TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.




Değerlendirme Notu / Berat Yücel, Sercan Sevgili, Yusuf Tuna Alemdar
28 Şubat 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a (Tahran, İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah gibi şehirlere) yönelik başlatılan koordineli saldırılar, Körfez bölgesini kısa sürede yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayan bir çatışma ortamına dönüştürmüştür. İran’ın misilleme stratejisinin enerji hatlarını, ticaret koridorlarını, limanları, havalimanlarını ve dijital altyapıları kapsayacak şekilde genişlemesi, süreci bir güvenlik krizinin ötesine taşımış; Körfez ülkelerinin ekonomik istikrar üzerine kurguladığı modelin sürekliliğini doğrudan hedef alan ağır bir jeoekonomik şok yaratmıştır.
Ekonomik altyapıların doğrudan hedef haline gelmesi ve Körfez’deki ticari ile lojistik faaliyetlerin kesintiye uğraması, özellikle finans, lojistik ve havacılık gibi sektörlerin yoğunlaştığı çekim merkezlerinde derin yapısal sarsıntılara yol açmıştır. Geçmişte bölgeye atfedilen güvenlik ve istikrar algısı yerini; yüksek güvenlik maliyetleri, operasyonel belirsizlikler, lojistik kesintiler ve can güvenliği riskleriyle şekillenen yeni bir risk ortamına bırakmıştır. Bu dönüşüm, yalnızca bölgesel ekonomik dengeleri değil, aynı zamanda ekonomik merkezlerin nasıl konumlandığını ve hangi koşullarda sürdürülebilir olduklarını da yeniden tartışmaya açmıştır.
Savaşın Dubai Ekonomisine Yansımaları
Bölgede yaşanan bu şokun derecesi, ilk günlerden itibaren belirgin bir hal almıştır. İlk altı gün içinde 500’den fazla balistik füze ve 1.500’ün üzerinde insansız hava aracı kullanılmış, mart sonu itibarıyla yedi Arap ülkesine yönelen toplam saldırı sayısı 5.471’e ulaşmıştır (Ribe & Murad, 2026; Yeni Şafak, 2026; Al Jazeera Staff, 2026). Toplam saldırıların yaklaşık %43’ü Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef almış; 30 Mart 2026 itibarıyla ülkeye yönelen saldırı hacmi 414 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1.914 dron olmak üzere toplam 2.343 mühimmata ulaşmıştır. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn gibi diğer Körfez ülkelerinin maruz kaldığı saldırı düzeyi belirgin biçimde daha düşük kalmıştır. Ancak BAE’nin; savaşın daha ilk gününde Dubai’ye yönelen 137 balistik füze ve 209 insansız hava aracı (toplam 346 mühimmat), şehrin doğrudan ve öncelikli hedeflerden biri olduğunu ortaya koymuştur.
Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

07/04/2026

30/03/2026

28/03/2026

27/03/2026

27/03/2026