Arşiv

  • Ocak 2018 (15)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    BİT endeksinde 57’den 70’e geriledik
    Güven Sak, Dr. 20 Şubat 2017
    Ülkeler ikiye ayrılıyor: Yeni sanayi devrimine hazırlık yapanlar ve yapmayanlar. Türkiye halen ne yazık ki ikinci grupta yer alıyor. Türkiye, yeni sanayi devriminin farkındaymış gibi konu üzerine konuşuyor ama ortada ses var görüntü yok. Ben yöneticilerimizin halen dünyanın nereye doğru gitmekte olduğunu tahayyül edebildikleri kanaatinde değilim doğrusu. Tahayyül edebiliyor olsalardı, burada olmazdık. İlk olarak, Türkiye, aleme nizam verme konusunda büyük mesafeler aldığını iddia ettiği 2007-2016 döneminde, Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) endeksinde 56’ncı sıradan 70inci sıraya gerilemezdi. İkinci olarak ise, yöneticilerimiz ekonomimizin doğru yolda olduğunu anlatmak için her ağızlarını açtıklarında, akıllarına 21’inci yüzyılın 17’nci yılında hala köprü ve havaalanı projeleri gelmezd [Devamı]
    Şimdi bu işin dibini görmüş sayılır mıyız?
    Güven Sak, Dr. 16 Şubat 2017
    Ocak ayının başlarında 1 Dolar yaklaşık 3,60 Lira ediyordu. Bugün yine benzer bir noktaya geldik ama Ocak ayı sonunda 3,90’a yaklaşan bir seviyeden. 2015 yılı Ocak ayının başında 1 Dolar 2,30 Liraydı, hatırlatayım. O günden beri Lira Dolar karşısında hızla değer kaybetti, sonra biraz toparlandı. Ocak ayı sonunda baksanız 2 yıllık değer kaybı yüzde 70’e yakın olurdu, bugün yüzde 57’de duruyor. Türk Lirasının Amerikan Doları karşısındaki serencamında artık işin dibini görmüş sayılır mıyız? Doğrusu ya,  ben bu soruyu “Hayır” diye cevaplama eğilimindeyim, “biz daha bu işin dibini görmüş filan değiliz”. Gelin kısaca bir  ne düşündüğümü anlatmaya çalışayım. [Devamı]
    Dünyanın çivisi neden çıktı?
    Güven Sak, Dr. 13 Şubat 2017
    Etrafta alışmadığımız işler oluyor, bilmem farkında mısınız? Her gün alametler artıyor. Dünyanın çivisi yerinden oynamış gibi duruyor. Amerika’nın başında, serbest ticaretin, Meksikalıların uydurması, küresel ısınmanın ise Çinlilerin Amerika’ya kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyen, söylediği yetmezmiş gibi üstelik söylediklerine de hakikaten inanıyormuş gibi davranan bir başkan var. Amerika’daki son başkanlık seçimleri ile bir nevi, küreselleşme sürecinin lideri, liderlikten çekilmeye karar verdiğini ilan etmiş gibi oldu. Bunun öyle uzun uzun düşünerek yapılmadığı da Amerika’daki keşmekeşten kolaylıkla anlaşılabiliyor sanırım. Şimdi Amerika’nın başında, hayatı boyunca hep kendi halka kapalı, özel şirketini yönetmiş, bunu yaparken de kimseye hesap vermemiş bir insan var. Hesap verme zorunlul [Devamı]
    AB ile Gümrük Birliği’nde, Türkiye, hala, dersini bilmiyor
    Güven Sak, Dr. 06 Şubat 2017
    Almanya başbakanı Angela Merkel geçen Perşembe Türkiye’deydi. Bundan önce Nisan 2016’da Türkiye’ye gelmişti. Nisan 2016’dan Şubat 2017’ye dünya değişti. İngiltere, Avrupa Birliği (AB)’den ayrılmaya karar verdi. Amerika’da Donald Trump başkan seçildi. Türkiye’de askeri darbe teşebbüsü oldu. Çok şey değişti. [Devamı]
    Brexit, Türkiye için nasıl bir imkan olabilir?
    Güven Sak, Dr. 30 Ocak 2017
    Geçen Salı, 24 Ocak’ta, İngiltere Dış Ticaret Politikasından Sorumlu Devlet Bakanı Lord Price Ankara’daydı. Ondan dört gün sonra ise, İngiltere Başbakanı Theresa May, Amerika’nın başkenti Vaşington’dan, Ankara’ya geldi. Theresa May 27 Ocak’ta Vashington’da Başkan Trump ile buluşmuştu. Başbakan May ile buluşmadan önce Başkan Trump Pentagon’da düzenlenen bir törenle İran, Irak, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemen’den Amerika’ya gelecek olanların ülkeye girişlerine ve vize işlemlerine geçici yasak koyan Başkanlık Kararnamesini de imzaladı. Lord Price, Ankara ziyareti sırasında, 24 ülkeyi ziyaret ettikten sonra, Türkiye’ye geldiğini özellikle söyledi. Theresa May hükümetinin Temmuz 2016’da kurulduğu dikkate alınırsa yoğun bir tempo doğrusu. Bugün müsaadenizle bu hadiselerden Türkiye için bir [Devamı]
    2007’den 2017’ye neler değişti?
    Güven Sak, Dr. 23 Ocak 2017
    Şimdi 2017 yılının Ocak ayındayız. Son 10 yılda, 2007’den 2017’ye dünyamız değişti. 2007 öncesinde, her hadisede, izleyiciler olayı yalnızca gözleriyle izlerlerdi. Hadisenin içinde yaşarlardı. Öyle olup biteni videoyu kaydetmek için elleri havada olmazdı. Çevrelerinde neler olup bittiğini, ne yaşadıklarını, ne hissettiklerini, dünyaya, bir de, kendi gözlerinden yaymak için Periscope’a bağlanmayı hayal bile edemezlerdi. Ama artık öyle değil. Artık dünyanın her yerinde -Kuzey Kore hariç sanırım- her olay, en azından, tek el havada izleniyor artık. 2007’den önce biz selfie nedir de bilmezdik. “Şimdi buna ne denir, özçekim midir?” diye bir tartışma konumuz da yoktu. [Devamı]
    Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe girdi
    Güven Sak, Dr. 16 Ocak 2017
    Aralık ayı sonunda Meclis’ten geçen Sınai Mülkiyet Kanunu geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunla, marka, patent, tasarım, faydalı model ve coğrafi işaretleri kapsayan genel bir düzenleme yapılmış oldu. İyi oldu. Türkiye, fikri mülkiyet haklarının korunması açısından bakıldığında, Avrupa Birliği normlarına doğru büyük bir adım attı. Türkiye’yi içinden değer zinciri geçen bir ülke yapabilmek için atılması gereken adımlardan biri daha atılmış oldu. Aslında her şeye rağmen hükümetimizin reform iradesinin bir göstergesi olarak bu tasarıyı öne çıkarmak mümkün görünüyor. Yabancılar sorduğunda, ben de öyle diyorum. Ama doğrusu ya, ben bu tasarı kanunlaştığından beri buruk bir sevinç içindeyim. Neden buruk bir sevinç duyuyorum? İçimdeki sıkıntıyı anlatmak isterim. [Devamı]
    Sizce, bu işin dibi nerededir?
    Güven Sak, Dr. 13 Ocak 2017
    Biri bana geçenlerde tam da bu soruyu sordu: “Sizce” dedi, “bu işin dibi nerede?” Önce ne dediğini anlamadım. Meğer Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybından bahsediyormuş. Doğrusu ya, bu aralar, kendimi bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyormuş gibi hissediyorum. 2016 Ekim’inin 11’inden 2017 Ocak’ının 11’ine Türk Lirası Amerikan doları karşısında yüzde 25’ten fazla değer kaybetti. Yandaki grafik Türk lirasının Amerikan doları karşısındaki değer kaybını gösteriyor. Giderek dikleşen bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyoruz gibi gelmiyor mu size de? Soru meşru bir soru hakikaten. “Sizce bu işin dibi nerededir?” [Devamı]
    “Ne Ar-Ge’si yahu, bizim burada, bildiğin elektrik yok”
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2017
    Bu yıl, bir takvim yılından ötekine geçince, aslında her şeyin eskisi gibi kaldığını pek hızlı öğrendik. Doğrusu ya çok hızlı ayıldık. Önce yılbaşı terörü, daha 2017 yılının neredeyse ilk saatinde içimizi kararttı. İkincisine hafta başlar başlamaz şahit oldum. Bu aralar, biz TEPAV’da, firmalarımızın verimlilik düzeyleri ve Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili bir anket yapmaya çalışıyoruz. Yılın ilk haftası anket için randevu almak istediğimiz, İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nden bir firma yetkilisi, işte tam da o başlıktaki lafı söyledi: “Kardeşim, siz dalga mı geçiyorsunuz” dedi, “ne anketi, ne Ar-Ge’si, ne verimliliği, bizim burada geçen cumadan beri elektrik yok. Üstelik ne zaman geleceğine dair bir malumat da yok” Şimdi buna ne denir? Biz, sonuç olarak, fırçalanmamak için, b [Devamı]
    Yılbaşı terörü aklımızı başımıza getirmelidir
    Güven Sak, Dr. 02 Ocak 2017
    Bu hafta sonu, bir takvim yılından ötekine geçtik. 2016 bitti, 2017 başladı. Aslında dünyada değişen bir şey olmadı. Ağaçlar, denizler, kuşlar, böcekler öyle bir takvim yılından ötekine geçmedi. Biz insanlar bir takvim yılından ötekine geçtik. Takvim yılı dediğiniz insan türünün yaşam kolaylaşsın diye uydurduklarından biri yalnızca. Bakın mesela biz şimdi 2017 yılına geçtik ama Suudi Arabistan hala 1438 yılında bulunuyor. Yakında onlar da, Türkiye’nin 1926’da Atatürk reformları ile yaptığını yapıp, idari bir kararla, 2017 yılına geçecekler. Ne olacak? Takvim sistemlerini değiştirecekler. Paralel bir evrenden dünyanın kalanına uymak üzere bizim tarafa gelecekler. İsrail parlamentosu, Knesset’e göre ise halen 5776 yılında bulunuyoruz. Kul yapısı kurgu dediğim işte bu. [Devamı]