Arşiv

  • Eylül 2018 (12)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)

    Etiketler

    26.644.450
    Güven Sak, Dr. 27 Temmuz 2007
    Yazıyla ifade edersek yirmi altı milyon altı yüz kırk dört bin dört yüz elli. Türkiye'de 2006 yılında tam yirmi altı milyon altı yüz kırk dört bin dört yüz elli kişi yurtiçi seyahatinde uçağa binmiş. "Canım, bunda ne var" demeyin? 2003 yılında yalnızca 9 milyon kişi yurtiçi seyahatinde uçak kullanırken sadece dört yıl içinde bu rakam neredeyse üç katına çıkmış. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) son seçimlerde elde ettiği başarıyı değerlendirirken bu rakamın neyi ifade ettiğine de daha yakından bakmak gerekiyor. Aynı biçimde, muhalefet partilerinin son seçimlerdeki başarısızlığı üzerine konuşmak için de başlıktaki rakama dikkat etmekte fayda bulunuyor. Müsaadenizle bugün bu iki noktaya değinelim. İktisat politikası tasarımı ve uygulamasının giderek siyasetin dinamiklerinin çek [Devamı]
    Tayyip Bey siyaseti de normalleştirebilir mi
    Güven Sak, Dr. 24 Temmuz 2007
    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 22 Temmuz 2007 erken genel seçimlerini oylarını önemli ölçüde artırarak kazandı. Seçimler temsil kabiliyeti yüksek ve son derece renkli bir yeni parlamento getirdi. Dünün AKP ve 2002 parlamentosunun meşruiyeti ile ilgili tartışmaları artık dünde kaldı. Elektronik muhtıranın ayıbı Türkiye'nin üzerinden silindi. Şimdi; dün söylenenleri ve yapılanları tartışma değil, önümüzdeki yeni resme dikkatle bakma zamanı. Seçim sonuçlarının getirdiği vazifeleri doğru yorumlama zamanı. [Devamı]
    Gün uzar, yüzyıl olur
    Güven Sak, Dr. 21 Temmuz 2007
    Bir gün yüz yıldan uzundur. Ve, bugün öyle bir gün.Cengiz Aytmatov olsaydı şöyle söylerdi: "Gün Olur Asra Bedel." Seçimlerde şu ya da bu parti kazanacak, şu ya da bu bağımsız aday; ama önemli olan şu: Halk kazanacak mı? Kürsüden konuşur gibi söyler isek eğer, Türkiye kazanacak mı? Topraklar kazanacak mı, ırmaklar, bozkırlar, kuşlar, sırtlanlar? Türkler kazanacak mı, Kürtler, Yörükler, Ermeniler? [Devamı]
    Hamas’ın ideolojik transı, Gazze’de yaşamı zorlaştırıyor
    Güven Sak, Dr. 21 Temmuz 2007
    Hamas haziran ayında, Gazze'nin kontrolünü silah kullanarak ele geçirdi. Gazze'de el-Fetih idaresi, böylece, resmen sona erdi. O zamandan beri Gazze'de yaşamak daha da zor hale geldi. Bakın bir malumatla başlayalım isterseniz. Sonra onun düşündürdüklerini alt alta bir sıralayalım. Ocak 2007 tarihinde Gazze'de inşaat sektöründe faaliyet gösteren işletme sayısı 120 civarındaydı. İnşaatlarda ise yaklaşık 42.000 kişi çalışıyordu. Böyle bakarsanız sektör Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 10'una doğrudan geçinme imkânı sağlıyordu. Temmuz 2007'nin ilk haftasında çalışan işletme sayısı 50'ye, inşaat sektörü istihdamı ise 7000'e geriledi. Böylece inşaat sektöründen geçinenlerin bir bölümü daha işsizler arasına katılmış oldu. Bu, elbette iyi bir gelişme değil. Gelin birkaç sonuç çıkaralım. [Devamı]
    Seçim sonuçları nedameti kolaylaştırmalıdır
    Güven Sak, Dr. 20 Temmuz 2007
    Bu hafta sonu yapılacak seçimlerin, derde deva olmasının tek şartı, siyasetçilerimizin, daha iki gün önce hata yaptıklarını kabul edip, nedamet getirmeleridir. Aksi takdirde, cumhurbaşkanlığı seçimleri esnasında belirginleşen gerginliğin tekrarlanmaması mümkün değildir. Ortadaki mesele Türkiye'de kontrol ve dengeleme mekanizmalarının yanlış tasarlanmış olmasıdır. Sistem, 1980 Anayasası'nda doğru tasarlanmayınca, gerginliği ve kutuplaşmayı engellemenin tek yolu siyasetçilerin aklıselimle davranmasıdır. Aklıselimin buradaki karşılığı, stratejik davranabilme, fikirleri uygulamaya koyabilme kabiliyetidir. O da bizimkilerde yoktur. Türkiye'de siyasetçilerin problemi, fikirleri, yarın için problem biriktirmeden, kriz hazırlığı yapmadan uygulamaya aktarabilme güdülerinin fazla gelişeme [Devamı]
    Wolfowitz’i götüren baskı şimdi Zoellick’e yöneliyor
    Güven Sak, Dr. 14 Temmuz 2007
    Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz yoğun baskılara dayanamayarak istifa etti. O zaman yazdığımız yazının başlığı "Washington'da Neoconlar için Avlanma Mevsimi Başladı" idi. Yazıda şöyle demiştik, hatırlayın. "Siz şimdi Wolfowitz partnerinin maaşını etik dışı bir müdahaleyle artırdığı için yoğun baskı altında zannedebilirsiniz, ama aslında Wolfowitz yolsuzlukla mücadele konusunda gözü kara yaklaşımı nedeniyle namlunun ucunda görünüyor" demiştik. Wolfowitz'in idealist bir neocon olarak, "âleme nizam verme" misyonunu, Dünya Bankası vasıtasıyla, devam ettirmesi sonunda başını yedi. Artık kala kala yaklaşık onbeş ayı kalan Başkan Bush Wolfowitz'i korumaktan vazgeçti. O gitti. Yerine Bush döneminin her derde deva ismi Robert Zoellick yeniden göreve çağırıldı. Robert Zoellick önce D [Devamı]
    Seçmenin giderek merkezde yer almaya başlaması neye alamettir?
    Güven Sak, Dr. 13 Temmuz 2007
    Aynı rakamlara bakınca herkes farklı bir sonuç görebilir. Cevap, kafadaki soruyla yakından alakalıdır. Karl Marx, cevapların etrafta uçuştuğunu, önemli olanın doğru soruyu sormak olduğunu söylememiş miydi? İşte öyle bir şey. Biz, bir süreden beri, ortadaki, hiç de ilginç olmayan, seçim kampanyasını, uzaktan uzaktan seyrediyoruz. Medya aynasında büyütülen tartışmalara bakılırsa, seçim kampanyasının konuları, hepimizin boyunu fersah fersah aşıyor. Öyle anlaşılıyor ki, bazı çevreler için, bu bir "ulvi" meseleler seçimidir. Bazılarına göre, seçmen, bir beş yıl daha günlük işlerin nasıl yönetileceğine değil de, ilerideki tüm zamanlarda alemin nizamının nasıl biçimleneceğine karar verecektir. Acaba öyle midir? Öyle değildir. Yapılan çalışmalar, memleket seçmeninin ekonomi, işsizlik ve [Devamı]
    AKP'nin seçim kampanyası Cumhuriyetçileşiyor mu
    Güven Sak, Dr. 10 Temmuz 2007
    Hayatta herşey isteğe bağlı olarak olmaz. Bazen atılan adımların bir dizi "istenmeyen sonucu" da olabilir. Bize öyle geliyor ki, son dönemde AKP'nin seçim kampanyası giderek daha fazla "Cumhuriyetçi"leşiyor. Cumhuriyetçileşiyor derken, esasen, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iktidar partisini, Cumhuriyetçi Parti'yi kastediyoruz. Meramımızı anlatmak için önce bir Cumhuriyetçilikle ne anlatmak istediğimizi vurgulayalım. Sonra da AKP'nin seçim kampanyasının, belki de istemsiz bir biçimde, giderek Cumhuriyetçileşmesini izah edelim. [Devamı]
    Küreselleşen bir ekonomide büyümeye nasıl bakılmalıdır
    Güven Sak, Dr. 07 Temmuz 2007
    Referans'taki yazılarımıza "hızla değişen bir dünyada, iktisatçıların hatalarını mazur görmek gerekir" diye başlamıştık. Hatırlayanınız var mı? Dünün kavram kutusuyla, bugünün problemlerini anlamak mümkün olmuyordu. Olup biteni anlayabilmek için zihinlerde değişiklik, bakış açılarında ayarlama gerekiyordu. Bize kalırsa, Türkiye'de büyüme rakamlarına, cari açık rakamlarına daha farklı açılardan bakma zamanı geldi de geçiyor bile. 2007 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi büyümeye devam etti. Rakam hâlâ etkileyici: Yüzde 6,8. Ama bu arada 2006 yılında "dönüşüm koalisyonu" çatırdamaya başladığı için, tüketici güveni sarsıldı. Bakın şekildeki CNBC-e tüketici güveni endeksine... 2006 yılı sarsıntısından sonra ancak 2003 yılı düzeyine doğru toparlanabildi. Anektodlara bakarsanız, [Devamı]
    Muhammed Yunus artık bir holding sahibi
    Güven Sak, Dr. 07 Temmuz 2007
    Muhammed Yunus bir fark yarattı. İnsanların yaşamını değiştirdi. Bengaldeş Pakistan'dan ayrıldıktan hemen sonra, halkına yardım etmek, onlarla birlikte olmak için Bengaldeş'e döndü. Sonra cebindeki 27 ABD dolarını, yardım etmek amacıyla, 40 kişiye borç olarak dağıttı. Yunus'un ülkesine dönerken kendi deyimiyle "aklında nasıl yardım edeceğine dair hiçbir fikir olmaması"na rağmen, borç alanların ne iş yapabileceklerine ilişkin fikirleri vardı. Borç olarak verdiği paranın geri gelip gelmeyeceğini de bilmiyordu. Ama yaparak öğrendi. Borç alanlar geri ödüyorlardı. Herkesin birbirini tanıdığı, birbirine kefil olduğu, yakın ilişkilerin egemen olduğu bir ortamda Muhammed Yunus borç verdiği parayı geri alabildiğini gördü. Bunun üzerine iş büyüdü. 1976 yılında 27 ABD doları ve 40 adet "m [Devamı]