Arşiv

  • Eylül 2018 (11)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)

    Etiketler

    ABD-Çin mücadelesinin artan askeri boyutu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Nisan 2018
    Türkiye’de iç politik tartışmalar heyecan verici olsa da, küresel gelişmelerde bir o kadar ilgi çekici. Tıpkı ABD ile Çin arasında farklı cephelerde devam eden “savaşlar” gibi.Aslında ABD-Çin karşılaşmasının kaçınılmaz olduğu önceden belliydi. Çin’in konumu ve ABD için ifade ettiği mana, tek başına 1980’lerin Japon ekonomisi ve Sovyetler Birliği askeri gücünün bileşimi gibi duruyor. Çin siyasi, ekonomik, mali, ticari, teknolojik ve askeri alanda tek başına geliyor ve bunu fazla “gürültü çıkarmadan” yapıyor. Çin “sesiz” ilerleyişini İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin kurduğu, ekonomik, mali, ticari, siyasi düzene borçlu. Bu düzenden istifade ederek ABD’nin tahtını sallıyor. Gelişmeler bugünkü haliyle devam ederse ABD’nin kâbusunun gerçeğe dönüşme ihtimali var.Nitekim TEPAV’da direktör, [Devamı]
    PKK, terör ve seçim
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Nisan 2018
    Erken seçim kararı gündemi ve öncelikleri değiştirdi. Siyasi partileri yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Öte yandan, bu karar sadece siyasi partileri, vatandaşları, ekonomiyi, bürokrasiyi ilgilendirmiyor. Aynı zamanda terör örgütlerini, özellikle de PKK’yı ilgilendiriyor.Seçim kararı politik/askeri strateji izleyen, fırsatları değerlendirme, riskleri azaltma arayışındaki PKK’yı aktif olmaya çabaladığı yaz başında yakaladı. Haliyle de örgüt acilen, kısa dönem taktiklerini gözden geçirmek zorunda.PKK, 2014 sonundan itibaren yönetmekte zorlandığı yeni bir sürece girdi. Kobani hadisesiyle Suriye’de büyük avantajlar elde etti. Ne var ki Suriye’deki kazanımların örgüte maliyeti de bir o kadar sarsıcı oldu. ABD desteğiyle DAEŞ’e karşı yürüttüğü operasyonlarda binlerce mensubunu kaybetti.Öte yan [Devamı]
    Savaş içinde savaş; İran, İsrail
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Nisan 2018
    Geçen hafta tüm dünya ABD ve müttefiklerinin Suriye’ye yaptığı hava harekâtını konuştu. Harekâtın ölçeği, Esad’ın geleceğine etkisi, Rusya’nın tepkisi en fazla merak edilen konulardı. Sonuçta bazı binalar yıkılırken, Esad yerinde kalmaya devam ediyor. Harekât sonrasında taraflar propaganda savaşını farklı cephelerde, farklı araçlarla genişleterek yürütüyorlar. En ilgi çekici olan ise Rusya hedef olmasın diye gösterilen ihtimamın sonuçları ve Rusya’nın “yumuşak” tepkisi.Kimyasal silah kullanımı iddiasıyla başlayan diplomatik tartışmaların ve askeri harekâtın gölgesinde kalan bir diğer gelişme de ayak sesleri duyulan İran-İsrail savaşının tek yanlı hamleleriydi. Oysa bu sorun en az Suriye iç savaşı kadar karmaşık ve önemli. Her ne kadar İran-İsrail ilişkisi “zehirli gaz” tartışmalarının gölg [Devamı]
    Sorun ‘zehirli gaz’ mı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Nisan 2018
    Bugünlerde yine ilginç gelişmelere tanıklık ediyoruz. ABD Başkanı Trump, bir yandan donanmasını harekete geçirirken, bir yandan da “pervasız ve alaycı” bir üslupla Putin’e mesaj vermeye devam ediyor. “Hazırlan Rusya, çünkü füzeler gelecek; iyi, yeni ve ‘akıllı’ olacak! Kendi insanlarını gazla öldüren ve bundan zevk alan bir hayvanla ortaklık kurmamalısın!” diyebiliyor. Öte yandan, İngiliz ve Fransız siyasi liderler de Trump’a desteklerini açıkladılar ve askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceklerini ilan ettiler.Putin ve ekibi ise Trump’ın tersine bir tutum takındı. Davranış ve açıklamaları Batı dünyasında “kamuoyunun önemini” bildiklerini gösteriyor. Bu “stratejik cephe’de” tutunmak için gayet “sakin ve sağduyulu” açıklamaları sürdürüyor. Kampın diğer üyesi İran ise, her koşulda Suriye ve Hiz [Devamı]
    Suriye’de kimyasal silah kullanmak...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Nisan 2018
    Esad rejiminin Guta’da muhaliflere karşı kimyasal silah kullandığı haberlerinin ardından uluslararası tepkiler yükseldi. Bu ilk iddia değil. Daha önce de benzer haberler yayımlandı, iddialar ileri sürüldü.İşin kötü tarafı, sivil ölümler, eğer kimyasal silahlardan kaynaklanmıyorsa, pek gündem oluşturmuyor. Öyle ki ölümlerin nedeni, kendisinden daha fazla önemseniyor.Tepkilerdeki son artışlar da sanıldığı gibi vicdanların yaralanmasından kaynaklanmıyor. “Kimyasal silahların” kolay taşınması, kitlesel ölümlere neden olması ve Batı’yı hedef alabilme ihtimalinin bulunmasından kaynaklanıyor.Fransa, bir sonuç çıkmayacağı daha baştan belli olmasına rağmen, kayda geçmesi için olsa gerek konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşıdı. ABD ile ortak planlar üzerinde çalıştıkları söyleniyor. ABD Başkanı Trump i [Devamı]
    Suriye sorunu ve zirvelerin ruhu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Nisan 2018
    Rusya Devlet Başkanı Putin ile İran Devlet Başkanı Ruhani’nin Türkiye ziyaretleri bitti. Ziyaret, her iki ülkeyle ilgili derin tartışmaların sürdüğü bir döneme denk geldi. Rusya-Batı geriliminin gündemini eski bir Rus casusunun zehirlenmesi, ardından da diplomatların karşılıklı sınır dışı edilmeleri oluşturuyor. Elbette bunu sadece buz dağının görünen kısmı olduğunu biliyoruz. Asıl sorun, Rusya’nın küresel sisteme itirazlarından kaynaklanıyor. İran ise hali hazırda ABD’nin, Suudilerin ve İsrail’in hedefinde. [Devamı]
    Çöken Afrin efsanelerine dair
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Nisan 2018
    Bu günlerde Türkiye uzmanlığından geçinenlerin ciddi itibar kaybına uğradıkları görünüyor. Gerek istihbarat örgütlerinin Türkiye analistleri, gerek medya da yazıp çizen serbest “Türkiye uzmanları” Afrin konusunda ters köşe oldular. Ağırlıklı nedeninin ön yargılar ve tartışmasız doğru kabul edilen “efsaneler” olduğunu söyleyebiliriz.Analistlerin ilk kabulüne göre, TSK’nın personel, moral ve teknik kapasitesi yerlerde sürünüyordu. Yakın zamanda bu fikri destekleyecek bir dizi olumsuz gelişme yaşanmıştı. Nitekim insan sermayesi kaybı Ergenekon davalarıyla başlamış, 15 Temmuz FETÖ kalkışmasıyla zirve yapmıştı. Binlerce subay, astsubay TSK’dan çıktı/çıkarıldı ve ordunun geleneksel emir komuta sistemi büyük bir sarsıntı geçirdi. Bu veriler esas alınarak yapılan analizlerde, ordunun moral ve moti [Devamı]
    Sosyal medya istihbarat, demokrasi ve hayal kırıklığı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Mart 2018
    Dünyada en fazla kullanılan sosyal medya ağı Facebook. Geçen ocak ayında bu sayı iki milyar iki yüz milyon civarındaydı. Böylesine yaygın olması veri bolluğuna işaret ettiği gibi, sistemi kontrol edenler için siyasi, sosyal, ekonomik güç demek. Üstelik sosyal ağları yönetenler, kullanıcıların fikir dünyalarını ve düşüncelerini etkileme, şekillendirme, değiştirme gücüne sahipler. Böyle olunca da sosyal medya dünyasına ne şirketler, ne terör örgütleri ne de devletler ilgisiz kalamazlar.Araştırma yöntemleri uzmanı, Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özgür Özdamar Facebook’un elindeki verilerin sosyal bilimciler için heyecan verici bir “maden” olduğuna işaret ediyor. Özellikle bilgisayar yazılımları sayesinde kolaylaşan bilgi “avcılığından” söz ediyor.Facebook’un kullanıcı bilgilerini “madenle [Devamı]
    Terör örgütlerinin ‘rehabilitasyon’ görevi var mıdır?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 23 Mart 2018
    PKK’nın Afrin şehir merkezini boşaltıp gitmesi bazıları için büyük bir sürpriz oldu. Çünkü harekâtın propaganda cephesi PKK’nın şehri sıkı biçimde savunacağını ve TSK’ya büyük kayıplar verdireceğini ileri sürüyordu. Bu gelişme kısa sürede hükümeti sarsacak, hatta “madara” edecekti. Öyle olmadı. PKK bazılarının duygularını, arzularını tatmin edemedi. Tersine, artan maliyeti azaltmak için yarı yolda çark etti. Konuya “kitabına” göre yaklaşmaya mecbur kaldı.Afrin şehir merkezinin terk edilmesi bazı çevrelerde umutsuzluğu artırdı. Terör örgütünün üst düzey sorumluları “umutsuzluk” havasını dağıtmak için iki hedef gösterdiler. Birincisi, Afrin’den tamamen çekilmediklerini, artık mücadeleyi “gerilla” biçiminde sürdüreceklerini ilan ettiler. Yine oldukça iddialı bir tez ileri sürerek, “Afrin’i te [Devamı]
    Bazen PKK için de ‘ölmemek en iyi çözümdür’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Mart 2018
    Türkiye, PKK’nın Suriye sınırı boyunca yayılmasını engellemeye yönelik stratejisinin önemli bir aşamasını daha geride bıraktı. Zorlu bir mücadelenin ardından PKK askeri olarak Afrin’den çıkartıldı. Kırsal bölgelerde direnç gösteren PKK’nın şehri hızla terk etmek zorunda kalması temizlik sürecini hızlandırdı.Artık TSK ve ÖSO’nun öncelikli işi fiziki engellerin, patlayıcıların kaldırılması ve yeni düzenin inşasına zemin hazırlamak. Kitaba göre, hükümet hızla durumu kontrol altına almalı, keyfi hareketlere, kaos ve kargaşaya mahal vermemeli. Başarıyı askeri düzlemden politik düzleme taşımalı. Bunun için de fonksiyonel bir yönetim inşa ederek, hızla Afrin’i El Bab ile birleştirmeli. Böylece bölgeye siyasi, ekonomik, sosyal ve fiziki kimlik kazandırmalı. Şüphesiz ki Fırat Kalkanı’nda edinilen t [Devamı]