Arşiv

  • Kasım 2017 (12)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)

    Etiketler

    Eğitim zenginleşme için ne kadar şarttır?
    Güven Sak, Dr. 09 Ekim 2017
    En son TEOG (Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı) tartışması ile yeniden eğitim meselesine döndük. Biz zaten hep böyle yaparız. Takip fikrimiz pek zayıftır. Arada bir bazı konuları hatırlarız, çok önemli bulup tartışırız, sonra hepten unuturuz. Memleketteki eğitim tartışması, tam da bu yüzden sanırım, Cem Yılmaz’ın yıllar öncesinden kalma, o veciz, “Eğitim şart” sloganının ötesine bir türlü geçemedi. Ekonomi ile ilgili değerlendirmeleri okurken, giderek daha sık bir biçimde duyuyorum, bu “eğitim şart” meselesini bugünlerde. Böyle bakınca hemen derin bir umutsuzluğa kapılmamak mümkün değil. Türk milli eğitim sistemi adı verilen yıkıntıdan nasıl bir zenginleşme gündemi çıkabilir ki? Gelin bugün tersinden bakalım. Eğitim zenginleşme gündemi için acaba ne kadar şarttır? Tanımlamaya hazı [Devamı]
    Yeni milli gelir serisi ile büyüme rakamlarının eski tadı yok
    Güven Sak, Dr. 22 Haziran 2017
    2017 yılının ilk çeyreğinde milli gelirimiz yüzde 5 arttı. Dikkatinizi çekeyim aslında 2016 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 4,5 artmıştı. Ben yeni milli gelir serisi ile bu yüzde 4,5 ile bu yüzde 5’i birbirinden ayırt etmenin pek zor olduğunu düşünüyorum ve yıllık büyüme için yeterince malumat içermediği kanaatindeyim. Teknik bir derdim var ve bugün size onu anlatacağım. Ama önce aklımdaki bir başka soru ile başlayayım, müsaadenizle. Biz bu kez ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin sonucu bir pozitif sürpriz olarak algıladık. Gelin önce bana bu hikâyede garip geleni anlatayım. Sonra bu yeni milli gelir rakamlarına neden biraz daha temkinli yaklaşılması gerektiğini düşündüğümü anlatayım. [Devamı]
    Ne zaman 15 bin olur derken, 10 binin altına indik.
    Güven Sak, Dr. 07 Nisan 2016
    Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılının büyüme rakamlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi 2015 yılında yüzde 4 civarında büyüdü. Şimdi herkes meşrebine göre değerlendirme yapıyor. Bazıları Türkiye’yi bir dizi ülke ile kıyaslayıp yüzde 4’ün neden başarı olduğunu anlatıyor. Kimileri ise Türkiye’nin uzun dönem ortalamasının altında bir hızla büyüdüğünü söylüyor. Her ikisi de doğru. Mesela portföy yöneticileri Türkiye’ye bakarken bizi Brezilya, Rusya, Güney Afrika ile kıyaslıyor. Bakın şimdi onların hepsinden daha iyiyiz. Hani biri çıkıp da “Şimdi bizim gibi ülkelere fon yatıranlar, Türkiye’ye gelmeyip de ne yapacaklarmış? Güney Afrika, Brezilya ya da Rusya’ya mı gideceklermiş?” dese, haklı. Ben bunun Türkiye’nin şansı olduğunu düşünüyorum. Yine aynı biçimde “Türkiye artık uzun [Devamı]
    Oyunun kuralı
    Fatih Özatay, Dr. 06 Nisan 2016
    Bir dostum geçenlerde bitmek üzere olan bir siteden daire almış. Zeminin iki kat üstündeki daireyi eşiyle gezmişler. Site, yakındaki evlerin belirgin biçimde üzerindeki bir tepedeymiş. Dairenin bir cephesinin camlarından dışarı bakınca Ankara’da artık ne kadar görülebiliyorsa o kadar ‘manzara’ görülüyormuş. Daha doğrusu, arkadaşımın deyişiyle olumsuz bir manzara, yani karşıda apartmanlar, çatılar falan görünmüyormuş. Daireyi beğenmişler ve kaparo yatırmışlar. Ayrılırken sitenin çevresini son bir kez kontrol etmek istemişler. Dairenin baktığı ‘Ankara manzaralı’ tarafta bir tur atmışlar. Dairenin seviyesinden yaklaşık altı kat aşağıda siteyi inşa eden şirket yoğun bir ağaç dikme faaliyeti yürütüyormuş. Bir kez daha ne kadar doğru karar verdiklerini düşünmüşler. O altı kat aşağının, eğim nede [Devamı]
    Turgut Özal reformları olmasa Türkiye bugün nasıl olurdu?
    Güven Sak, Dr. 03 Aralık 2015
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1980 yılında 1500 dolar civarındaydı. 2002’de 3300 dolara ancak varmıştık. 2007’den beri 10 bin dolar etrafında dolanıp duruyoruz. Bir tek Türkiye’ye bakınca önemli bir mesafe aldığımız açık. Ama bugün isterseniz meseleye daha geniş bir açıdan bakalım. Yandaki ilk grafik, Türkiye, Güney Kore, Mısır ve İran’ın cari dolar bazında kişi başına milli gelirlerinin 1960’dan günümüze nasıl seyrettiğini gösteriyor. Bugün buradan başlayayım müsaadenizle ve hemen aklımdaki soruyu sorayım: Turgut Özal reformları olmasa Türkiye bugün nasıl olurdu? Gelin birlikte düşünelim. [Devamı]
    Türkiye inovasyon dedikodusu yaparak zenginleşemez
    Güven Sak, Dr. 30 Kasım 2015
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1980 yılında 1500 dolar civarındaydı. 2002’de 3300 dolara ancak varmıştık. 2007’den beri 10 bin dolar etrafında dolanıp duruyoruz. Çin’de ise kişi başına milli gelir 1980 yılında 200 doların altındaydı. Malum çok sayıda Çinli var. 2002’de Çin’de kişi başına 1140 dolar olan milli gelir, 2014 itibariyle 7500 dolar oldu. Çinlilerin performansı yanında Türklerinki pek de parlak durmuyor doğrusu. 1980’de onlar bizim üçte birimiz kadardılar. Sonra Deng Şiaoping güneye indi. Türkiye, Turgut Bey reformlarına başladı. Grafiğe bakarsanız iyi gittik. Ama 2002 yılında Çin’in kişi başına geliri oldu Türkiye’nin üçte biri kadar. Sonra geldik bugüne. Biz 10 bin dolara takıldık, Çin 2014 itibariyle 7500 dolar oldu. Bu, oldu bitti.. Şimdi dünü bırakıp bir de geleceğe ba [Devamı]
    Türkiye’nin kurla imtihanı artık geçmişte mi kaldı?
    Güven Sak, Dr. 26 Kasım 2015
    Bu aralar ne zaman etrafa bakıp televizyonlarda konuşanları dinlesem Türkiye’nin döviz kuruyla imtihanı sanki geçmişte kalmış gibi bir izlenim ediniyorum. Ama bana öyle gelmiyor. Türkiye’nin döviz kuruyla imtihanı asıl şimdi başlıyor. Neden şimdi? Gelin anlatayım. [Devamı]
    10 soruda GSYH’nın kısa ama şefkatli tarihi
    N. Emrah Aydınonat, Dr. 23 Aralık 2014
    Geçen hafta yayınlanan “10 Soruda GSYH ile ilgili bilmek istedikleriniz!” başlıklı yazı, Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile ilgili bazı temel soruları cevaplamaya çalışıyordu. Ne var ki, o yazıda cevaplanmayan önemli bir soru vardı: GSYH kavramı nasıl ortaya çıktı, nasıl uyduruldu ve bunun bizim için önemi ne? [Devamı]
    10 Soruda GSYH ile ilgili bilmek istedikleriniz!
    N. Emrah Aydınonat, Dr. 15 Aralık 2014
    2023 hedeflerinden biri, Türkiye’yi dünyanın en büyük Gayrı Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH)’na sahip ilk on ekonomiden biri haline getirmek. Siyasetçiler ve iktisatçılar bize GSYH’nin artmasının iyi bir şey olduğunu söylüyor. Gazeteler hemen her gün GSYH’den ve GSYH’nin büyümesinden bahsediyor. Peki, nedir bu GSYH? Neyi ölçer? [Devamı]