Arşiv

  • Nisan 2021 (5)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)

    “Kapan Sektör Kapan”! Kebapçı Ali Baba ve 40 Köi Müteahhidi: Bir Salgın Masalı
    Serdar Sayan, Dr. 28 Mart 2021
    dünyanın her tarafında hükümetlerin, hafızalarımızda benzeri olmayan önlemler almalarına yol açtı. Bütün ülkeler, hastalığın yayılma hızını azaltmak için ciddi adımlar attılar. Hem doğrudan COVID-19 kaynaklı can kayıplarını azaltmak hem de ulusal sağlık sistemlerinin vaka seli altında boğulmasını önlemek amacıyla alınan bu önlemlerin önemli bir bölümü bulaşmayı, insanların mekânsal hareketliliğini azaltarak ve temasları sınırlandırarak yavaşlatmayı hedefledi. Karantinalar, sokağa çıkma yasakları, işyeri kapatmalar ve benzeri kısıtlamalar bir yandan bu amaca hizmet ederken diğer yandan, tüketicilerin satın alma/tüketme ve üreticilerin çeşitli mal ve hizmetleri üretme/satma kabiliyetini sınırladı –halen de sınırlamaya devam ediyor. Sonuçta, yaşanan talep daralması ve onunla eşzamanlı olarak [Devamı]
    Cari açık ilelebet payidar kalacak mı?
    Serdar Sayan, Dr. 09 Haziran 2020
    konusunda iktisatçılar olarak değerlendirme yaparken dikkatle izlediğimiz oranlardan biri cari dengenin gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı. Mal ve hizmet ithalatı ve muhtelif transferler için ihtiyaç duyulan döviz miktarı ile mal ve hizmet ihracatı ve transferlerden gelen döviz miktarı arasındaki farkın GSYİH içindeki payını gösteren bu oranın artıya döner gibi olduğu dönemlerde iyice dikkat kesiliyoruz. Bu böyle çünkü Türkiye ekonomisinde cari denge/GSYİH oranının artı değerler alması hayra alamet değil. Şekil 1’den de görüldüğü gibi, bu oranın sıfır çizgisine yaklaşması ve artıya geçmesi, ekonomide durgunluk, büyümenin yavaşlaması ve işsizliğin artmasına denk geliyor. [Devamı]
    Piyasa ve Piyasaya Müdahale
    Serdar Sayan, Dr. 09 Ocak 2019
    İktisat ve Toplum Dergisi bu ay piyasa ve piyasaya müdahale konusunu masaya yatırdı. Konuyu Rekabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Erdal Türkkan, TOBB-ETÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan ve İTD Editörü Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak ile tartıştılar. [Devamı]
    Korumacılık karşıtı kampın karnına kramp, odur işte Donald Trump!
    Serdar Sayan, Dr. 13 Temmuz 2017
    * “Duvar”ı Donald Trump’ı çepeçevre saracak şekilde inşa edin (maliyeti neyse ben öderim!) ABD-Meksika arasındaki sınır [Devamı]
    Yerli tuz (da) kokarsa, ithal tuz iş görür mü?
    Serdar Sayan, Dr. 16 Şubat 2017
    çok iyimser olmadığımı itiraf etmeliyim. Ama yoğunluğum dolayısıyla epeydir uzak kaldığım İktisat ve Toplum okurları ile tekrar buluşuyor olmaktan dolayı mutluyum. Ne zamandır Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin “El Chapo” Guzman’ın 2016 başında Meksika polisi ve deniz piyadeleri tarafından üçüncü kez yakalanmasından sonra[1] yapılan tartışmanın düşündürdükleri hakkında yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş. [Devamı]
    ‘Kazan-kazan’ çözüm önerisi: 6 milyarı biz verelim; göçmenleri AB alsın!
    Serdar Sayan, Dr. 24 Mayıs 2016
    Suriye’deki iç savaşın trajik sonuçları gözlerimizin önünde yaşanıyor. Son dört yıldır vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca Suriyelinin çok uzun süre hiçbir makamca kayıt altına alınmadıkları, dilini bilmedikleri ve yasal çalışma imkânına, sigortaya vs. sahip olmadıkları bir ülkede, hiçbir düzenli destek almadan hayatta kalma mücadelelerine üzülerek tanık olduk. Sayıları şimdi biraz azalacak ama Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmek için ölümü göze alarak Ege’ye açılanların durumu/dramı daha da içler acısıydı. İnsanlıktan nasibini almış herkes gibi ben de Suriyeli göçünün safahatını üzülerek izliyorum. Dolayısıyla, yazıya attığım başlığın “ne yapıp edip Suriyelileri buradan göndermemiz lazım” gibi bir iması yok. Zaten bu insanlara yardım etmenin sadece insani değil; aynı za [Devamı]
    “Anadolu sırtlanları” “Anadolu aslanları”nın yaşam alanlarını mı daraltıyor?
    Serdar Sayan, Dr. 15 Temmuz 2015
    Türkiye’de kentsel rantın yaratılması ve dağıtılması süreci 2000’lere kadar, çok sayıda aktörün rol almasını gerektiren ve hem örgütlenişi hem de etkileri itibariyle büyük ölçüde yerel bir süreçti. 2002’den sonra art arda kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde ulusal ölçekte adım adım yeniden düzenlenirken,  kontrol ve yönetimi de fazlasıyla merkezileştirildi. Sonuçta da süreç, Türkiye ekonomisinin büyüme patikasını ve performansını etkiler hale geldi. Ortaya çıkan yeni büyüme modeli, doğal olarak kendi ekonomi politiğini yarattı:  İş dünyasındaki eski aktörlerin bazıları, küçülen rolleriyle sahnenin gerilerine çekilerek, yerlerini yeni aktörlere bıraktı. Sahnenin gerilerine çekilen oyuncular arasında 1980’de başlayan dışa açılma sürecinde, küçük taşra kentlerinde ihracat [Devamı]
    Maduro petrol zengini Venezuela’yı nasıl madara etti? (…ve bundan bize ne?)
    Serdar Sayan, Dr. 14 Mart 2014
    Buzlar çözülmeden adlı tiyatro oyununu biliyor musunuz? Cevat Fehmi Başkut’un 1965’de yazdığı, 1986’da Deli Deli Küpeli adıyla sinemaya da uyarlanan ünlü oyununu yani.[1] Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı film televizyonlarda hala gösteriliyor ara ara. Tımarhaneden kaçıp yoksul bir ilçeye gelen bir delinin, ilçeye atanan ama yoğun kar yağışı ve fırtına yüzünden görev yerine ulaşamayan yeni kaymakam zannedildiği ünlü filmden söz ediyorum. Hani deli de rolü benimser ve ilçedeki esnafı, sattıkları malın fiyatını düşürmeye zorlamak da dâhil bir dizi icraat yaparak halkın sevgisini kazanır ya; o film. [Devamı]
    Bana standardını söyle…
    Serdar Sayan, Dr. 31 Ekim 2013
    kişiler için can sıkıcı olmaktan, ülkeler için ciddi ekonomik maliyetlere uzanan geniş bir önem aralığında değişebilir. Alt-sınırdan bir örnekle başlayıp, kendi can sıkıcı deneyimimi paylaşayım sizinle.  ABD’de doktora yaptığım yıllarda, üyesi olduğum Türk öğrenci derneğinin en yoğun mesaisi, Kasım ayındaki 2 günlük “Birleşmiş Milletler Festivali”nde gerçekleştirilen ve derneğin yıllık bütçesindeki en büyük gelir ve gider kalemlerini de kapsayan faaliyetlere harcanıyordu. Bu köşede daha önce de yazdığım gibi, en büyük gider kalemi festivalde gösteri yapan folklor grubuna eşlik edecek zurnacının masrafları;[1] en büyük gelir kalemi ise, festivalde kurulan yiyecek standında satılan dönerdi. Benim de organizasyon komitesinde olduğum sene, festivalde satmak üzere bir Yunan lokantasından tedari [Devamı]
    Gösterge tuhafiye: Standardı kadar konuşmak
    Serdar Sayan, Dr. 30 Ekim 2013
    Standardizasyonun önemi, ekonomik büyümeye katkısı konusu böyle. Peki dünyada ürün, materyal, süreç standartlarını kim koyuyor, kimin sözü geçiyor, bu güce sahip? Kısa cevap çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar şeklinde –ki bunlardan en önemlisi 1947’de kurulan Uluslararası Standartlar Örgütü (ya da ISO). Daha ayrıntılı cevabı, Tablo 2’deki göstergeler eşliğinde vereceğim. Böylece standartları(mızı) kim(ler)in saptadığı netleşecek. [Devamı]