Arşiv

  • Kasım 2018 (10)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)

    Etiketler

    Kendi kendine faizi düşürmek lüksünden yoksun kalmak...
    Fatih Özatay, Dr. 14 Şubat 2018
    Gelişmekte olan ekonomilerin özellikle tasarruf açığı olanlarının finansal piyasalarında önümüzdeki dönem gergin geçecek. Malum, başta ABD Merkez Bankası olmak üzere büyük gelişmiş ekonomilerin merkez bankalarının önemli bir kısmı ya para politikalarını sıkılaştırmaya başladılar ya da başlamak üzereler. Türkiye özelinde, bu resme jeopolitik gelişmeleri de ekleyebilirsiniz. Ortalık fazla gerilmeden, olası döviz kuru gelişmeleri karşısında faiz politikası hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.2001 krizi sonrasındaki beş-altı yıllık dönemi düşünün. Maliye politikası düzgün bir şekilde kamuoyuna daha önceden açıklandığı biçimde yürütülüyor. Para politikası enflasyona odaklanmış vaziyette. Bankacılık sektörünü sağlamlaştırmak üzere bir dizi reform yapılıyor. İstikrarı sağlamaya yönelik bu poli [Devamı]
    Şimdi bu iş artık yakında biter mi?
    Güven Sak, Dr. 23 Kasım 2017
    Son 3 ayda Amerikan Dolarının Türk Lirası cinsinden değeri yüzde 15 arttı. Lira, Dolar karşısında değer kaybetti. Son 12 ay için bakarsanız, Liranın değer kaybı yüzde 18’e kadar varıyor. 2014 yılından bugüne bakarsanız, bu kayıp yüzde 86’ya ulaştı. Şimdi bu iş artık yakında biter mi? Zor görünüyor. Neden? Gelin anlatayım. [Devamı]
    Şapkadan tavşan yerine temel sorunlarımıza çözüm çıkarsak?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Kasım 2017
    Merkez Bankası (MB) son zamanlarda döviz piyasasındaki hareketlere karşı bazı adımlar atıyor. Bunlardan ihracat reeskont kredilerine ilişkin olanı geçen yazıda tartışmış “ve ne gerek var” demiştim. Zira Şubat 2018’e kadar yürürlükte kalacak bu kararla süre zarfında kredisini geri ödeyecek olana MB eliyle kaynak aktarılıyor, buna karşılık bu süre başlamadan birkaç gün önce ödeyenler ya da bittikten hemen sonra ödeyecekler dezavantajlı duruma düşüyorlardı. Bu kararda en sakıncalı olan elbette işin “kaynak aktarımı” kısmı, avantaj/dezavantaj ikincil planda. Bir de döviz kurunun Şubat 2018 değeri için bir sinyal veriliyor. Bu sakıncalar nedeniyle “ne gerek var”dı.Hafta başında bir MB yetkilisi şirketlere döviz kuru riski koruması sağlayacak Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine başlam [Devamı]
    Reeskont kredisi ve ekonomik temellerle uyumsuz kur hareketleri
    Fatih Özatay, Dr. 08 Kasım 2017
    Uzun bir süredir para politikası hakkında yazmak içimden gelmiyor. İki temel nedenle: Birincisi, bugün Türkiye’nin ekonomik alanda karşı karşıya kaldığı sorunların çözümü büyük ölçüde ekonomi politikası dışındaki alanlarda (kural hâkimiyeti, hukuk sistemine güven, demokrasi, dış politika…) atılacak bir dizi adıma bağlı; para politikasıyla bir ilgisi yok. İkincisi, “kendi hedefini önemsemeyen” bir para politikası uygulaması var yıllardır; ne yazacağım?Bu orucumu bozuyorum; zira son günlerde para politikası alanında bir dizi gelişme var: Yılın son enflasyon raporu açıklandı. Merkez Bankası (MB) ihracat reeskont kredilerine ilişkin yeni bir karar aldı. Bu kararı alırken “son dönemde piyasalarda ekonomik temellerle uyumlu olmayan fiyat oluşumu” var dedi. Türkiye’de bir süredir sıkı para politi [Devamı]
    Balonlar büyüyor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 27 Eylül 2017
    Önümüzdeki dönemin en önemli riski gelişmiş büyük ülkelerin bol kepçe etrafa saçtıkları paranın ve çok düşük düzeylere indirdikleri hatta bazı durumlarda sıfırın da altına düşürdükleri kısa vadeli merkez bankası faiz oranlarının uzun bir süredir oluşturmakta olduğu balonlar. Bu balonların iyice büyüyüp patlamasından korkulması beraberinde bol kepçe dağıtılan paranın kademeli ve önceden açıklanan miktarlarda çekileceğine ilişkin açıklamaları getiriyor. ABD Merkez Bankası bu işe başladı zaten. Sırada Avrupa Merkez Bankası var.Bol kepçe etrafa saçılan paranın çay kaşığıyla geri alınacağı açıklamaları bir tarafa, geçenlerde Nobel ödülü sahibi ve finans alanındaki çalışmalarıyla tanınmış ABD’li iktisatçı Shiller ABD’de borsa endeksinin ulaştığı düzeyin yüksekliğine ve daha önce benzer düzeyleri [Devamı]
    Dikkat çekici sinyaller
    Fatih Özatay, Dr. 01 Haziran 2016
    Birkaç yazı Türkiye’nin ileride başına bela olma potansiyeli taşıyan risklere değindim. Geçen haftaki yazım, İspanya’da 1995-2007 döneminde verimliliğin önemli ölçüde düşmesini, başarılı olmak için devlet desteğine ihtiyaç duyan sektörlerde yatırımların ahbap-çavuş kapitalizmi yoluyla yoğunlaşmasına bağlıyordu. Elbette ön sırada inşaat geliyordu. 11 Mayıs tarihli yazımda ise “müstakbel kamu açıkları” konusunu ele aldım. 1997’de Asya kaplanlarında çıkan krizin ana nedeni olarak özel sektörün büyük yatırımlarına verilen devlet garantileri gösteriliyor. Kriz literatüründe “müstakbel kamu açıkları” olarak ele alınıyor ve ahbap-çavuş kapitalizmi ile yakından ilgisi var. Zira devlet garantileri ahbap çavuş ilişkileri çerçevesinde verilmiş bu ülkelerde. Türkiye’nin hem İspanya’nın kötü deneyimind [Devamı]
    Meğerse para politikası gevşekmiş…
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2016
    Merkez Bankası dün çok önemli bir raporu kamuoyuna açıkladı. Yılın ikinci Enflasyon Raporu bir basın toplantısı ile bizlerle paylaşıldı. Raporun para politikası ve yeni yönetimin kredibilitesi açısından en önemli tarafı ve dolayısıyla asıl merak uyandıran kısmı, ileriye ilişkin enflasyon tahminlerinde bir önceki rapora kıyasla bir indirime gidilip gidilmeyeceğiydi.Bir hafta önceki Para Politikası Kurulu’nda faizler düşürüldü. Oysa Ocak ayında yayınlanan yılın ilk enflasyon raporunda Merkez Bankası 2016 sonunda enflasyonun yüzde 7,5’e, 2017 sonunda ise yüzde 6’ya düşeceği tahmininde bulunmuştu. Yani, en azından 2017 ortalarına kadar enflasyonun hedefin oldukça üzerinde kalacağı tahmini vardı Merkez Bankası’nın. Hedefin kamuoyunca ciddiye alınması bekleniyorsa en başta Merkez Bankası’nın cid [Devamı]
    Faiz negatif ama gelin bakın hala tık yok
    Güven Sak, Dr. 21 Nisan 2016
    Büyük finansal krizden bu yana sekiz yıl geçti. Dünya ekonomisinin yeni normalini hala bekliyoruz. Geçen hafta IMF, Dünya Ekonomik Görünümü Raporunun Nisan 2016 sayısını yayımladı. Bu yeni sayıda, Ocak 2016’da güncellenen 2016 yılı büyüme tahminlerinin aşağıya doğru revize edildiğini gördük. Daha doğrusu, Avrupa’nın ve Amerika’nın büyüme tahminleri aşağıya çekilirken Türkiye’nin ve Çin’in büyüme tahminleri yukarıya doğru revize edildi. Bu arada Türkiye için hala uzun dönem ortalamasının altında bir rakamdan bahsediyoruz. [Devamı]
    Merkez Bankası’nın faizleri düşürebileceği koşullar
    Fatih Özatay, Dr. 13 Nisan 2016
    Birkaç gündür televizyonlarda ve gazetelerde gelecek hafta yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranlarının ne kadar düşürüleceği tartışılıyor. 25 baz puan diyenler var, 50 baz puanı normal bulanlar var; var da var. Hangi ülkede? 2012’den bu yana enflasyon hedefinin yüzde 5 olduğu ama gerçekleşen enflasyonun bunun 3,3 puan üzerinde kaldığı bir ülkede. Hangi ülkede? Bu yıl gerçekleşmesi beklenen enflasyonun da hedefin oldukça üzerinde kalacağının anlaşıldığı bir ülkede. [Devamı]
    Merkez Bankası Başkanı kim olacak?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2016
    Görev süresinin nisan ortasında bitecek olması nedeniyle, Merkez Bankası Başkanı’nın yeniden aynı göreve atanıp atanmayacağı, atanmazsa yerine kimin geleceği son günlerde sıkça tartışılıyor. İş, Başkan ile de bitmiyor; yardımcılarının bir kısmının da görev süreleri yakında sona erecek. O makamların nasıl doldurulacağı da tartışılıyor. Bu tür yüksek bürokrat atamaları elbette çekici konuların baş sıralarında geliyor; tartışılmasında bir gariplik yok. [Devamı]