Arşiv

  • Eylül 2017 (14)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Irak ve bitmeyen kaos
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Mart 2017
    TSK ve Özgür Suriye Ordusu’nun El Bab’ı DAEŞ’ten temizlemesi, PKK/PYD’nin ABD ile yürüttüğü Rakka operasyonu ve Rusya’nın Afrin’e kuvvet göndermeye devam etmesi Suriye’yi gündemde tutuyor. Oysa diğer komşumuz Irak’ta sorunlar her geçen gün derinleşiyor ve daha karmaşık hale geliyor. Irak’ta, fiziki temizlik ilerledikçe DAEŞ’in devletimsi yapısının sonuna gelindi. Yakında, en azından şehirlerde, DAEŞ bayrağı görmeyeceğiz. Konuyla ilgilenenlerin ortak görüşü, örgüt yok olamayacak, karakter değiştirerek yoluna devam edecektir. DAEŞ veya ondan türeyecek olan benzer örgütler eylemleriyle sahada, fikirleriyle siber âlemde var olmayı sürdürecekler. Askeri harekâtın neden olduğu yıkım, kayıp, öfke, yerel kültür ve yöneticilerin beceriksizliği, bölgesel rekabetle birleştiğinde benzer tablonun tekra [Devamı]
    Hiç otoyol haritasına baktınız mı?
    Güven Sak, Dr. 30 Mart 2017
    Ben Çin’e ilk kez 2014 sonunda gittim yanılmıyorsam. Dikkatimi çeken ilk husus Çin’in otoyolları oldu doğrusu. Kesinlikle Hindistan’dan farklıydı. Yeni Delhi’den Akra’ya, adına otoyol denilen bir bölüntülenmiş yoldan nasıl gittiğimi hatırlıyorum; etrafta motorlar, hayvanların çektiği araçlar, insanlar vardı. Hep bir yerleşim biriminin içinden sıkışık trafikte, yavaş yavaş geçiyorduk. Yol kocaman deliklerle doluydu. Aynı durum mesela Yemen’de, Aden’den Hudeyde’ye giderken de vardı. Çin altyapı sorununu çözmüştü. Hindistan çözememişti. Yemen’i tartışmaya eklemek bile hata olur zaten. [Devamı]
    Yok artık; İspanya’dan ve Yunanistan’dan bile mi düşük?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Mart 2017
    Haftanın sonunda 2016 yılının son çeyreğine ilişkin gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYH) ve dolayısıyla büyüme oranını öğreneceğiz. Eskiden olsa bayağı bir merakla beklerdim açıklanacak GSYH verilerini. Oysa şimdi yerli yerine oturtamıyorum yeni büyüme oranlarını. Bu, sadece bana özgü değil. Farkındaysanız çoğu analist yorumlarında eski (GSYH) verilerini kullanıyor. Sıkça vurgulanan 2012-2016 döneminde büyüme oranındaki önemli düşüş. Oysa yeni GSYH verilerine göre böyle önemli bir düşüş yok büyüme oranında. Tek başında bu bile yeni GSYH verileri ile hesaplanan büyüme oranlarına kuşkuyla yaklaşıldığını gösteriyor.Bu durumda ekonominin içinde bulunduğu durumu sağlıklı kestirebilmek için başka verilerden medet umuyoruz. Bu verilerin başında işgücü verileri geliyor. Orada işler iyiye gitmiyor. İ [Devamı]
    ‘Buharlaşmaya başlayan’ Gülen-darbe ilişkisi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Mart 2017
    "Darbe”, tıpkı terörizm gibi “siyasi” bir hedefi gerçekleştirmek amacıyla başvurulan, temelde zor, korku ve şiddet içeren kısa metrajlı bir yöntem. Siyasi hedef çoğunlukla hükümeti alaşağı etmektir. Yaratacağı sonuçlar devletleri/devlet dışı aktörleri, bireyleri yakından ilgilendirir.Bugünlerde 15 Temmuz’a dair “bilgi/propaganda” savaşında gözle görülür bir artış var. Özellikle istihbarat dünyasından ardı ardına açıklamalar geliyor. Her ne hikmetse Batılı istihbarat örgütleri “darbe ile Gülen arasında ilişkiyi gösteren yeterli kanıt göremediklerinde” ısrarcılar. Konu Türkiye ve darbe olunca, İngiliz ve ABD istihbaratının ortak görüşe sahip olmaları sürpriz değil. Çünkü istihbarat piyasasında iki ülkenin çok özel ilişkileri var. Alman istihbaratı da bu kervana katılmış durumda.Yine de ABD’n [Devamı]
    Türkiye, neden yalnızca yakın ülkelere mal satabiliyor?
    Güven Sak, Dr. 27 Mart 2017
    Ben bugünlerde Türkiye’nin dış ticareti ile ilgili olarak TEPAV analistlerinin derlediği rakamlara bakıyorum. Doğrusu ya, bir örüntü görüyorum. Türkiye, Avrupa Birliği dönüşümü sayesinde yakın çevresine artık daha çok imalat sanayi ürünü satabiliyor. Ama ticaret menzili uzadıkça, uzaklardan gelenler bize mal satabilirken biz onlara satamıyoruz. Nedir? Türkiye’nin en çok dış ticaret açığı verdiği ülkeler listesinde uzak ülkelerin sayısı artıyor. Türk sanayiinin geleceğini tartışırken, ben, bu vakıa üzerinde dikkatle düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim doğrusu. Türkiye, neden sadece yakınındaki ülkelere mal satabiliyor? Neden uzaklara erişemiyor? Nedir bu, zenginleşme hayalimiz artık bir sınıra mı dayandı yoksa? Galiba evet. [Devamı]
    ABD ve Rusya arasında PKK/PYD
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Mart 2017
    DAEŞ’le mücadele gündem-deki yerini koruyor. Mücadele, farklı olayları tetikliyor, dengeleri bozuyor ve ilişkileri zehirliyor. Hafta başında ABD’de yapılan DAEŞ karşıtı koalisyon toplantısının amacı ortak bir anlayış ve sıkı bir işbirliği sağlamaktı. Üye ülkelerin yapabilecekleri katkılar tartışıldı. İstihbarat değişiminden askeri çabalara, ortak bir stratejiden gayretlerin birleştirilmesine, mülteci sorunundan kısa süre sonra gündem gelecek olan siyasi düzen inşasına kadar uzun bir tartışma listesi vardı. Ancak tüm katılımcıların, DAEŞ’in sahneden silinmesi konusunda hem fikir olsalar da değiştireceği dengeler, bozulan ilişkiler, inşa edilecek yeni düzen konusunda hemfikir oldukları söyleyemeyiz. DAEŞ sorunu sadece Suriye ve Irak’la sınırlı değil. Ancak her iki ülke de örgütü var eden, gü [Devamı]
    Kore yarımadasında işler yolunda gitmiyor
    Güven Sak, Dr. 23 Mart 2017
    Kore yarımadasında iş bu defa ciddi duruyor doğrusu. Kuzey Kore önce nükleer bomba yapımı konusunda mesafe almış olduğunu herkese göstermişti. Şimdi ise kıtalar arası balistik füze denemeleri yapmaya başladı. Aslında Kuzey Kore’nin bugünlerde yaptıkları öyle atla deve değil doğrusu. Nükleer bombalar ve kıtalar arası balistik füzelerle ilgili teknoloji 1940ların sonundan, 1950lerden kalma. Ortada öyle “milli bomba” yaptık diye sevinecek bir şey yok. Ama seviniyorlar işte. Ne yapsınlar? Sevinecek pek bir şeyleri yok garibanların. Teknoloji eski meski ama sonuç itibariyle baktığınızda hala yeterince öldürücü ve etkili. Ortadaki korkuların kaynağı da bu. Kuzey Kore rejimine öyle silah filan emanet etmek mümkün değil sonuçta. Ben, Kore yarımadasında işlerin bu kez hakikaten yolunda gidip gitmed [Devamı]
    Otomatik katılım neden patinaj yapıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Mart 2017
    “Normal” ekonomilerde yurtiçi tasarrufu artırmak için yapılabilecek “en iyi, en doğru yapısal reformlar listesi”nin ilk sıralarında gelen “sisteme herkesin otomatik katıldığı ama her katılana sistemden çıkma (cayma) tercihinin verildiği bireysel emeklilik sistemi” reformu Türkiye’de neden patinaj yapıyor?Haber şöyle: “1 Ocak’ta bin ve daha fazla çalışanı olan işletmelerden başlayan ve 45 yaş altındaki tüm çalışanların otomatik olarak katıldığı bireysel emeklilik sisteminden cayma tercihini seçerek çıkanların oranı 1 Mart itibariyle yüzde 54’e ulaştı”.Psikoloji ve davranışsal iktisat alanındaki çalışmalar bize kişilerin kendi çıkarlarına uygun davranmayabileceklerini gösteriyor. Bu nedenle özellikle sağlık, eğitim ve emeklilik gibi alanlarda onların çıkarlarına olacak uygulamalarda “yol gös [Devamı]
    Almanya ile ‘düşük yoğunluklu istihbarat savaşları’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Mart 2017
    Alman Dış İstihbarat’ının şefi Bruno Kahl gazetecilere yaptığı açıklamayla zaten hassas olan Türk-Alman ilişkilerini biraz daha gerdi. Aslında kısa süre önce, Alman İç İstihbarat’ının şefi Hans-Georg Maassen de gazetecilere “sorunlu” bazı açıklamalarda bulunmuştu. Maassen’e göre, Türkiye’deki siyasi gerilim ve gelişmeler, ülkesinin güvenlik ortamını bozmaktaydı.Akla gelen ilk soru şu: Alman istihbaratını yönetenler neden medyayla bu kadar içli dışlılar? Hikâye, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD tarafından kurulan Alman istihbaratının bu ülkenin “resmi” kontrolünden çıktığı 1968 sonrasında başlıyor.Bir dizi skandala imza atan Alman istihbarat örgütünü zapturapt altına almak, başına buyruk, hukuk dışı faaliyetlerini önlemek ve denetimini sağlamak isteyen hükümet “açıklık ve şeffaflık” tezine s [Devamı]
    Yalnızca şekerlemeler değil artık şeker kutuları da Çin’den
    Güven Sak, Dr. 20 Mart 2017
    Geçenlerde Çinli DHgate’in alışveriş sitesini gördüğümde şaşırdığımı itiraf etmeliyim. DHgate, bir internet alışveriş merkezi (e-AVM). e-AVM’lerin şirketten halka satış yapanları (B2C) olduğu gibi, şirketten şirkette (B2B) satış yapanları da var. Amerikan e-AVM’si Amazon’u zaten tanıyordum. Üstelik alışveriş de yapıyordum. Çin’in Alibaba’sını da duymuştum. Ama doğrusu ya, Çinli DHgate’in e-AVM’sini görmek beni şaşırttı. Çin’in bu e-AVM’sini görünce, “Tevekkeli, Çin, Türkiye’nin bir numaralı ithalat partneri olmadı” dedim. Bugün e-AVM’yi görünce neden şaşırdığımı ve Türkiye için neden hüzünlendiğimi size anlatmak isterim doğrusu. Başkaları yapıyor, bize hep dedikodusu kalıyor. Eskiden Batılılar yaparken dedikodusunu yapardık. Şimdi Asyalılar yapıyor ve dedikodusu yine bize kalıyor. [Devamı]