logo tobb logo tobbetu

TEPAV Anayasa Uzmanları Seminer Dizisi- 7/Prof. Gylfason: "Bizim Gibi Yüksek Enflasyon Yaşanan Ülkelerde Ayrıntılı Anayasa Gerek" İzlanda Anayasa Meclisi Üyesi Profesör Thorvaldur Gylfason, ülkede 2008 yılında yaşanan ekonomik çöküşün ardından ortaya çıkan “tencere tava devrimi” sonrası yeni anayasa sürecinin başladığını söyledi.
Haber resmi
24/01/2012 - Okunma sayısı: 1926

ANKARA – TEPAV’ın Anayasa Uzmanları Seminer Dizisi kapsamında 24 Ocak 2012 Salı günü “Yeni Anayasa Yapımı: İzlanda Örneği” başlıklı bir toplantı düzenlendi. Dizinin yedinci ayağını oluşturan toplantıda konuşan İzlanda Anayasa Meclisi Üyesi ve İzlanda Üniversitesi İktisat Profesörü Thorvaldur Gylfason, Türkiye ve İzlanda gibi yüksek enflasyonun yaşandığı ülkelerde yüksek enflasyonun disiplinsizlik ve kuralsızlık göstergesi olduğunu, dolayısıyla disiplin ve kural hakimiyetini sağlamak için kısa değil ayrıntılı bir anayasa gerektiğini ifade etti.

TEPAV’da yapılan toplantı, TEPAV Hukuk Çalışmaları Enstitüsü’nden Doç. Dr. Levent Gönenç’in açılış konuşmasıyla başladı. TEPAV sekreteryasında sürmekte olan “Anayasa Platformu Vatandaş Toplantıları” hakkında katılımcılara bilgi veren Gönenç, “İzlanda ile Türkiye, birbirinden çok farklı ülkeler. Ancak etkin ve verimli anayasa hazırlama sürecine dair birbirimizden bir şeyler öğrenebiliriz” diyerek sözü Prof. Gylfason’a bıraktı.

İzlanda Parlamentosu’na Temmuz 2011’de sunulan yeni anayasa taslağını kaleme alan Anayasa Meclisi’nin Üyesi Gylfason, toplantıda bu sürece ilişkin detaylı bir sunum yaptı. Thorvaldur Gylfason, 2008 yılında İzlanda’da sektörün yüzde 85’ini temsil eden üç bankanın çöküşüyle ekonomide bir çarpışma etkisi yaşandığını, bunun ardından “tencere tava devrimi” adı verilen halk hareketiyle birlikte yaşanan süreçte hükümetin istifa etmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Danimarka Anayasası’nın benzeri uygulamada…

İzlanda’nın Danimarka’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan ettiğinde değiştirmek üzere geçici olarak kabul ettiği Danimarka Anayasası’nın bir “kopyası” olan 1944 Anayasası’nı halen uygulamakta olduğunu söyleyen Gylfason, 2008 yılında finansal çöküşle birlikte hükümetin yeni anayasa talebine daha fazla karşı koyamadığını aktardı. Mevcut anayasada yürütme erkinin gücü fazlasıyla elinde bulundurduğuna işaret eden Gylfason, krizle birlikte bankacılık ve finans alanında ihtiyaç duyulan düzenlemeleri güçler ayrılığı noktasında nasıl gerçekleştireceklerini bilemediklerini söyledi.

Kadın ve engelli temsili gözetildi

Gylfason, bunun üzerine halkın katılımının önemsendiği ve sosyal medyanın etkili kullanıldığı geniş katılımlı müzakereci bir anayasa yapım süreci başlatıldığını ifade etti. Profesör Gylfason, ilk olarak rastlantısal olarak ve fakat kadınlar ile engelliler gibi özel kesimlerin temsilini gözeterek seçilen 1.000 vatandaşın katılımıyla oluşan bir Ulusal Meclis’in biraraya geldiğini kaydetti. Bilgi toplama, analiz etme, fikir üretimi için de bir Anayasa Komitesi atandığını söyleyen Gylfason, komitenin çalışmaların sonunda 700 sayfalık bir rapor ortaya koyduğunu bildirdi. Thorvaldur Gylfason, son aşamada ise üyesi olduğu Anayasa Meclisi’nin seçim kampanyasıyla üyelerinin belirlendiğini belirtti. Gylfason, 25 üyenin içinde hukukçu, din adamı, filozof, gazeteci, engelli, çiftçi, şair gibi çok farklı meslekten kişinin bulunduğunu söyledi. Ancak çalışmaların her zaman kolay olmadığına işaret eden Gylfason, yapılan bu seçimin geçersiz kılındığını; bunun üzerine parlamentonun üyeleri Anayasa Konseyi Üyesi olarak atadığını anlattı.

Halk 6 aydır tartışıyor, yüksek internet kullanımı avantaj…

Çalışmalarda halkın görüşlerinin alınması noktasında ülkede yüzde 95’i bulan internet kullanımının rolü üzerinde duran Profesör Gylfason, açılan blog aracılığıyla vatandaşlara ulaşıldığına ve vatandaşların 6 aydır yeni anayasayı tartıştığına dikkat çekti. Gylfason, internetten bu konuda 3.600 görüş alındığını bildirdi. Thorvaldur Gylfason, bu süreçte engel olarak ise parlamentonun belirleyiciliği ile menfaat gruplarının etkisini gösterdi.

Gylfason, “2012 Haziran ayında mevcut Meclis’in onaylamasını bekliyoruz” dediği yeni anayasanın özellikle “her yerde eşit oy hakkı” ile “doğal kaynakların milletin mülkiyetinde olması” hususlarının öne çıktığını sözlerine ekledi.

Toplantı katılımcılardan gelen soru ve katkılarla devam etti.

Thorvaldur Gylfason'un toplantıda yaptığı sunuma İngilizce haber üzerinden erişmek için tıklayınız.

« Tüm Haberler