Arşiv

  • Eylül 2018 (11)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)

    Etiketler

    Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 18 Eylül 2018
    Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Yedi yıl süren iç savaş makas değiştiriyor. Bu noktada Türkiye, şu üç konuda kararlarını ve öncelikler listesini gözden geçirmek zorunda. Bunlar, Esad’la ilişkiler, Suriye’de muhalif Arapların durumu ve PKK/PYD’nin Suriye’de geleceği.Türkiye, Esad ve etrafında şekillenen rejimi “terör devleti” olarak tanımlamaya devam ediyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü dönüşü gazetecilere uçakta yaptığı konuşmada, bunu açıkça ifade etti.  Öte yandan, Türkiye gibi düşünmeyen birçok ülke var. Sadece Rusya ve İran’dan söz etmiyoruz. Başta BM olmak üzere diğer Batılı ülkeler de gelinen aşamada Suriye’de Esad’lı geçiş sürecinden söz etmeye başladılar ve planlar üzerinde çalışıyorlar. Böylesine kalabalık bir “liste”, elbette Türkiye’nin canını s [Devamı]
    İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Eylül 2018
    Tahran görüşmelerinin ardından tüm dikkatler İdlib’e çevrildi. Özellikle Türkiye’nin İdlib’de atacağı adımlar ve Rusya’nın tavrı merak konusu. ABD ve müttefiklerinin İdlib söylemlerindeki kayma ise daha ilginç. Bir ay öncesine kadar bölgedeki “teröristlerden” şikâyet eden ABD’li yetkililerin söylemleri aniden değişti. Bu gün İdlib, “kimyasal silah ve insani gelişmelerle” anılmaya başlandı. ABD’nin söylem değişikliği, Rusya’nın Suriye’de geri adım atmayacağı öngörüsüne dayanıyor. Olası bir harekât bölgede tozu dumana katacak. Böyle bir ortam, ABD’nin niyetlerini gizleyebilecek. Aynı zamanda Rusya’nın Suriye politikasını, “kimyasal silah kullanımı ve insani değerler üzerinden” baskı altına alarak imajını bozabilecek. Öte yandan, Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl bir şekil alacağı da önemli. [Devamı]
    Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 11 Eylül 2018
    Geçen yazıda Türkiye’nin Suriye stratejisinin beş bileşeninin olması gerektiğinden söz etmiştim. İdlib’in geleceği, PKK/PYD’nin konumu, ÖSO’nun istikbali, mülteciler ve yabancı teröristlerin nasıl temizleneceği.Yeni krizler üretme potansiyeline sahip İdlib daha yakından bakmayı hak ediyor. İdlib, hem Türkiye’nin Suriye stratejisinde yön değiştirici bir faktör hem de diğer aktörlerle ilişkilerinde belirleyici bir unsur. Stratejinin tüm bileşenlerinde hızlandırıcı, çeldirici etkiye de sahip. Örneğin, PKK’nın Suriye’deki kaderinden Özgür Suriye Ordusu’nun istikbaline, Türkiye-Rusya, Türkiye-İran, Türkiye-Avrupa ve Türkiye-ABD ilişkilerine kadar etkili olacaktır. Ayrıca, Rusya ve müttefiklerinin İdlib’de izleyeceği yol, sadece Türkiye’nin Suriye stratejisini belirlemekle kalmayacak, ABD’nin Su [Devamı]
    Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Eylül 2018
    Suriye’nin “toprak bütünlüğünü savunan” Türkiye’nin bu “siyasi hedefini” gerçekleştirmesi işlevsel bir strateji üretmesiyle mümkün. Bu stratejinin beş bileşeni/operatif alanı olduğu söylenebilir. Bunlar hızla gündeme giren İdlib’in istikbali. PKK’nın organik parçası, SDG/PKK-PYD’nin (Suriye Demokratik Güçleri) durumu. Türkiye’nin “Suriye muhalefeti” olarak tanımladığı ÖSO’nun, askeri ve sivil unsurlarının kaderi. Büyük sayılara varan, geçişken, karmaşık mülteci sorunu. Son olarak iç savaş sonrası “yabancı/yerli terörist savaşçıların ve cihatçılığın geleceği.Beş alan, hukuki, insani, siyasi, diplomatik ve güvenlik bakımından birbirlerini etkilemekte, dahası, dönüştürmektedir. Ayrıca, stratejinin işlemesi, farklı devlet kurumlarının yakın iş birliğini, ortak anlayışını gerektirmektedir. Öte [Devamı]
    Esad, Putin ve Suriye okumaları
    Nihat Ali Özcan, Dr. 04 Eylül 2018
    Geçen hafta radyoda konuşan Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Beşar Esad savaşı kazandı ama barışı kazanamadı”  dedi. İfade Batı kamuoyuna mazeret sunma çabasından öte bir şey değil gibi görünüyordu. Nitekim açıklama farklı yönleriyle sorunlu.     Suriye iç savaşına bütünüyle Esad penceresinden bakmak, sonuçları onun üzerinden okumak gerçekçi olmayabilir. Suriye’de askeri ve politik sürecin asıl sahibi, yürütücüsü Putin, küçük hissedarı ise İran’dır. Doğal olarak, askeri ve politik gelişmelere Putin’in penceresinden bakarak kimin kazandığını analiz etmek daha öğretici olabilir.Batı’ya karşı sürekli zemin kaybeden, gururu incinen Rusya, Putin’in iktidara gelmesiyle geniş bir coğrafyada karşı hamleye girişti. Yeni dönemin ilk işareti doğrudan kuvvet kullanılarak Gürcistan’da veri [Devamı]
    Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Ağustos 2018
    Rusya’nın Suriye’yi “muharebe laboratuvarı” olarak kullandığı tezi, Savunma Bakanlığı’nın iç savaşta 231 yeni silah ve teçhizatın denendiğini açıklamasına dayanıyor. Günde ortalama 70 İHA faaliyeti yürütülürken, elektronik savaş, insansız sistemler, muharebe sahasında karar verme süreçlerini ve hedef belirlemeyi hızlandırmayı amaçlayan yapay zekâ ürünleri, insansız sürüler, İHA savarlar, erken ikaz ihbar sistemleri denen ürünlerden bazılarıydı. [Devamı]
    Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Ağustos 2018
    Geçen yazımda, Rusya’nın yeni tip savaşlar için beş farklı amaçla “Suriye’yi laboratuvar” olarak kullandığını söylemiştim. Sadece Rus ordusu değil, ülkenin diğer kurum ve görevlilerinin de bu yeni tip savaş, diplomasi ve istihbarat ikliminden faydalandıkları ortada. Rus liderlere göre, Suriye iç savaşının sunduğu bir diğer fırsat alanı da şu: Farklı nitelik, karakter, çıkar, ilişki ve stratejilere sahip, “birbirine benzemez aktörleri” bir arada “idare etme” kapasitesi geliştirmek. İşin zorluğu ise, eş zamanlı, asimetrik savaş koşullarında, diplomasiden örtülü operasyonlara, istihbarattan doğrudan askeri güç kullanmaya kadar farklı yöntemler gerektiriyor olması.  Örneğin, aynı anda, NATO üyesi Türkiye ve PYD/PKK; İsrail ve Hizbullah; İran ve İsrail; Esad rejimi ve Suriye hava sahasını zaman [Devamı]
    Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Ağustos 2018
    Suriye iç savaşı çeşitli yönleriyle tartışılıyor. Haziran ayında Putin, birkaç gün önce de Rus Savuma Bakanlığı açıklamalarında iç savaşın göz ardı edilen bir yönünü gündeme taşıdılar. Buna göre, Suriye iç savaşı Rus Silahlı Kuvvetleri için bir “muharebe laboratuvarı” işlevi görmüştü. Başka bir ifadeyle, ordu sadece savaşın gereklerini değil, piyasanın isteklerini ve kendi durumunu gerçek savaş koşullarında test ederek sonuç çıkarmıştı.Elbette Suriye iç savaşı bu fırsatı sadece Ruslara sunmadı. Suriye sonuçta ders alma niyet ve kapasitesi olan herkese açık bir laboratuvardı. Sadece devletlere değil, devlet dışı aktörlere de hitap etti. Rusların konuyu gündeme taşımış ve veri paylaşmış olmaları onları bu yazının merkezine taşıdı.    Soğuk savaş boyunca Sovyet ordusu dünyanın değişik yerleri [Devamı]
    İdlib'de Bir Adım Sonra...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Ağustos 2018
    İdlib gündemdeki yerini koruyor. Geçen hafta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Rusya ziyareti de işin ciddiyetini gösteriyor. Nitekim ziyaret üç hususta dikkat çekiciydi. İlki, İdlib sorununun karakterini ve kurumsal izdüşümünü gösteriyordu. İkincisi, güneyde işini bitiren Rusya’nın gittikçe sabırsızlandığı açıktı. Son olarak, Türkiye’de güvenlik konularının askeri ayağında, iş yapma biçimi, kuralları, MSB ile Genelkurmay ilişkileri değişmeye başlamıştı. Önümüzdeki dönemde buna benzer tabloları sıkça göreceğimiz anlaşılıyor.  Bugünlerde Suriye’yi ağırlıklı olarak yine İdlib üzerinden konuşuyor olsak da, sorunun daha geniş ve karmaşık olduğunu biliyoruz. Nitekim Türkiye’nin Suriye’de eş zamanlı yönetmesi gereken üç temel sorunu/konusu var. Taraftarları, çözüm sü [Devamı]
    İstihbarat sayesinde, av ve avcının rolleri değişirken…
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Ağustos 2018
    TSK, 15 Ağustos günü Milli İstihbarat Başkanlığı ile birlikte Irak/Sincar bölgesinde bir operasyon gerçekleşti-rildiğini bildirdi. Operasyon sonucu PKK’nın Sincar sorumlusu İsmail Özden ile bazı teröristler araçlarında vuruldular. Aslında hemen her gün açıklamanın benzerlerine medyada rastlamak mümkün. Özellikle de lider kadroların “etkisiz hale getirildiği” günlerde. Ancak bu sefer yapılan operasyonu diğerlerinden ayıran bazı özellikler dikkat çekiyor.Terörle mücadele yürüten sınırlı sayıda ülke, sabit veya hareketli terör hedeflerini uzak mesafeden etkisiz hale getirebiliyor. Bunu uçak, helikopter, füze, topçu veya SİHA (silahlı insansız hava araçları) ile gerçekleştiriyor. Örneğin, İsrail bu yöntemi ilk defa 14 Şubat 1991’de başardı ve etkili sonuç aldı. İHA ile gerçek zamanlı istihbara [Devamı]