Arşiv

  • Haziran 2018 (18)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)

    Etiketler

    Yeni kapı hangisidir ve anahtarı nerededir
    Güven Sak, Dr. 12 Haziran 2007
    Partilerimiz seçimlere hazırlanıyorlar. Önümüzdeki dönemde ne iş yapacaklarını anlatıp, bizlerden oy isteyecekler. Geçen hafta "Yoksa bizim esasen siyasetçilere ihtiyacımız yok mu?" diyerek lafı bağlamıştık. Yoksa siyasetten beklentimizin "gölge etme başka ihsan istemem" düzeyinde mi kalması lazım? Bu soruya cevap olarak, ne kadar çok, "evet, evet, öyle" demek istesek de, ne yazık ki öyle değil. Şu anda yapılacak bir dizi tercih aslında geleceğimizi belirleyecek; ve bu tercihler esasen siyasi tercihler. Yapılacak tercihlerle, toplumun bir kesimi diğerine göre daha önce feraha çıkacaksa, toplumsal kesimler arasındaki mevcut denge veya dengesizlik durumu bir taraf lehine değişecekse, yapılacak tercihlerin teknik değil, siyasi olduğunu herhalde vurgulamakta fayda var. [Devamı]
    Hisse senedi piyasası olmasa sanayi devrimi olur muydu
    Güven Sak, Dr. 09 Haziran 2007
    Avrupa Komisyonu'nun bu hafta açıklanan raporu, birden fazla oy hakkı taşıyan, oy hakkı güçlendirilmiş hisse senetlerinin şirketler kesiminde etkinlik kayıplarına yol açmadığına karar verdi. Karar azıcık hayal kırıklığı yarattı. İngiliz Financial Times gazetesinde konuyla ilgili yorum, "Herkese eşit hisse" başlığını taşıyordu. Tam da Vodafone hissedarlarından küçük bir bölümü, şirketin yönetim şekli ile ilgili sorular sormaya ve bir hissedar hareketliliği yaratmaya çalışırken doğrusu ya, Brüksel Raporu çok da iyi olmadı. Halbuki Avrupa Birliği, Avrupa şirketleri için bir kurumsal yönetişim (corporate governance) düzenlemesine hazırlanıyordu. Bundan böyle bir hisse, bir oy olacaktı. Şirket yönetimleri daha kolay kontrol edilebilecek, böylece Avrupa şirketlerinin etkinliği artaca [Devamı]
    Yoksa siyasetçilerin hiçbir şey yapması gerekmiyor mu
    Güven Sak, Dr. 08 Haziran 2007
    Memlekette konuşulacak tek konunun siyaset olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Siyasetçilerimiz kendi günlük itişmelerinden fırsat bulup, ilgilenmeseler de Türkiye ekonomisi değişiyor. Dönüşüyor. Doğrudur: Değişimin ille de olumlu yönde olması gerekmiyor. Ama işe bakın ki, rakamlar olumlu bir sonuca işaret ediyor. Türkiye ekonomisi hem tempolu bir biçimde büyüyor hem de yapı değiştirerek, çeşitleniyor. [Devamı]
    AB süreci ve olumsuzluktan fırsat çıkarmak
    Güven Sak, Dr. 05 Haziran 2007
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, geçenlerde TOBB'un 62. Genel Kurulu vesilesiyle yaptığı konuşmada "2001 krizi bize, bozuk iktisadi sistemin devam etmesinin imkânsız olduğunu göstermiştir. Bu sayede krizi, değişimi ateşleyecek bir fırsata dönüştürmeyi başarmıştık. Şimdi yaşadığımız olumsuzlukları, fırsata çevirecek olan da bizleriz" dedi. Bir nevi "muhtaç olduğunuz kudret" konuşması yaptı. Bu günlerde etraftaki tartışmaları izlerken Rifat Bey'in konuşmasında işaret ettiği, "olumsuzluktan çıkarılması gereken fırsatı" aramakta fayda var. Etraftaki konuşma ve tartışmalar içinizi sıkıyor olabilir ama bir noktayı unutmayın: Karşılıklı tartışıp konuşmadan, herkes eteğindeki taşı dökmeden, "olumsuzluktan çıkarılması gereken fırsatı" nasıl b [Devamı]
    Kraliçe Elizabeth, aynı zamanda 'Gerçek İnancın Muhafızı'dır
    Güven Sak, Dr. 02 Haziran 2007
    Hayat garipliklerle dolu aslında. Genellikle tarihten kaynaklanan garipliklerle. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in bir dizi unvanın yanı sıra "Gerçek İnancın Muhafızı" (Defender of the Faith) unvanı ile devlet dinini temsil eden kilisenin başı olduğunu ve İngiltere Kilisesi'nin onu, bir nevi, "Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi" olarak kabul ettiğini biliyor muydunuz? Hadi canım, demeyin. Gerçek böyle. İngiltere laik bir ülke ama devletin başkanı aynı zamanda devlet dinini temsil eden kilisenin de başkanı. Buyurun buradan yakın bakalım. [Devamı]
    Cumhurbaşkanlığı seçim süreci hâlâ kötü yönetilmektedir
    Güven Sak, Dr. 01 Haziran 2007
    Türkiye'de siyaseti düşünmeden, ekonomimizin geleceği üzerinde düşünebilmenin giderek zorlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Son dönemde medyamızda Allah'ın her günü siyaset, siyasetin geleceği konuşuluyor. Konuşuluyor. Sonra yine konuşuluyor. Açıktır ki, herkes bir ufuk sahibi olmak, işine dönmek istiyor. Ama ortadaki itişmenin tozundan ufuk sahibi olabilmek mümkün görünmüyor. Sizi bilmem ama ben artık bir an önce, gündemi hiç değişmeyen, herkesin biteviye kendi işini yapmak için didindiği "sıkıcı" bir ülkede yaşamak istiyorum. Şöyle bir canım sıkılsın istiyorum. Akşamdan sabaha her şey aynı kalsın istiyorum. Ama öyle olmuyor. [Devamı]
    Batum Havaalanı gerçek gündemin en önemli konusudur
    Güven Sak, Dr. 29 Mayıs 2007
    Hayatınızda Batum'a hiç gittiniz mi? Ben daha iki hafta önce oradaydım. Batum'a gidebilmek için ortada iki seçenek vardı. Bendeniz konuyu etüt edenlerin yalancısıyım. Ya önce İstanbul'dan Tiflis'e uçacak ve oradan trenle Batum'a gidecektim ya da önce İstanbul'dan uçakla Trabzon'a gidecek ve karayolu ile Batum'a varacaktım. Gürcistan trenlerini bilenlerin söylediğine göre Batum'a Trabzon yoluyla gitmek daha kolaydı. Nitekim ben de öyle yaptım. [Devamı]
    Türkiye haritanın neresindedir
    Güven Sak, Dr. 26 Mayıs 2007
    Hiç Türkiye'nin dünya atlası üzerindeki konumunu düşündünüz mü? Türkiye, sizce, dünyanın neresinde yer alıyor? Avrupa'nın güneydoğu kanadında mı, yoksa daha merkezi bir noktada mı? Türkiye'yi dünya haritası üzerinde nasıl gördüğünüz ile Türkiye'ye dünya üzerinde biçtiğiniz rol arasında bir ilişki olduğunu hiç düşündünüz mü?  Bize kalırsa düşünmeye başlayın. Kendimizi harita üzerinde nasıl gördüğümüz son derece önemli. Haritalar, yalnızca, coğrafya ile alakalı değil, aynı zamanda, bir dönemin ruh halini de yansıtıyor. Bakın Türkiye'ye son dönemde hızlı bir yabancı sermaye akımı var. Nerelere geliyorlar? Bankacılık, sigortacılık, ulaştırma, telekomünikasyon, enerji gibi alanlar. Nedenini anlamak isteyenlerin haritaya bir kez daha bakmaları gerekiyor. Ama hangi haritaya? Önce iki [Devamı]
    Reform nasıl yapılmaz
    Güven Sak, Dr. 25 Mayıs 2007
    Geçen salı örneği Sarkozy'den vermiştik. Hatırlayın Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı herkesi şaşırtan bir kabine açıklamıştı. Kabinesinde geleneksel merkez sağı temsil eden bakanlar yoktu yalnızca. Dışişleri Bakanı Sosyalist Parti'den ithaldi. Aynı biçimde Bayrou kampından da bir bakan vardı. Bu arada Adalet Bakanı ise göçmen bir aileden gelen bir kadındı, üstelik Müslüman'dı. Sarkozy'nin alışkanlıklara uygun olmayan kabinesini "değişim yapma iradesi"nin güçlülüğüne karine olarak almıştık. Öyle ya, kamplaşmış bir toplumda radikal reformlara girişmek mümkün olamazdı. Köklü bir reform sürecini başlatma kararlılığındaki bir siyasetçinin öncelikle toplumu birbirinden ayıran endişe duvarlarını yıkması gerekiyordu. Reform sürecinde karşılaşacak direnci yumuşatmanın yolu buydu. İşte Sarko [Devamı]
    'Adayımız şahittir ki biz artık merkeze geldik' sendromu
    Güven Sak, Dr. 22 Mayıs 2007
    Bu aralar herkes harıl harıl eski seçimlerde ne olduğuna bakıyor. Halbuki Türkiye'ye bir bakın, Allah aşkına, 1991 seçimlerinden beri, bir seçimde en çok oyu almış olan partinin bir dahaki seçimde en çok oyu alabildiği görülmüş mü? Türkiye'de son on altı yıldır motorize bir mutsuz seçmen kitlesi sürekli olarak partisini arıyor. Aslında Türkiye uzun bir süredir "merkez"ini arıyor. Arıyor. Arıyor ama bulamıyor. Geçmiş verilere bakıp ne diyeceğiz, bu durumda? Geçen seçimlerde en çok oyu alanın bu kez aynı başarıyı tekrarlayabilme şansının olmadığını mı? Kim bilir? [Devamı]