Arşiv

  • Ekim 2018 (11)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)

    Etiketler

    Netflix tecrübesi, Türkiye’deki eğitim ve inovasyon tartışmalarına yol gösteriyor
    Güven Sak, Dr. 09 Temmuz 2018
    Ben artık Türk televizyonlarını neredeyse hiç izlemiyorum. Hep siyasi tırı vırı ile dolu oluyor. İncir çekirdeklerini bile dolmuyor, sıkıcı oluyor. Hangi ülkeden olursa olsun, eskilerden bir film izlemek istersem Amazon Fire TV var. Amazon Fire TV, eski filmler deposu olarak harika. Arada dizi de izlemek mümkün. Ama her birine ayrı ödeme yapmak gerekiyor. Depo gibi dediğim o aslında, televizyon yayıncılığı değil. Filmler için Apple TV’de fena değil. Hem Türkçesi de var. Ama orası da film deposu gibi ve yine tek tek ödeme yapmak gerekiyor. Daha geniş ve Türkçe ile desteklenmiş bir içerik seti ve toptan yıllık aboneliği olan bir tek Netflix var. Netflix, yeni çağın televizyonu. Doğrusu ya, ben artık televizyon izlemiyorum, Netflix’i açıyorum. Televizyon izlemeye ayrılabilecek kısıtlı zamanda [Devamı]
    Türkiye seçim yaparken Uber, yeniden Londra sokaklarına çıktı
    Güven Sak, Dr. 02 Temmuz 2018
    Uber, geçen hafta Londra’da faaliyetlerine yeniden başlamak için mahkemeden izin aldı. Biz o arada Türkiye’de seçim yapıyorduk. Uber böylece yeniden Londra sokaklarında faaliyet göstermek için 15 aylık bir lisans temin etmiş oldu. İngilizler, sorunu Londralıları mağdur etmeden çözdü. Darısı başımıza. Seçimden geçime geçerken, doğrusu ya, arada alınan/alınmayan tüm kararların gözden geçirileceği kanaatindeyim.  Önce Uber’i anlatayım ve bu kıssadan bir Türkiye hissesi çıkartayım. Sonra da konuyu bizim seçimlere bağlayayım. [Devamı]
    Türkiye’de de seçimin sonucunu milliyetçi oylar belirledi
    Güven Sak, Dr. 28 Haziran 2018
    Bu yıl, Dünya Kupası maçlarında bir mikro milliyetçilik dalgası vardı. Benim en çok aklımda kalan, İsviçre milli takımında oynayan Granit Xhaka ve Xherdan Shakiri’nin Sırp milliyetçilerini sinir etmesi oldu. Oyuncuların ikisi de Arnavut asıllı Kosovalı. Gol attıktan sonra, yandaki resimdeki gibi, çift başlı Arnavut kartalı işareti yapmaları, ayakkabılarının birinde Kosova diğerinde de İsviçre bayrağının olması Sırpları kızdırdı. Arnavut kartalı, Türklerin bozkurtu gibi bir simge. Bu yıl Dünya Kupası’nda doğrusu bu ya, bir milliyetçilik dalgası yükseldi. Ya da şöyle diyeyim: Dünyada yükselen milliyetçi dalga, Dünya Kupası maçlarında da göründü. [Devamı]
    Yeni Zelanda başbakanı doğum iznine çıktı
    Güven Sak, Dr. 25 Haziran 2018
    Yeni Zelanda başbakanı Jacinda Ardern geçen hafta görev başındayken ilk çocuğunu doğurdu ve inanmayacaksınız ama, tam 6 haftalık bir doğum iznine çıktı. Şimdilerde yeni doğan bebeğine bakıyor. Altı hafta sonra ise bebeğe, gün boyu babası bakacakmış.  Önce haberden başlayayım, sonra da bu haberin bana hatırlattıklarına kısaca bir değineyim. [Devamı]
    GE düşünce, DJIA’da başlangıçtan kimse kalmadı
    Güven Sak, Dr. 22 Haziran 2018
    Amerikan New York Hisse Senedi Borsası (NYSE) 1817’de kurulmuş, Dow Jones Industrial Average (DJIA) hisse senedi fiyat endeksinin başlangıcı ise 1896 yılına kadar uzanıyor. Bundan 122 yıl önce DJIA, NYSE’deki fiyat hareketlerinin gidişatı hakkında özlü bir gösterge olsun diye tasarlanmış. Bu hafta, General Electric (GE) hisse senedi fiyatları, DJIA borsa fiyat endeksindeki yerini, Walgreens Boots Alliance şirketinin hisse senetlerinin fiyatına bıraktı. GE’nin fiyat hareketlerinin Amerikan borsası için gösterge olmadığına karar verdi DJIA. GE endeksten atılınca, DJIA’da, 1896’da tasarlanan ilk endeksten, yani başlangıçtan, hiç kimse kalmadı. [Devamı]
    Türkiye nasıl bu kadar çok borçlanabildi?
    Güven Sak, Dr. 18 Haziran 2018
    Artık içinde bulunduğumuz durumu nasıl adlandırabileceğimizi çok iyi biliyoruz. Türkiye’yi yönetenler, dünyanın parasal genişlemeden (Quantitative Easing-QE) parasal sıkılaştırmaya (Quantitative Tightening-QT) geçtiğini fark etmekte geciktiler. Güneşli günler hep devam eder zannettiler. O esnada, Türk şirketleri çok fazla borç biriktirdi.. Böylece “harç bitti, yapı paydos” aşamasına geçtik. Nitekim şimdi güneşli günlerde “aman ne güzel, ne güzel” diye büyüttüğümüz şirket bilançolarını hızla küçülteceğiz. Yükselen her şey düşer, el parasıyla hızla büyüyen bilanço da bir gün mutlaka küçülür. [Devamı]
    2015’ten 2018’e dünya nasıl böyle başka bir dünya oldu?
    Güven Sak, Dr. 14 Haziran 2018
    2015’ten 2018’e dünya bambaşka bir yer oldu. Meğer o günler güzel günlerimizmiş de farkında değilmişiz. Hayat işte böyle. Gelin bugün 2015’ten 2018’e değişenlerin altını hızlıca bir çizeyim ve bir kaç sonuç çıkarayım. [Devamı]
    Türk lirasının itibarı bir tek faiz artışı ile kurtulur mu?
    Güven Sak, Dr. 07 Haziran 2018
    Ben ortadaki bu “faizi bir daha artırırız ve Türk lirasının itibarı kurtulur” havasından doğrusu hiç de memnun değilim. Merkez Bankası’na sahip olmadığı bir gücü vehmediyoruz. İşimizi kolaylaştırmıyoruz, zorlaştırıyoruz. Bana öyle geliyor. [Devamı]
    Uber işi bitmez
    Güven Sak, Dr. 04 Haziran 2018
    Geçen hafta Amerika’nın başkenti Vaşington’daydım. Kaldırımda yürürken, yanımdan elektrikli scooter’la biri geçti ve tam yanımda, kaldırımın kıyısında, aleti bırakıp gitti. Ben de resmini çektim. Rengi yeşildi. Lime-S markalı elektrikli scooter’ın üzerinde “Bu araç GPS ile takip edilmektedir.” diye de yazıyordu ayrıca. Kullan-bırak uygulamalarında bir yeni aşamaya geldiğimizi böylece öğrenmiş oldum. Bugün lafa buradan başlayayım ve birkaç sonuç çıkartayım, müsaadenizle. [Devamı]
    Ekonomiden sorumlu başkan yardımcısı adayı kim olacak?
    Güven Sak, Dr. 28 Mayıs 2018
    Bu aralar konu dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyor. Dil ağrıyan yere gider misali bir nevi. Sanayi 4.0 diye toplantıya giriyorsunuz, muhabbet dönüp dolaşıp, Türk lirasının Amerikan doları karşısındaki perişanlığına geliveriyor. Millet, “Bırak şimdi Sanayi 4.0’ı önce Dolar 5.0 konuşalım.” diyor. Üzücü olan nedir? Şudur: Yeni teknolojik devrim bütün hızıyla devam ederken, Türkiye, yine eski kriz dönemlerinin normal gündemine geri döndü. Aynı 1999-2001 gibi oldu ortalık. Yazık. [Devamı]