Arşiv

  • Kasım 2018 (6)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)

    Etiketler

    Finansal derinleşmede yolun sonu mu?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Şubat 2018
    Türkiye ekonomisinin son on beş yılına bakıldığında en çarpıcı gelişmelerden biri finans sektöründe yaşandı. Önemli bir finansal derinleşme gerçekleşti. Finansal derinleşmeyi en belirgin sergileyen göstergelerin başında toplam kredi stokunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı geliyor: 2002 sonunda yüzde 10’un biraz üzerindeyken, 2017’nin üçüncü çeyreği itibariyle yüzde 60’ı az miktarda geçmiş durumda (Grafik 1).Finansal derinleşme genellikle olumlu bir gelişme olarak yorumlanır. “Genellikle” çünkü finansal derinleşmenin ne ölçüde sürdürülebilir olduğu da önemlidir. Sürdürülebilirlik açısından özellikle iki noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, belli bir zaman diliminde gerçekleşen finansal derinleşmenin temel nedeni çok hızlı kredi artışı ise, büyük ihtimalle o ekonomiye ilişkin r [Devamı]
    Türkiye neden içinden değer zinciri geçen bir ülke olamadı?
    Güven Sak, Dr. 05 Şubat 2018
    Türkiye ekonomisini tanımlayan ilk üç mesele nedir? Hadi gelin buradan başlayalım bugün. Böyle bir soru ile herhalde karşılaşıyorsunuzdur. Doğrusu “dil ağrıyan dişe gider” misali herkesin farklı bir cevabı olabilir. Hatta ben farklı cevapları duymayı da isterim doğrusu. Ama unutmayın ilk üç diyorum. İlk beşi de var bunun elbette. Bana böyle bir soru sorulduğunda, benim favorilerimi bugün size anlatayım. Ve başlıktaki meseleye, Türkiye’nin bir türlü içinden küresel değer zinciri geçen ülke olamamasına geçeyim. Ben bu meseleyi üçüncü sıraya yerleştirdim ve doğrusu ilk iki meselenin niteliğini de etkilediğini düşünüyorum. Yokluğunu da nereye bağlıyorum? Türk sanayinin servisifikasyon problemine ve hizmetler sektöründeki rekabet kısıtına elbette. Gelin anlatayım. [Devamı]
    Peki, şimdi ne yapmak lazım?
    Güven Sak, Dr. 20 Kasım 2017
    Sanki ben bu havayı daha önce teneffüs etmiştim. Bir tarafta bir tedirginlik var. Tedirginlik, ekonominin gidişatı konusunda. İşin böyle gitmeyeceğini, düşündüğünüzden daha çok kişi görüyor. Öteki tarafta ise uzun bir iktisadi tedbirler çarşaf listesi var. Bakıyorsunuz, hepsi de  son 15 yılda Türkiye’de ihmal edilmiş deve dişi gibi işler. Bugünden yarına herhangi birinin hemen halledilip, sonuç alınamayacağı gün gibi ortada. Uzun iktisadi tedbirler manzumesi, ortadaki tedirginliği yalnızca artırıyor, çaresizliği besliyor. Neden? 2019 yılı aynı anda hem çok yakın, hem çok uzak olduğu için. Dolayısıyla soru hep ortada kalıyor: “Peki, şimdi ne yapmak lazım?” Gelin bugün bir bakalım ortadaki telaşeye. [Devamı]
    Cumhuriyetin iktisadi kazanımları 21'inci yüzyıla nasıl taşınır?
    Güven Sak, Dr. 27 Ekim 2017
    İnsanlar ikiye ayrılır: Yapabilenler ve yapamayanlar. Yapabilenler, yapma azmini hiç kaybetmeden, yeniden ve yeniden deneyenlerdir. Yapamayanlar ise verilen şartlardan şikâyet etmekle yetinip, sürekli konuşanlardır. [Devamı]
    Türkiye ekonomisinde belirgin bir gariplik yoktur
    Güven Sak, Dr. 20 Temmuz 2017
    Türkiye ekonomisinin 2017 yılı performansına ilişkin olarak rakamlar artık netleşiyor. Rakamlar aslında birbirleri ile pek uyumlu duruyor. Ben böyle baktığımda, ekonomide belirgin bir gariplik görmüyorum. Ne ekerseniz onu biçiyorsunuz bir nevi. [Devamı]
    Temel ekonomik sorunumuz değişmedi
    Fatih Özatay, Dr. 07 Haziran 2017
    Bu köşede birkaç yıldır dile getiriyorum. Türkiye, ekonomide yeni bir atılım yapmak istiyorsa, atılacak ilk adımlar ekonomi alanında değil. Neler yapılması gerektiğini sağduyulu herkes biliyor; uzun uzun saymaya gerek yok. Sadece şunu söylemek yeterli: Türkiye'yi ciddi uluslararası basında artan oranda dile getirilen bir konumdan kurtarmak gerekiyor: Gazetecilerin düşünceleri nedeniyle hapis yattıkları bir ülke olmaktan çıkaracak kapsamlı demokratik adımlara ihtiyaç var. Özgürlükler, hukuk sistemi, kanun hakimiyeti, barış… Bu alanlarda ardı sıra gözlenecek olumlu gelişmeler Türkiye ekonomisini şu anda bulunduğu konumdan çok farklı bir yere getirecektir.Bunlar yapılıyorken, ekonomik alanda Türkiye'nin mutlaka çözüm bulması gereken ilk sorun ise tasarruf sorunu. Biliyorsunuz; milli gelir ser [Devamı]
    Siyasi gerilim endeksinde dibi ne vakit görürüz?
    Güven Sak, Dr. 04 Mayıs 2017
    “Şimdi artık gündem yine ekonomi olur mu?” Bana bugünlerde en çok bu soruyu soruyorlar. Ben de onlara, “Sizce siyasi gerilim endeksinde dibi ne vakit görürüz?” diyorum. Siyasi gerilim endeksi küresel, bölgesel ve yerel ölçeklerde, bir süredir olduğu gibi tavan yapmaya devam ederse, Türkiye ekonomisi ancak böyle yuvarlanır gider. Siyasi gerilim endeksi dip yaparsa, Türkiye ekonomisi temel göstergeleri sağlam olduğu için çıkış yolunu hızlı bulur. Bugün müsaadenizle, benim gibi suni gündemden usanmışlar için bir hakiki gündeme nasıl döneriz çerçevesi çizmeye çalışayım. Ben hareket alanını görüyorum ama siyasetin sağı solu belli olmuyor doğrusu. Gelin bir anlatayım. [Devamı]
    Sizce, bu işin dibi nerededir?
    Güven Sak, Dr. 13 Ocak 2017
    Biri bana geçenlerde tam da bu soruyu sordu: “Sizce” dedi, “bu işin dibi nerede?” Önce ne dediğini anlamadım. Meğer Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybından bahsediyormuş. Doğrusu ya, bu aralar, kendimi bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyormuş gibi hissediyorum. 2016 Ekim’inin 11’inden 2017 Ocak’ının 11’ine Türk Lirası Amerikan doları karşısında yüzde 25’ten fazla değer kaybetti. Yandaki grafik Türk lirasının Amerikan doları karşısındaki değer kaybını gösteriyor. Giderek dikleşen bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyoruz gibi gelmiyor mu size de? Soru meşru bir soru hakikaten. “Sizce bu işin dibi nerededir?” [Devamı]
    Yılbaşı terörü aklımızı başımıza getirmelidir
    Güven Sak, Dr. 02 Ocak 2017
    Bu hafta sonu, bir takvim yılından ötekine geçtik. 2016 bitti, 2017 başladı. Aslında dünyada değişen bir şey olmadı. Ağaçlar, denizler, kuşlar, böcekler öyle bir takvim yılından ötekine geçmedi. Biz insanlar bir takvim yılından ötekine geçtik. Takvim yılı dediğiniz insan türünün yaşam kolaylaşsın diye uydurduklarından biri yalnızca. Bakın mesela biz şimdi 2017 yılına geçtik ama Suudi Arabistan hala 1438 yılında bulunuyor. Yakında onlar da, Türkiye’nin 1926’da Atatürk reformları ile yaptığını yapıp, idari bir kararla, 2017 yılına geçecekler. Ne olacak? Takvim sistemlerini değiştirecekler. Paralel bir evrenden dünyanın kalanına uymak üzere bizim tarafa gelecekler. İsrail parlamentosu, Knesset’e göre ise halen 5776 yılında bulunuyoruz. Kul yapısı kurgu dediğim işte bu. [Devamı]
    Doğru ekonomik politika ne?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Aralık 2016
    Ekonomi daralma sinyalleri veriyorsa akla gelen ilk soru elbette daralmanın nasıl önleneceğidir. Bu sorunun yanıtı ilk başta kolay gibi: “Talebi artıralım. Bunun için de şunları yapalım: Kamu kesimi harcamalarını yükseltelim, bazı vergi oranlarını düşürelim, özel tüketim harcamalarını artırmak için tüketici kredisi açmayı kolaylaştırıcı mevzuat düzenlemeleri (kredi karşılık oranlarını düşürmek gibi) yapalım, yatırımlar için verilen teşvikleri genişletelim, faiz haddini mümkün olduğu kadar enflasyona yaklaştırarak reel faizi çok düşük tutalım ki tüketim ve yatırım harcamaları artsın ve ticari kredileri de artırmayı hedefleyen bazı düzenlemeler yapalım.” Şu anda alınmakta olan kararlar, tırnak içine aldığım önlemlere büyük benzerlik gösteriyor. Gösterdiği için de beni tedirgin edi [Devamı]