Arşiv

  • Ekim 2017 (14)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)

    Etiketler

    AB Sürecinde Gıda Güvenliği, Hayvan ve Bitki Sağlığı

    Halil Agah19 Ocak 2016 - Okunma Sayısı: 739

    Türkiye sahip olduğu yüksek tarımsal potansiyeli nedeniyle uygun bir tarım ve hayvancılık ülkesi olmasına rağmen uygulanan politikalar nedeniyle günden güne bu potansiyelini kullanamayan bir konuma gelmiştir.  Bu durum sadece niceliksel değil özellikle üretilen tarımsal hammaddenin işlenmesi, hayvan ve bitki sağlığı konularını da kapsamaktadır.

    AB Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili son raporlarında, gıda güvenliğine yönelik mevzuatın geliştirilmesi ve etkin bir şekilde yürürlüğe konulması gerektiği konusuna dikkat çekilmektedir. Bu kapsamda etiketleme, katkı maddeleri, tatlandırıcılar ve gıda destekleri konularında gelişme yaşandığı, ancak her ne kadar GDO’lu ürünlerden elde edilen gıda enzimlerine yönelik ticaretin Biogüvenlik Kurumu’nun kontrolüne alındığı dile getirilse de bu alanda mevzuat değişikliklerine gidilmesinin beklendiği belirtilmektedir. Bitki sağlığı bakımından ise bitkilerin korunmasına yönelik politikaların daha net olarak şekillendiğinin altı çizilmektedir.

    Öte yandan,  hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan ticaretinin kontrolü ve hayvansal yan ürünler gibi alanlarda, atılan adımların istenilen düzeye ulaşmadığı, bu alanları düzenleyen politikaların etraflıca düzenlenerek AB müktesebatına  uyarlanması gerektiği belirtilmektedir.

    Hayvan sağlığı bakımından, en çok ilerleme kaydeden alanlardan biri, hayvan hastalıklarıyla mücadele olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle de şap hastalığına karşı toplu aşılamanın yapılmasının ve daha etkin bir denetim sisteminin hayata geçirilmesinin bu alanda etkili olduğu gözlemlenmektedir.  Veteriner Hizmetleri Strateji Belgesi’nin hazırlanması için sağlanan teknik destek ile belirlenen hastalıklar konusunda uzun vadeli alınacak tedbirler ve yol haritası ortaya konulurken bunun ulusal açıdan fayda-maliyet analizleri de yapılmaktadır.  Bu kapsamda hayvan hastalıklar yanı sıra hayvanlardan insana bulaşan hastalıklar alanında da çalışmalar sürdürülmektedir.

    Ayrıca hayvan refahı, kimliklendirme ve kayıt sistemleri ile hayvan hareketlerinin ve ticaretinin kontrol edilmesine yönelik olarak ise, büyükbaş hayvanlar ile küçükbaş hayvanların kayıt edilmesi alanında çalışmalar devam etmekte olup, hem kara hem deniz yoluyla sevk edilen hayvanlara yönelik kontrol/sınır noktaları ile İstanbul Sabiha Gökçen havaalanındaki hayvan sevkiyatı noktasındaki denetlemenin gereken düzeylere çıkarılması hedeflenmektedir.

    Hayvansal yan ürünler, yem ve gıda ürünleri pazarlarındaki yürütülen faaliyetler konusunda eğitim ve denetimler konusunda belli bir gelişme sağlanmakta ise de bunların yeterli olmadığı yine raporlarda dile getirilmektedir.  Bu konuda Türkiye’nin ulusal bir gelişim stratejisini kararlılıkla hayata geçirmesi tüm vatandaşların yararına olacaktır. Buna yönelik olarak gıda ürünlerinin AB’de öngörülen standartlara erişmesi ve hayvansal yan ürünlere yönelik alınan kararların ve kuralları etkin bir şekilde uygulamaya koyarken hem halk sağlığı hem de üreticilerin refahını sağlayacak politikaları geliştirip uygulaması gereklidir.