Arşiv

  • Eylül 2018 (10)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)

    Etiketler

    Küresel düzen, ABD ile ilişkiler ve zamanlama sorunu...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Ağustos 2018
    ABD’nin kontrolsüz gibi görünen hamlelerinin gerisinde korkunun tetiklediği geleceği kontrol altına alma arzusu yatıyor. Üstelik gelişmeler öylesine hızlı cereyan ediyor ki elini çabuk tutması gerektiğini düşünüyor. Ne de olsa Çin her alanda küresel oyuncu olduğunu “resmi olarak ilan ettiğinde” ABD çoğu konularda geç kalmış olabilir.  Nitekim, ABD’ye göre, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurduğu politik, askeri, ekonomik, ticari ve mali düzen tehdit altında. Tehdidin merkezinde ise Çin ve diğer “dik kafalı” ülkeler yer alıyor. Oysa ABD bu gelişmelere razı değil ve her şeyi kontrol altında tutarak başat rolünü sürdürmek istiyor.  İşin kötü tarafı, ABD’nin kurduğu düzenin Çin gibi devasa bir aktör tarafından yine kendisine karşı kullanılıyor olması. Bu durumda yapması gerekenin dünyayı yenide [Devamı]
    Türkiye-Rusya ilişkilerinde ‘İdlib’in yeri?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Ağustos 2018
    Suriye iç savaşının bir dizi öngörülemeyen sonuçlarına tanıklık ediyoruz. En dikkat çekici olanı şu: Suriye iç savaşı Türkiye-ABD ilişkilerini zehirlerken, Türkiye-Rusya ilişkilerini hiç olmadığı kadar “genişletti ve derinleştirdi”.Bu günlerde çokça sorulan soru ise şu: Madem Türkiye-Rusya ilişkilerinin karakter değişimi Suriye’de başladı, bugün sahada bazı açmazlar var ve bu durum ilişkileri bozar mı? Türkiye ve Rusya bugüne kadar Suriye’de bazı sorunları öteleyerek “uyumlu” çalışabildiler. Bu arada Rusya, Ortadoğu’ya üç alanda yeniden giriş yaptı. Deniz ve hava üslerini garantiye alarak askeri alanda, Suriye nüfusunun neredeyse %10’nu oluşturan Hıristiyanları koruma misyonuyla dini alanda ve Esad’ı müttefik seçerek, yerel liderler düzeyinde, politik alanda.Artık Suriye iç savaşının son d [Devamı]
    İran'a Ambargo Başlarken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Ağustos 2018
    ABD, İran nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından bir dizi yaptırımı hayata geçireceğini ilan etti. Bu günlerde söz konusu yaptırımların ilk dalgası hayat geçiriliyor. Buna göre, dolar kullanarak İran rejimi ile ticaret yapmak mümkün değil. Yine İran rejimi ile kredi veya sermaye transferine girmek yasaklar listesinde. Dahası, kıymetli metallerin, altın gibi, ticareti de yasaklar listesinde. Son olarak İran’a yapılan otomobil ve çelik ihracatına da kısıtlama gelmiş durumda. Yaptırımların asıl fırtına kopartacak kısmı ise 4 Kasım’da yürürlüğe girecek. Öncelikle İran Merkez Bankası’nın yanı sıra birçok İran Bankasının uluslararası işlem yapma yetki ve faaliyetleri durdurulacak. İran’ın ihracat gelirlerinin %80’nini oluşturan petrol ve enerji sektöründe engeller devreye girecek. Amaç, İra [Devamı]
    İstihbarat örgütlerinin meşguliyeti artarken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Temmuz 2018
    Dünyada olup bitenleri anlamaya çalışıyoruz. Yeni güç dağılımı, değişen dengeler, araçlar, ilişkiler geçmişten farklı. Çin yükselirken ABD de dikkatini Doğu’ya kaydırıyor. Rusya, bölgesel güç olarak on yıl öncesine göre daha aktif. AB ise kendi iç işleriyle meşgul.Bu arada devletler kadar devlet dışı aktörler de faal. Mücadele ağırlıklı olarak ekonomi, finans, kamuoyunu yönlendirme ve ticaret alanına kaymış görünüyor. Geleneksel yaklaşımlar ve hukuki normlar her geçen gün etkisini kaybediyor. Örneğin, ABD müttefiki AB’yi ticari alanda hizaya sokmaya çalışırken “Savaştayız” diyebiliyor. Çin’i teknoloji “hırsızlığı” ile itham ediyor. İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekildiğini ilan edip tek yanlı yeni bir ekonomik ambargo uygulamaya girişebiliyor. NATO üyesi, “müttefiki” Türkiye’yi açıkç [Devamı]
    Japonya terörle hesabını kapatırken…
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Temmuz 2018
    Terör ve terörizm, tıpkı bu günlerde olduğu gibi, 1960’ların sonu, 1970’ler ve 80’ler boyunca dünyayı kasıp kavurdu. Bu dalgadan dünyanın öteki ucundaki Japonya da hissesini düşeni aldı. Japonlar iki cephede terörle boğuştular. Bir yanda, uluslararası hale gelmiş Marksist terörizm. Öte yanda, terör dünyasında kalıcı etki bırakacak dini referanslı, kitle imha silahlarıyla eylem gerçekleştirilen Aum Şinrikyo terörüydü. Japon hükümeti bu hafta, örgütün yedi üyesini yıllar önce işlediği terör suçlarından dolayı asarak cezalandırdı.Aum Şinrikyo 1987’de kuruldu. “Yüce gerçeklik” anlamına gelen dini bir örgüttü. Örgüte göre, ABD ile Japonya arasında kesin üçüncü dünya savaşı çıkacaktı. Zaten dünya hızla kıyamete doğru gidiyordu. Bu gidişattan sadece örgütün düşüncelerini paylaşanlar hayatta kalac [Devamı]
    Dikkatler Suriye’den İran’a kayarken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Temmuz 2018
    Suriye’de olanları, olacakları, bölgesel gelişmelere bağlı olarak yeniden okumanın zamanı gelmiş gibi görünüyor. Çünkü alametlere bakılırsa, bölgedeki gerilimlerin ağırlık noktası Suriye’den doğuya, İran’a doğru hızla kayıyor. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, İran’a yönelik ekonomik ambargo ilanı, beraberinde getireceği belirsizlikler işin aciliyetini artırıyor.  İran sorununun büyüklüğü, ülkenin jeopolitiği, nüfuzu ve hadisenin tarafları düşünülünce işin ciddiyeti ve değişim göz ardı edilmez. Nitekim birçok devlet ve devlet dışı aktör, bugün politik hedeflerini yeniden gözden geçirirken, bölgedeki sorunların ağırlığı ve niteliği de değişime uğruyor. Bu çerçevede ittifaklar, ilişkiler ve araçlar yeniden değerlendirmeye alınıyor. Haliyle Türkiye’nin bu bağlamda Suriye sorun [Devamı]
    FETÖ, süreklilik ve mutasyon
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Temmuz 2018
    15 Temmuz darbe girişiminin üstünden iki yıl geçti. FETÖ konusu hala gizemini koruyor. Yine de, davalar ilerledikçe, soruşturmalar derinleştikçe ilginç bilgiler, belgeler, ilişkiler ve yöntemlere malik oluyoruz. En ilginç olanı FETÖ’nün TSK örgütlenmesi. Siviller arası örgütlerde gevşek olan bağlar, TSK’da oldukça farklı.  “Mahremiyet” zirve yapmış durumda. Örgüt tam olarak açığa çıktığında sadece darbeyi değil, aynı zamanda gizli kalmış tarihini, zaman içinde değişen/değiştirilen siyasi misyonunu, ulusal ve uluslararası bağlantılarını da öğrenebileceğiz.    Politik bir faaliyette gizliliğin hastalık düzeyinde olması ancak üç durumda söz konusu olabilir. Birincisi, “düşman işgaline karşı direnmek için yer altında kurulan örgütlerde”.  Meşru hükümeti devirmek amacıyla dar bir kadro tarafınd [Devamı]
    Yeni dönem, MSB ve TSK
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Temmuz 2018
    Türkiye’nin sancılı ve tartışmalı sivil asker ilişkileri tarihinde yeni bir sayfa açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanabileceğini açıkladı. Devletin yeniden yapılandırıldığı bu süreçte, E. Org. Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı görevine atanması bu konuda önemli mesafe alındığını gösteriyor. TSK, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında büyük travmalar yaşadı. Çok sayıda general, subay, astsubay tutuklandı veya tasfiye edildi. Hükümet, benzeri girişimleri önlemek amacıyla, emir komutayı, personel yetiştirme düzenini, tayin ve terfi sistemini sıkı biçimde kontrol altına almaya girişti.    Bu gün küresel ve bölgesel gelişmeler iktidarda kimin, hangi partinin olduğuna bakılmaksızın, Türkiye’nin güçlü ve etkin bir Silahlı Kuvvetler’e [Devamı]
    PKK neden sivilleri öldürür?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Temmuz 2018
    PKK’nın sivillere yönelik eylemlerinde gözle görülür bir artış var. Doğubayazıt’ta Mevlüt Bengü ile Diyarbakır’da baba oğul iki çoban PKK tarafından katledildi. Örgüt kırk yılda binlerce terör eylemi yaptı. Çoğu unutulmuş olsa da binlerce insanı katletti. Sadece asker ve polisleri şehit etmekle kalmadı. Çok sayıda bebek, çocuk ve kadını katletti. Öğretmenler, kaymakamlar, doktorlar, imamlar ve mühendisleri hatırlamak gerekir.Ankara’da canlı bomba eyleminden Kuşadası’nda sivil araç bombalamaya, Pınarcık’ta, Başbağlar’da toplu sivil katliamlarından orman, okul yakmaya, insanları kurşuna dizmeye kadar birçok terör eyleminde imzası var. Örgüt, teröristlerin akıl/icat ettiği tüm yöntemleri denedi. Kıdemli bir örgüt olarak Türkiye ve dünya terör tarihinde yerini aldı.Diğer örgütler gibi PKK da t [Devamı]
    ‘Şirketler arası muharebeden’ ülkeler arası ‘ekonomik savaşa’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Temmuz 2018
    ABD, 2. Dünya Savaşı’nın ardından kurduğu düzeni uzun yıllar sürdürmeyi başardı. Düzen politik, ekonomik, güvenlik, finans alanlarında kurallara ve kurumlara dayanırken, uyumlu bir bütünlük arz ediyordu. Dahası, politik ve askeri alanlarda güçlü rakibi Sovyetler Birliği, hiçbir zaman ekonomik ve finans alanında ciddi bir tehdit oluşturamadı. Her ne kadar bir ara Japonya, ekonomide “sessizce” meydan okusa da sonuçta aynı taraftaydı ve bir süre sonra da tehdit olmaktan çıktı.Sovyetler yıkılıp, Soğuk Savaş sona erince yeni düzenin nasıl olacağı hakkında bitmez tükenmez tartışmalar yaşandı. Her seviyede, herkes yeni risklerden, yeni fırsatlardan bahsetmeye başladı. Sovyet tehdidinin sona ermesi aktörleri çeşitlendirirken uluslararası rekabette ekonomi ön plana çıkmaya başladı. Serbest piyasanı [Devamı]