5. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu

Sanayi Politikasının Yönetişimi

27-28 Ocak 2011, Ankara



Uluslararası ekonomik entegrasyonun artması, birçok ülkedeki rekabet ortamının kurallarını ve biçimini değiştirmekte, ekonomik büyüme reçetelerinin yeninden yazılmasına neden olmaktadır. Bir ülkenin veya bölgenin refahını sürdürülebilir biçimde arttırabilmesi, firmaların küresel rekabet koşullarında hayatta kalması ve sağlıkçı biçimde büyüyebilmeleriyle ve piyasaya yeni ve dinamik şirketlerin girebilmesiyle yakından ilgilidir. İşte bu koşullar altında, firmaların rekabet güçlerini arttırabilmek, ekonomideki yaratıcı yıkım sürecinin sağlıklı biçimde devam etmesini sağlamak için kamu sektörünün rolü de yeninden tanımlanmaktadır. Bu bağlamda sanayi politikasının temel işlevi, firmaların rekabet gücünü arttırmak olduğunu kadar, ekonominin geleceğini tasarlamak, bundan 10-20 yıl sonra ön plana çıkacak sektörlere yönelik fiziki, kurumsal ve insan kaynağı altyapısını hazırlamak haline gelmektedir.

Bu kadar geniş bir alana yayılan sanayi politikasının yönetişimi olgusu da kaçınılmaz olarak karmaşıklaşmaktadır. Gerek bölgesel gerekse sektörel düzlemde ekonomik büyümenin önündeki bağlayıcı kısıtları tespit edebilecek, bunlara politika tepkileri geliştirip hayata geçirecek bir politika çerçevesi ve bunun yönetişimi önem kazanmaktadır. Merkezi planlama geleneğine bağlı ve hiyerarşik olarak örgütlenmiş kamu kesiminin çok taraflı ve çok boyutlu sanayi politikasını bölgesel öncelik ve kısıtlara göre tasarlaması, gelişmelere göre uyarlaması mümkün olamamaktadır. Etkin bir sanayi politikası uygulaması için yerel ve merkezi aktörlerin işbirliği ve eşgüdümünü sağlayacak bir yönetim çerçevesinin tasarlanması gerekmektedir.

Özellikle Türkiye ekonomisi gibi büyük ve çeşitli bir yapıya sahip bir ekonomide sanayi politikasının yönetişimi meselesi oldukça zorlu bir konu olarak ön plana çıkmaktadır. Geleneksel sektörlerde verimlilik artışları sağlama ve modern üretim süreçlerine doğru dönüşümü hızlandırma zorluğunun yanında, yeni yükselen sektörlerde rekabet gücünü arttırmak ve dünya pazarlarında söz sahibi olmak temel zorlukların başında gelmektedir. Öte yandan, sanayi politikası ekonomik gelişmişlik açısından geri kalan bölgelerde yatırımları arttırmak, kümelenmeleri güçlendirmek ve sürdürülebilir rekabet gücünü arttırmak gibi sorunlara da yanıt vermek durumundadır.

Tüm bu sorunlar ve zorluklar yan yana ele alındığında, sanayi politikasının, ülkenin istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi için gerekli politika alanlarının başında geldiği açıkça anlaşılmaktadır. TEPAV tarafından her yıl düzenli olarak yapılan “Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu”nun bu yıl ODTÜ Kentsel ve Bölgesel Araştırmalar Merkezi ile birlikte düzenlenecek olan beşincisi, ekonomi politikaları gündeminde henüz yeterince tartışılmayan sanayi politikasının yönetişimi olgusuna odaklanacaktır. Sempozyum kapsamında ele alınacak temel sorulardan bazıları şöyledir:

  • Sanayi politikasının yönetişimi açısından büyük resim ne olmalıdır? Bu önemli konuyu Türkiye’de tartışmaya açarken, çerçeveyi belirleyecek temel meseleler ve öncelikler nelerdir?

  • Türkiye’nin teşvik sistemi tecrübesinden geleceğe yönelik ne gibi dersler çıkarılabilir? Teşvik konusunda nerede hata yaptık, nerede başarılı olduk? Bölgesel ve sektörel teşvikler etkin mi?

  • Türk özel sektörünün en temel sorunlarının başında gelen finansmana erişim konusunda, bölgeler arasında farklılıklar ne durumdadır? Geri kalan bölgelerdeki temel sorunlar nasıl belirlenebilir ve aşılabilir?

  • Özel ekonomik bölgeler (organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, teknoloji geliştirme bölgeleri) sanayi politikasının etkin birer aracı olarak nasıl ele alınmalıdır? Bu bölgelerde, önümüzdeki dönemde yeniden yapılanma süreci nasıl şekillenmelidir?

  • Son yıllarda Türkiye’de sıkça gündeme gelen “kümelenme” olgusu, sanayi politikası yönetişiminin bir aracı olarak nasıl ele alınabilir? Bu konuda, başka ülkelerin tecrübeleri Türkiye’deki bağlama nasıl uyarlanabilir? Son dönemdeki çalışmaların etkisi ne olmuştur? Önümüzdeki dönemin öncelikleri nelerdir?

  • Sanayi politikasının yönetişiminde merkez ve yerel aktörlerin rolleri ne olmalıdır. Bu resim içinde özel sektörün ve odaların rolleri ne olabilir?

  • Türkiye’nin geleceğinin tasarımından sanayi politikasının yeri nasıl şekillenmelidir? Kriz sonrası ekonomik ortamında, Türkiye’nin istikrarlı ve sürdürülebilir ekonomik büyümesi için, sanayi politikasının temel öncelikleri ne olmalıdır?