Arşiv

  • Kasım 2017 (12)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)

    Etiketler

    Çok şükür; Arjantin’in verileri açıklandı
    Fatih Özatay, Dr. 06 Eylül 2017
    Birkaç yıldır Arjantin’in enflasyon verilerini bilmiyorduk. Bu durum değişti. Artık 2017 yılı için Arjantin’in tüketici enflasyon verileri yayınlanıyor. Tabloda hem bu yılın sonu için hem de yıllık ortalama olarak Arjantin için tahmin edilen enflasyon değerleri var. Her ikisi de çok yüksek. Durup dururken Arjantin nereden çıktı demeyin. Türkiye için özel bir anlamı var. [Devamı]
    Müjde: Negatif faiz artık sorun olmayacak
    Fatih Özatay, Dr. 05 Temmuz 2017
    Yok; enflasyondan arındırılmış (reel) negatif faiz değil konum. Tamamen bildiğiniz enflasyondan arındırılmamış faiz ve bu faizin ne ölçüde sıfırın altına düşürülebilirliği ile ilgiliyim.Tüm dünyada, özellikle de gelişmiş ülkelerde merkez bankacıları bir süredir elektronik para üzerinde kafa yoruyorlar. Tedavülde olan özel elektronik paradan söz etmiyorum. Tüm türlerini alt alta toplasanız para arzı okyanusunda bir damla kadar. Merkez bankalarının tümüyle elektronik paraya geçme konusu tartışılan. Özellikle de İngiltere Merkez Bankası "Paranın Geleceği" başlığı altında ciddi araştırmalar yapıyor. Tunus ve Senegal elektronik para uygulaması denemesine başladılar bile. İsveç'in de yakında kervana katılabileceği söyleniyor.Haklısınız; şu anda ödemelerde kullandığımız paranın zaten çok büyük bi [Devamı]
    Enflasyonu dert etmeli (2)
    Fatih Özatay, Dr. 17 Mayıs 2017
    Bulunduğumuz noktada durum şöyle: Enflasyon 2006’dan bu yana etrafında salındığı yüzde 8.3’lük ortalamanın çok üzerine çıktı ve yüzde 12’ye yaklaştı. Üstelik, enflasyon yükselirken işsizlik de yükseldi. 2006’dan bu yana geçen sürede ortalaması yüzde 10’du işsizlik oranının. Bir yıldır o da yükseliyor; ocak döneminde yüzde 11.8 oldu.Bu basit gerçek, özellikle son yıllarda “Merkez Bankası faiz kararı alırken işsizliği de dikkate almalı” diyenleri ve bunu her faiz kararından önce dile getirenleri düşündürmeli. Yanlış anlaşılmasın; elbette merkez bankalarının faiz kararı alırken kendilerine yol gösteren teknik modellerinde büyüme ve işsizlik önemli rol oynuyorlar. Ama büyüme, işsizlik ve faiz oranı arasındaki ilişki sıklıkla dile getirildiği kadar basit değil. Yani, faiz artarsa büyüme oranı d [Devamı]
    Enflasyonu dert etmeli (1)
    Fatih Özatay, Dr. 10 Mayıs 2017
    Merkez Bankası’nın (MB) bankalara verdiği fonun bankalara ortalama maliyeti (MB’nin ortalama fonlama maliyeti) Kasım sonuna doğru yüzde 8 düzeyindeydi. Şu anda ortalama fonlama maliyeti yüzde 12. Tam dört puan (yüzde 50) yükseliş var faizde. Bunun temel nedenini biliyoruz: Kurda kısa sürede gerçekleşen sıçrama. Yarısı dolar yarısı euro olan döviz sepetinin değeri eylül ortalarında 3.15 liraydı. Kasım ve Aralık aylarında hızlı bir artış oldu ve Ocak ortalarına doğru sepetin değeri 4 lirayı aştı.Özellikle döviz cinsinden yükümlülükleri ile döviz cinsinden varlıkları arasındaki fark yüksek olan (net uluslararası yatırım pozisyonu çok fazla açık veren) şirketler kesimi için kurdaki bu sert yükseliş önemli bir risk oluşturuyordu. Temelde bu nedenle MB bankalar için asıl önemli olan faizini (ort [Devamı]
    Enflasyonu bile tahmin etmek falcılık oldu
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ocak 2017
    Bir süredir enflasyon üzerinde durmuyorum. Temel nedeni, enflasyonda uzun süredir hâkim olan “yüzde 8’in az üzerindeki ortalama etrafında dalgalanma” eğilimiydi. Dün 2016’ya ilişkin tüm enflasyon verilerini öğrendik. Salt geçmişe odaklanınca yine aynı sonuca ulaşıyoruz: Ortada bir değişiklik yok. Grafikte 2012’den bu yana her ay itibariyle yıllık tüketici enflasyonunun gelişimi ile 2012- 2016 dönemindeki ortalaması (yüzde 8.1) ve uzun bir süredir hiçbir anlam taşımayan hedef alınan enflasyon (yüzde 5) gösteriliyor.Enflasyon dar bir aralıkta hareket ediyor. 2012’nin ilk birkaç ayı dışarıda tutulduğunda bu eğilim daha da belirginleşiyor. 2016 da bu açıdan farklı bir yıl olmadı. Enflasyon bir ara düşer gibi olduysa da bu eğilim beklendiği gibi sürmedi. Dün açıklanan aralık ayı fiyat artışı ol [Devamı]
    Üç haber ve bir soru: Bu ülkede yapısal reform yapılabilir mi?
    Fatih Özatay, Dr. 19 Ekim 2016
    İlk haberimiz "proje okullar"a ilişkin. Özü: Başarılı okullarda belli bir sürenin üzerinde görev yapmış öğretmenlerin başka okullara tayin edilmesi öğrencilerin ve velilerin tepkisini çekiyor. Ben, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) "proje okullar" listesindeki bir okuldan -güncel adıyla Meram Anadolu Lisesi'nden, ilk ve benim zamanındaki adıyla da Konya Maarif Koleji'nden- mezunum. 1955'te Türkiye'de beş tane açıldı bu liselerden: Bornova, Eskişehir, Kadıköy, Konya ve Samsun Maarif Kolejleri. MEB internet sitesinden 2016 listesini aradım; bulamadım ama Eylül 2015'teki listeye göre bunların tümü "proje okullar" arasında. Kurulduklarında, ilk yılı İngilizce hazırlık olmak üzere yedi yıl yüksek kalitede eğitim veriyorlardı. Yetenek sınavıyla öğrenci alınıyordu. Mesela ben Ağrı'dan gelip sınava [Devamı]
    Meğerse para politikası gevşekmiş…
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2016
    Merkez Bankası dün çok önemli bir raporu kamuoyuna açıkladı. Yılın ikinci Enflasyon Raporu bir basın toplantısı ile bizlerle paylaşıldı. Raporun para politikası ve yeni yönetimin kredibilitesi açısından en önemli tarafı ve dolayısıyla asıl merak uyandıran kısmı, ileriye ilişkin enflasyon tahminlerinde bir önceki rapora kıyasla bir indirime gidilip gidilmeyeceğiydi.Bir hafta önceki Para Politikası Kurulu’nda faizler düşürüldü. Oysa Ocak ayında yayınlanan yılın ilk enflasyon raporunda Merkez Bankası 2016 sonunda enflasyonun yüzde 7,5’e, 2017 sonunda ise yüzde 6’ya düşeceği tahmininde bulunmuştu. Yani, en azından 2017 ortalarına kadar enflasyonun hedefin oldukça üzerinde kalacağı tahmini vardı Merkez Bankası’nın. Hedefin kamuoyunca ciddiye alınması bekleniyorsa en başta Merkez Bankası’nın cid [Devamı]
    Merkez Bankası Başkanı kim olacak?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2016
    Görev süresinin nisan ortasında bitecek olması nedeniyle, Merkez Bankası Başkanı’nın yeniden aynı göreve atanıp atanmayacağı, atanmazsa yerine kimin geleceği son günlerde sıkça tartışılıyor. İş, Başkan ile de bitmiyor; yardımcılarının bir kısmının da görev süreleri yakında sona erecek. O makamların nasıl doldurulacağı da tartışılıyor. Bu tür yüksek bürokrat atamaları elbette çekici konuların baş sıralarında geliyor; tartışılmasında bir gariplik yok. [Devamı]
    6 milyar eurodan çok daha değerli
    Fatih Özatay, Dr. 16 Mart 2016
    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Suriyeli mültecilere ilişkin görüşmeler sürüyor. AB tarafının öncülüğünü Almanya’nın yaptığı görüşmelerin önemli maddelerinden biri Türkiye’de kalacak mültecilere harcanmak üzere AB’den alınacak parasal yardım. Basındaki haberlere göre daha önce sözü edilen üç milyar euroluk yardımın altı milyar euroya yükseltilmesini teklif etmiş Türkiye.Altı milyar euro Türkiye’nin bir yıllık milli gelirinin yüzde 1’i bile değil. Sayısı üç milyona yaklaşan mültecilerin önemli bir kısmının okul yaşındaki çocuklar olduğunu dikkate alın. Bu çocuklara Türkiye’de kalacakları uzunca bir süre için eğitim verilmesi gerektiğini de yazın bir kenara. Altı milyar euronun (AB kabul ederse) birkaç yıla yayılarak ödeneceğini düşünün. Bu çocukların salt eğitim masrafları için bil [Devamı]
    Faizsiz bol kaynak imkânı
    Fatih Özatay, Dr. 09 Mart 2016
    1980’lerde başladı, geçen yüzyılın sonlarına doğru iyice yoğunlaştı. Küresel krizden önceki yıllarda ise bir tabuya dönüştü. Merkez bankalarının kamu kesimi açıklarını para basarak finanse etmelerinden söz ediyorum. Bir merkez bankasının bağımsız olup olmadığının en önemli göstergelerinden biri, ülkesinin hükümetinin bütçesinin iki yakası bir araya gelmiyorsa, gelmesini sağlamak üzere devlet harcamaları ile gelirleri arasındaki farkı para basarak kapatmaya çalışıp çalışmadığı. Para basılıp hazine finanse ediliyorsa, o ülkenin merkez bankasının bağımsızlığından söz etmek mümkün değil.Çoğu piyasa ekonomisinde bu tür ‘açık’ finansman yasak. Türkiye de 2001 krizinden sonra Merkez Bankası kanununda yaptığı değişiklikle bu kervana katıldı. Banknot matbaalarına fazla mesai yaptıran bu tür finansm [Devamı]