Arşiv

  • Mayıs 2018 (15)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)

    Etiketler

    Değer zincirinin en değerli aşaması üretim değildir
    Selin Arslanhan Memiş 19 Mart 2018
    Yeni teknolojiler, değer zincirlerinin yapısını değiştirdi. Geleneksel değer zincirlerinde ham maddeden satışa uzanan, temelde birkaç aşamadan oluşan doğrusal bir süreç söz konusuyken, bugün farklı boyutlarda birçok aşamanın ve aktörün eklemlendiği bir zincirden bahsediyoruz. Değer zincirinde hala ortalarda bir yerde yer alan üretim aşaması ise, giderek değeri düşen bir aşama haline geldi. Aşağıdaki şekilde yer alan tebessüm eğrisi, ilk kez 1990'ların başında gündeme gelmişken, bugünlerde de sıklıkla kullanılır oldu. WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) son raporlarında, değer zincirinin üretim aşamasında ortaya çıkan katma değer giderek düşerken, farklı aşamalardaki maddi olmayan varlıkların değerinin giderek arttığını göstermek için çokça kullanıyor. Ne demek maddi olmayan varlıkların değe [Devamı]
    Üretken kapasite
    Fatih Özatay, Dr. 20 Eylül 2017
    Uzun bir süredir makine ve teçhizat yatırımlarındaki sevimsiz gidişata dikkat çekiyorum. Makine ve teçhizat yatırımlarının ne denli önemli olduğu açık: Gelecek dönemlerin üretim kapasitesini belirliyorlar çünkü. Elbette o ürünlerin pazara taşınabilmesi ve satılabilmesi, ürünleri üretecek makine ve teçhizatların içine konulması ve gereken enerjinin sağlanması için inşaat yatırımlarına da ihtiyaç var (fabrika binası, yol, köprü, liman, havaalanı, baraj, elektrik santrali ve benzerleri). Ama tek başına inşaat yatırımlarını artırarak ne üretim kapasitenizi artırmanız ne de daha fazla ihracat yapmanız mümkün. [Devamı]
    Sanayi üretim endeksinin anlamı kaldı mı? Eski-yeni GSYH karşılaştırması (4)
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2017
    Pazartesi günü kasım ayı sanayi üretim endeksi verisi açıklandı. “Normal koşullar altında” sanayi üretim endeksi önemli bir veri; gelişmişlerde de bizim gibi ülkelerde de. Hem ekonominin önemli bir kesiminde ne olup bittiğini yansıtıyor hem de GSYH serilerinden daha güncel. Mesela Türkiye’de 2016 yılının son çeyreğinde GSYH’nin nasıl şekillendiğini ancak mart ayının sonunda öğreneceğiz. Oysa şu anda kasım ayı sanayi üretimini “biliyoruz”.Dikkat ederseniz “hem normal koşullar altında” dedim hem de “biliyoruz” sözcüğünü tırnak içine aldım. Grafiğe bakılınca neden böyle yaptığım açık biçimde ortaya çıkacak. Şu: Yeni GSYH’nin sanayi katma değeri alt kalemi sanayide olan biteni (yani gerçeği) yansıtıyorsa pazartesi açıklanan ve üzerinde bayağı yorum yapılan sanayi üretim endeksi verisi gerçeği [Devamı]
    2009’dan bu yana böyle üretim daralması gözlenmedi
    Fatih Özatay, Dr. 09 Kasım 2016
    Eylül ayına ilişkin sanayi üretimi verisi açıklandı. İç açıcı değil durum. Bir yıl öncesinin aynı ayına göre üretimde yüzde 3.1 azalış var. Ama biliyoruz ki aylık üretim verilerinde ters yönlü oynamalar sıkça görülüyor. Bu nedenle aylık değişimlere fazla takılmamak gerekiyor. Bunun yerine her ay itibariyle son üç ayın ortalama üretim verisine ve bu veriden elde edilen yüzde değişimlere bakmak daha yararlı. Grafikte bu verinin bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla yüzde değişimi Ocak 2012’den bu yana yer alıyor.2016’nın şubat ayından bu yana baş aşağıya gidiyor üretim artışı. Öyle ki, üretim artışındaki azalma son iki ayda bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla üretim azalışına dönüşüyor. Böyle bir üretim azalması 2012’den bu yana gözlenmiyor. Aslında grafik 2012’den başladığı için böyle [Devamı]
    Önemli olan sorunların arkasındaki temel nedenler
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ekim 2016
    Ülkelerin çoğunda da böyle, yok öyle. Böyle ya da öyle; önemli olan onlardaki değil bizdeki durum. Hangi cepheden bakarsanız bakın ekonomide önemli sorunların varlığına işaret eden göstergelerle hemen burun buruna geliyorsunuz. Uzun bir süredir özel yatırım harcamalarının 2012’nin başından beri yerinde saydığını, hatta 2011’e kıyasla her yıl daha düşük düzeyde gerçekleştiğini yazıp duruyorum. Bunun kredi azlığı ya da kredi faizinin yüksekliği ile pek bir ilgisi olmadığına, haydi bilemediniz “milim” etkisi olduğuna dikkat çekiyorum. Yargısı, iç güvenliği, dış politikadaki sorunları, demokrasisi bu düzeyde olan bir ülkede yatırım yapılabilir bir ortamdan pek söz etmek mümkün değil herhalde. Özellikle de rant vurgunu peşinde koşmayan yatırımları düşünürseniz.Gelin başka bir göstergeye, sanayi [Devamı]
    Türkiye-İsrail yakınlaşması iyiye işarettir
    Güven Sak, Dr. 30 Haziran 2016
    Hiç İstanbul’dan Tel Aviv’e günde kaç tane tarifeli sefer olduğuna baktınız mı? Haftanın hangi gününde olduğumuza göre azıcık değişebilir ama İstanbul’dan Tel Aviv’e her gün 10’un üstünde tarifeli uçak kalkıyor. Üstelik bu kadar uçağın tüm koltukları yok satıyor. İki ülke idarelerinin birbiri ile konuşmadığı dönemde, sefer sayısında bir azalma filan da olmadı. Şimdi iki ülke hükümetinin yeniden birbirleriyle resmen konuşmaya başlamaya karar vermeleri iyiye işarettir. Türkiye-İsrail yakınlaşması, Türkiye ekonomisi için iyiye işarettir. Neden? [Devamı]
    Bu kayyum düzenlemesi ile yüksek teknolojili ihracat olmaz
    Güven Sak, Dr. 23 Haziran 2016
    Bundan iki yıl önce, Pekin’de Türkiye ekonomisi ile ilgili bir sunum yapıyordum. Türkiye’nin 1980’lerde 3 milyar dolar civarında olan ihracatının 2000’li yıllarda nasıl 150 milyar dolara doğru uzandığını anlatırken sıra, yandaki grafiğe geldi. Grafik, Türkiye’nin ihracatının ne kadarının yüksek teknolojili, ne kadarının düşük teknolojili ürünlerden oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca ihracatın teknoloji düzeyine göre dağılımını OECD ülkeleri ile de kıyaslıyor. Türkiye, 1980’lerden bu yana bir tarım ülkesinden orta teknolojili bir sanayi ülkesine dönüştü. Ama toplam ihracatımız içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı bir türlü artmadı. O oran, yüzde 4-5’lerde hep sabit kaldı. Halbuki 2014 itibariyle bu oranın OECD ülkeleri ortalaması yüzde 18 civarında. Türkiye, yüksek teknolojili ürünlere doğru [Devamı]
    Enflasyonun sorun olarak algılanmamasının maliyetleri
    Fatih Özatay, Dr. 24 Şubat 2016
    Geçen hafta derste sıra enflasyonun nedenlerini tartışmaktaydı. 2001-2006 Merkez Bankası dönemi bir tarafa bırakıldığında, 1995’ten bu yana ders veriyorum ve her dönem birkaç saati bu konuya ayırıyorum. Uzun bir süre, verdiğim makroiktisat ve parasal iktisat derslerinin öğrenciler açısından en eğlendirici konularından biriydi enflasyon ve nedenleri. Oysa birkaç yıldır öğrencilerin enflasyona ilişkin ilgilerinin azaldığını görüyorum.Elbette bunun bir nedeni, o eskinin yüksek enflasyon oranlarının artık gözlenmemesi; hem yurtta hem de cihanda. Hele küresel krizden sonra çoğu gelişmiş ülke için enflasyonun değil de deflasyonun ana tartışma konusu olduğu dikkate alındığında bu ilgisizliğin bir başka nedeni daha ortaya çıkıyor. Merkez Bankası’nın, enflasyonun yıllardır etrafında gezindiği düzey [Devamı]
    Sanayi üretim artışı: Tahminin altında ama aynı zamanda üzerinde!
    Fatih Özatay, Dr. 10 Şubat 2016
    Pazartesi günü açıklanan sanayi üretimine ilişkin haberlerde, bir değişkenin ileride alabileceği değerlere için oluşturulan bekleyişler hakkında çalışma yapanları hayrete düşürecek bir ayrıntı vardı. Merak ediyorsanız, lütfen yazının son paragrafına kadar sabredin. [Devamı]
    Türkiye’nin milli teknoloji arayışı, bana oyuncakçı dükkanına girmiş kararsız çocukları hatırlatıyor
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2016
    Hiç neyi, neden almak istediği konusunda kararını vermemiş bir çocukla oyuncakçı dükkanına girdiniz mi? Hiç onunla raftan rafa koşup, her bir rafta birden karşısına çıkan herhangi bir oyuncağa bakıp, tam da o oyuncağa neden şiddetle ihtiyacı olduğunu anlatmasını dinlediniz mi? Sonunda kasanın önünde 3-5 adet “şiddetle ihtiyaç duyulan” oyuncağı kucaklamış bir çocuğa, hiç bütçe kısıtı nasıl bir şeydir anlatmaya çalıştınız mı? Çok zor ve yorucu oluyor. Öncelikle onu söyleyeyim. [Devamı]