logo tobb logo tobbetu

TEPAV/ Sak: “Türkiye iklim değişikliği meselesini anlamıyor” “Türkiye’nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Mevzuat Analizi ve Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler” başlıklı raporun tanıtım toplantısı TEPAV’da yapıldı.  
Haber resmi
24/03/2015 - Okunma sayısı: 1212

ANKARA- TEPAV Direktörü Güven Sak iklim değişikliği ile ilgili tartışmaların hala bir çiçek, böcek ve ağaç romantizmi olarak yapıldığına dikkat çekerek, “Türkiye iklim değişikliği meselesini anlamıyor” dedi.

“Türkiye’nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Mevzuat Analizi ve Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler” başlıklı raporun tanıtım toplantısı  24 Mart 2015 tarihinde TEPAV’da yapıldı.

 

TEPAV Direktörü Güven Sak toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de iklim değişikliği ile ilgili tartışmaların hala bir çiçek, böcek ve ağaç romantizmi olarak yapıldığına dikkat çekerek, “Temel yanlışımız bu. 20’nci yüzyılda hal böyleydi ama artık öyle değil. İklim değişikliği meselesi artık sanayide teknolojik yenilenme ve inovasyona dayalı büyümenin kardeşi bir nevi” dedi.

 

İklim değişikliği riskini sınırlandırılmak için dünyadaki yaşamın örgütlenme biçimini değiştirmemiz gerektiğine dikkat çeken Sak şöyle konuştu:

 

“Mesela nüfus yoğunluğunun daha fazla, daha derli toplu olduğu kentlerde yaşamamız ve toplu taşımayı artırmamız lazım. Yeni bir kent tasarlarken binaların enerji verimliliğini de dikkate almak lazım. Bu amaçla malzeme biliminde, nanoteknolojide ne tür ilerlemeler varsa, işte o teknoloji platformu ile inşaat malzemesi sektörümüzü dönüştürmeye başlamakta fayda var. Bunun için, bina yapım standartlarını belirleyen yasaları ve yönetmelikleri elden geçirmek gerekiyor. Ne oluyor? Siz iklim değişikliği riskini önlemek ve enerji ihtiyacını sınırlandırmak için bina standartlarını değiştirerek tedbir aldıkça sanayinizde nanoteknoloji tabanlı bir dönüşümün de kapısını açmış olacaksınız. Ne olacak? Türkiye sanayisinin çehresi değişecek. Yeni bir hikâyemiz olacak.”

 

TEPAV Direktörü Sak, OECD ve AB Komisyonu tarafından yapılan çalışmalara göre, endüstriyel süreçlerde biyoteknolojinin kullanımının hem enerji kullanımını azalttığına hem de karbon emisyonlarını düşürdüğüne dikkat çekerek, “Biyoteknoloji bazlı teknoloji platformunu Türkiye’ye getirsek, hem sanayimiz yüksek teknolojiye sıçrayacak hem de karbon emisyonu azalacak. İklim değişikliğini sınırlandırmak için atılacak adımlar gelişmekte olan ülkelerde inovasyona ve Ar-Ge’ye dayalı büyümenin de önünü açabilecek.” dedi.

 

TEPAV Proje Yöneticisi Bengisu Özenç açılış konuşmasının ardından Avrupa İklim Vakfı (ECF-European Climate Foundation) tarafından desteklenen proje kapsamında hazırlanan raporun sunumunu yaptı. Endüstriyel Emisyonlar Direktifi’nin Türk Mevzuatı’ndaki mevcut durumu ile ilgili özet bir bilgilendirme yapan Özenç, Direktife uyumun enerji sektörü üzerindeki maliyetlerine dikkat çekerek yapılan pilot çalışma sonucunda kömür yakıtlı termik santrallerde muhtemel uyum maliyetlerinin 75-100 milyon € seviyesinde olabileceğinin hesaplandığını söyledi. Söz konusu maliyetlerin elektrik üretimine değil, üretim sonucunda meydana gelen emisyonların önlenmesine yönelik olduğunun altını çizen Özenç, bu kaynakların hem temiz hem de yerli enerji kaynaklarına yönlendirmenin bir alternatif olarak düşünülebileceğini belirtti. Özenç, yenilenebilir enerji maliyetlerinin 2008 yılından bu yana %40-50 oranında düştüğüne dikkat çekerek, fosil yakıtlara verilen teşviklerin yenilenebilir enerjiye verilen teşviklerin 6 katı olduğu düşünüldüğünde, fosil yakıt ve yenilenebilir enerji maliyetlerinin başa baş seviyede olmasının yenilenebilir enerji teknolojilerinin uygulanabilirliği açısından önemli gelişmeler olduğunu söyledi. Ayrıca, SEM (seviyelendirilmiş elektrik maliyetleri)’lerde 2030’a kadar daha büyük düşüşler beklendiğini de belirtti.

Sunumun ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Usta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı Çevre ve Şehircilik Uzmanı Neslihan Ağartan ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erinç Yeldan birer konuşma yaptılar.

« Tüm Haberler