TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Mühdan Sağlam, Kadir Kagu
ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaş, 60 günlük geçici anlaşma (MOU) imzalanmasıyla soluklandı. Pakistan ve Katar'ın kolaylaştırıcılığında İsviçre'de sürdürülen görüşmeler kalıcı bir anlaşma çıkana kadar devam edecektir.
Resmi olarak 2026'da başlayan bu çatışma, bir önceki yıl yaşanan 12 günlük İsrail-İran geriliminin devamı niteliğindedir. Bununla birlikte, 2026 savaşını selefinden ayıran belirleyici fark, İran'ın günlük 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü ile yıllık 110 bcm'yi aşan LNG'nin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve Körfez'deki ABD üsleri ile enerji altyapısını doğrudan hedef almasıdır. Bu hamle, savaşın Washington'un öngörülerinin çok ötesinde yıkıcı ve baskılayıcı bir nitelik kazanmasına yol açmıştır.
Nihayetinde İsrail'in dışarıda tutulduğu ancak eylemlerinin anlaşmanın seyrini etkilemeye devam edeceği bir süreç başladı. 21 Haziran'da Hürmüz kısmen açıldı; iki taraf arasında özel bir iletişim hattı kurulmasına karar verildi. İmzalanan geçici anlaşma, pek çok çevre tarafından İran'ın müzakere cephesinde üstünlük sağladığı biçiminde değerlendirildi. Bu noktada şu temel soruyu sormak gerekmektedir: Nükleer tasfiye, füze programının sonlandırılması ve rejim değişikliği hedefleriyle yola çıkan ABD neden görece sınırlı kazanımlar içeren bir anlaşmaya razı oldu? Bu karar yalnızca jeopolitik hesaplarla mı açıklanabilir; yoksa enerji piyasaları, petrol stokları, pompa fiyatları ve 2026 ara seçimleri de bu denklemin parçası mıdır?
Bu değerlendirme notu, söz konusu soruları enerji piyasası dinamikleri üzerinden yanıtlamayı amaçlamaktadır. Hürmüz'ün kapanmasının petrol stokları üzerindeki etkileri, stok dinamiklerinin akaryakıt fiyatlarına ve enflasyona yansımasıyla bu sürecin Trump yönetiminin 2026 ara seçimleri öncesindeki hareket alanını nasıl şekillendirdiği sırasıyla ele alınacaktır.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

02/07/2026

01/07/2026

01/07/2026

30/06/2026

27/06/2026