Arşiv

  • Ocak 2018 (15)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    Suriye’den son mülteci dalgasını beklerken…
    Nihat Ali Özcan, Dr. 04 Nisan 2017
    DAEŞ’le savaşın Suriye, Irak cephelerinde askeri haritalar yeniden şekilleniyor. ABD, Fırat’ın doğusunda kalan topraklara bir bütün olarak odaklanmış durumda. Rusya ise Fırat’ın batısında kendi planını hayata geçirmenin hazırlıklarını sürdürüyor.İki büyük aktör sahaya damgasını vurunca, İran ve diğer ülkeler önceki aylara göre daha düşük profille hareket etmek zorunda kaldılar. Harekât alanında aradan sıyrılan ise PKK/PYD oldu. Genel gidişata, sahadaki Rusya-ABD uyumuna, yapılan açıklamalara bakınca, iki ülke arasında var olan uzlaşma daha net olarak görülebiliyor. ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Halley’in, “Önceliğimiz artık orada öylece oturup Esad’ı görevden indirmeye odaklanmak değil” ifadesi bunun en iyi göstergesi. ABD Esad konusunda bütünüyle Rusya’nın çizgisine gelmiş [Devamı]
    Irak ve bitmeyen kaos
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Mart 2017
    TSK ve Özgür Suriye Ordusu’nun El Bab’ı DAEŞ’ten temizlemesi, PKK/PYD’nin ABD ile yürüttüğü Rakka operasyonu ve Rusya’nın Afrin’e kuvvet göndermeye devam etmesi Suriye’yi gündemde tutuyor. Oysa diğer komşumuz Irak’ta sorunlar her geçen gün derinleşiyor ve daha karmaşık hale geliyor. Irak’ta, fiziki temizlik ilerledikçe DAEŞ’in devletimsi yapısının sonuna gelindi. Yakında, en azından şehirlerde, DAEŞ bayrağı görmeyeceğiz. Konuyla ilgilenenlerin ortak görüşü, örgüt yok olamayacak, karakter değiştirerek yoluna devam edecektir. DAEŞ veya ondan türeyecek olan benzer örgütler eylemleriyle sahada, fikirleriyle siber âlemde var olmayı sürdürecekler. Askeri harekâtın neden olduğu yıkım, kayıp, öfke, yerel kültür ve yöneticilerin beceriksizliği, bölgesel rekabetle birleştiğinde benzer tablonun tekra [Devamı]
    ‘Buharlaşmaya başlayan’ Gülen-darbe ilişkisi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Mart 2017
    "Darbe”, tıpkı terörizm gibi “siyasi” bir hedefi gerçekleştirmek amacıyla başvurulan, temelde zor, korku ve şiddet içeren kısa metrajlı bir yöntem. Siyasi hedef çoğunlukla hükümeti alaşağı etmektir. Yaratacağı sonuçlar devletleri/devlet dışı aktörleri, bireyleri yakından ilgilendirir.Bugünlerde 15 Temmuz’a dair “bilgi/propaganda” savaşında gözle görülür bir artış var. Özellikle istihbarat dünyasından ardı ardına açıklamalar geliyor. Her ne hikmetse Batılı istihbarat örgütleri “darbe ile Gülen arasında ilişkiyi gösteren yeterli kanıt göremediklerinde” ısrarcılar. Konu Türkiye ve darbe olunca, İngiliz ve ABD istihbaratının ortak görüşe sahip olmaları sürpriz değil. Çünkü istihbarat piyasasında iki ülkenin çok özel ilişkileri var. Alman istihbaratı da bu kervana katılmış durumda.Yine de ABD’n [Devamı]
    ABD ve Rusya arasında PKK/PYD
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Mart 2017
    DAEŞ’le mücadele gündem-deki yerini koruyor. Mücadele, farklı olayları tetikliyor, dengeleri bozuyor ve ilişkileri zehirliyor. Hafta başında ABD’de yapılan DAEŞ karşıtı koalisyon toplantısının amacı ortak bir anlayış ve sıkı bir işbirliği sağlamaktı. Üye ülkelerin yapabilecekleri katkılar tartışıldı. İstihbarat değişiminden askeri çabalara, ortak bir stratejiden gayretlerin birleştirilmesine, mülteci sorunundan kısa süre sonra gündem gelecek olan siyasi düzen inşasına kadar uzun bir tartışma listesi vardı. Ancak tüm katılımcıların, DAEŞ’in sahneden silinmesi konusunda hem fikir olsalar da değiştireceği dengeler, bozulan ilişkiler, inşa edilecek yeni düzen konusunda hemfikir oldukları söyleyemeyiz. DAEŞ sorunu sadece Suriye ve Irak’la sınırlı değil. Ancak her iki ülke de örgütü var eden, gü [Devamı]
    Almanya ile ‘düşük yoğunluklu istihbarat savaşları’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Mart 2017
    Alman Dış İstihbarat’ının şefi Bruno Kahl gazetecilere yaptığı açıklamayla zaten hassas olan Türk-Alman ilişkilerini biraz daha gerdi. Aslında kısa süre önce, Alman İç İstihbarat’ının şefi Hans-Georg Maassen de gazetecilere “sorunlu” bazı açıklamalarda bulunmuştu. Maassen’e göre, Türkiye’deki siyasi gerilim ve gelişmeler, ülkesinin güvenlik ortamını bozmaktaydı.Akla gelen ilk soru şu: Alman istihbaratını yönetenler neden medyayla bu kadar içli dışlılar? Hikâye, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD tarafından kurulan Alman istihbaratının bu ülkenin “resmi” kontrolünden çıktığı 1968 sonrasında başlıyor.Bir dizi skandala imza atan Alman istihbarat örgütünü zapturapt altına almak, başına buyruk, hukuk dışı faaliyetlerini önlemek ve denetimini sağlamak isteyen hükümet “açıklık ve şeffaflık” tezine s [Devamı]
    Rakka ve Münbiç taktik sorun ise, stratejik olan nedir?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Mart 2017
    Türkiye referanduma odaklanmış durumda. Tartışmalar, yorumlar sürüyor. Bir yandan da “demirbaş sorunlarımızla” ilgili önemli gelişmelere tanıklık ediyoruz. PKK, sözünü ettiğimiz “demirbaş sorunlardan” biri. Bölgesel gelişmeler PKK sorununun karakterini değiştirdi. Örgüt, uzun yıllar sahici sivillerin yaşadığı köyler ve kasabalardan oluşan bir bölgeyi kontrol etmenin peşinden koştu. Ancak bu stratejik hedefini Türkiye’de bir türlü tahakkuk ettiremedi. [Devamı]
    İsrail, Hizbullah ve Suriye iç savaşında yeni dalga ihtimali
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Mart 2017
    Türkiye, Suriye iç savaşını çoğunlukla kuzey cephesi boyutuyla ele aldı. Tartışmalar, analizler ve geleceğe dair öngörüler kuzeyde faaliyet gösteren yerel, bölgesel ve bölge dışı aktörleri merkeze koydu. Rusya, ABD, Esad rejimi, İran, Türkiye, DAEŞ, PKK/PYD, El Nusra gibi.Bu süreçte, Suriye iç savaşının başından beri sessizliğini muhafaza eden ancak gelişmeleri dikkatlice izleyen İsrail çoğunlukla göz ardı edildi. Suriye’de kendi güvenliğini ilgilendiren askeri bir gelişme olduğunda ise, ortalığı fazlaca velveleye vermeden, hava saldırıları gerçekleştirip sonuçlarını dikkatlice izlemeyi yeğledi.Arap Baharı’nın sonuçlarının, bölgesel dengelerde görülen değişimin, İsrail lehine sonuçlar doğurduğunu söylemek çok da iddialı olmaz. İran bir yana, İsrail’e komşu devletlerin tamamı doğrudan tehdi [Devamı]
    Trump, güvenlik ve ‘general diplomasisi’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Mart 2017
    Trump’ın gerek içeride gerek dışarıda vurgu yaptığı konuların başında “güvenlik” geliyor. Güvenlik sorunları listesi oldukça uzun.  Füze denemeleri yapan Kuzey Kore’den nükleer kapasitesini artırma konusunda gizli gizli faaliyet gösterdiği düşünülen İran’a, üyelerinin yeterince kaynak ayırmadığı bilenen NATO’dan nereye konumlandırılacağı tam kestirilemeyen Rusya’ya kadar uzunca bir liste var. En popüler olanı ve kamuoyunun en fazla ilgisini çeken ise “radikal hareketler ve terörizm”.Trump, tüm bu küresel güvenlik sorunlarına çözüm ararken, en yakınında gördüğü ve fikirlerine itibar ettiği kurum ordusu ve generalleri olduğu açık. Şüphesiz ki Trump’ın bu yaklaşımının sadece kendi ülkesinde değil, rakipleri ve müttefikleri üzerinde de etkisi olacak.Nitekim bu anlayışın yansımalarını Irak ve S [Devamı]
    Barzani’nin seçimi: Yugoslavya mı, Çekoslovakya mı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Mart 2017
    Birinci Körfez Savaşı’ndan beri Irak’ın parçalanma ihtimali hiç gündemden düşmedi. Arap Baharı’nın tetiklediği gelişmeler, Şii ağırlıklı Irak hükümetinin yanlış politikaları, DAEŞ tehdidi, Iraklı Kürtlerin “milli arzuları” Irak’la ilgili tartışmaları masada tutuyor. Üstelik “Kürt devleti” kadar Sünnilerin geleceği de tartışma konularından biri.    Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, Bağdat gibi iç siyasette, ekonomide ve güvenlik alanlarında ciddi sorunlar yaşıyor. Ancak bu durum bağımsızlık fikrini gündemden düşürmüş değil. Bununla birlikte, reel politikanın gittikçe baskın olmaya başladığı da görülüyor. Barzani, son yaptığı açıklama ile Ortadoğu’daki mevcut durumu “Çekoslovakya ve Yugoslavya’nın dağılmasına” benzeterek “Doğu Avrupa halkları nasıl kendi devletlerine sahip olduysa Kürtlerin [Devamı]
    Suriye, ABD ve hikâye yazımı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Mart 2017
    Suriye ile ilgili gelişmeler her geçen gün daha da karmaşık hale geliyor. Ülke adeta atomlarına ayrılmış durumda. Sahadaki askeri gelişmelere, ilgili başkentlerdeki harekât planlarına, siyasi niyetlere ve yerel ittifak ilişkilerine bakınca iç savaşın daha uzun süre gündemde kalacağı açık. Mücadele sadece DAEŞ odaklı devam etmiyor. Çok sayıda, farklı karakterde aktör siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için rekabet ediyor. Elimizde oldukça uzun bir liste var. Esad iktidarını sürdürmeyi, Rusya askeri üslerini korumayı, PKK askeri/siyasi gücünü geliştirmeyi, Türkiye güvenliğini sağlamayı, İran Esad’ı ayakta tutmayı, DAEŞ tutunmayı deniyor. Bu tabloda hedeflerin diplomatik yollarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığını görenler, masada ellerini güçlendirmek isteyenler, umutlarını askeri gelişmeler [Devamı]