Arşiv

  • Nisan 2018 (19)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)

    Etiketler

    Türk sanayiinin servisifikasyon problemi ve AI çözümleri
    Güven Sak, Dr. 29 Ocak 2018
    Siz dünyayı takmazsanız, dünyanın hiç umurunda olmaz. Kendinize edersiniz. Dünya değişirken, geride kalırsınız. Ben bu hızlı teknolojik dönüşüm çağındaki halimizi trajik buluyorum, doğrusu. Zenginleşmek istiyoruz ama etrafa bakmadığımız için ne yapmamız gerektiğini bir türlü bilemiyoruz. [Devamı]
    Yeni Vergi Kanunu ile birlikte Trump’ın işi artık bitmiş sayılır mı?
    Güven Sak, Dr. 04 Aralık 2017
    Mühendislerin yaratıcı enerjisinin zincirlerinden boşaldığı bir çağdayız. Ne düşünürlerse, o olabiliyor. Bundan önce hiç böyle olmamıştı.  Teknolojik değişim, bu gerçeğin yalnızca bir yansıması aslına bakarsanız. Dünyada alıştığımız ne varsa süratle değiştiriyor. Ama doğrusu ya, en yavaş siyaset ve siyaset kurumu değişiyor. Reform siyaseti kolay iş değil. Hele kafalar bu kadar karışıkken. Kuşku yok ki bugün yaşadığımız sorunların kaynağı tam da burada. Gelin bugün biraz tanımı gereği yerel olan siyaset kurumunun, küresel değişimin hızını yavaşlatmasından ve Amerikan vergi kanununun olası etkilerinden bahsedelim. [Devamı]
    AI Bakanlığı ne işe yarar?
    Güven Sak, Dr. 27 Kasım 2017
    Ben geçenlerde başka pek çok ülkede olduğu gibi bizde de dijitizasyon/dijitalizasyon/yapay zeka (Artificial Intelligence - AI) ile görevli bir bakanlık olsa ne şahane olur demiş ve ayrıca bir kaç neden yazmıştım altına. Bugün müsaadenizle geçerken değindiğim bu önemli konuya bir daha döneyim. Ne aradığımı anlatayım bugünkü sohbette. [Devamı]
    Biz Sanayi 4.0 ne iş derken, o şimdi artık Yapay Zeka (AI) oldu
    Güven Sak, Dr. 06 Kasım 2017
    Türkiye, bir süredir, kaçmaktan kovalamaya vakit bulamıyor. Hadisenin hızı, hadiseyi takip etmeyi güçleştiriyor. Hele bir de ehem ile mühimi karıştırırsanız, iş daha da zorlaşıyor. Bugünlerde ortada bir AI (Artificial Intelligence-Yapay Zeka) rüzgarı esiyor. Rüzgar en son bizim bölgeye de geldi. Haberi hemen hepimiz duyduk. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) geçen Ekim ayı içinde bir AI Bakanlığı kurdu. Bu bakanlık türünün ilk örneği olacak. Peki, AI bakanlığı ne işe yarar? Nedir bu yapay zeka tartışması? Gelin ben ne anladığımı size bir anlatayım. Neden böyle dedikodu yapıp vakit geçiyormuşuz gibi geliyor bana bir söyleyeyim de rahatlayayım. [Devamı]
    Çin’de “ışığını sakla, zamanını bekle” dönemi bitti
    Güven Sak, Dr. 30 Ekim 2017
    Çin’in iktisadi değişimini başlatan, Deng Şiaoping’in en çok sevdiği eski Çin atasözlerinden biri “Tao guang, yang hui” idi. Buna göre ülkenin yeterince güçlenip, iki ayağının üzerinde doğruluncaya kadar “ışığını saklaması” ve tüm potansiyelini âleme göstermek için “zamanını beklemesi” gerekiyordu. Malum etraf tehlikelerle doluydu. Çin Komünist Partisi (ÇKP) 19’uncu Ulusal Kongresi ile birlikte bekleme dönemi artık bitti. Ülkenin artık  ışığını saklamanın mümkün olmadığı bir aşamaya gelindi. Partinin temel çelişkiyi farklı tanımlamasını da bu çerçevede ele almak gerekiyor. Bugün hızlıca ÇKP 19’uncu Ulusal Kongresi sonuçlarından ve buradan Türkiye için çıkarmamız gereken sonuçlardan bahsetmek istiyorum. Gelin bakın benim ilk izlenimlerim neler. [Devamı]
    Sanayi 4.0 dedikodusu ile Sanayi 15’i ihmal ediyoruz
    Güven Sak, Dr. 03 Nisan 2017
    Şimdi herkes uzun bir süreden beri, bir şey yapmasa da, Sanayi 4.0 üzerine konuşuyor. Ama epeydir kimse Sanayi 15’ten bahsetmiyor. Halbuki ben Sanayi 15 ile Sanayi 4.0’ın kaderlerinin birbirine yakından bağlı olduğunu düşünüyorum. Sonuç odaklı olmayan Sanayi 4.0 muhabbetinin Sanayi 15 meselesini perdelemeye yaradığını düşünmeye başladım doğrusu. Yeni sanayi devrimini ciddiye almazsak, değil Sanayi 15, Sanayi 25’te bile bir yerimiz olmayacak. Neden? Gelin bir ne düşündüğümü anlatayım. [Devamı]
    Bu kayyum düzenlemesi ile yüksek teknolojili ihracat olmaz
    Güven Sak, Dr. 23 Haziran 2016
    Bundan iki yıl önce, Pekin’de Türkiye ekonomisi ile ilgili bir sunum yapıyordum. Türkiye’nin 1980’lerde 3 milyar dolar civarında olan ihracatının 2000’li yıllarda nasıl 150 milyar dolara doğru uzandığını anlatırken sıra, yandaki grafiğe geldi. Grafik, Türkiye’nin ihracatının ne kadarının yüksek teknolojili, ne kadarının düşük teknolojili ürünlerden oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca ihracatın teknoloji düzeyine göre dağılımını OECD ülkeleri ile de kıyaslıyor. Türkiye, 1980’lerden bu yana bir tarım ülkesinden orta teknolojili bir sanayi ülkesine dönüştü. Ama toplam ihracatımız içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı bir türlü artmadı. O oran, yüzde 4-5’lerde hep sabit kaldı. Halbuki 2014 itibariyle bu oranın OECD ülkeleri ortalaması yüzde 18 civarında. Türkiye, yüksek teknolojili ürünlere doğru [Devamı]
    BBC, geçen hafta 1 milyon çocuğa micro:bit dağıtmaya başladı
    Güven Sak, Dr. 31 Mart 2016
    BBC, geçen hafta 11-12 yaşlarındaki çocuklara micro:bit dağıtmaya başladı. Kampanyanın hedefi, 1 milyon çocuğu dijitalleşmeye doğrudan katkıda bulunmaya çağırmak aslında. Kampanyanın adı da manidar: Dijitalleştirin (Make It Digital). Nedir? Daha önce dijitalleşmemiş olanı dijitalleştirin. Birbiri ile konuşmayan makineleri birbiri ile konuşturun. Kampanyayı 29 adet kuruluş ve şirket düzenlemiş. Hedef kitle 11-12 yaşlarında. [Devamı]
    KOBİ’leri dijitalleştirmeden hiçbir şey olmaz
    Güven Sak, Dr. 28 Mart 2016
    Bazen, dünyanın kendi etrafımızda döndüğü zehabına kapıldığımızı düşünüyorum.  Sanki herkes her an bizimle ilgileniyor. Halbuki ilgilenmiyor. Türkiye’nin orta teknolojili bir sanayi ülkesinden ileri teknolojili bir sanayi ülkesi haline dönüşmesi, dünyanın hiç umurunda olan bir konu değil doğrusu. Türkiye, ileri teknolojili bir ülke olmasa dünyanın bundan kaybedeceği hiçbir şey yok. Dolayısıyla ortada “aman bunlara yardım edelim de zenginleşsinler, yoksa bunun bize negatif bir etkisi olur” diye bir mecburiyet de yok dünya açısından. [Devamı]
    Amazon, şimdi de kitapçı açıyormuş
    Güven Sak, Dr. 22 Mart 2016
    Bundan bir süre önce dünya, bildiğimiz gibi olmamakta epey kararlı görünüyordu doğrusu. Ben bir nevi emindim. Bakalım daha neler göreceğiz diye düşünüyordum. En son birkaç yıl önce Amerika’da kapanan kitapçılara bakıp alışkanlıklarımı değiştirmek zorunda kalacağım diye üzülüyordum. 2011’de Radikal için Amerika’da bir bir kapanan kitapçılarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmışım. (http://www.tepav.org.tr/tr/kose-yazisi/s/2468) Neredeyse o vakit, bir dönem bitti artık diye bakıyordum. Meğer bitmemiş. Bir sürü kitapçı kapandığı ile kalmış. O kitapçıların kapanmasına neden olan bir zamanların sanal kitabevi Amazon, şimdi bildiğiniz fiziki kitapçılardan açıyormuş. Geçen yılın Kasım ayından beri ortada bir dedikodu vardı. Şimdi sayı bile konuşulmaya başlandı. 300-400 adet fiziki kitapçıdan bah [Devamı]