Arşiv

  • Eylül 2017 (13)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Türkiye’nin Bir Türlü Çözülemeyen Anayasa Sorunu
    Levent Gönenç, Dr. 20 Haziran 2017
    Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını 230 yılda 27 kere değiştirdi; biz ise 35 yılda 19 kere. Muhtemelen mensubu olduğumuz Kıta Avrupası Hukuk Ailesi içinde anayasası ile en çok meşgul olan ülkelerden biriyiz. 1982 Anayasası yürürlüğe girdiği günden beri tartışılıyor ve birkaç ay önce halkoylamasıyla çok önemli bir değişiklik kabul edilmiş olmasına rağmen anayasa meselesi yakın gelecekte de gündemin üst sıralarında yer almaya devam edecek gibi görünüyor. Peki, bu neden böyle? [Devamı]
    Avrupa Birliği Türkiye İçin Neden Önemlidir? Hukuki Açıdan Bir Değerlendirme
    Levent Gönenç, Dr. 07 Haziran 2017
    Yakın bir zamanda Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde bir ilan yayımlandı: Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile birlikte yürütülen, “Türkiye’de Yargı Etiğinin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında eğitici olmak üzere başvuruda bulunmak isteyen hakim ve savcılara yönelik bir çağrıydı bu. İlanı okuduktan sonra (bir kez daha) şunu düşündüm: AB, Türkiye için ekonomik ve siyasal açıdan önemlidir ama Türk hukuk sistemi açısından çok daha önemlidir. Nedenini açıklamaya çalışayım: [Devamı]
    Uyum Yasaları
    Levent Gönenç, Dr. 03 Mayıs 2017
    Türkiye yakın tarihin, belki de Cumhuriyet tarihinin en önemli halkoylamalarından birini geride bıraktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin oylandığı bu halkoylamasında çok az bir farkla “evet” sonucu çıktı. [Devamı]
    Olağanüstü Halde Anayasa Değiştirilir Mi?
    Levent Gönenç, Dr. 30 Kasım 2016
    Türkiye, anayasal tartışmalardan başını bir türlü alamıyor. AK Parti’nin, özellikle 2007 halkoylaması sonrasında ısrarlı bir şekilde savunduğu “başkanlık sistemi”, Milliyetçi Hareket Partisi'nin böyle bir teklifin halkoylamasına götürülebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılacak oylamada AK Parti’ye destek vereceğini açıklamasıyla birlikte, yine gündemin en önemli maddelerinden biri haline geldi. Konuya ilişkin tartışmalar sürerken, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in olağanüstü hal (OHAL) varken Anayasanın değiştirilemeyeceğine dair beyanatı geldi (Hürriyet, 28 Kasım 2016). Başbakan Binali Yıldırım’ın da benzer açıklamalar yapmasıyla mesele yeni bir boyut kazandı. [Devamı]
    AB Üyelik Müzakereleriyle İlgili Halkoylaması Yapılabilir mi?
    Levent Gönenç, Dr. 24 Kasım 2016
    Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik konusu gündemden hiç düşmeyen bir konu. Yoğunlukları ve süreleri değişse de bu konudaki tartışmalar siyasi ajandanın hep üst sıralarında yer aldı. Son birkaç haftadır ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından bu mesele farklı bir boyutta yeniden tartışılmaya başlandı. Acaba Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerine son verilmesi için halkoylaması yapılabilir mi? Bu sorunun cevabını ararken siyasi değerlendirmelerin ötesinde öncelikle anayasal sistemimiz açısından bunun mümkün olup olmadığını tartışmamız gerekir. [Devamı]
    Türkiye’de reform yapmak neden bu kadar zor?
    Güven Sak, Dr. 22 Şubat 2016
    1980’de Türkiye’de kişi başına gelir 1500 dolar civarındaydı. 2010’da 10 bin dolara ulaştık. Hala aynı yerdeyiz. Neden? 1500 dolardan 10 bin dolara her ne yaparak geldiysek, buradan 25 bin dolara aynı işleri, aynı biçimde yaparak çıkamayız. Nitekim çıkamıyoruz da. Bu ne demek? 10 bin dolardan 25 bin dolara çıkabilmek için Türkiye’nin reform yapması lazım. İş yapma biçimimizi radikal bir biçimde elden geçirmemiz lazım. Her sektörde aynı anda verimlilik artışlarına yol açacak bir teknolojik yenilenmenin kapısını aralamamız lazım. Eğitim sistemimizi, vergi sistemimizi ve de adalet sistemimizi gözden geçirmemiz lazım. Dün 1500 dolardan 10 bin dolara işgücünü ucuzlatarak geldik. Şimdi adaleti ucuzlatmamız, eğitimi ucuzlatmamız, yolsuzluk yapmayı pahalılaştırmamız lazım. Bütün bunları biliyoruz. [Devamı]
    2007’den 2014’e Türkiye’de yargıya olan güven nasıl eridi?
    Güven Sak, Dr. 04 Şubat 2016
    2010, Anayasa değişikliği referandumu zamanıydı. Referandum daha yeni sona ermişti. Hatırlayın, o aralar etrafta yoğun bir “yetmez ama evet” tartışması vardı. Referandumun ana konusu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’nun yapılanmasıydı. Türkiye, yargı reformu yapıyordu. O günlerin kampanya sloganı, güçlünün değil haklının yanında olan bir yargı arayışıydı. İşte o günlerde, bana, “Referandumla birlikte hiç değilse yargı bağımsızlığı konusunda bir adım atıldığını, bu yargı reformuna nasıl bakmak gerektiği” sorulmuştu. [Devamı]
    Yeni anayasanın Kürt sorununa dair dört stratejik zorluğu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Kasım 2015
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kronik sorununu yeni dönemde “milli birlik ve kardeşlik süreci” olarak tanımladı. Ardından da “Terör örgütü silahlarının bırakıp, toprağa betonlayarak gömene kadar, tüm elemanları teslim olmak veya ülke dışına çıkmak suretiyle tasfiye olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Nitekim Başbakanlık açıklamasında “operasyonların kışın da devam” edeceğini bildirildi. [Devamı]
    Anayasa Uzlaşma Komisyonu: Kısa bir değerlendirme notu
    09 Ocak 2013
    2011 yılında oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na yeni anayasayı yazması için tanınan süre 31 Aralık 2012’de sona erdi. 2 Ocak 2013’te,  bir araya gelen Anayasa Uzlaşma Komisyonu, bugüne kadar yapılan çalışmaları değerlendirdi. Komisyon çalışmaya devam kararı aldı. Yeni anayasa yazım sürecinin üzerindeki zaman baskısı, siyasi partilerin verdiği desteğin ardından hafiflemiş gibi görünüyor. [Devamı]