Arşiv

  • Kasım 2017 (15)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)

    Etiketler

    Geri planda kalan cephe: İran
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Şubat 2017
    İran yönetiminin Arap Baharı’nın ilk günlerinde kaygılı olduğu gözden kaçmıyordu. Ancak kısa süre sonra, İran, gelişmeleri avantaja çevirmeyi başardı. Özellikle de devletlerin çöktüğü, iç/sivil savaşların etkili olduğu ülkelerde. Bugün hemen her yerde İran’ın ayak izlerine rastlamak mümkün. Devlet dışı aktörlerin ön plana çıktığı iç savaşa duçar olmuş ülkelerde Şii topluluklar üzerinden nüfuzunu hissettiriyor. Şüphesiz ki bu gelişmelerde İran’ın örtülü operasyon kapasitesi kadar, küresel dengelerdeki değişim ve belirsizlik de etkili oldu. [Devamı]
    Peki, ya yandaş şirketlerin hisselerine ne oluyor?
    Güven Sak, Dr. 26 Şubat 2016
    Mısır devlet başkanı Hüsnü Mübarek, 11 Şubat 2011’de, yoğun sokak gösterileri nedeniyle istifa etti. O zamandan bu yana tam 5 yıl geçti. 5 yıl önce Arap Baharı ile bozulan eski statükonun yerine hiçbir yerde yeni bir statüko inşa edilemedi. Tunus’ta ve Mısır’da olmadı, Suriye’de de olmadı. Neden? “Belki onlar eski hali istiyorlar.” diyebilirsiniz. Ben de size cevaben kısa bir söz söyleyeyim; ezber edebilirsiniz: “İşte, eski hal mûhal, ya yeni hal veya izmihlal.” Eski hal gidince, yeni hal otomatik olarak çıkamazsa, hakikaten bir çöküş dönemi başlıyor ve dengeler yerine oturmuyor. [Devamı]
    Terörün zirvesi: Canlı bomba
    Nihat Ali Özcan, Dr. 23 Şubat 2016
    Geçen hafta PKK’lı bir teröristin Ankara’da gerçekleştirdiği terör eyleminde çok sayıda asker ve sivil şehit oldu. Çok sayıda da yaralı var. Terör saldırısının tipi, intihar eylemlerini bir defa daha gündeme getirdi.İntihar eylemi yeni bir saldırı tipi değil. Tarihi oldukça eski. Her ne kadar canlı bomba saldırıları sadece “dini” referanslı örgütlerin işiymiş gibi görünse de etnik ve ideolojik terör örgütleri de aynı yöntemi kullanmaya devam ediyorlar. Nitekim Sri Lanka’da Marksist Tamil Kaplanları’nın, Lübnan’da Şii Hizbullah’ın, Çeçen eylemcilerinin ve PKK gibi etnik Marksist hareketlerin sıklıkla başvurduğu bir yöntem oldu.11 Eylül terör saldırılarıyla intihar eylemleri yeni bir ivme kazandı. Afganistan ve Irak’ın işgalini takip eden dönemde karakteri değişti ve Arap Baharı ile yoğunluğ [Devamı]
    PKK’nın kısa dönem eylem çıkmazı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 12 Ocak 2016
    KCK (siz onu PKK olarak okuyun), sivil halkı şehir savaşı ve hendek taktiklerini desteklemek üzere sokağa çıkmaya, eylem yapmaya çağırıyor. Sivil halkın omuz vermediği “silahlı” eylemlerin fiyaskoyla sonuçlanacağının farkında. Çağrıyı acil hale getiren iki husus gözden kaçmıyor. Zamanlama ve dış destek.       PKK’nın Arap Baharı’ndan en fazla faydalanan devlet dışı aktör olduğunu söylemek abartı olmaz. Örgüt, sürecin sonunda sadece Türkiye’de değil, Suriye ve Irak’ta da büyük avantajlar elde etti. Bunu geçmiş tecrübesine, zamanın ruhuna uygun strateji seçimine, yerel ve küresel desteklere borçlu.Ancak Arap Baharı’nın karakteri değişmiş durumda. Özgürlük ve demokrasi söylemi pek taraftar bulmuyor. Süreç daha çok “güvenlik, korku, terör, şiddet ve insani dramlarla” anılıyor.Şiddetle destekle [Devamı]