Arşiv

  • Nisan 2018 (16)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)

    Etiketler

    Çin, dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülke oldu
    Selin Arslanhan Memiş 26 Ocak 2018
    Geçen hafta ABD'nin Ulusal Bilim Kurumu (NSF), güncel bilim ve teknoloji göstergelerini açıkladığı bir rapor yayımladı. Raporun en dikkat çekici tarafl arından biri kuşkusuz bilimsel yayın istatistikleriydi. İlk kez Çin, ABD'nin önüne geçerek, bilimsel yayın üretiminde dünya lideri oldu. Her ne kadar en fazla atıfta bulunulan yayınlar söz konusu olduğunda ABD liderliğini korusa da, bilimsel yayın üretiminde dünyada bir ilk yaşanmış oldu. Bu durum, dünyanın önüne geçilemez biçimde değiştiğinin altı çizilmesi gereken göstergelerinden biri. Yeni teknolojilerin yayılması söz konusu olduğunda artık, korumacı tedbirler dahil olmak üzere önüne geçilemez bir sürecin söz konusu olduğunun da işaretlerinden. Yeni teknolojilerin yayılma hızı ve biçimi eskilerden farklı. Devam eden ve yenilerini tetikl [Devamı]
    Çin, dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülke oldu
    Selin Arslanhan Memiş 26 Ocak 2018
    Geçen hafta ABD'nin Ulusal Bilim Kurumu (NSF), güncel bilim ve teknoloji göstergelerini açıkladığı bir rapor yayımladı. Raporun en dikkat çekici tarafl arından biri kuşkusuz bilimsel yayın istatistikleriydi. İlk kez Çin, ABD'nin önüne geçerek, bilimsel yayın üretiminde dünya lideri oldu. Her ne kadar en fazla atıfta bulunulan yayınlar söz konusu olduğunda ABD liderliğini korusa da, bilimsel yayın üretiminde dünyada bir ilk yaşanmış oldu. Bu durum, dünyanın önüne geçilemez biçimde değiştiğinin altı çizilmesi gereken göstergelerinden biri. Yeni teknolojilerin yayılması söz konusu olduğunda artık, korumacı tedbirler dahil olmak üzere önüne geçilemez bir sürecin söz konusu olduğunun da işaretlerinden. Yeni teknolojilerin yayılma hızı ve biçimi eskilerden farklı. Devam eden ve yenilerini tetikl [Devamı]
    Çin’de “ışığını sakla, zamanını bekle” dönemi bitti
    Güven Sak, Dr. 30 Ekim 2017
    Çin’in iktisadi değişimini başlatan, Deng Şiaoping’in en çok sevdiği eski Çin atasözlerinden biri “Tao guang, yang hui” idi. Buna göre ülkenin yeterince güçlenip, iki ayağının üzerinde doğruluncaya kadar “ışığını saklaması” ve tüm potansiyelini âleme göstermek için “zamanını beklemesi” gerekiyordu. Malum etraf tehlikelerle doluydu. Çin Komünist Partisi (ÇKP) 19’uncu Ulusal Kongresi ile birlikte bekleme dönemi artık bitti. Ülkenin artık  ışığını saklamanın mümkün olmadığı bir aşamaya gelindi. Partinin temel çelişkiyi farklı tanımlamasını da bu çerçevede ele almak gerekiyor. Bugün hızlıca ÇKP 19’uncu Ulusal Kongresi sonuçlarından ve buradan Türkiye için çıkarmamız gereken sonuçlardan bahsetmek istiyorum. Gelin bakın benim ilk izlenimlerim neler. [Devamı]
    Kuzey Kore, ABD ve Çin
    Nihat Ali Özcan, Dr. 15 Ağustos 2017
    Soğuk Savaş mirası Kore sorunu dikkatlerin bir daha Uzakdoğu’ya çevrilmesine neden oldu. Kore’nin bölünmüşlüğü, gerilim ve savaş ihtimali yine gündemde. Kuzey ve Güney arasında sıcak çatışmaya son veren ateşkesten bu yana 64 yıl geçti. Silahlı çatışma donarken, propaganda cephesinde savaş hiç hız kesmedi. Hâlâ kalıcı bir barış ümidi yok. Tersine, nükleer bir savaş ihtimalinden söz ediliyor. [Devamı]
    Türk tahvilleri nasıl oluyor da yok satıyor?
    Güven Sak, Dr. 29 Eylül 2016
    Duygusal bir milletiz vesselam. Moody’s, geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu kırdı. Biz çok kızdık. Bu karardan hemen sonra, Hazine bir dizi başarılı tahvil ihalesi yaptı. İhale başarılı geçince biz pek sevindik. Bir nevi, ortada bir “Ne haber, Moody’s?” havası oldu. Halbuki ne çok kızmamız ne de çok sevinmemiz gerekiyor. Ne olduğunu değerlendirip ne yapmamız gerektiğine karar vermemizde fayda var. Şimdi bu Türk tahvilleri nasıl oluyor da yok satıyor diye bir başlayayım, müsaadenizle. Sonra da Moody’s kararını esasen neden haksız bulduğuma değineyim. Bu karar bize ne düşündürmeli diye de devam edeyim. [Devamı]
    G20 kendini yeniden icat edebilecek mi?
    Güven Sak, Dr. 08 Eylül 2016
    G20 artık işlevini yitirdi mi? Bu aralar uluslararası arenada bu soruyu giderek daha çok duyuyorum. Bunu söyleyenler ardından lafı hemen küresel büyüme konusuna getiriyorlar. Küresel büyüme son altı yıldır, 1990-2007 ortalamasının altında seyrediyor. Neden karşılaştırmayı 1990-2007 yıllık ortalama büyümesi ile yapıyorlar? Gayet basit bir nedenle: Küresel kriz 2008’de Amerikan finansal piyasalarından başladı. Haliyle, dünya tarihi 2008 öncesi ve sonrası diye ikiye ayrıldı. İşte böyle bakarsanız, küresel büyüme ortalaması hala kriz öncesi uzun dönem büyüme ortalamasının altında. Türkiye’de de tam beş yıldır vaziyet aynı. Türkiye, 1990-2007 ortalaması ile kıyaslarsanız, tam beş yıldır ortalamanın altında bir hızla büyüyor. 1990-2007 yanlış dönem derseniz, d Türkiye için durum yine değişmiyor. [Devamı]
    Çin, G20’yi yeni sanayi devrimi ile buluşturdu
    Güven Sak, Dr. 05 Eylül 2016
    G20 Sirki geçen yıl Türkiye’de, Antalya’daydı. Bu yıl Çin’e, Hangçau’ya gitti. G20, geçen yıl 21’inci yüzyıla ilk adımını atmıştı. “İnternet” kelimesi G20 tarihinde ilk kez Antalya Zirvesi’nde yayımlanan bildiride geçmişti. Bu ilk adım pek faydalı oldu. Çin, bu yıl G20’yi yeni sanayi devrimi ile buluşturdu. Yeni sanayi devrimi artık küresel gündemin birinci sırasına doğru yükseliyor. G20, artık gelişmekte olan ülkeler için de son derece geçerli bir platforma dönüşüyor. Böylece G20, Çin yılında daha dönüştürücü ve kapsayıcı bir gündeme sahip oluyor. Çin farkını gösterdi. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jin Ping (Şi Cin Pin), açılış konuşmasında bu çerçeveyi pek güzel anlattı. Ben en çok, “Çin’in G20 başkanlığının temel amaçlarından biri, G20’yi kısa vadeli politika koordinasyonuna odaklanan bir kriz m [Devamı]
    Çin, dünyanın en inovatif ilk 25 ekonomisi arasına girdi
    Güven Sak, Dr. 22 Ağustos 2016
    Geçen hafta, 2016 yılı Küresel İnovasyon Endeksi sonuçları açıklandı. 128 ülkeyi kapsayan çalışmada, Çin, en inovatif ilk 25 ülke arasına girdi. Böylece İsviçre, İsveç, İngiltere, ABD ve Singapur gibi yüksek gelirli ülkelerin başı çektiği sıralamada, ilk 25 arasına ilk kez bir orta gelirli ülke dâhil oldu. Haliyle benim bir inovasyon ve Çin yazısı yazmam şart oldu. Bu yıl, Çin ve inovasyon kelimelerinin yan yana geldikleri ilk yer Küresel İnovasyon Endeksi sonuçları değildi. Çin, bu yıl Türkiye’den sonra G20’nin başkanlığını yürütüyor. Geçen yıl Antalya’da yapılan G20 Zirvesi, önümüzdeki ay Çin’in Hangzhou kentinde toplanacak. G20’nin Çin yılında en fazla öne çıkan konu, inovasyon meselesi oldu. Bugün müsaadenizle bu konuya bir değineyim. Değineyim ki, Türkiye’nin kendi iç meselelerine dal [Devamı]
    Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olamaz
    Güven Sak, Dr. 18 Temmuz 2016
    Ben bu yazıyı Ankara’da, pazar sabahı yazıyorum. Cuma akşamüstü normal bir hafta sonu tatili başlangıcıydı. Planlar her zamanki gibiydi. Cuma gecesi daha bitmeden memlekette bir askeri darbe teşebbüsü olduğunu anladık. “Yok artık, ne darbesi, şaka mı bu?” diye etrafa bakarken daha önce hiç olmamış bir şey oldu. Türk savaş uçakları ve helikopterleri, Ankara’nın göbeğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ni bombalamaya başladı. Ne olduğunu ben galiba bu aşamada anladım. Hafta sonu tatili henüz bitmedi. Akşama kadar daha neler görebileceğimi şimdilik bilmiyorum. Şimdi hepimiz işlerimizin başına dönüp eskisi gibi yaşamaya başlayacağız. En azından bizden beklenen bu. Peki, sizce her şey eskisi gibi olabilir mi? [Devamı]
    Amerika ve Çin normalleşirken, Türkiye’ye ne olur?
    Güven Sak, Dr. 02 Haziran 2016
    Biz, her nedense, Türkiye’yi hep Türkiye’yle kıyaslamayı severiz. Halbuki Türkiye’yi Türkiye’yle kıyaslayınca, ağaçlara bakmaktan ormanı bir türlü seçemiyoruz. Dünya biz manasız işlerle iştigal ediyoruz diye, “Şimdi bu Türklere ayıp olur, azıcık bekleyelim.” diye durup bizi beklemiyor. Hakikatle hayali birbirine karıştırınca hata yapma olasılığımız artıyor. Gün gün olası bir hatanın maliyetinin arttığı daha hızlı dönen bir dünyada kendimize ayıp ediyoruz. Gelin bugün bir grup ülkenin yirmi birinci yüzyıldaki milli gelir büyüme rakamlarına birlikte bakalım. Bir kaç sonuç çıkaralım. [Devamı]