4. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu
Kalkınma politikalarının hedefleri, mekanizmaları ve uygulamaları, küresel ölçekte yaşanan dinamiklerle birlikte değişmektedir. Artık kalkınma, geçmişte olduğu gibi yalnızca merkezi hükümetin müdahalesine dayalı yukarıdan aşağıya bir yaklaşımla değil, bölgesel, yerel, ulusal ve hatta uluslararası aktörlerin katılımıyla oluşturulan çok düzlemli yönetişim mekanizmalarıyla gerçekleşebilecek bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Öte yandan, küreselleşmeyle birlikte daha önce görülmemiş toplumsal sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu sorunların çözümü, yalnızca ekonomik kalkınmaya dayalı bölgesel kalkınma politikalarına değil, piyasa mekanizması içinde dağıtılan kaynakların, daha adil bir biçimde paylaşımına da bağlıdır.
Temel amaçlarından biri, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi olsa da bölgesel kalkınma politikaları günümüzde çoğunlukla, ekonomik etkinlik bakış açısıyla oluşturulmakta ve bunun için bölgesel rekabet edebilirliğin geliştirilmesi ve uluslararasılaşma gibi farklı araçlar kullanmaktadır. Sosyal politikalar ise bu çerçevede temel bir sorun olarak ele alınmamaktadır. Bu alan daha çok, bölgesel kalkınma politikalarının uygulandığı alanlarda, toplumsal uyumsuzlukların çözümü için fonksiyonel bir araç olarak görülmektedir. İster bölgesel farklılıkların ve eşitsizliklerin çözümünde temel bir politika alanı, ister bölgesel kalkınma politikasının bir alt başlığı olarak ele alınsın, bölgesel kalkınmayla, sosyal kalkınma ve sosyal politikalar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, sosyal kalkınmayı doğrudan etkileyen birçok faktör arasında, istenen adil sonuçları ortaya çıkarmak amacıyla yönlendirilen kaynaklar, araçlar ve aktörler olduğu gibi politikaların üretildiği ve hayata geçirildiği yönetişim süreçleri de bulunmaktadır.
Bu çerçevede, TEPAV tarafından her yıl bölgesel kalkınmanın farklı alanlarıyla ilgili güncel konuların tartışmaya açıldığı, Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu'nun dördüncüsü bu yılın Kasım ayında Ankara'da "Sosyal Kalkınmanın Yönetişimi" temasıyla gerçekleştirilecektir. Sempozyumda, Türkiye'de şimdiye kadar yeterli ilgi görmemiş olan, sosyal kalkınmayla, bölgesel kalkınma arasındaki etkileşim ve sosyal politikaların sunumundaki yönetişim süreçleri tartışmaya açılacaktır.
Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu, bölgesel kalkınma alanında Türkiye'nin önde gelen etkinliklerinden birisidir. Sempozyumun temel amacı konuyla ilgili akademisyenler, araştırmacılar, uygulayıcılar ve diğer farklı aktörleri verimli bir tartışma ortamında bir araya getirerek somut çıktılar üretmektir. Bu çerçevede, Türkiye'den ve dünyadan bilimsel içeriğe sahip araştırmalar ve uygulama deneyimleri incelenmekte ve Türkiye'deki bölgesel kalkınma ve yönetişim tartışmalarına katkı sağlanmaktadır.
Kuramsal Çerçeve
İlk oturumda, konunun Türkiye açısından önemi tartışılacak ve sempozyumun kuramsal çerçevesi çizilecektir. Bu oturum, sosyal politikaların, yerel, bölgesel ve merkezi düzeylerde nasıl ele alındığı, yerel/bölgesel kalkınma politikalarının sosyal kalkınmayı nasıl etkilediği, iktisadi ve sosyal kalkınma politikalarının birbirini nasıl beslediği, aralarında ne tür ilişkilerin bulunduğu sorularına ayrılmıştır.
Kurumsal Yapı ve Yönetim Süreçleri
Kuramsal çerçevenin ardından, sosyal politikaların yönetim süreçleri tartışılmaya açılacaktır. Bu çerçevede öncelikle, konunun Türkiye'deki politika geliştirme ve hizmet sunumu aşamaları incelenecektir. Kamu sektörü için ideal politika üretimi ve özelde sosyal politika üretim süreçlerinin nasıl olması gerektiği tartışmaya açılacaktır. Örnek olarak, belli hizmetlerin Türkiye'de planlamadan hizmet sunumuna kadar hangi aşamalardan geçtiği, önceliklerin yerel ve bölgesel farklılıklara göre nasıl belirlendiği ve çeşitlendiği ve bu süreçlerde, merkezi yönetim kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin uygulamalarının rolleri incelenecektir.
Bu oturumda, sosyal politikalarının daha etkin ve etkili sunumu için ne tür reformlar yapılabileceği, belli alanlarda yapılacak yetki devirlerinin ne tür olumlu ve olumsuz etkileri olabileceği, Türkiye ve dünya örnekleri üzerinden tartışmaya açılacaktır. Oturumda, farklı ülkelerdeki sosyal politika uygulamalarının karşılaştırmalı bir değerlendirmesine de yer verilmesi planlanmaktadır.
Koordinasyon Mekanizmaları
Üçüncü oturumda sosyal politika alanında farklı iller ve bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik ortaya çıkan farklı yerel inisiyatifler, sivil toplum tarafından geliştirilen örgütlenmeler, kent konseyleri ve diğer yerel koordinasyon mekanizmaları incelenecektir. Bu oturumda ayrıca, sekiz ilde yürütülmekte olan Ekonomik ve Sosyal Entegrasyon ve İç Göç Entegrasyon Projeleri kapsamında, TEPAV tarafından gerçekleştirilen kurumsal analiz çalışmalarının yerel koordinasyona ilişkin bulguları da katılımcılarla paylaşılacaktır. Son olarak, kalkınma ajansları ve yerel kalkınma konusunda çalışan diğer kuruluşların mevcut ve olası rollerinin de bu oturumda incelenmesi planlanmaktadır.
Sosyal Kalkınma Projeleri
Uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen ve devletin, mevcut hizmet sunumu ve harcama mekanizmaları dışında, projeler yoluyla uygulamaya koyduğu sosyal politika araçları ve yöntemleri dördüncü oturumda tartışmaya açılacaktır. Projelerin kamunun genel stratejileriyle ve sosyal politika çerçevesiyle ilişkileri ve uygulamadaki katkıları örneklerle değerlendirilecektir. Bu oturumda son olarak, kalkınma ve sosyal uyum konusunda Avrupa Birliği'nin perspektifi ve rolü incelenecektir.
Politika Geliştirme ve Uygulama Araçları
Beşinci oturumda politika geliştirme ve uygulamada kullanılan araçlar ele alınacaktır. Bu kapsamda, Türkiye'de ve dünyada yerel ve ulusal önceliklerin belirlenmesi amacıyla kullanılan, stratejik planlama, yoksulluk haritaları, yaşam kalitesi göstergeleri ve yerel hizmet sözleşmeleri benzeri uygulamalar tanıtılacak ve deneyimler tartışmaya açılacaktır.
Sosyal politika ve kalkınmanın yönetişimi konusunda tüm oturumlarda ele alınacak yabancı örneklerin seçiminde özellikle, Türkiye'ye benzer nedenlerle benzer toplumsal sorunlar ve bölgesel eşitsizlikler yaşayan, Doğu Avrupa, Güney Amerika ve Ortadoğu ülkelerinin politika geliştirme ve hizmet sunumu konularındaki deneyimlerine öncelik verilecektir.
Sempozyumun son bölümü, her yıl olduğu gibi, genel olarak sempozyumun değerlendirildiği ve politika önerilerinin tartışıldığı bir genel değerlendirme oturumuna ayrılmıştır. Tüm oturumlar, etkileşimli bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla, paneller ve panelde yapılan sunumlar çerçevesinde her panelin ardından gerçekleştirilecek yuvarlak masa tartışmaları biçiminde tasarlanmıştır. Sempozyumda sunulan bildiriler ve sempozyumun çıktıları, her yıl olduğu gibi bu yıl da basılacak ve internet sayfasında yayınlanacaktır .

