TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Değerlendirme Notu / Sercan Sevgili, Ekin Dağlı
Başkent Ankara, 2025 yılı boyunca küresel iklim değişikliğinin yerel ölçekteki en sert yansımalarından birini tecrübe etmiştir. Meteorolojik göstergelerin işaret ettiği kuraklık, baraj havzalarındaki birikimi hızla aşağı çekerken bu düşüşü “kriz” düzeyine taşıyan asıl dinamikler, şehrin kentleşme rejiminde biriken kırılganlıklardır. Ocak 2026 itibarıyla barajlardaki aktif kullanılabilir su hacminin %1,36 gibi teknik tükeniş seviyesine gerilemesi, sistemi olağanüstü bir kriz ile karşı karşıya getirmiştir. ASKİ’nin kriz yönetimi protokollerinin uygulandığı, "ölü hacim"den su çekildiği ve dönüşümlü kesintilerin yaşandığı bu dönemde, uzun yıllara yayılan imar kararlarıyla hızlanan yapılaşma ivmesi ve nüfus artışının yarattığı talep baskısı, krizin derinleşmesinde belirleyici olmuştur. Ortaya çıkan tablo, Ankara’nın su güvenliğinde “kırmızı alarm” düzeyine gelindiğini ve durumun yalnızca tasarruf çağrılarıyla değil, karar alma süreçleri ile kentleşme politikalarının bütüncül biçimde ele alınmasıyla yönetilebilecek kritik bir eşiğe ulaştığını göstermektedir.
2025 boyunca yayımlanan su kesintisi duyuruları; altyapı performansına ilişkin ayrıntılı, güncel ve bütünleşik teknik verinin sınırlı olduğu bir dönemde, krizin kent içinde nerede ve nasıl görünür olduğunu izleme imkânı tanıyan pratik bir “mekânsal iz” üretmiştir. Bu nedenle çalışma, güncel veriler ve haber akışıyla birlikte kesinti duyurularını da bir okuma malzemesi olarak kullanarak Ankara’daki su sorununun anatomisini çıkarmayı amaçlamaktadır.
Değerlendirme notunun temel savı, yaşananların yalnızca meteorolojik bir “olağandışılık” olmadığı; kentleşme tercihleri, altyapı kapasitesi ile üstyapı büyümesi arasındaki kronik uyumsuzluk, su yönetiminde kurumsal/yetkisel parçalanma ve nüfus artış baskısının üst üste binmesiyle oluşmuş çok katmanlı bir yapısal sorun olduğudur. Başka bir ifadeyle, kriz son beş ya da on yılın “ani hatası” değil; uzun süre boyunca biriken kararlar silsilesinin iklim kaynaklı stres altında görünür hâle gelen sonucudur. Bu çerçevede not, su kesintilerini geçici bir arıza olarak değil, Ankara’nın planlama-altyapı eşgüdümü kapasitesini test eden bir gösterge olarak ele alacaktır.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

17/02/2026

13/02/2026

12/02/2026

09/02/2026

08/02/2026