Arşiv

  • Ocak 2018 (14)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    450 bin kişi ne anlama gelir
    Güven Sak, Dr. 23 Şubat 2007
    "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü" diye başlamıyor muydu, Charles Dickens "İki Şehrin Hikâyesi"ne? İşte şimdi de öyle bir zamanın içindeyiz. Hızlı bir dönüşüm sürecinin daha başındayız. 2001 krizinin ardından gelen göreli istikrar ortamı, memleket ekonomisini dünya ekonomisine daha bir sıkı bağladı. 1996 yılında imzaladığımız Gümrük Birliği anlaşması göreli istikrar ivmesiyle çalışmaya başladı. Memleket ekonomisinde değişimin kapıları ardına kadar açılıverdi. Zamanların en iyisi ve zamanların en kötüsü işte böyle başladı. Şimdi Türkiye'de halinden göreli olarak memnun olanlar olduğu gibi, halinden göreli olarak memnun olmayanlar da var. Diyeceksiniz ki, zaten hep öyle olmaz mı? Doğru. Ancak gelecekten umutlu olanlarla gelecekten umutsuz olanların gündemlerinin bir [Devamı]
    Asıl risk mutsuzların intikamıdır
    Güven Sak, Dr. 20 Şubat 2007
    Türkiye ekonomisi ile ilgili yayınların ortak yanı bir mutsuzluk havasıdır. Ekonomiyle ilgili yayınlardaki mutsuzluğun nedeni, dünün risk göstergelerini bugünün gerçekleri içinde değerlendirebilme basiretini gösterebilecek analist eksikliğidir. Cari işlemler açığı yüksektir. Ancak cari işlemler açığının finansman biçimi kapsamlı bir değişim içindedir. Türkiye'ye son iki yılda giren doğrudan yabancı yatırımların toplamı 27 milyar ABD Doları'dır. 2005 yılında toplam doğrudan yabancı yatırım girişi 9 milyar ABD Doları iken bu tutar 2006 yılında 18 milyar ABD Doları'na çıkmıştır. Yalnızca bu rakamlar bile Türkiye'nin "öteki dönemler"e benzemeyen bir "yeni dönem" içinde olduğunu göstermektedir. Bu yeni dönemde yabancılar doğrudan yatırımlarla Türkiye'ye gelmektedirler. Portföy yatır [Devamı]
    Başkan Putin'in inovasyon ekonomisi ne demektir
    Güven Sak, Dr. 13 Şubat 2007
    Bu hafta gündemde, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin'in Amerika Birleşik Devletleri ile ilgili sözleri var. Başkan Putin hafta sonunda "ABD yüzünden kimse kendini güvende hissetmiyor" mealinde bir açıklama yaptı. ABD Savunma Bakanı Gates de ona cevap verdi. Başkanın ABD ile ilgili değerlendirmeleri daha tartışılacak gibi duruyor. Konu aslında enerji güvenliği tartışması ile de yakından alakalı. Son zamanlarda Batı'da enerji güvenliği adı altında yapılan tartışmaların tamamı, aslında, "Rusya yüzünden kimse enerji konusunda kendisini güvende hissetmediği" için gündemde. Ukrayna ve Gürcistan'a karşı gündeme gelen "gaz arzı ile laf dinletme" politikası herkeslerde olumsuz bir etki yaratmış duruyor. Başkan Putin'in "ABD yüzünden son zamanlarda kimse kendini güvende hissetmiyor" a [Devamı]
    Herkes halinden memnunken inovasyon olmaz
    Güven Sak, Dr. 09 Şubat 2007
    Geçenlerde etrafı saran inovasyon muhabbeti son derece eğlendiriciydi. Son derece eğlendiriciydi; çünkü kocaman kocaman isimler salt muhabbet olsun usulü inovasyon üzerine konuşuyorlardı. Konu ile ilgili bir toplantı vardı. Birileri soru soruyordu. Onlar da konuşuyorlardı. Söylenenlere baktığınızda akılda kalan bir tek şu olabilir herhalde: İnovasyon iyi bir şeydir. [Devamı]
    Öteki Türkiye ile ilgilenmeyi bir tek Dünya Bankası’na bırakmamalıyız
    Güven Sak, Dr. 02 Şubat 2007
    Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz Türkiye'deydi. Medyamızda daha çok çorabındaki yırtıklar nedeniyle yer aldı. Halbuki Wolfowitz "Sosyal Riskin Azaltılması Projesi" kapsamında yapılanları görmek için Türkiye'ye gelmişti. Sürekli olarak da "Eğitim Şart" benzeri bir ifade kullandı. Dünya Bankası'nın yoksullara, dönüşüm sürecinin başlangıçtaki kaybedenlerine yönelik çalışmaları aslında şöyle bir "Ne oluyoruz?" diye etrafa bakmamızı sağlamalıydı. Ama öyle olmadı. Çoraptan fırlayan başparmaklar medyamıza daha fazla haber geldi. Bugün müsaadenizle, vaktiyle, Serdar Turgut'un ilgimizi çekmeye çalıştığı "Öteki Türkiye"ye doğru bir bakalım. [Devamı]
    Bu sefer 1970'lerin hatalarına düşmeyelim, lütfen
    Güven Sak, Dr. 26 Ocak 2007
    Ateş düştüğü yeri yakar. Yaranın sıcaklığı geçtikçe, acısı artar. Kaybın yarattığı boşluk, gün geçtikçe daha çok can acıtır. Hep böyle olmaz mı? Hrant Dink cinayeti sonrasında, eşinin, ailesinin ve yakınlarının acısı paylaşılabilir mi? Elbette paylaşılamaz. Her ölüm ani ve erkendir. Güzel de değildir. Ancak evvelki gün, Hrant Dink için İstanbul'da düzenlenen cenaze töreninde görünür hale gelen tablo, herhalde herkesin aklına hemen o "Hak şerleri hayreyler" diyen ilahiyi getirmiştir. Hani Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın on sekizinci yüzyıldan kalma o ilahisini. "Mevlam görelim neyler/Neylerse güzel eyler" diyen ilahiyi. [Devamı]
    Türkiye’nin tek işlevi, Avrupalıların emekli maaşlarını ödemek midir?
    Güven Sak, Dr. 23 Ocak 2007
    Gökyüzünde bütün işaretler ne vakit parlak bir yakın geleceği gösterecek olsa, bu toprakların karışması âdettendir. Ama bu kez, başımıza neyin gelmekte olduğunu bilerek soğukkanlılıkla adım atmayı öğrenmekte fayda var. Yarını kendi ellerimizle tasarlayıp tasarlayamayacağımız, bu toprakların talihini kalıcı bir biçimde değiştirip değiştiremeyeceğimiz, bu yılın testlerinden başarı ile çıkmamıza bağlı. Önümüze çıkan her durumda unutmayalım, lütfen. [Devamı]
    Katı olan her şey buharlaşırken yol çizmek
    Güven Sak, Dr. 16 Ocak 2007
    Tarih her zaman aynı hızda akmaz. Bazen tarihin akışı hızlanıverir. Olaylar birbirini izler. Dünün referans noktaları anlamlarını yitirirler. Yeni dünyanın referans noktaları daha şekillenmemiştir. Oluşum halindedir. Yeni dünyanın referans noktası adayları vardır yalnızca. Bunların da sayıları çoktur. Hangisinin geleceğin temel eğilimlerini temsil ettiğini söyleyebilmek için vakit son derece erkendir. Ortada sağlıklı bir analiz için gerektiğinden daha çok malumat vardır. [Devamı]
    'Mızmız ihtiyar' psikolojisi ile nasıl baş edilir
    Güven Sak, Dr. 09 Ocak 2007
    Geçen hafta iktisat gündemindeki en "güzel" tartışmayı Sayın Başbakanımız başlattı. Yine bir "serbest konuşma" anında, "Enerji özelleştirmesi yapalım da fiyatlar mı artsın?" dedi. Sonra 2007 yılının mana ve ehemmiyetini hatırlatan bir ekleme de yaptı: "Millet, fiyatları hükümet artırıyor mu zannetsin?" Bize kalırsa; Sayın Başbakanımız, eğer kendi iktidarı döneminde Türkiye'nin önemli bir iktisadi dönüşüm sürecini, başarılı bir biçimde başlattığına, bu satırların yazarı kadar inanıyorsa 2007 yılında "serbest konuşma" anları yaratmaktan özenle kaçınmalıdır. Neden? Gayet açık. Yaptığı son açıklamalar yalnızca kafaları karıştırıyor. Hükümetimizin politika kararlılığı konusunda, zaten var olan soru işaretlerini daha da artırıyor. Oysa 2007 yılında daha fazla kafa karışıklığına değil [Devamı]
    Türkiye nereye
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2007
    Mutlu yıllar... 2007 yılının başlaması ile birlikte Avrupa Birliği'nin iki yeni üyesi daha oldu. Romanya ve Bulgaristan birliğe katıldılar. İngiltere'de yayımlanan muhafazakâr Daily Express gazetesi 2 Ocak günü "İngiltere, yabancılara 2.5 milyar pound katkı payı ödeyecek" manşetiyle çıktı. Konu, Romanya ve Bulgaristan'ın AB üyesi olmasıydı. Her aile için 105 pound ödeneceği varsayımıyla bir hesap yapılmıştı. "Yabancılar"a bir para ödenecekti. Ödenecek para İngiliz ailelerin kesesinden çıkacaktı. Uzun yazının ana konusu böyle bir şeydi. Yazıya uzak bir Rumen köyünden sekiz kişilik bir aile fotoğrafı eşlik ediyordu. Hani kentli Rumenlere gösterdiğinizde sinir olacakları türden bir fotoğraf. Başı bağlı üç kız ve bir anne ile kafasında şapka olan üç erkek çocuk ve de bol sakallı bir ba [Devamı]