Arşiv

  • Aralık 2018 (6)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)

    Etiketler

    PKK ne istiyor?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 11 Kasım 2014
    Çözüm süreci tartışmaları derinleşiyor. PKK, bir yanda Kobani çatışmalarını esas alan propaganda savaşını yürütürken, bir yanda da 6-8 Ekim olaylarıyla izlediği “yıpratma” stratejisinin sonuçlarını devşiriyor. Öte yandan, terör mantığına uygun, “cezalandırma amaçlı” suikastlarla halkı “yıldırma” yolunda ilerleme kaydediyor. Özellikle de örgütün otoritesini tahkim eden, devlet otoritesini ise acz içinde göstermeyi hedefleyen sistematik saldırılarıyla.  Dört nedenPKK’nın terör ve şiddeti yeniden gündeme taşımasının dört nedeni var. Birincisi, çözüm süreci ilerledikçe, nihai noktadaki politik mimarinin ne olacağı konusunda hükümetle ortak bir görüşün oluşmaması. İkincisi, IŞİD gibi uluslararası bir sorun da PKK/PYD’nin çıkarlarının Türkiye hariç tüm aktörlerle uyuşuyor olması. Bun [Devamı]
    PKK’nın talihinin döndüğü anlar ve bugün
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Kasım 2014
    PKK’nın kuruluşundan bu yana kırk yıl geçti. Örgüt her şeye rağmen bu güne geldi. Yine geçmişteki gibi eylemleri ve verdiği mesajlarla Türkiye’nin gündemine oturmuş durumda.     Olanları anlamlandırmak ve olası sonuçlarına dair öngörüde bulunmak için geçmişe bir göz atmak bazen öğretici olabilir.Üç temel nedenPKK’nın inişli çıkışlı tarihinde üç unsurun etkili olduğunu görüyoruz. Birincisi, örgütten kaynaklanan hususlar. Örgütün yapısal özellikleri ve kültürü, dinamizm kadar krizlere de neden olabiliyor. Soğuk Savaş sonrası Marksist/Leninist ideolojiyi terk etmek zorunda kalması gibi.   Öte yandan, “uzun süreli halk savaşı” stratejisinin uygulamada bazı krizler çıkardığı da oldu. PKK, 1986, 1992 ve 1994’te üç önemli krizle karşılaştı. Bunlar eylemlere yanlış hedeflerden başlamak [Devamı]
    Soyuttan somuta: 36’ncı paralel
    Nihat Ali Özcan, Dr. 04 Kasım 2014
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu, uçuşa yasak ve güvenlikli bölge tartışmalarına yeni bir boyut getirdi. Uygulamanın sadece Suriye’yi değil Irak’ı da kapsayacak biçimde ele alınarak, 36’ncı paralelin kuzeyini kapsaması gerektiğini ifade etti. Söz konusu bölge, kaba bir hesapla, 120 bin km2 coğrafi genişliğe ve 10-14 milyon nüfusa tekabül ediyor. Suriye’de Halep dahil birçok şehir ve kasabayı da içine alırken, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi için de tam güvenlik öneriyor.    Güvenlikli bölge olarak önerilen coğrafyanın büyük kısmında devlet otoritesi yok. İç savaş ve çatışmalar çeşitli cephelerde sürüyor. Hedefte ise iki güç var. Birincisi, sınırlı da olsa, yerel Sünni halk tarafından desteklenen ve küresel çapta ideolojik motivasyonla hareket eden IŞİD. Örgüt, terör uygulama ve gerilla [Devamı]
    Ev sahibine saygı, peşmerge ve ‘Fener Alayı’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Ekim 2014
    Türkiye ile peşmerge arasında uzun yıllara dayanan bir işbirliği var. Türkiye 1990’lar boyunca peşmergeye ateş desteği, silah, lojistik ve parasal yardımda bulundu. Geçmişte olduğu gibi bu gün de işbirliğinin koşulları oluşmuş görünüyor.Hükümet, bölgesel sorunlar, askeri gelişmeler ve dengeler çerçevesinde peşmergenin Türkiye’den geçerek Kobani’ye gitmesine izin verdi. Bu, günümüz uluslararası ilişkiler dünyasında anlaşılabilir bir durum. Hükümetler siyaseti, sadece devletlerle değil, “devletimsi yapılarla” da yürütmek zorundalar. Fakat kararlar ve işbirliği kadar, bunu hayata geçirme şekliniz ve yetenekleriniz de önemlidir.Peşmerge geçerkenGündemdeki diğer konuların gölgesinde kalsa da peşmergenin intikal görüntülerini televizyon ve internette izlemek mümkün. Konvoy, savaşa gid [Devamı]
    Türk dış politikası, karar alıcılar, seçkinler ve kamuoyu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Ekim 2014
    Dış politika medya gündemini bir hayli meşgul ediyor. Fakat bugün “dış politikanın” halkımızın öncelikli sorunu olmadığını ve silahlı müdahale, savaş, çatışma gibi “sert” yöntemlerden de pek hoşlanma-dığımızı ortaya koyan bir araştırmadan söz etmek istedim.Araştırmanın kurgusuUzmanlık alanı dış politika analizi olan, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Özgür Özdamar ve proje ekibi TÜBİTAK’ın desteklediği 24 aylık bir dış politika araştırması gerçekleştirdi. Araştırma, siyasi aktörlerin, elitlerin ve halkın dış politika konularında tutumunu ve Türkiye’ye biçtiği rolleri ortaya çıkarmayı hedefliyor.  Özdamar, ilk aşamada karar alıcıların dış politika söylemlerini ele almış. Literatür taramasının ardından liderlerin konuşmalarını içerik analizine tabi tutm [Devamı]
    Küçük askeri hamlenin büyük politik çıktıları: Havadan ikmal
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Ekim 2014
    IŞİD Kobani’ye saldırmaya başladığında ABD yetkilileri, bu şehrin öncelikli askeri hedefleri arasında olmadığını müteaddit defa dile getirdiler. IŞİD gibi küresel bir soruna odaklanmış ve stratejinin ağırlık merkezini Irak’a kuran ABD’nin harekât planlarında Kobani taktik bir hedef olarak görülüyordu. Ancak “değişen politik” ortamın, Kobani’yi, ABD nezdinde hızla farklı bir noktaya taşıdığını gördük.Başlangıçta Türkiye’nin isteğiyle hava saldırılarını yoğunlaştıran ABD, zamanla Kobani’ye daha fazla angaje oldu. Bir gece yarısı, PKK/PYD güçlerine sağlanan havadan ikmal, havayı hızla değiştirdi. İşin politik boyutu, askeri boyutunu fersah fersah geçti. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu operasyonu sertçe eleştirdi. Son tahlilde PKK’ya havadan ikmalin gittikçe uzayan ve sürüncemeye dö [Devamı]
    Değişen şartlar ve çeşitlenen “süreçler”
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Ekim 2014
    Etnik bir sorununuz var ve bunu kalıcı bir barışla sonlandırmak istiyorsanız, günün sonunda memlekete uygun gördüğünüz “siyasi bir tablo” çizmeniz ve bunun için de meşakkatli bir sürece katlanmanız gerekiyor.Meşakkatten kastımız, çözüm süreci uzadıkça, yönetilmesinin daha da zor olacağıdır. Bu, konuyla ilgilenen herkesin paylaştığı bir gerçek. Hele Ortadoğu gibi sürprizlerle dolu bir bölgede yaşıyor iseniz bu kuralı asla göz ardı etmemelisiniz.Nitekim hükümetin PKK ile başlattığı “çözüm sürecini” kuşatan dünya içeride ve dışarıda hızla değişiyor ve değişmeye devam edecek gibi görünüyor. Bu çerçevede aktörlerin, sorunların sayısı, başlangıç pozisyonları, hesap ve istekleri de değişiyor.DeğişimArap Baharı’nın tetiklediği Suriye iç savaşı, bunun canlı örneklerinden biri. İç savaş, böl [Devamı]
    Eski defterler, PKK ve Rusya’nın sessizliği
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Ekim 2014
    IŞİD’le mücadelenin, diğer gelişmelerle etkileşerek küresel bir soruna dönüştüğünün emareleri ortaya çıkmaya başladı. Bu nedenle Türkiye’nin zorluğu sadece güneyinde ki istikrarsız-lıklardan kaynaklanmıyor.Baş etmesi gereken bir diğer konu da küresel oyuncuların davranışlarını, tıpkı Soğuk Savaş günlerindeki gibi, hesaba katmak. Bu durum Türkiye’nin işini bir hayli zorlaştırıyor.ABD liderliğindeki koalisyon, çok tartışmalı IŞİD’le mücadele stratejisini açıkladı. Operasyonun IŞİD’i hedef alacağı ve ağırlık merkezinin de Irak olacağını ilanı etti.Açıklanan strateji Rusya ve İran’ı “mutlu” etmiş görünüyor. Koalisyon uçaklarının Suriye hava sahasını her gün ihlal etmesine rağmen “egemenlik” konularında çokta hassas olan ne Rusya, ne İran, ne de Esad rejiminden hiç itiraz gelmemesi bund [Devamı]
    Kobani üzerinden Türkiye’yi terbiye etmek
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Ekim 2014
    PKK/PYD ile IŞİD Kobani’de çatışmaya devam ediyor. İşler PKK/PYD’nin aleyhine gelişip şehir düşmek üzere iken birdenbire devreye giren koalisyon Hava Kuvvetleri sahadaki dengeyi değiştirmeye, kötü gidişatı durdurmaya girişti.Üstelik koalisyonun lideri ABD’nin “Kobani, bizim için stratejik öneme sahip değil ve öncelikli hedef de değil” açıklamasına rağmen. Anlaşılan görünmez bir el/eller oyuna girerek gidişatı değiştirmeye karar vermiş.Ya da bu yönlü bir talebi “ihtiyaç haline getirivermiş”. Uluslararası ilişkilerde böyle hayırseverliğin ardında ilginç nedenler aramak iyi bir fikirdir. Kanaatimce, IŞİD mevzilerine yönelik hava saldırılarının yoğunlaşarak daha da etkili hale gelmesi, koalisyon için sahadaki askeri gereklilikten çok, başkentlerde siyasi analizlerin, Türkiye’de ise [Devamı]
    TSK ve tezkere
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Ekim 2014
    TSK, daha tezkere gündem de yok iken kendisini asimetrik bir mücadelenin içinde buldu. Yabancı ülkelerin ordularına karşı koruduğu milli sınırların siviller ve örgütler tarafından farklı hikâyelerle ve kolayca ihlal edildiğini gördü. Toplumun, siyasetçinin, medya ve yargının ve şimdide kendisinin bunu nasıl da kanıksadığını hayretle izliyor olmalı.  Tezkere sonrasında ise elinde cevap bekleyen uzunca bir soru listesi var. Çünkü politik, askeri, psikolojik tablo oldukça muğlak ve dahası, saat başı değişebiliyor.   Tezkere TSK’ya farklı karakterde ve iç içe geçmiş savaşın/çatışmanın sürdüğü coğrafyada görev verilebileceğini söylüyor. Öyle ki çatışan tarafları ve pozisyonlarını gösteren fiziki haritaların tümünün “afaki” olduğu kesin. Bu durumda işe sınıflandırmayla başlamak iyi bi [Devamı]