logo tobb logo tobbetu

TEPAV'ın Gelenekselleşen Yönetişim Sempozyumu’nda “Bölgesel Rekabet Edebilirlik” Konuşuldu “6. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu” Ankara’da yapıldı.
Haber resmi
02/12/2011 - Okunma sayısı: 2734

ANKARA – TEPAV’ın her yıl farklı bir konuyu tartışmaya açtığı ve geleneksel hale gelen “Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu”nun altıncısı, 2 Aralık 2011 Cuma günü “bölgesel rekabet edebilirlik ve yönetişim” temasıyla gerçekleştirildi.

TEPAV’da düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan TEPAV Yönetişim Çalışmaları Direktörü Emin Dedeoğlu, dünya ekonomisinde kara bulutların dolaştığı bu dönemde rekabet edebilirlik kavramının özellikle tartışılmasının önemine değinirken, ''Bu kavramın bölgesel kalkınma politikalarına yeni yeni adım atan Türkiye açısından da önemli olduğunu düşünüyoruz'' dedi.

Yerli ve uluslararası akademinin yanı sıra yerel ve merkezden kamu kurumlarının temsilcileri, özel sektör ve sivil toplumdan ilgililerin katıldığı sempozyum açılışın ardından “Bölgesel Rekabet Edebilirliği Yeniden Düşünmek” ve “Bölgesel Rekabet Edebilirliğin Yönetişimi” başlıklı oturumlarla devam etti. Oturumlarda konuşmacıların yanı sıra yuvarlak masa etrafında biraraya gelen tartışmacılar da görüşlerini paylaştı.

“Bağlantılı çeşitlilik önemli”

ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayda Eraydın’ın moderatörlüğünde yapılan ilk oturumda konuşan Hollanda'nın Utrecht Üniversitesi Ekonomik Coğrafya Bölümünden Prof. Dr. Ron Boschma, bölgesel rekabetçilik için kopyalanabilecek tek bir model olmadığını ancak farklı ülkelerdeki çalışmalarında yeni endüstrilerde branşlaşma ve çeşitliliğin bölgesel büyümeye olumlu etkisinin gözlediklerini belirtti. İşletme ve endüstriler arasında birbiriyle (teknolojik anlamda) bağlantılı çeşitliliğin önemini vurgulayan Boschma, bu bağlantıların gözlenmesinin ileride geliştirilmesi gereken sektörlerin belirlenmesi işini de kolaylaştıracağını ifade etti.

img 0341.520px

Ekonomik açıdan yaratıcılığın rekabet gücüne etkisi üzerine konuşan Ege Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kumral da “rekabet gücü” ve “yaşam kalitesi” arasındaki ilişkiyi ele alan bir çalışmayı katılımcılarla paylaştı.

“İngiltere’de liberaller sistemi değiştirdi”

Prof. Dr. Kumral’ın yönettiği öğleden sonraki oturumun ilk konuşmacısı İngiltere - Newcastle Üniversitesi'nin Kentsel ve Bölgesel Kalkınma Çalışmaları Merkezi'nden Prof. Andy Pike ise İngiltere’de bölgesel kalkınma ve rekabetçilik için izlenen politikaların seyri hakkında bilgi verdi. Geçmişte az gelişmiş bölgelerde açılan kalkınma ajanslarının son dönemde İşçi Partisi politikasıyla Londra dâhil pek çok bölgeye taşındığını söyleyen Pike, 2010 yılında başa gelen koalisyon hükümetinin ise “bölge” kavramını ortadan kaldırarak “yerel” ve “yerel büyüme”ye odaklandığını kaydetti. Pike, artık kalkınma ajansları yerine 38 yerel işletme ortaklık merkezinden oluşan bir yapının etkinliğinden bahsetti.

Kalkınma Bakanlığı Bölgesel Gelişme Genel Müdürlüğü AB Bölgesel Programları Daire Başkanı Serkan Valandova, merkezi hükümetin uygulamalarına katkı amacıyla sürece dâhil ettikleri kalkınma ajanslarındaki kapasite artışına dikkat çekti:

“Bu yıl ajanslar ‘duran, küçülen ve desteklenmemesi gereken sektörler var’ şeklinde politik olarak savunması sıkıntı yaratabilecek olsa da rasyonel taleplerle bize geldi. Bu önerileri Ekonomi Bakanlığı’na da ilettik.”

img 0356.520px

TEPAV, yeni bir yaklaşım sundu

Toplantıda konuya ilişkin yeni bir yaklaşım sunan TEPAV Araştırmacısı Dr. N. Tunga Köroğlu, bölgesel rekabet edebilirliğe bölgesel kalkınma ve işbirliği bağlamında yaklaştıklarını söyledi. “Yurtiçinde değil küresel pazara dönük rekabete ilişkin bir yaklaşım tanımlıyoruz” diyen Köroğlu, bu çerçevede Harvard Üniversitesi Profesörü Ricardo Hausmann’ın modelinden yola çıktıklarını kaydetti. Köroğlu, ancak ülkeler yerine bölgeler bazında çeşitliliğin desteklenmesi ile sofistike ürünler belirlenmesi konusunda çalıştıklarını anlattı.

Sempozyum, Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Yaman ile ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden Prof. Dr. İlhan Tekeli’nin değerlendirmeleriyle sona erdi.

Yaman, yeni kurulan bölgesel kalkınma idarelerinin özellikle kamu yatırımları konusunda uzmanlaştırılacağını, kalkınma ajanslarının esas kalıcı kurumlar olmayı sürdüreceğini belirten Yaman, “Daha üst ölçekte bu yeni bölgesel kalkınma idareleri bir bakıma o eski anlayış olan ve bizim daha önce hayata geçirdiğimiz kamu yatırımlarının, kamusal müdahalelerin ön planda olduğu bölge planlarını baz alarak temel altyapıyı belli düzeye getirmeye çalışacak” dedi.

Ajansların buradaki analizlerinin devam edeceğini belirten Yaman, ancak uygulama ve koordinasyon açısından idarelerin süreli olmak kaydıyla bir “arayüz” olarak çalışacağını beklediklerini söyledi.

“Hızlı gelişme mi istiyoruz, adil gelişme mi?”

ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden Prof. Dr. İlhan Tekeli ise, “Bizi bir telaşa soktular dünyada. İnovasyon, kalkınma har hur gidiyoruz. Kim sordu bize bunu? Bizim demokratik tercihimiz mi bu? Biz bu emrivaki içinde sürüklenip gidiyoruz. Daha hızlı gelişme mi, daha adil gelişme mi istiyorsun diye dünya haklarına bir sormak gerek. Bu hızlı gelişme sonucu ortaya çıkan sosyal kaybı kim ödüyor?” diye konuştu.

 

Sempozyumda yapılan sunum ve konuşmaları Videolar bölümünden izleyebilirsiniz.

Ron Boschma ve Andy Pike'ın sunumlarına İngilizce haber üzerinden erişmek için tıklayınız.

« Tüm Haberler