkladı. TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti Sarp Kalkan ve Araştırmacı Ülkem Başdaş tarafından hazırlanan “İhracatın Desteklenmesine Yönelik Türkiye’nin Rakiplerinin Uyguladıkları Kamu Politikaları” başlıklı politika notu yayımlandı. Not’ta rekabetçi olduğu ve en fazla ihracat yaptığı sektörlerde dahi Türkiye’nin ihracatının AB’nin toplam ithalatından daha hızlı daraldığı hatırlatılarak, “Bu dönemde ABD, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Kore, Romanya, Çin ve Hindistan karşısında Türkiye pazar payı kaybetmiştir” denildi. Not’ta şu ifadelere yer verildi: “Bu ülkelerin ihracat performansının Türkiye’den daha iyi gerçekleşmesinde şirketlerinin bireysel başarısı, içinde bulundukları tedarik zincirinin durumu, kur rejimi ve buna bağlı kur hareketleri etkili olabileceği gibi, uygulanan kamu politikalarının da ihracat performansını olumlu yönde etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bu notun amacı incelenen ülkelerde ihracat performansını etkileme potansiyeline sahip kamu politikalarının özet bir dökümünü çıkararak olası politika alternatiflerine bir baz oluşturmaktır.” Değerlendirme’de dünya ticaretinin hızlı bir şekilde daralmasıyla pek çok ülkede ihracat desteklerinin gündeme geldiğine dikkat çekilerek, desteklerin genel olarak “Mevcut kredilerin arttırılması (veya yeni fonların yaratılması)”, “İhracat sigorta mekanizmalarına yönelik tedbirler”, “İhracatta vergi iadelerinin arttırılması” ve “Ticaret engellerinin arttırılması” olarak dört farklı türde ortaya çıktığı açıklandı. Sektörlere özel ihracat destekleri de yaygın olarak kullanılmakta… TEPAV’ın Not’unda sektörlere özel ihracat desteklerinin de yaygın olarak kullaıldığına dikkat çekilerek gemi sektörü örnek verildi. Çin’de gemi sektörüne yönelik yüksek tutarda krediler verildiği bildirilen Not’ta, Çin’in yanısıra Kore ve Norveç’in de sektörü desteklediği açıklandı. “Dünyada uygulanan başarılı örnekler derinlemesine incelenmelidir” İhracat desteklerinin ülkelerin ihracatı üzerinde ne derece etkili olduğuyla ilgili kapsamlı bir çalışma bulunmadığına dikkat çekilen Not’ta ,” Ancak, bazı ülkelerin diğerlerinden çok daha iyi performans göstermeleri başarılı uygulamaların olduğu yönünde bir sinyal olarak değerlendirilebilecektir” denildi. Devamı İçin Tıklayınız...

21 Ağustos 2009 TEPAV: “Türkiye’nin Acil Bir İhracat Destek Planına İhtiyacı Var”,Tepav Politika Notu

ANKARA- TEPAV, ihracatta ortaya çıkan hasarın kalıcı olma tehlikesi bulunduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin acil bir ihracat destek planına ihtiyacı bulunduğunu açıkladı. TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti Sarp Kalkan ve Araştırmacı Ülkem Başdaş tarafından hazırlanan “Türkiye’nin İhracat Performansı Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı politika notu yayımlandı. Not’ta kriz döneminde Türkiye’nin ihracatında küresel ticaretteki daralmaya paralel bir küçülme gözlendiği, 2008’in son çeyreğinde yüzde 13,2 azalan ihracatın, 2009’un ilk iki çeyreğinde sırasıyla yüzde 26,1 ve yüzde 34,7 daraldığı ifade edildi. İhracattaki hızlı daralmanın kompozisyonunun değerlendirildiği Not’ta şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’nin seçilmiş sektörlerde AB’ye ihracat performansı en fazla ihracat yapan 10 rakip ülke ile karşılaştırıldığında, Türkiye’nin ihracatının ilk 10’daki 7 ülkeden daha hızlı daraldığı gözlenmektedir. Bu dönemde Hindistan, Çin, Romanya ve Kore, Türkiye’nin geleneksel olarak yüksek ihracat yaptığı seçilmiş sektörlerde AB’deki pazar payını artırmayı başarmıştır. Bu sektörlerde sadece Japonya, Macaristan ve Rusya’nın ihracatındaki daralma Türkiye’nin üzerinde gerçekleşmiştir.” Değerlendirmede Türkiye’nin en rekabetçi olduğu, en fazla ihracat yaptığı sektörlerde dahi önemli pazar kayıpları yaşamasının, her sektörde kendisinden çok daha iyi performans sergileyen birçok ülkenin olmasının ihracatın alarm verdiğini gösterdiğine dikkat çekilerek, “Kriz döneminde yılların birikimiyle kazanılan pazarların kaybedilmeye başlanmış olmasının, dünya ticaretinin yeniden arttığı dönemde Türkiye’nin ihracatını eski düzeyine çıkarmasını engelleme ihtimali yüksektir. Bu da ülkemizdeki kurulu kapasitenin atıl kapasiteye dönüşmesi anlamına gelmektedir” denildi. Acil bir ihracat destek planına ihtiyaç var TEPAV’ın Not’unda Türkiye’de ihracatın daralmaya başladığı son bir yıllık dönemde yaşanmakta olan pazar kayıplarının yakından incelenmesi ve bunları gidermeye yönelik nokta atışı tedbirlerin tasarlanması gerektiği ifade edildi. Bunların da yapılabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ve detaylı mikro analizlere olan ihtiyaç vurgulandı. Bugüne kadar ihracatın geliştirilmesine yönelik alınan tedbirlerin etkilerinin sınırlı kaldığına dikkat çekilen değerlendirmede, “Bu yüzden Türkiye’nin artık acil bir ihracat destek planına ihtiyacı bulunmaktadır. Hızla pazar kaybettiğimiz önemli sektörlerimiz başta olmak üzere ihracatçılarımıza destek olmak gerekmektedir. Bunun için tüm parasal ve mali politika alanlarının tartışmaya açıldığı etkin bir diyalog mekanizmasının faaliyete geçirilmesi önemli bir başlangıç noktası olacaktır” denildi. Devamı İçin Tıklayınız...

03 Haziran 2009 TEPAV: “Otomobil Satışları İlk Kez Banka Kredisiz Arttı”,Tepav Politika Notu

ANKARA- Vergi indirimlerinin başladığı Mart ayından sonra Türkiye’de ilk kez taşıt kredisi stoku düşerken otomobil satışları arttı. TEPAV Küresel Kriz Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “Otomotivde vergi indirimleri: Şirketlerin yeniden vadeli mal satmaya başladıklarını mı, birikimlerini koruyabilen tüketicilerin olduğunu mu gösteriyor?” başlıklı politika notu yayımlandı. Not’ta küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini azaltmak için Mart ayı içinde belirli mal gruplarında vergi indirimlerine gidildiği hatırlatılarak, otomotiv sektöründe 2008’in Kasım ve Aralık aylarında yüzde 60’lara yaklaşan daralmanın ardından vergi indirimlerinin etkisiyle bir önceki yılın aynı dönemine göre artış gözlendiği bildirildi. Tüketicilerin vergi indirimlerini fırsat olarak değerlendirdiği, satışların binek otomobil pazarında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttığı ifade edilen Not’a şöyle devam edildi: “Taşıt kredisi ve otomobil satışları verilerinin son yıllardaki seyri incelendiğinde, her iki serinin birlikte hareket ettiği gözlenmektedir. Benzeri bir eğilim son krizle birlikte de kendini göstermiştir. Yıllık binek otomobil satışlarının düşüş eğilimine girdiği Temmuz ayından itibaren TL cinsi bireysel tüketici kredileri de azalmaya başlamıştır. Her iki seride düşüş, vergi indirimlerinin başladığı Mart ayına kadar devam etmiştir. Mart ayından sonra ise otomobil satışları artarken, taşıt kredisi stoku düşmeye devam etmiştir.” Politika Notu’nda kredilerdeki daralmaya rağmen otomobil satışlarının artmasının, 2–2,5 milyar TL düzeyinde olan harcamaların finansmanında çoğunlukla tüketicilerin kişisel birikimlerini ve/veya satıcı kredilerini kullandıklarını gösterdiğine dikkat çekilerek, şu ifadelere yerverildi: “Satıcı kredilerinin yoğun olarak kullanılması durumunda önümüzdeki döneme ilişkin risk artmaktadır. Stoklarını düşürmek için aşırı risk alan satıcı şirketler ödenmeyen alacaklardan dolayı zarar görebilecektir. Öbür taraftan tüketicilerin birikimlerini kullanmaları olumlu bir gelişmedir. Tüketicilerin ekonomiye olan güvenlerinin düzelmeye başladığı ve birikimlerin kolayca harcamaya dönüştürülebileceği yönünde bir sinyal olarak algılanabilecektir. Ayrıca, bu durum kriz yüzünden gelirini kaybeden kesimlerin yanında, bu dönemde kişisel birikimlerini koruyabilen ve hatta artırabilen kesimler olduğu yönünde sinyaller de içermektedir. “ Devamı İçin Tıklayınız...

18 Kasım 2008 Krizle Mücadele Tedbirlerine Bir Örnek: Kredi Garanti Sistemi,Tepav Politika Notu

Ankara – TEPAV, küresel krizden olumsuz etkilenen kredi akışının kesilmemesine yönelik bir tedbir önerisi hakkında Politika Notu yayınladı.Küresel Kriz Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporda, Kredi Garanti Sistemi uygulamasının genişletilmesine dair bir tedbir önerisi sunuluyor. TEPAV raporunda önerilen tedbirin, mevduat çekilişi ve sermaye erimesi gibi olasılıklara bağlı olarak bankaların kaynak düzeyinin azalmasına çözüm olmadığı, ancak bankaların belli bir kaynak düzeyinde daha fazla kredi açmalarını sağlamayı amaçladığı vurgulanıyor. Kaynak probleminin ortaya çıkmaması ya da çıkarsa bu sorunun hafifletilmesi için, öncelikle ekonomiye duyulan güveni artırıcı politikaların uygulanmasının, sonra da gerekirse mevduat garantisi verilmesi ve sisteme sermaye desteği sağlanması gibi yolların dikkate alınmasının yararlı olacağı belirtiliyor. Ayrıca önerilen fonun dolaylı yoldan bu güvenin tesisine katkıda bulunacağı vurgulanıyor. Önerilen tedbir, TEPAV Küresel Kriz Çalışma Grubu tarafından 9 Kasım 2008’de kamuoyuyla paylaşılan “Küresel Kriz ve Türkiye: Etkiler ve Öneriler” başlıklı raporda önerilen tedbirler arasında yer alıyor. TEPAV, rapordaki diğer tedbir seçeneklerini detaylandıran politika notlarını önümüzdeki günlerde yayımlamaya devam edecek. Devamı İçin Tıklayınız...

13 Kasım 2008 Küresel Krizden Çıkış Arayışları: G-20 Zirvesinde Türkiye Ne Yapmalı?,Tepav Politika Notu

Ankara - TEPAV yayınladığı Politika Notunda, cumartesi Washingon’da ABD Başkanı Bush’un davetiyle gerçekleşecek G20 zirvesinin, küresel yangını söndürmek yönünde önemli bir adım olduğunu belirtti. Bu zirvenin, aynı zamanda, yeni küresel mali sistemin tasarımı yönünde ilk adımların atılacağı bir platform olarak nitelendiği raporda, TEPAV, Türkiye’nin de etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu. Türkiye’den Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında bir heyetin katılacağı zirvede, küresel finansal krizle mücadele tedbirlerinin yanında, yeni küresel düzenleme ve denetim mekanizması gibi oldukça radikal yaklaşımların da tartışılması bekleniyor. TEPAV raporunda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine Ekim ayında seçilen Türkiye’nin, G20 Zirvesindeki tartışmalara etkin katılması ve öncülük etmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin G20 zirvesindeki başarısının, küresel ekonomideki konumunu güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğu da belirtildi. Devamı İçin Tıklayınız...

09 Kasım 2008 2007-08 Küresel Finans Krizi ve Türkiye: Etkiler ve Öneriler,Tepav Politika Notu

2007-08 krizi, günümüze kadar yaşanmış olan krizlerden “başlangıcından itibaren küresel olma” özelliği ile ayrılmaktadır. Küresellik vasfı açısından 1997-98 Uzak Doğu (Asya) Krizi’nin önemi ayrıca vurgulanabilir. Nitekim, “bulaşma etkisi” ve yayılma kavramları Uzak Doğu Krizi’nde literatürde sıklıkla anılmıştı. Diğer taraftan Uzak Doğu krizinin tabiatının “başlangıcından itibaren küresel olma” özelliğini yansıtmadığı açıktır. Bu kriz, yalnızca bağımsız devletlerin mevcut küresel mimari içindeki ekonomik koordinasyonuna duyulan ihtiyacı ön plana taşımakla kalmamakta, aynı zamanda yeni küresel mekanizmaların ortaya konulmasına yönelik tartışmalara da kaynaklık etmektedir. Ama bunlardan daha önemlisi, eğer gerekli tedbirler biran önce alınmazsa, Türkiye’nin, 2008’in ardından 2009 ve 2010 yıllarını da büyüme açısından kaybetmesi riskini beraberinde getirmesidir. Devamı İçin Tıklayınız...