TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Hilmi Demir
Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, dünya genelinde giderek artan bir halk sağlığı ve güvenlik krizi olan okullardaki cinayet-intihar vakalarının benzerlerinin ülkemizde de peş peşe yaşanması hepimizi endişelendirdi. Bu konuda ilgili literatürde oldukça geniş ve derinlemesine çalışmalar yapıldığını biliyoruz. Her ne kadar bizler bu tip suçlarla yeni karşılaşmış olsak da, Batı’da bu tür saldırganların demografik, psikolojik ve sosyolojik özellikleri incelenmiş; saldırganların niyetlerini sızdırma davranışları ve bu durumun intihar eğilimleriyle olan derin bağlantısı tartışılmıştır. Ayrıca, faillerin şöhret arayışı stratejileri, saldırı öncesi sosyal medya kullanım kalıpları ve bu dijital izlerin nasıl tespit edilebileceği bu çalışmalarda detaylı biçimde ele alınmıştır. Bu kısa yazımızda Türkiye’deki okul saldırılarına ve bu saldırılar içinde Siverek ve Kahramanmaraş vakalarının bize ne anlattığına odaklanacağız.
Türkiye’de okul saldırıları Batı ile kıyaslandığında aslında çok ciddi bir orana ulaşmıyor. Fakat 2006 yılında keskin bir zirve (10 olay) yaptığı görülüyor. 2014 yılından itibaren olay sayılarında istikrarlı bir hareketlilik var. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında (8 olay/yıl) yüksek bir seyir izlenmiş. İkinci grafikte 2026 yılındaki fırlama oldukça çarpıcı. Sadece 3 olayda 10 ölü ve 32 yaralı verilmiş. Bu durum, son olayların (özellikle not düşülen 15 Nisan 2026 Kahramanmaraş olayı gibi) çok daha kanlı ve toplu mağduriyet yaratan türden olduğunu gösteriyor. Olayların yarısından fazlasında (%56) ateşli silahlar kullanılmış. Bunu %33 ile kesici aletler takip ediyor. Bu, silaha erişimin şiddet olaylarındaki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. Veriler, 2020'lerin ortalarına doğru şiddet olaylarının hem frekans (sıklık) hem de etki (ölüm/yaralı sayısı) bakımından endişe verici bir artış eğiliminde olduğunu işaret ediyor. Özellikle ateşli silah kullanımının baskınlığı, güvenlik politikaları açısından üzerinde durulması gereken en önemli nokta.
Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

17/04/2026

17/04/2026

16/04/2026

14/04/2026

08/04/2026