Arşiv

  • Kasım 2017 (12)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)

    Etiketler

    Medya, kamuoyu, siyaset ve TSK
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Şubat 2017
    Geçen hafta Hürriyet gazetesinde yer alan “Karargâh rahatsız” haberinin tetiklediği tartışma ve eleştiriler ders alınacak nitelikteydi. Sadece gazete eleştiri bombardımanına tutulmadı. Aynı zamanda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da hissesine düşeni fazlasıyla aldı. [Devamı]
    Uçtuk, kaçtık derken neden ancak bir arpa boyu yol aldık?
    Güven Sak, Dr. 27 Şubat 2017
    Vakıa ile kavga edilmez. Önce rakamlar. 1970’lerin başından bugüne Türkiye’nin kişi başına milli geliri Amerikan kişi başına milli gelirinin yüzde 20’si civarında oynadı durdu. Az aşağıdaydı eskiden, şimdi az yukarıda. Ama vakıa ortada: Amerikan kişi başına milli gelirinin yüzde 20’si civarı. Arada büyük Türkiye var, nurlu ufuklar var ama sonuç yüzde 20’nin  az altı, az üstü sonuçta. Nedir Türkiye’yi geride tutan? Aklınıza bir sürü açıklama gelebilir elbette ama ben milletin ülke ile ilgili ortak bir gelecek vizyonuna sahip olmasının son derece önemli olduğunu düşünmeye başladım doğrusu. Anlatmak isterim. [Devamı]
    Rakka operasyonunun bir adım ötesi: Politik yansımaları
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Şubat 2017
    Rakka’yı DAEŞ’den almak için girişilen operasyon sürüyor. Harekâtı ABD Özel Kuvvetleri koordinesinde PKK/PYD da yürütüyor. Ancak sorunun karakteri, çatışan çıkarlar, bölgeye hâkim kaotik politik iklim harekâtın sorunları çözmek yerine bir sonraki adımda yeni ve öngörülemez sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Başka bir ifadeyle, harekât açıkça tarif edilmiş bir politik hedefi gerçekleştirmekten uzak. Bugünkü haliyle harekât, “asimetrik bir düşmanın” fiziki kapasitesini azaltmaya ve kamuoyunu rahatlatmaya yönelik istatistikî veri üretmeye matuf görünüyor. Oysa DAEŞ gibi hibrit bir düşmanla mücadele, sadece fiziki kapasiteyi zayıflatmayı hedeflemez. Daha önemli olan, temizlik sonrası coğrafi mekânları elde tutmayı ve yeniden siyasi, sosyal “meşru” bir yapıyı inşayı gerektirir. Bu hedefin gerç [Devamı]
    Biz bu işi neden yaptık?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Şubat 2017
    1 Kasım 2016 tarihinde, yani bundan üç ay yirmi iki gün önce bir dolar 3 lira 10 kuruştu. Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi ise yüzde 7.80 düzeyindeydi. Bu tarihten itibaren döviz kurunda baş döndürücü bir artış gördük: Bir ay sonra –aralık ayının başında- dolar kuru 3.45’e çıktı; farklı bir ifadeyle kur yüzde 6 arttı. Aradan bir ay daha geçti ve yeni yılın ilk iş günü bir dolar 3.54’e yükseldi. Yirmi beş gün sonra, 27 Ocak günü döviz kuru 3.88’e sıçradı. Bu yazının kaleme alındığı pazartesi günü ise bir dolar 3 lira 62 kuruşa gerilemişti (tüm bu hareketler grafikte gösteriliyor).Soru şu: Ne oldu da üç aydan biraz kısa bir sürede 3.10’dan 3.88’e sıçrayan, yani yüzde 25.2 oranında artan döviz kuru, bir aydan kısa bir sürede 3.62’ye geriledi? Soru şüphesiz çok kolay bir soru; yanıtı yeteri kad [Devamı]
    Geri planda kalan cephe: İran
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Şubat 2017
    İran yönetiminin Arap Baharı’nın ilk günlerinde kaygılı olduğu gözden kaçmıyordu. Ancak kısa süre sonra, İran, gelişmeleri avantaja çevirmeyi başardı. Özellikle de devletlerin çöktüğü, iç/sivil savaşların etkili olduğu ülkelerde. Bugün hemen her yerde İran’ın ayak izlerine rastlamak mümkün. Devlet dışı aktörlerin ön plana çıktığı iç savaşa duçar olmuş ülkelerde Şii topluluklar üzerinden nüfuzunu hissettiriyor. Şüphesiz ki bu gelişmelerde İran’ın örtülü operasyon kapasitesi kadar, küresel dengelerdeki değişim ve belirsizlik de etkili oldu. [Devamı]
    BİT endeksinde 57’den 70’e geriledik
    Güven Sak, Dr. 20 Şubat 2017
    Ülkeler ikiye ayrılıyor: Yeni sanayi devrimine hazırlık yapanlar ve yapmayanlar. Türkiye halen ne yazık ki ikinci grupta yer alıyor. Türkiye, yeni sanayi devriminin farkındaymış gibi konu üzerine konuşuyor ama ortada ses var görüntü yok. Ben yöneticilerimizin halen dünyanın nereye doğru gitmekte olduğunu tahayyül edebildikleri kanaatinde değilim doğrusu. Tahayyül edebiliyor olsalardı, burada olmazdık. İlk olarak, Türkiye, aleme nizam verme konusunda büyük mesafeler aldığını iddia ettiği 2007-2016 döneminde, Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) endeksinde 56’ncı sıradan 70inci sıraya gerilemezdi. İkinci olarak ise, yöneticilerimiz ekonomimizin doğru yolda olduğunu anlatmak için her ağızlarını açtıklarında, akıllarına 21’inci yüzyılın 17’nci yılında hala köprü ve havaalanı projeleri gelmezd [Devamı]
    Yerli tuz (da) kokarsa, ithal tuz iş görür mü?
    Serdar Sayan, Dr. 16 Şubat 2017
    çok iyimser olmadığımı itiraf etmeliyim. Ama yoğunluğum dolayısıyla epeydir uzak kaldığım İktisat ve Toplum okurları ile tekrar buluşuyor olmaktan dolayı mutluyum. Ne zamandır Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin “El Chapo” Guzman’ın 2016 başında Meksika polisi ve deniz piyadeleri tarafından üçüncü kez yakalanmasından sonra[1] yapılan tartışmanın düşündürdükleri hakkında yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş. [Devamı]
    Şimdi bu işin dibini görmüş sayılır mıyız?
    Güven Sak, Dr. 16 Şubat 2017
    Ocak ayının başlarında 1 Dolar yaklaşık 3,60 Lira ediyordu. Bugün yine benzer bir noktaya geldik ama Ocak ayı sonunda 3,90’a yaklaşan bir seviyeden. 2015 yılı Ocak ayının başında 1 Dolar 2,30 Liraydı, hatırlatayım. O günden beri Lira Dolar karşısında hızla değer kaybetti, sonra biraz toparlandı. Ocak ayı sonunda baksanız 2 yıllık değer kaybı yüzde 70’e yakın olurdu, bugün yüzde 57’de duruyor. Türk Lirasının Amerikan Doları karşısındaki serencamında artık işin dibini görmüş sayılır mıyız? Doğrusu ya,  ben bu soruyu “Hayır” diye cevaplama eğilimindeyim, “biz daha bu işin dibini görmüş filan değiliz”. Gelin kısaca bir  ne düşündüğümü anlatmaya çalışayım. [Devamı]
    Kamu ve özel bankaların kredi arzlarında farklılık
    Fatih Özatay, Dr. 15 Şubat 2017
    Geride bıraktığımız yılın ikinci yarısında belirgin biçimde düşen iç talebi artırmak için ardı ardına kararlar alınıyor. Bu kararların bir yansıması da banka kredilerinde gözleniyor. [Devamı]
    Dünyanın çivisi neden çıktı?
    Güven Sak, Dr. 13 Şubat 2017
    Etrafta alışmadığımız işler oluyor, bilmem farkında mısınız? Her gün alametler artıyor. Dünyanın çivisi yerinden oynamış gibi duruyor. Amerika’nın başında, serbest ticaretin, Meksikalıların uydurması, küresel ısınmanın ise Çinlilerin Amerika’ya kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyen, söylediği yetmezmiş gibi üstelik söylediklerine de hakikaten inanıyormuş gibi davranan bir başkan var. Amerika’daki son başkanlık seçimleri ile bir nevi, küreselleşme sürecinin lideri, liderlikten çekilmeye karar verdiğini ilan etmiş gibi oldu. Bunun öyle uzun uzun düşünerek yapılmadığı da Amerika’daki keşmekeşten kolaylıkla anlaşılabiliyor sanırım. Şimdi Amerika’nın başında, hayatı boyunca hep kendi halka kapalı, özel şirketini yönetmiş, bunu yaparken de kimseye hesap vermemiş bir insan var. Hesap verme zorunlul [Devamı]