Arşiv

  • Ekim 2018 (11)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)

    Etiketler

    FDF’yi gözden geçirme zamanıdır
    Güven Sak, Dr. 02 Ekim 2007
    Sizde de olup bitenlerde bir şeylerin eksik olduğu duygusu var mı? Bizde var. Türkiye bir seçimden çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) neredeyse iki kişiden birinin oyunu aldı. Ülkemizin içinden geçmekte olduğu, dönüşüm sürecinin seçmenleri mutlu etmese bile umutlu kıldığı belli oldu. Avrupa Birliği'ni (AB) sevmeyenler çoğalsa bile "makul çoğunluk"un ilişkilerin devamından yana tavrı ortaya çıktı. Aradan iki aydan fazla zaman geçti. Siz şimdi ne beklersiniz? Bundan sonrasını belirleyecek politika setlerinin belirlenmesini değil mi? Peki, hükümetin iktisadi alanda nasıl bir politika izleyeceğini biliyor musunuz? Biz bilmiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve de tamamıyla yanlış tasarlanmış bir anayasa hazırlama süreci daha işe başlamadan enerjimizi tüketmiş, iktidarı yaşlandı [Devamı]
    Herkes Greenspan’i makrocu sanırken o aslında bir mikrocuymuş
    Güven Sak, Dr. 29 Eylül 2007
    Bugünlerde iktisat dünyasında moda, Alan Greenspan. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) geçenlerde emekli olan 19 yıllık başkanı yeni kitabı ile gündemde. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu, yine her yerde resimleri ve demeçleri var. Kitap Amerikan bireysel gayrimenkul kredileri piyasasındaki sıkıntı ve buradan kaynaklanan bankacılık krizi ile doğrudan alakalı değil ama öyleymiş gibi de aynı zamanda. Müsaadenizle bugün  okumakta olduğumuz bu kitaptan taze izlenimlerimizi sizlerle paylaşalım. [Devamı]
    Merkez bankalarına değil, firma bilançolarına bakma zamanı
    Güven Sak, Dr. 25 Eylül 2007
    Kriz aslında bir dizi riskin realize olmasıdır. "Olmaz canım, bir şey olmaz" deyip riski bilançonuza bir güzel yerleştirmişsinizdir. Sonra "olmaz olmaz" olmuştur. Şimdi yapılması gereken bilançodaki varlıkların yeniden fiyatlanmasıdır. Yeniden fiyatlama demek, "olmaz, olmaz" dediklerinizi "olmaz olmaz"a çevirmektir. Bu ne zaman yapılır? Elbette bilanço hazırlama dönemi içinde. Halka açık bütün şirketler, dünyanın her yerinde bilançolarını üç ayda bir açıklarlar. Buralarda da vaziyet aynıdır. İzliyor musunuz? Bugünlerde etrafta şirket bilançoları ile bir dizi haber uçuşuyor. İşte o haberleri dikkatle takip etmekte fayda var. [Devamı]
    Cuntacılar da aynen böyle anayasa yazmamışlar mıydı?
    Güven Sak, Dr. 15 Eylül 2007
    Aslında gelin gerçeği kabul ederek başlayalım: Bu anayasa hazırlama işi bizim için fevkalade zor. Çünkü biz daha önce hiç kendi irademizle bir anayasa hazırlamadık. Anayasaları hep anormal dönemlerden sonra hazır bulduk. Aynı vergi reformlarını hazır bulduğumuz gibi. (Yıllar önce biz de hiç normal yollardan vergi reformu yapılmadığını Sayın Selami Şengül'ün kitabından  öğrenmiştik. Aynı biçimde biz de normal yollarla yazılan bir anayasa da halen yok.) O nedenle demokratik bir anayasanın, hepimizin ortak iradesini yansıtacak bir anayasanın nasıl hazırlanacağını bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de, eskiden yapıldığı gibi yapılır sanıp, cuntacıların daha önce yazdıkları yöntemlerle bir anayasa yazmaya çalışıyoruz. Normalleşme sürecinde anayasa nasıl yazılır, vallahi de bilmiyoruz, bil [Devamı]
    Öncelik belirleyemeyen hedef koymamalıdır
    Güven Sak, Dr. 14 Eylül 2007
    Türkiye ekonomisinin bir sıkıntısı var. Merak etmeyin, bugün büyüme rakamlarına filan takılacak değiliz. Türkiye'nin sıkıntısı, ekonomi alanında, işe nasıl başlanılacağının kimse tarafından bilinmiyor olmasıdır. Bu, küresel risk iştahının azalmaya başladığı, olası gelişmelerin bizim kontrolümüzde olmadığı bir dönemde son derece vahimdir. "Merkez Bankası faiz indirsin" demek politika filan değildir. Keşke olsa. Kolay olurdu. Merkez Bankası faiz indirirdi. Türkiye ekonomisi tempolu bir biçimde büyürdü. Memleket kurtulurdu. Son beş yılda göz göre göre yanlışlığı kanıtlanmış bir lafı yine ortaya atıp, oradan medet ummak olmayacak duaya amin demektir. Türkiye'deki programsızlık sıkıntısının dışavurumudur. Tehlikelidir. [Devamı]
    Asimetrik yavaşlamaya hazır mısınız?
    Güven Sak, Dr. 11 Eylül 2007
    Keşke dünya eskisi gibi olsaydı. Ekonomiler bu kadar birbirine bağlı olmasaydı. O vakit, şimdilerde rahat rahat arkamıza yaslanır ve çayımızı yudumlayarak gelişmeleri izlerdik. Ortadaki bizim değil onların krizi olduğu için huzur içinde, "Bak orada da olabiliyormuş" diye seyrimize bakardık. Ama bakınız durum öyle değil. Küçülen dünya böyle işte. Kazanın doğurduğuna inananın öldüğü fikrine de kendini alıştırmasında fayda var. Bu dönemin Türkiye ekonomisi için olası etkisini, "büyümede yavaşlama" olarak nitelemiştik. Peki ama nasıl bir yavaşlama? Eğer bir önlem alınmazsa, olacak olanın, nasıl bir şey olacağını merak ediyor musunuz? [Devamı]
    Maliye Bakanlığı, cep telefonu, KOBİ'ler ve Kerala balık pazarı
    Güven Sak, Dr. 09 Eylül 2007
    Evvelki gün Referans'ta haberdi. Ulaştırma Bakanlığı cep telefonu üzerindeki vergilerin indirilmesini istemişti. Konu son bakanlar kurulu toplantısında ele alınmıştı. Ancak bir uzlaşma sağlanamamıştı. Maliye Bakanlığı, cep telefonu vergilerindeki indirimin yol açacağı gelir kaybını öne sürerek, Ulaştırma Bakanlığı'nın önerisine karşı çıkmıştı. Böyle bir "hızlı okuma kursu" meali çıkarınca, Maliye Bakanlığı son derece haklı duruyor değil mi? Hani Woody Allen'ın o anekdotundaki gibi: "Hızlı okuma kurslarına gittim. Savaş ve Barış'ı okudum. Olay Rusya'da geçiyordu." İşte aynen böyle. [Devamı]
    Tüketici güvenindeki toparlanma
    Güven Sak, Dr. 07 Eylül 2007
    2001 krizi Türkiye için hayırlara vesile olmuştur. Onyılların makro ekonomik istikrarsızlık problemi çözülmüş, ekonomik büyümeye özel sektörün katkısı ilk kez bu kadar fazlalaşmıştır. Türkiye analistleri "tüketici güveni" kavramı ile tanışmışlardır. Tüketici tercihleri ekonomimizin performansı açısından önemli hale gelmiştir. Peki, bu güzel memleketin tüketicileri bu yılın başından beri kendilerini tedirgin mi hissetmektedirler? Rakamlara bakarsanız, "hayır". [Devamı]
    Maliyesiz mikro reform olmaz
    Güven Sak, Dr. 04 Eylül 2007
    2007 yılı siyasetin kendi önceliklerinin belirleyici olduğu bir yıl oldu. Bir çifte seçim yılıydı. Bu yıl kimse Türkiye ekonomisinin beklenen sıçramayı yapması için alınması gereken tedbirlerle ilgilenmedi. Bu yıl, Türkiye'nin iktisadi öncelikleri kimseyi ilgilendirmiyordu. Bu yıl, siyasetçinin seçim kazanmak için elinden geleni yapma yılıydı. Bütçe açısından bakıldığında da umutların düşük tutulması gereken bir yıldı 2007. Nitekim öyle oldu. Maliye Bakanlığımız geçen hafta yeni bir tasarruf genelgesi yayımlayarak "o dönem"in geride kaldığını ilan etti. Harcamacı bakanlıklara "Artık zaman kemer sıkma dönemi" dedi. Ne oldu şimdi her şey yoluna mı girdi? Müsaadenizle bugün 2007 yılının ilk altı ayına ait bütçe performansı rakamlarına bakarak kısa bir değerlendirme yapalım. [Devamı]
    Devletler komşularının ekonomisini kontrol ederse serbest piyasa olur mu
    Güven Sak, Dr. 01 Eylül 2007
    Bugünlerde finansal piyasalardaki eğilimlere bakınca insan "Allah sonumuzu hayır etsin" demekten kendisini alamıyor. Görünen o ki, insanlık tarihinin daha önceden bilmediği, haritası çıkarılmamış sularda seyir halindeyiz. Bireysel gayrimenkul kredileri ile ilgili problemler, bizim "Büyük Yatırımcı Yatırım Fonları" demeyi sevdiğimiz, hedge fonları gündemimize derinden yerleştirmişti. Bakın şimdilerde bir de etrafı bu kamu serveti fonları (Sovereign Wealth Funds-SWF) merakı sardı. Finansal piyasalardaki eğilimlerin dikkatle takip edilip, neler olup bittiğinin dikkatle izlenmesinde fayda var. İzlenmeli ki, ne tür etkilere ne tür tepkiler verilmekte olduğu açıklıkla görülebilsin. Öküz altında buzağı ararken daha dikkatli komplo teorileri üretilebilsin. Vallahi bu SWF işi incelikli [Devamı]