Arşiv

  • Eylül 2017 (14)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Öksüz kaçtı, kim kaldı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Temmuz 2017
    15 Tem-muz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Hadisenin her aşaması farklı yönleriyle tartışılıyor. Tartışmalar gerçeklerden uzak, efsaneler ve komplo teorileri etrafında sürüyor. [Devamı]
    Üstüme vazife değil ama…
    Fatih Özatay, Dr. 26 Temmuz 2017
    Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı var. Merkez Bankası’nın ne karar alacağı konusunda pek bir tartışma yok ortada. Bunun bir nedeni “yaz rehaveti”. Ama asıl nedeni, ortada “ilginç bir olay” olmaması. “Olay yok” derken, döviz kurunun son haftalarda izlediği sakin seyri kastediyorum. Aynı “sakinlik” enflasyon açısından da geçerli olsaydı, Para Politikası Kurulu’nun toplantısı hakkında orada burada konuşulmaması çok olumlu bir gelişmeye işaret edecekti; “döviz ve enflasyon açısından her şey normal” diyecektik. [Devamı]
    Türk-Amerikan ilişkileri zehirlenirken...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Temmuz 2017
    Büyük umutlarla başlayan Arap Baharı çok sayıda sorunu miras bırakarak sahneyi terk etmiş görünüyor. Gündem hızla “demokrasi ve özgürlüklerden” güvenlik alanına kaydı. Artık tartışmalar güvenlik ağırlıklı uzun bir listeden oluşuyor. Göç ve sığınmacı sorunlarından terörizme, iç savaşlardan radikalleşmeye, sınır güvenliğinden şehir savaşlarına, kimyasal silahlardan vekâlet savaşlarına kadar. Dahası, küresel ve bölgesel denge arayışlarını, müttefiklik ilişkisinin değişen karakterini de tartışıyoruz. [Devamı]
    Son 25 yıldır Türk sanayiinde değişen nedir?
    Güven Sak, Dr. 24 Temmuz 2017
    1980 yılında Türkiye’de kişi başına gelir 1,500 dolar civarındaydı. 2000’li yılların başında 3,000 dolara gelmiştik. 2007’de 10 bin dolar sınırına vardık. O günden beri de aynı yerde patinaj yapıp duruyoruz. 1980’den bugüne büyük resme baktığımızda ne görüyoruz? 1980’lerin başında hala uyuşuk bir tarım ülkesi olan Türkiye’nin, orta teknolojili bir sanayi ülkesine dönüştüğünü görüyoruz. İhracat rakamları bu dönüşümü gösteriyor. Ama hakikatin birden çok yüzü var. Aynı dönüşüm sürecine bir başka açıdan da bakmak mümkün. Gelin bugün İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinden hakikatin öteki yüzüne bir bakıp, size üç adet sonuç çıkartayım. Son 25 yılda Türk sanayiinde değişen ve değişmeyen nedir? Hazırsanız başlayalım. [Devamı]
    Abdi İbrahim, Amerikalı biyoteknoloji start-up’ı Ocugen’e yatırım yaptı
    Selin Arslanhan Memiş 24 Temmuz 2017
    Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin en büyük ilaç şirketlerinden Abdi İbrahim’in, Amerikalı start-up Ocugen’e 7,5 milyon dolarlık yatırım yaptığı açıklandı.[1] Abdi İbrahim ile birlikte yatırım ortağı olarak Kazakistanlı şirket JSC Lancaster Group yer aldı. Ocugen, göz hastalıkları üzerine çalışan, preklinik ve klinik çalışmaları devam eden ilaçlara sahip bir biyoteknoloji start-up’ı. [Devamı]
    CIA Suriye’de ‘örtülü operasyonlarına’ son verirken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Temmuz 2017
    ABD hükümeti, Suriye iç savaşının başladığı günlerde ayaklanmanın kısa sürmesi ve rejimin hızla devrilmesi için harekete geçti. “Kitaba göre”, böyle bir durumda yapılması gereken, “örtülü operasyon” mantığıyla hareket etmekti. Kısa sürede CIA devreye girdi ve tıpkı kitaptaki gibi hareket etmeye başladı. Çevre ülkelerdeki dost istihbarat örgüleriyle işbirliği yapıldı. Ardından, silahlı muhalifleri her alanda desteklemeyi esas alan “örtülü operasyon” hayata geçirildi. Gizli, ama her koşulda inkâr edilen operasyonlar serisinden söz ediyoruz. [Devamı]
    Türkiye ekonomisinde belirgin bir gariplik yoktur
    Güven Sak, Dr. 20 Temmuz 2017
    Türkiye ekonomisinin 2017 yılı performansına ilişkin olarak rakamlar artık netleşiyor. Rakamlar aslında birbirleri ile pek uyumlu duruyor. Ben böyle baktığımda, ekonomide belirgin bir gariplik görmüyorum. Ne ekerseniz onu biçiyorsunuz bir nevi. [Devamı]
    Kredi Garanti Fonu ve eğitim reformu
    Fatih Özatay, Dr. 19 Temmuz 2017
    Yılın ilk yarısındaki çok hızlı kredi genişlemesine yol açan ekonomik kararlar alınmadan iki noktaya odaklanmak yararlı olurdu: Birincisi riskti: Böyle bir karar, bankaları mevduat toplama ve bulabilirlerse daha fazla dış borç alma yarışına sokabilirdi. Oysa, hızlı kredi artışına yol açan ekonomi politikası (Kredi Garanti Fonu’na referandum öncesinde Hazine’nin yüklü bir kaynak koyması) uygulanmadan önce zaten kredi-mevduat oranı çok yüksekti. Farklı bir ifadeyle, mevcut kredi arzını idame ettirecek kaynaklara ulaşmak açısından sorunlar vardı. İkinci odaklanılacak nokta bu politikanın ne kadar işe yarayacağı konusuydu: Türkiye’de özellikle makine ve teçhizat yatırımlarının neden düşük düzeylerde seyrettiğini dikkatle incelemek gerekiyordu. Böyle bir inceleme, yetersiz yatırım d [Devamı]
    Filistin’den tarihi tecrübeler ve Suriye
    Nihat Ali Özcan, Dr. 18 Temmuz 2017
    Türkiye, iç ve dış gündemin yoğunluğuyla baş etmeye çalışıyor. Güney sınırlarımızda gelecek yılları etkileyecek önemli gelişmeler yaşanıyor. Irak ordusu, ABD ve İran desteğinde DAEŞ’i Musul’dan temizlediğini ilan etti. Şehir, 1 milyon 700 bin nüfusuyla bir harabe halinde “kurtarılabildi”. Şehir muharebeleri kazanıldı, fakat savaşın ne zaman kazanılacağı henüz belli değil. [Devamı]
    İnovasyon konuşmaktan, yapmaya geçmek için fırsat kapısı açıldı
    Güven Sak, Dr. 17 Temmuz 2017
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1960’ta 500 dolar civarındaydı. Güney Kore ise 150 dolarlardaydı o vakit. Sonra 1980’de Türkiye 1500, Kore ise 1700 dolar kişi başına milli gelire ulaştı. 2016 itibarıyla, Türkiye 10,700 dolara ancak erişti. Kore ise 27 bin doları geçti. Sonuç: 50 milyonluk Kore’nin yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomisi var. 80 milyon Türk’ün yarattığı iktisadi aktivite ise 1 trilyon bile etmekten pek uzak. 0,85 trilyon yalnızca. Nedir? Koreliler her ne yaptı ise Türkler işte onu yapamamış görünüyor. Onların becerip, bizim becerememiş olmamızın nedenleri önemli değil. Tarih nasıl olsa geriye dönüp düzeltilemiyor. Önemli olan, bundan sonrasına bakmak. [Devamı]