Arşiv

  • Eylül 2017 (12)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    İran kime füze attı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Haziran 2017
    DAEŞ militanları 7 Haziran günü Tahran’da parlamento binası ile Humeyni’nin türbesinde terör estirdiler ve 18 kişiyi katlettiler. Saldırı İran’da şok etkisi yarattı. Ardından yetkililer bunun cevapsız kalmayacağını açıkladılar. Pazar günü ajanslar Devrim Muhafızları Komutanlığı’nın İran’ın batısından ateşlediği orta menzilli füzeler ile Suriye’nin doğusunda yer alan Deyr-i Zor kasabasındaki DAEŞ karargâhı ile militanlarının vurulduğunu duyurdu. Her ne kadar füzeler yaklaşık 1000 kilometre uzaklıktaki DAEŞ’i hedef almış olsa da sonuçları itibarıyla birçok ülkenin siyasi, askeri ve istihbarat yetkililerini uykusuz bırakmış olabilir. İran’ın orta menzilli füze kullanımını birkaç açıdan ele almak mümkün. İlk olarak, Suriye insani trajedilerin yaşandığı bir savaş alanı olmanın yanı sıra, birçok [Devamı]
    Trump’ın ziyaretinin öğrettikleri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 23 Mayıs 2017
    ABD Başkanı Trump iç politikada zor günler geçiriyor. Açıkça başkanlıktan “azledilebileceğine” dair senaryolar konuşuluyor. İç politika gündeminde böylesine ilginç tartışma sürerken, Başkan Trump ilk yurt dışı ziyaretine Suudi Arabistan ile başladı. Ziyaret İsrail ile devam edecek. Ardından da Vatikan’a geçilecek.Bizim açımızdan ziyaretleri önemli kılan önümüzdeki dönem ABD dış politikasının önceliklerini öğrenmek, ana hatlarına dair fikir edinmek. Nitekim ziyaretin daha ilk ayağında, Trump seçim döneminde dile getirdiği “radikal ve çarpıcı” fikirlerini hızla terk etmiş görünüyor.Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinin merkezinde “güvenlik ve ticaret” damgasını vurdu. Güvenliğin iki ayağını terörle mücadele ve İran oluşturdu. Trump, Arap, İslam, Amerikan Zirvesi’nde 55 ülke liderine “terörle [Devamı]
    Kuzey Kore’den Ortadoğu’ya nükleer silahlanma sorunu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Nisan 2017
    Kuzey Kore’nin nükleer bombaya sahip olduğu 2006’dan beri ABD’nin Uzakdoğu’da ciddi bir meşguliyeti var. Bu küçük diktatörlük ABD’nin iki yakın müttefikini doğrudan tehdit ediyor. Yarımadanın güneyinde yer alan Güney Kore ve Japonya. 2’nci Dünya Savaşı’nda nükleer bombalara hedef olmasının ardından derin travmalar yaşayan Japonya’dan söz ediyoruz. Refah ve eğitimi seviyesi yüksek her iki ülkenin kamuoyu işin ciddiyetini, “nükleer bombalara” hedef olmanın anlamını iyi biliyor. [Devamı]
    Trump, güvenlik ve ‘general diplomasisi’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Mart 2017
    Trump’ın gerek içeride gerek dışarıda vurgu yaptığı konuların başında “güvenlik” geliyor. Güvenlik sorunları listesi oldukça uzun.  Füze denemeleri yapan Kuzey Kore’den nükleer kapasitesini artırma konusunda gizli gizli faaliyet gösterdiği düşünülen İran’a, üyelerinin yeterince kaynak ayırmadığı bilenen NATO’dan nereye konumlandırılacağı tam kestirilemeyen Rusya’ya kadar uzunca bir liste var. En popüler olanı ve kamuoyunun en fazla ilgisini çeken ise “radikal hareketler ve terörizm”.Trump, tüm bu küresel güvenlik sorunlarına çözüm ararken, en yakınında gördüğü ve fikirlerine itibar ettiği kurum ordusu ve generalleri olduğu açık. Şüphesiz ki Trump’ın bu yaklaşımının sadece kendi ülkesinde değil, rakipleri ve müttefikleri üzerinde de etkisi olacak.Nitekim bu anlayışın yansımalarını Irak ve S [Devamı]
    Suriye, ABD ve hikâye yazımı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Mart 2017
    Suriye ile ilgili gelişmeler her geçen gün daha da karmaşık hale geliyor. Ülke adeta atomlarına ayrılmış durumda. Sahadaki askeri gelişmelere, ilgili başkentlerdeki harekât planlarına, siyasi niyetlere ve yerel ittifak ilişkilerine bakınca iç savaşın daha uzun süre gündemde kalacağı açık. Mücadele sadece DAEŞ odaklı devam etmiyor. Çok sayıda, farklı karakterde aktör siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için rekabet ediyor. Elimizde oldukça uzun bir liste var. Esad iktidarını sürdürmeyi, Rusya askeri üslerini korumayı, PKK askeri/siyasi gücünü geliştirmeyi, Türkiye güvenliğini sağlamayı, İran Esad’ı ayakta tutmayı, DAEŞ tutunmayı deniyor. Bu tabloda hedeflerin diplomatik yollarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığını görenler, masada ellerini güçlendirmek isteyenler, umutlarını askeri gelişmeler [Devamı]
    Yeniden “güvenli bölge” tartışmaları
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Şubat 2017
    Geçen hafta Suriye’de “güvenli bölge” tartışmaları yeniden alevlendi. Konunun gündeme gelmesini, Trump’ın ABD ordusuna verdiği DAEŞ’le mücadele için alternatif planların hazırlanması emrinin bir parçası olarak düşünmek gerekir. Plan, aynı zamanda Trump’ın mülteci karşıtlığına çare bulmayı, geldikleri yerlerde tutmayı hedefliyor. Teorik olarak bu fikir Avrupa’da da hatırı sayılır taraftar bulabilir.Ancak, Suriye’deki askeri, siyasi ve ekonomik tabloya bakınca düşüncenin hayata geçirilmesinin hiç de kolay olmadığı görülüyor. Bu gün sayıları 6.5 milyonu geçen mülteciler için Suriye’de “güvenli bölge/bölgeler” inşa etmenin önünde ciddi zorluklar olduğu açık. Başka bir ifadeyle, önceki yıllarda var olan fırsatlar artık kaçırılmış gibi görünüyor.       Her ne kadar teorik olarak güvenli bölgeler [Devamı]
    Trump’ın liderlik özellikleri üzerine bir araştırma -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 29 Kasım 2016
    Geçen yazımda Doç. Dr. Özdamar’ın yeni ABD Başkanı Trump’la ilgili analizinden söz etmiştim. Özellikle kişiliği ve bunun dış politikaya olası yansımalarından. Yeni Başkan’ın dış politika eğilimleri son tahlilde Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Bu çerçevede, olası Rusya, AB ve Ortadoğu politikalarına odaklanmakta fayda var. [Devamı]
    Musul harekâtının kamu diplomasisi boyutu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Ekim 2016
    ABD askerlerinin düşük profil sergilediği Musul operasyonu şehrin çeperlerinde devam ediyor. Harekât öncesi gerek Birleşmiş Milletler gerekse diğer ilgililer şehirde kalan sivillerin hayatlarından endişe duyduklarını açıkladıklar. Nitekim bu kaygıları destekleyen çok sayıda emare var. Eğer DAEŞ şehri terk etmezse, küçük bir ihtimal, savaş sivillerin yaşadığı mekânlarda, dar sokaklarda, evlerde gerçekleşecek. Şehrin mimarisi taktik sürprizler için çok elverişli. Musul’un yatay genişliği, evlerin avlu duvarlarıyla çevrilmiş olması, çatışmaların insan yapımı bir labirentte yaşanacağını gösteriyor. Bu tablo çok sayıda sivil kaybı, savunan için avantaj, saldıran için dezavantaj demektir.  Çatışma alanın fiziki avantajlarına, DAEŞ’in öğrenme yeteneği, taktiksel yaratıcılığı, güdüleri ve savaşta [Devamı]
    Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olamaz
    Güven Sak, Dr. 18 Temmuz 2016
    Ben bu yazıyı Ankara’da, pazar sabahı yazıyorum. Cuma akşamüstü normal bir hafta sonu tatili başlangıcıydı. Planlar her zamanki gibiydi. Cuma gecesi daha bitmeden memlekette bir askeri darbe teşebbüsü olduğunu anladık. “Yok artık, ne darbesi, şaka mı bu?” diye etrafa bakarken daha önce hiç olmamış bir şey oldu. Türk savaş uçakları ve helikopterleri, Ankara’nın göbeğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ni bombalamaya başladı. Ne olduğunu ben galiba bu aşamada anladım. Hafta sonu tatili henüz bitmedi. Akşama kadar daha neler görebileceğimi şimdilik bilmiyorum. Şimdi hepimiz işlerimizin başına dönüp eskisi gibi yaşamaya başlayacağız. En azından bizden beklenen bu. Peki, sizce her şey eskisi gibi olabilir mi? [Devamı]
    Yabancı yatırım olmadan teknoloji transferi olmaz
    Güven Sak, Dr. 28 Nisan 2016
    Ben bugünlerde Ankara’da her mahfilde teknoloji transferinin konuşuluyor olmasından rahatsız değilim. Daha açık bir ifadeyle her yerde üretimin yerlileştirilmesi (localisation) üzerine düşünülüyor olması, beni hiç rahatsız etmiyor. Türkiye, gecikmiş bir tartışmayı yapıyor. Bir nevi demiri tersine bükmeye çalışıyor. Daha önce akıl edememiş olduğunu şimdi düşünüyor. Ben bizim gibi ülkeler için inovasyonun öncelikle teknoloji transferi yapabilmek anlamına geldiği kanaatindeyim. Ancak sabah akşam lokalizasyon üzerine konuşunca lokalizasyonun ön koşulunun yabancı yatırım olduğunu gözden kaçırıyoruz gibi geliyor bana. Demiri tersine bükmeye çalışmak, hep böyle yanlış bir izlenim verilmesine neden olabilir. Dil ağrıyan dişe giderken ortaya yanlış bir izlenim çıkabilir. Avrupa Birliği süreci yenid [Devamı]