TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Nilgün Arısan Eralp
Global konjonktürdeki son gelişmeler sonucunda (Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Transatlantik ilişkilerde dört nala kopuşa giden gerilim, Orta Doğu’daki savaş veya savaşlar) Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) karşısında, özellikle bölgesel güvenlik konularında daha güçlü bir konuma geldiğini düşünenler, ilişkilerde çeşitli açılımlar ve olumlu gelişmeler beklemeye başladılar.
Hatta öyle ki Türkiye, AB katılım kriterlerinden uzak olsa bile AB genişleme politikasının jeopolitik nedenlerle esnek bir yapıya kavuşacağı beklentisi, AB’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından fazla olduğu söylemiyle birlikte TR’nin üyelik olasılığının arttığının bile gündeme getirilmesine yol açtı.
AB’nin Türkiye’ye ihtiyacının arttığını düşündüren unsurlar:
AB’nin özellikle COVID-19 salgını sonrasında tedarik zincirlerinde değişiklik ve farklılaştırma isteği ve Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve gelişmiş sanayi altyapısı nedeniyle avantajlı durumda olması;
Gürcistan yönetiminin Rusya etkisine girmesi ve İran savaşı nedeniyle AB’nin zorunlu gördüğü Ermenistan ve Orta Asya’ya açılımında enerji, ulaştırma, ticaret ve dijital ağları içeren bağlantılılık sürecinde özellikle coğrafi konumu nedeniyle Türkiye’yi dışlamasının imkansız hale gelmesi;
Bir yanda transatlantik ilişkilerdeki gerilim, bir yanda Rusya tehlikesi ve Ortadoğu bölgesinin tehlikeli istikrarsızlığı sonucunda Türkiye’nin askeri kapasitesi ve gelişen savunma sanayii altyapısının ön plana çıkması ve önemli AB ülkeleri (Almanya, İspanya, İtalya, Polonya, Romanya ve son olarak Fransa) Türkiye arasında ikili savunma iş birliğinin gelişmesi;
İran savaşı ertesinde AB’nin artarak hortlayan göç korkusu;
AB'nin kendisini jeopolitik aktör olarak konumlandırma çabası.
Bütün bu unsurlar Türkiye ile AB arasında daha da ileriye taşınabilecek ciddi bir yakınlaşma olduğu izlenimini doğurdu.
Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

01/06/2026

31/05/2026

26/05/2026

22/05/2026

20/05/2026