Arşiv

  • Eylül 2017 (14)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Kredi Garanti Fonu ve eğitim reformu
    Fatih Özatay, Dr. 19 Temmuz 2017
    Yılın ilk yarısındaki çok hızlı kredi genişlemesine yol açan ekonomik kararlar alınmadan iki noktaya odaklanmak yararlı olurdu: Birincisi riskti: Böyle bir karar, bankaları mevduat toplama ve bulabilirlerse daha fazla dış borç alma yarışına sokabilirdi. Oysa, hızlı kredi artışına yol açan ekonomi politikası (Kredi Garanti Fonu’na referandum öncesinde Hazine’nin yüklü bir kaynak koyması) uygulanmadan önce zaten kredi-mevduat oranı çok yüksekti. Farklı bir ifadeyle, mevcut kredi arzını idame ettirecek kaynaklara ulaşmak açısından sorunlar vardı. İkinci odaklanılacak nokta bu politikanın ne kadar işe yarayacağı konusuydu: Türkiye’de özellikle makine ve teçhizat yatırımlarının neden düşük düzeylerde seyrettiğini dikkatle incelemek gerekiyordu. Böyle bir inceleme, yetersiz yatırım d [Devamı]
    Kamu ve özel bankaların kredi arzlarında farklılık
    Fatih Özatay, Dr. 15 Şubat 2017
    Geride bıraktığımız yılın ikinci yarısında belirgin biçimde düşen iç talebi artırmak için ardı ardına kararlar alınıyor. Bu kararların bir yansıması da banka kredilerinde gözleniyor. [Devamı]
    Kredi arzı mı kredi talebi mi?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Kasım 2016
    Ekonomimizde mevcut durumun sürdürülebilir olmadığına dair çok sayıda emare var. “Sürdürülemez” derken, döviz kurundaki son artış ve sonrasında yaşanabilecekler nedeniyle ekonomimizin içine düşebileceği durumdan söz etmiyorum. Ya da 15 Temmuz felaketi sonrasında olan bitenle de ilgili değil sürdürülemezlik saptaması. Elbette hem 15 Temmuz’un hem de döviz kurundaki sıçramanın önemli olumsuz etkileri olacak ekonomimize. Ama “sürdürülemezlik” hali çok daha önceden başladı. [Devamı]
    Kredi artış oranını idari kararlarla artırmak mümkün mü?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Haziran 2016
    Sonuncusu hariç altı yazı üst üste mevcut kırılganlıklarımıza dikkat çekmeye çalışan yazılar yer aldı bu köşede. İçiniz sıkılmıştır diye, son yazımda, oldukça çaba harcadıktan sonra olumlu sayılabilecek bir konu buldum ve üzerinde çalışılan bireysel emeklilik tasarısı hakkında dikkatimi çeken noktalara yer verdim. Ne var ki yazının mürekkebi kurumadan kırılganlığımızı artırabilecek bir karar alındı ve Resmi Gazete’de yayınlandı. O karara geçmeden önce bazı verileri paylaşmak istiyorum. [Devamı]
    Kredi/mevduat oranı yüzde 125’e vurmuşsa ben azami dikkat derim
    Güven Sak, Dr. 13 Haziran 2016
    Banka mevduat toplar, kredi dağıtır. Mevduat bir banka için en istikrarlı finansman yoludur. Mudi, acil dönüşler yapmaz. Bankasını kolay kolay yalnız bırakmaz. Nedir? Mevduat, kredi portföyünü en istikrarlı biçimde finanse etmeye imkân verir. Peki, bankanın dağıttığı kredi, topladığı mevduatı aşıyorsa ne olur? Banka, o vakit, mevduat haricinde, başka bir finansal kontrat vasıtasıyla topladığı fonları da kredi olarak dağıtmaya başlar. Ani dönüş ihtimali olan alana daha fazla girer, istikrarı meşkuk olur. Türkiye bankacılık sisteminde 2016 yılı itibariyle kredi/mevduat oranı yüzde 125’e dayanmıştır. Ben, bankacılık sisteminde kredi/mevduat oranı yüzde 125’e dayanmışsa ekonomi yönetimine azami dikkat tavsiye ederim. İşte bu, o “aman dikkat” yazısıdır. Gelin bakın neden? [Devamı]
    Düşen petrol fiyatı kredi maliyetlerini de artırıyor
    Güven Sak, Dr. 23 Kasım 2015
    2015 yılının ilk 9 ayında Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 28,7 milyon olmuş. Geçen yılın ilk 9 ayında da Türkiye’ye 28,7 milyon yabancı turist gelmiş. Ama bu arada Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 800 binden fazla azalmış. 2014 yılının ilk 9 ayında 4,1 milyon Rus turist gelmiş Türkiye’ye, bu yılın ilk 9 ayında bu rakam 3,3 milyona gerilemiş. Nedir? Her beş Rus turistten biri bu yıl Türkiye’ye gelmemiş. Ruslar bu yıl Türkiye’ye daha az gelmeye başlamışlar. Rusları, İtalyanlar ve Fransızlar takip ediyor. Şirketlerimizin döviz kazanma kapasitelerini olumsuz etkileyecek bir durum var ortada. [Devamı]