Arşiv

  • Temmuz 2018 (11)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)

    Etiketler

    Yeni dönem, MSB ve TSK
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Temmuz 2018
    Türkiye’nin sancılı ve tartışmalı sivil asker ilişkileri tarihinde yeni bir sayfa açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanabileceğini açıkladı. Devletin yeniden yapılandırıldığı bu süreçte, E. Org. Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı görevine atanması bu konuda önemli mesafe alındığını gösteriyor. TSK, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında büyük travmalar yaşadı. Çok sayıda general, subay, astsubay tutuklandı veya tasfiye edildi. Hükümet, benzeri girişimleri önlemek amacıyla, emir komutayı, personel yetiştirme düzenini, tayin ve terfi sistemini sıkı biçimde kontrol altına almaya girişti.    Bu gün küresel ve bölgesel gelişmeler iktidarda kimin, hangi partinin olduğuna bakılmaksızın, Türkiye’nin güçlü ve etkin bir Silahlı Kuvvetler’e [Devamı]
    PKK neden sivilleri öldürür?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Temmuz 2018
    PKK’nın sivillere yönelik eylemlerinde gözle görülür bir artış var. Doğubayazıt’ta Mevlüt Bengü ile Diyarbakır’da baba oğul iki çoban PKK tarafından katledildi. Örgüt kırk yılda binlerce terör eylemi yaptı. Çoğu unutulmuş olsa da binlerce insanı katletti. Sadece asker ve polisleri şehit etmekle kalmadı. Çok sayıda bebek, çocuk ve kadını katletti. Öğretmenler, kaymakamlar, doktorlar, imamlar ve mühendisleri hatırlamak gerekir.Ankara’da canlı bomba eyleminden Kuşadası’nda sivil araç bombalamaya, Pınarcık’ta, Başbağlar’da toplu sivil katliamlarından orman, okul yakmaya, insanları kurşuna dizmeye kadar birçok terör eyleminde imzası var. Örgüt, teröristlerin akıl/icat ettiği tüm yöntemleri denedi. Kıdemli bir örgüt olarak Türkiye ve dünya terör tarihinde yerini aldı.Diğer örgütler gibi PKK da t [Devamı]
    ‘Şirketler arası muharebeden’ ülkeler arası ‘ekonomik savaşa’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Temmuz 2018
    ABD, 2. Dünya Savaşı’nın ardından kurduğu düzeni uzun yıllar sürdürmeyi başardı. Düzen politik, ekonomik, güvenlik, finans alanlarında kurallara ve kurumlara dayanırken, uyumlu bir bütünlük arz ediyordu. Dahası, politik ve askeri alanlarda güçlü rakibi Sovyetler Birliği, hiçbir zaman ekonomik ve finans alanında ciddi bir tehdit oluşturamadı. Her ne kadar bir ara Japonya, ekonomide “sessizce” meydan okusa da sonuçta aynı taraftaydı ve bir süre sonra da tehdit olmaktan çıktı.Sovyetler yıkılıp, Soğuk Savaş sona erince yeni düzenin nasıl olacağı hakkında bitmez tükenmez tartışmalar yaşandı. Her seviyede, herkes yeni risklerden, yeni fırsatlardan bahsetmeye başladı. Sovyet tehdidinin sona ermesi aktörleri çeşitlendirirken uluslararası rekabette ekonomi ön plana çıkmaya başladı. Serbest piyasanı [Devamı]
    İran’da rejim değişikliği ve ‘üçüncü yol’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Temmuz 2018
    Trump İran’ı sık sık dünya gündemine taşıyor. Bu ülkeye dair önemli ekonomik, politik kararlar alıyor. Bir yandan da cepheyi genişletmeye çalışıyor. Politik hedefinin İran’da “rejim değişikliği” olduğunu gizlemiyor. Attığı adımları, hamleleri bu çerçevede okumak gelişmeleri anlamamızı kolaylaştırabilir. ABD’nin politik hedefi kadar, “rejim değiştirme” stratejisi de her geçen gün belirginleşiyor. Yıllar içinde, politik hedefin diplomasi yoluyla gerçekleşmeyeceği anlaşıldı. Bu aşamada Trump, doğrudan askeri güç kullanmanın da faydadan çok zarar vereceğini, işleri daha da karıştıracağını biliyor. Ancak bu, askeri gücün farklı biçimlerde ve ölçekte kullanılmayacağı anlamına da gelmiyor.  Nitekim ABD ve müttefikleri İsrail ile Suudi Arabistan bir yandan Suriye’de, Yemen’de İran’ı askeri alanda [Devamı]
    Türkiye’yi ‘makas değiştirmeye’ zorlamak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 29 Haziran 2018
    Seçim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zaferiyle tamamlandı. Şimdi dikkatler siyasi gücün yeni karakteri ve bürokratik örgütlenme modelin odaklandı. Atamalarla kimlerin ön plana çıkacağını, karar alma süreçlerinin nasıl işleyeceğini, kurumlar arası eşgüdümün nasıl sağlanacağını göreceğiz. Seçim öncesi dondurulmuş sorunlar birdenbire hareketlenmeye başladı. Elde uzunca bir yapılacaklar listesi var ve gelişmeler çok hızlı.Bu çerçevede ABD ile ilişkiler, “yangında ilk kurtarılacak” işlerin başında geliyor. Mevzu, iki aktörün belirli bir konuda farklı bakış açılarına sahip olmalarının çok ötesinde. İç ve dış güvenlikten dış politikaya, ekonomiden, finansa, kamu diplomasisinden hukuki sorunlara kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Dahası, ABD ile yaşanan sorunlar, Türkiye’nin üçüncü taraflarla (de [Devamı]
    Yeni dönemde terörle mücadele
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Haziran 2018
    Sonuçlar ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun. Türkiye böylece bir seçimi daha geride bırakmış oldu.  Seçimin yüksek katılımla gerçekleşmiş olması önemli. Türk demokrasisinin geldiği aşamayı, iktidarın meşruiyetini ve kamuoyu desteğini gösteriyor. Eğer güvenlik ve terör gibi sorunlardan muzdaripseniz, halkın desteği, otoritenin meşruiyeti mücadele stratejilerinde önemli bir yere sahiptir. [Devamı]
    Seçim ve bir HDP klasiği olarak Diyarbakır
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Haziran 2018
    Her seçim sonrası iki konuda tartışma kaçınılmazdır. Birincisi, seçim sonrasına olacaklara dair tahminlerdir. Seçimi kazananın iç ve dış politikadaki olası yaklaşımları, ekonomik düzenlemeler. Diğeri partilerin, liderlerin hezimeti/başarısı üzerine yürüyen bitmez tükenmez tartışmalar. Ayrıca tartışmalar, özellikli bazı şehirlerde üzerinde yoğunlaşır. Tıpkı Diyarbakır gibi.Seçimlerde Diyarbakır’ı öne çıkaran konu Halkların Demokrasi Partisi’nin “kalesi” olarak görülmesi. Nitekim HDP, 7 Haziran 2015’de 11 milletvekilinin 10’nu, 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimlerin de 9’unu aldı. Halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gittiği 2014’te de HDP adayı Selahattin Demirtaş Diyarbakır’da oyların %64 ünü aldı.Son seçimlerinin üzerinden dört yıl geçti. Bu sürede içeride ve dışarıda, [Devamı]
    ‘Şanslı’yı takdimimdir
    Nihat Ali Özcan, Dr. 22 Haziran 2018
    Bu pazar sandığa gidiyoruz. Kampanya boyunca liderler bir dizi vaatte bulundular. Liste uzun. Ekonomiden dış politikaya, eğitimden güvenliğe, askerlikten mülteci sorununa kadar. Bu köşeyi okuyanlara garip gelse de bugünkü yazımı, seçim vaatleri arasına giren “sokak hayvanlarına” ayırdım. Sakarya’da bir yavru köpeğin ayaklarının ve kuyruğunun hunharca kesildiğini gösteren resimlerin medya ve sosyal medyada haber olması birçok insanın vicdanını yaraladı. Masum bakışlı yavru köpek hayatını kaybetti. Hepimiz bu vicdanlara sığmayan davranışı kimin, hangi motivasyonla yapabildiğini sorgulamaya başladık. İnsanlarımızda eksik olan neydi? Benzer hadiselerin önlenmesinde hukuki düzenlemelerin etkisi olur muydu? Mevcut koşullar ve tutumlar ışığında, masum bakışlı siyah köpek yavrusunun başına gelenle [Devamı]
    Mecburi askerlik ve bedelli beklentisi (2)
    Nihat Ali Özcan, Dr. 19 Haziran 2018
    Seçime sayılı günler kala cumhurbaşkanı adayları, parti liderleri “bedelli askerlik” vaatlerini yenilediler. Bu noktada seçimin galibi kim olursa olsun, “bedelli askerlik” düzenlemesi yapılacak gibi görünüyor. Çünkü mükelleflerde/seçmenlerde büyük bir beklenti yaratılmış durumda. Vaatler silah altındaki yedek subayları, er ve erbaşları, birliklerde düzeni, psikolojiyi etkilemeye başlamıştır bile. Dahası, Milli Savunma Bakanlığı’nın önümüzdeki celp askere alacağı mükelleflerin bir kısmı düzenlemeye girmek isteyecektir. Sadece “bedelli askerlik” gibi görünse de, konu/sorun bir seçim vaadinin ötesinde ilgi ve tartışmayı hak ediyor. Bugün TSK’nın tek sorununun zorunlu ve bedelli askerlik olmadığını biliyoruz. 15 Temmuz menfur darbe girişimi ve öncesinde yaşanan olaylar sonunda TSK önemli sayıd [Devamı]
    Mecburi askerlik ve bedelli beklentisi (1)
    Nihat Ali Özcan, Dr. 15 Haziran 2018
    Her seçim öncesinde olduğu gibi, yine “bedelli askerlik” gündeme geldi. Birçok mükellef, çeşitli nedenlerden dolayı bu görevi/hakkı hayatının önünde çözülmesi gereken bir “engel” olarak görüyor. Öte yandan, uygulamaların çokluğu/farklılığı da sistemi yozlaştırıp, adalet duygusunu örseliyor.   Nitekim Başbakan Yıldırım’ın verdiği rakamlar bu manada çok çarpıcı. Açıklamaya göre, toplam 5.448.858 kişi bir şekilde mecburi askerlikle ilişkili. Sorun sadece askere gitmeme/gidememe değil, sorun, aynı zamanda, devletin de yükümlüleri silahaltına alamamasıyla ilgili. Sonuçta çocukları için kaygılı aileleri de dâhil ederseniz, 15 milyonu ilgilendiren bir konudan söz ediyorsunuz demektir. Bu büyüklük hiçbir siyasi liderin, partinin yok sayamayacağı bir seçmen kitlesi demek.  Bütün bunlar sorunu sadec [Devamı]