Arşiv

  • Eylül 2017 (13)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Son 25 yıldır Türk sanayiinde değişen nedir?
    Güven Sak, Dr. 24 Temmuz 2017
    1980 yılında Türkiye’de kişi başına gelir 1,500 dolar civarındaydı. 2000’li yılların başında 3,000 dolara gelmiştik. 2007’de 10 bin dolar sınırına vardık. O günden beri de aynı yerde patinaj yapıp duruyoruz. 1980’den bugüne büyük resme baktığımızda ne görüyoruz? 1980’lerin başında hala uyuşuk bir tarım ülkesi olan Türkiye’nin, orta teknolojili bir sanayi ülkesine dönüştüğünü görüyoruz. İhracat rakamları bu dönüşümü gösteriyor. Ama hakikatin birden çok yüzü var. Aynı dönüşüm sürecine bir başka açıdan da bakmak mümkün. Gelin bugün İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinden hakikatin öteki yüzüne bir bakıp, size üç adet sonuç çıkartayım. Son 25 yılda Türk sanayiinde değişen ve değişmeyen nedir? Hazırsanız başlayalım. [Devamı]
    İnovasyon konuşmaktan, yapmaya geçmek için fırsat kapısı açıldı
    Güven Sak, Dr. 17 Temmuz 2017
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1960’ta 500 dolar civarındaydı. Güney Kore ise 150 dolarlardaydı o vakit. Sonra 1980’de Türkiye 1500, Kore ise 1700 dolar kişi başına milli gelire ulaştı. 2016 itibarıyla, Türkiye 10,700 dolara ancak erişti. Kore ise 27 bin doları geçti. Sonuç: 50 milyonluk Kore’nin yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomisi var. 80 milyon Türk’ün yarattığı iktisadi aktivite ise 1 trilyon bile etmekten pek uzak. 0,85 trilyon yalnızca. Nedir? Koreliler her ne yaptı ise Türkler işte onu yapamamış görünüyor. Onların becerip, bizim becerememiş olmamızın nedenleri önemli değil. Tarih nasıl olsa geriye dönüp düzeltilemiyor. Önemli olan, bundan sonrasına bakmak. [Devamı]
    Zeytincilik Yasa Tasarısı ve Suskunluğumuz...
    Halil Agah 07 Haziran 2017
    Son günlerde 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’da yapılması istenen değişiklilerin kamuoyunda tartışılması ön plana çıkmış durumdadır. Bu konunun siyaset üstü bir anlayışla değerlendirilip yönlendirilmesi gereklidir.  Bu tasarının son haline göre yasanın 20. maddesi değiştirilerek zeytinlik alanlarda “kamu yararı” gerekçesi ile madencilik ve endüstriyel amaçlı faaliyetleri ile zeytin alanlarının sanayileşmenin önü açılmaktadır. [Devamı]
    Sanayi 4.0 dedikodusu ile Sanayi 15’i ihmal ediyoruz
    Güven Sak, Dr. 03 Nisan 2017
    Şimdi herkes uzun bir süreden beri, bir şey yapmasa da, Sanayi 4.0 üzerine konuşuyor. Ama epeydir kimse Sanayi 15’ten bahsetmiyor. Halbuki ben Sanayi 15 ile Sanayi 4.0’ın kaderlerinin birbirine yakından bağlı olduğunu düşünüyorum. Sonuç odaklı olmayan Sanayi 4.0 muhabbetinin Sanayi 15 meselesini perdelemeye yaradığını düşünmeye başladım doğrusu. Yeni sanayi devrimini ciddiye almazsak, değil Sanayi 15, Sanayi 25’te bile bir yerimiz olmayacak. Neden? Gelin bir ne düşündüğümü anlatayım. [Devamı]
    Yeni sanayi devrimi nasıl bir mesleki eğitim modeli istiyor?
    Güven Sak, Dr. 06 Mart 2017
    Dün, sabah akşam inovasyon dedikodusu yapıyorduk. Bir ara, “Yahu, böyle yapmasak, artık inovasyon konuşmaktan inovasyon yapmaya geçsek” diyecek olduk. Bilmem hatırladınız mı, TEPAV’ın 2015 ortalarındaki tartışma notlarını? Şimdi, doğrusu ya, ortada somut bir değişiklik görüyorum. Artık kimse inovasyon üzerine konuşmuyor. O bir nevi ayıp oldu sanki. Artık aynı heyecanla Endüstri 4.0 üzerine konuşuyoruz. Sonuç? Dün inovasyon dedikodusu yapıyorduk, şimdilerde ise Endüstri 4.0 dedikodusu yapıyoruz. Türkiye’de değişen bir şey olmuyor. [Devamı]
    Güdük sanayi sektörünün düşündürdükleri
    Fatih Özatay, Dr. 08 Şubat 2017
    2010-15 dönemine ait birkaç rakam vererek başlayayım: İmalat sanayinde yaratılan katma değerin gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 16.1. Buna karşılık, inşaat sektörü katma değerinin GSYH’ye oranı yüzde 7.2, gayrimenkul hizmetlerinde yaratılan katma değerin GSYH’ye oranı ise yüzde 8.9. Farklı bir ifadeyle, 2010-15 döneminde, Türkiye’nin GSYH’sinin yüzde 16.1’i imalat sanayinde yaratılırken, bir o kadarı da inşaat ve gayrimenkul hizmetlerinde yaratılmış (2010-15 döneminin özelliği şu: Yeni GSYH verileri hesaplanırken kullanılan yeni yöntemler ve bilgi kaynakları asıl olarak bu dönem için var. Yoksa bu dönemin bir orijinalliği yok. 2010 yerine 2002’den başlasaydım da çok değişmeyecekti bu oranlar.)İki nokta dikkat çekici. Birincisi, imalat sanayi (ya da sanayi) katma değerinin GSYH [Devamı]
    Sanayi üretim endeksinin anlamı kaldı mı? Eski-yeni GSYH karşılaştırması (4)
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2017
    Pazartesi günü kasım ayı sanayi üretim endeksi verisi açıklandı. “Normal koşullar altında” sanayi üretim endeksi önemli bir veri; gelişmişlerde de bizim gibi ülkelerde de. Hem ekonominin önemli bir kesiminde ne olup bittiğini yansıtıyor hem de GSYH serilerinden daha güncel. Mesela Türkiye’de 2016 yılının son çeyreğinde GSYH’nin nasıl şekillendiğini ancak mart ayının sonunda öğreneceğiz. Oysa şu anda kasım ayı sanayi üretimini “biliyoruz”.Dikkat ederseniz “hem normal koşullar altında” dedim hem de “biliyoruz” sözcüğünü tırnak içine aldım. Grafiğe bakılınca neden böyle yaptığım açık biçimde ortaya çıkacak. Şu: Yeni GSYH’nin sanayi katma değeri alt kalemi sanayide olan biteni (yani gerçeği) yansıtıyorsa pazartesi açıklanan ve üzerinde bayağı yorum yapılan sanayi üretim endeksi verisi gerçeği [Devamı]
    Önemli olan sorunların arkasındaki temel nedenler
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ekim 2016
    Ülkelerin çoğunda da böyle, yok öyle. Böyle ya da öyle; önemli olan onlardaki değil bizdeki durum. Hangi cepheden bakarsanız bakın ekonomide önemli sorunların varlığına işaret eden göstergelerle hemen burun buruna geliyorsunuz. Uzun bir süredir özel yatırım harcamalarının 2012’nin başından beri yerinde saydığını, hatta 2011’e kıyasla her yıl daha düşük düzeyde gerçekleştiğini yazıp duruyorum. Bunun kredi azlığı ya da kredi faizinin yüksekliği ile pek bir ilgisi olmadığına, haydi bilemediniz “milim” etkisi olduğuna dikkat çekiyorum. Yargısı, iç güvenliği, dış politikadaki sorunları, demokrasisi bu düzeyde olan bir ülkede yatırım yapılabilir bir ortamdan pek söz etmek mümkün değil herhalde. Özellikle de rant vurgunu peşinde koşmayan yatırımları düşünürseniz.Gelin başka bir göstergeye, sanayi [Devamı]
    Türkiye-İsrail yakınlaşması iyiye işarettir
    Güven Sak, Dr. 30 Haziran 2016
    Hiç İstanbul’dan Tel Aviv’e günde kaç tane tarifeli sefer olduğuna baktınız mı? Haftanın hangi gününde olduğumuza göre azıcık değişebilir ama İstanbul’dan Tel Aviv’e her gün 10’un üstünde tarifeli uçak kalkıyor. Üstelik bu kadar uçağın tüm koltukları yok satıyor. İki ülke idarelerinin birbiri ile konuşmadığı dönemde, sefer sayısında bir azalma filan da olmadı. Şimdi iki ülke hükümetinin yeniden birbirleriyle resmen konuşmaya başlamaya karar vermeleri iyiye işarettir. Türkiye-İsrail yakınlaşması, Türkiye ekonomisi için iyiye işarettir. Neden? [Devamı]
    BBC, geçen hafta 1 milyon çocuğa micro:bit dağıtmaya başladı
    Güven Sak, Dr. 31 Mart 2016
    BBC, geçen hafta 11-12 yaşlarındaki çocuklara micro:bit dağıtmaya başladı. Kampanyanın hedefi, 1 milyon çocuğu dijitalleşmeye doğrudan katkıda bulunmaya çağırmak aslında. Kampanyanın adı da manidar: Dijitalleştirin (Make It Digital). Nedir? Daha önce dijitalleşmemiş olanı dijitalleştirin. Birbiri ile konuşmayan makineleri birbiri ile konuşturun. Kampanyayı 29 adet kuruluş ve şirket düzenlemiş. Hedef kitle 11-12 yaşlarında. [Devamı]