Arşiv

  • Ekim 2018 (11)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)

    Etiketler

    ‘Şirketler arası muharebeden’ ülkeler arası ‘ekonomik savaşa’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Temmuz 2018
    ABD, 2. Dünya Savaşı’nın ardından kurduğu düzeni uzun yıllar sürdürmeyi başardı. Düzen politik, ekonomik, güvenlik, finans alanlarında kurallara ve kurumlara dayanırken, uyumlu bir bütünlük arz ediyordu. Dahası, politik ve askeri alanlarda güçlü rakibi Sovyetler Birliği, hiçbir zaman ekonomik ve finans alanında ciddi bir tehdit oluşturamadı. Her ne kadar bir ara Japonya, ekonomide “sessizce” meydan okusa da sonuçta aynı taraftaydı ve bir süre sonra da tehdit olmaktan çıktı.Sovyetler yıkılıp, Soğuk Savaş sona erince yeni düzenin nasıl olacağı hakkında bitmez tükenmez tartışmalar yaşandı. Her seviyede, herkes yeni risklerden, yeni fırsatlardan bahsetmeye başladı. Sovyet tehdidinin sona ermesi aktörleri çeşitlendirirken uluslararası rekabette ekonomi ön plana çıkmaya başladı. Serbest piyasanı [Devamı]
    Bir bakmışsınız biçim değiştirmiş
    Fatih Özatay, Dr. 04 Temmuz 2018
    Tüketici enflasyonu 2013 başı-2016 sonu arasında yüzde 8’lik ortalama etrafında dalgalanıp durdu. Bazen altına indi, bazen üzerine çıktı ama yüzde 8’in dayanılmaz cazibe alanından hiç çıkmadı. Bu olgu, “hep böyle gider; bir süre üzerine çıkarsa nasıl olsa döner geri, olmadı bir iki karar açıklarız/açıklanır o zaman düşer eski yerine” tarzında bir düşünceyi de yaygınlaştırdı. Hem ekonomi yönetiminde hem iş çevrelerinde hem de bu konuda yazan çizenlerde. Öyle ki ekonomi kanallarında yüzde 8-9 gibi dünya ölçeğinde yüksek enflasyonu pek dert edene rastlamadık: “Ama büyüme” tarzı sözleri sık sık duyduk. Sanki bir ülkenin potansiyel büyüme oranını enflasyonun artmasına göz yumarak artırmak mümkünmüş gibi. Hep kaçırdılar potansiyel büyüme ile herhangi bir dönemdeki büyüme arasındaki farkı. Sandıl [Devamı]
    İran’da rejim değişikliği ve ‘üçüncü yol’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Temmuz 2018
    Trump İran’ı sık sık dünya gündemine taşıyor. Bu ülkeye dair önemli ekonomik, politik kararlar alıyor. Bir yandan da cepheyi genişletmeye çalışıyor. Politik hedefinin İran’da “rejim değişikliği” olduğunu gizlemiyor. Attığı adımları, hamleleri bu çerçevede okumak gelişmeleri anlamamızı kolaylaştırabilir. ABD’nin politik hedefi kadar, “rejim değiştirme” stratejisi de her geçen gün belirginleşiyor. Yıllar içinde, politik hedefin diplomasi yoluyla gerçekleşmeyeceği anlaşıldı. Bu aşamada Trump, doğrudan askeri güç kullanmanın da faydadan çok zarar vereceğini, işleri daha da karıştıracağını biliyor. Ancak bu, askeri gücün farklı biçimlerde ve ölçekte kullanılmayacağı anlamına da gelmiyor.  Nitekim ABD ve müttefikleri İsrail ile Suudi Arabistan bir yandan Suriye’de, Yemen’de İran’ı askeri alanda [Devamı]
    Türkiye seçim yaparken Uber, yeniden Londra sokaklarına çıktı
    Güven Sak, Dr. 02 Temmuz 2018
    Uber, geçen hafta Londra’da faaliyetlerine yeniden başlamak için mahkemeden izin aldı. Biz o arada Türkiye’de seçim yapıyorduk. Uber böylece yeniden Londra sokaklarında faaliyet göstermek için 15 aylık bir lisans temin etmiş oldu. İngilizler, sorunu Londralıları mağdur etmeden çözdü. Darısı başımıza. Seçimden geçime geçerken, doğrusu ya, arada alınan/alınmayan tüm kararların gözden geçirileceği kanaatindeyim.  Önce Uber’i anlatayım ve bu kıssadan bir Türkiye hissesi çıkartayım. Sonra da konuyu bizim seçimlere bağlayayım. [Devamı]
    Türkiye’yi ‘makas değiştirmeye’ zorlamak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 29 Haziran 2018
    Seçim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zaferiyle tamamlandı. Şimdi dikkatler siyasi gücün yeni karakteri ve bürokratik örgütlenme modelin odaklandı. Atamalarla kimlerin ön plana çıkacağını, karar alma süreçlerinin nasıl işleyeceğini, kurumlar arası eşgüdümün nasıl sağlanacağını göreceğiz. Seçim öncesi dondurulmuş sorunlar birdenbire hareketlenmeye başladı. Elde uzunca bir yapılacaklar listesi var ve gelişmeler çok hızlı.Bu çerçevede ABD ile ilişkiler, “yangında ilk kurtarılacak” işlerin başında geliyor. Mevzu, iki aktörün belirli bir konuda farklı bakış açılarına sahip olmalarının çok ötesinde. İç ve dış güvenlikten dış politikaya, ekonomiden, finansa, kamu diplomasisinden hukuki sorunlara kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Dahası, ABD ile yaşanan sorunlar, Türkiye’nin üçüncü taraflarla (de [Devamı]
    Türkiye’de de seçimin sonucunu milliyetçi oylar belirledi
    Güven Sak, Dr. 28 Haziran 2018
    Bu yıl, Dünya Kupası maçlarında bir mikro milliyetçilik dalgası vardı. Benim en çok aklımda kalan, İsviçre milli takımında oynayan Granit Xhaka ve Xherdan Shakiri’nin Sırp milliyetçilerini sinir etmesi oldu. Oyuncuların ikisi de Arnavut asıllı Kosovalı. Gol attıktan sonra, yandaki resimdeki gibi, çift başlı Arnavut kartalı işareti yapmaları, ayakkabılarının birinde Kosova diğerinde de İsviçre bayrağının olması Sırpları kızdırdı. Arnavut kartalı, Türklerin bozkurtu gibi bir simge. Bu yıl Dünya Kupası’nda doğrusu bu ya, bir milliyetçilik dalgası yükseldi. Ya da şöyle diyeyim: Dünyada yükselen milliyetçi dalga, Dünya Kupası maçlarında da göründü. [Devamı]
    Finansal İstikrar Raporu'nda ilginç noktalar
    Fatih Özatay, Dr. 27 Haziran 2018
    Hafta başında haziran ayına ait imalat sanayi kapasite kullanım oranı ve reel sektör güven endeksi verileri açıklandı. Bir yıl öncesinin aynı ayları ile karşılaştırıldığında durum şu: Hem kapasite kullanım oranı hem de güven endeksinin ‘genel gidişat’a ilişkin güven göstergesi son üç aydır azalıyor. Reel kesim endeksinin kendisi ise haziran ayında yüzde 6.9 oranında düştü.Beklenmedik bir durum değil; çoğu gözlemcinin yaptığı gibi bu köşede de yapılan uyarılar paralelinde bir gelişme. Sonuçta bir süre potansiyelinizin üzerinde büyüyebilirsiniz ama o büyüme kalıcı olmaz; potansiyeliniz izin vermez çünkü. Bir de çevre koşulları aleyhinize dönerse (mesela yurtdışında faizler yükselirse) potansiyelin üzerinde kaldığınız süre kısalır. Ama potansiyelin üzerinde kalmakta ısrar ettikçe, başka sorun [Devamı]
    Yeni dönemde terörle mücadele
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Haziran 2018
    Sonuçlar ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun. Türkiye böylece bir seçimi daha geride bırakmış oldu.  Seçimin yüksek katılımla gerçekleşmiş olması önemli. Türk demokrasisinin geldiği aşamayı, iktidarın meşruiyetini ve kamuoyu desteğini gösteriyor. Eğer güvenlik ve terör gibi sorunlardan muzdaripseniz, halkın desteği, otoritenin meşruiyeti mücadele stratejilerinde önemli bir yere sahiptir. [Devamı]
    Yeni Zelanda başbakanı doğum iznine çıktı
    Güven Sak, Dr. 25 Haziran 2018
    Yeni Zelanda başbakanı Jacinda Ardern geçen hafta görev başındayken ilk çocuğunu doğurdu ve inanmayacaksınız ama, tam 6 haftalık bir doğum iznine çıktı. Şimdilerde yeni doğan bebeğine bakıyor. Altı hafta sonra ise bebeğe, gün boyu babası bakacakmış.  Önce haberden başlayayım, sonra da bu haberin bana hatırlattıklarına kısaca bir değineyim. [Devamı]
    Seçim ve bir HDP klasiği olarak Diyarbakır
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Haziran 2018
    Her seçim sonrası iki konuda tartışma kaçınılmazdır. Birincisi, seçim sonrasına olacaklara dair tahminlerdir. Seçimi kazananın iç ve dış politikadaki olası yaklaşımları, ekonomik düzenlemeler. Diğeri partilerin, liderlerin hezimeti/başarısı üzerine yürüyen bitmez tükenmez tartışmalar. Ayrıca tartışmalar, özellikli bazı şehirlerde üzerinde yoğunlaşır. Tıpkı Diyarbakır gibi.Seçimlerde Diyarbakır’ı öne çıkaran konu Halkların Demokrasi Partisi’nin “kalesi” olarak görülmesi. Nitekim HDP, 7 Haziran 2015’de 11 milletvekilinin 10’nu, 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimlerin de 9’unu aldı. Halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gittiği 2014’te de HDP adayı Selahattin Demirtaş Diyarbakır’da oyların %64 ünü aldı.Son seçimlerinin üzerinden dört yıl geçti. Bu sürede içeride ve dışarıda, [Devamı]