Arşiv

  • Aralık 2018 (6)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)

    Etiketler

    Küçük ülke, büyük veri: İsrail

    Nihat Ali Özcan, Dr.28 Kasım 2018 - Okunma Sayısı: 543

    İsrail, gerek Suudi Arabistan-İran geriliminde, gerek ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlarda sessizliğini korurken, geri planda önemli işler gerçekleştiriyor. İran’ı ABD’nin öncelikli hedefi haline getirmek gibi. Ya da “istihbarat üretme yeteneklerini” Tahran’ın rakipleriyle paylaşarak sahayı, hareketleri ve kararları biçimlendirmek gibi.

    İsrail’in sinyal istihbaratı üretme kapasitesi, süreç mimarisi, insan yetiştirme düzeni ders alınacak başarı hikâyeleriyle dolu. Zayıflık gibi görünen nüfus azlığını, yüzölçümünün küçüklüğünü, müzmin güvenlik sorunlarını nasıl fırsata çevirdiğini görmek düşündürücü.

    Geliştirdiği istihbarat üretme kapasitesi İsrail’e iki alanda fayda sağladı. İlki devletlerin çöktüğü, belirsizliklerin arttığı, her şeyin hızla değiştiği ve güvenlik risklerinin örgütlere kaydığı bir dönemde, kendisini sürprizlerden korumak. Diğeri ise, siber alanda, devasa ve sofistike kapasite inşası ile pazar oluşturmak.

    İlginçtir, ekonomik fırsat alanının taşıyıcısı, ülkenin köklü ve güçlü istihbarat örgütü oldu. İlk bilgisayarını 1950’lerin başında kullanan İsrail istihbaratı bu yeteneğini sürekli geliştirdi. 1980’lerden itibaren değişen güvenlik ortamıyla istihbarat ihtiyaçlarının merkezine, tank, top gibi fiziki şeylerden çok, “terörist/kontrol edilecek siviller” yerleşmeye başladı. Özellikle, dinleme, izleme ve kestirme alanlarında.

    Veri ihtiyacının artması yeni çözümleri gerektirdi. Sorun, 18-25 yaş arasında 2-3 yıl mecburi askerlik yapan, bilgisayara aşina kadın ve erkeklerin bir bölümünün yeniden ve farklı eğitimden geçirilmesiyle çözülmeye girişildi. Dahası, Savunma Bakanlığı askerlik öncesi lise öğrencilerine ders saati dışında kurs vermeye başladı. Böylece personel havuzu askerlik öncesinde oluşturuldu.

    Bugün, “Birlik 8200” olarak anılan elektronik istihbarat birimi bir “akademiye” dönüşmüş durumda. Bu birimde askerliğini yapan “elektronik istihbarat çalışanı” sayısı 20 bin civarında. İsrail ordusunun tüm mevcudunun 175 bin olduğu düşünülürse, sayı bir hayli yüksek.

    Bu kapasite elbette bir adım sonra sivil hayata, özel sektöre yeni fırsat alanları yarattı ve dinamizm getirdi. Askerliğini bitirip terhis olan erler, ayrılan/emekli olan subaylar yeni yetenek ve kapasiteleriyle özel sektörde ya kendi yüksek teknoloji şirketlerini kurdu ya da asker arkadaşlarının bir şirketine girdiler. Askerlikte kurdukları bağlar, yetenek, tecrübe, takım ruhu sayesinde siber alanda önemli mesafe aldılar. Açık kaynaklara göre, bu gün sadece New York’ta, askerliğini Birlik 8200’de yapmış 400 kişi ileri teknoloji alanında kendilerine ait 350 şirkette çalışıyorlar.

    Teknik, sinyal veri toplama, manipülasyon ekipmanları için müşteriler sıraya girmiş durumda. Haaretz gazetesi, geçen yıl Viyana’da gerçekleştirilen ilginç bir satışa yer verdi. Suudi Arabistanlı yetkililer, küçük bir İsrail şirketine, cep telefonu dinleme, izleme ve bilgisayarları ele geçirme yazılımları için 209 milyon dolar ödediler. Yine Birleşik Arap Emirlikleri, Katar Emiri ve ailesine ait 159 telefonu uzun süre dinlediler ve izlediler. Bu arada, yazıyı yazarken öğrendiğim husus, ele geçirilecek en faydalı verilerin de ülkelerin sağlık kayıtları olduğu.

     

    Bu köşe yazısı 27.11.2018 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: