Arşiv

  • Haziran 2021 (7)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)

    Stratejik ürün belirlemek için bir strateji belirlemek gerekir mi?
    Serdar Sayan, Dr. 27 Ocak 2012
    üzerine yazmak gibi bir niyetim hiç yoktu ama bu konuya son kez değinmek ve bu vesileyle Türkiye’nin sanayileşme ve inovasyon deneyimi üzerine kafamdaki bazı soruları sizinle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz son aylarda bu yerli otomobil konusunda bir dolu haber çıkıyor basın yayın organlarında. Süreç, hükümetin yerli otomobil üretecek “babayiğitler” aradığını en yetkili ağızlardan açıklaması ile başladı. Hazırlanmakta olan yeni sanayi teşvik düzenlemeleri kapsamında, (dünya çapında?) markalaşma kapasitesine sahip olmak üzere üretilecek yeni bir yerli otomobil stratejik ürün olarak değerlendiriliyormuş. Bu yüzden Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD), bu seçimin arkasındaki önemli stratejik hedefler doğrultusunda “siz bir yerli otomobil üretseniz çok hoş olur” diyen hükümetin iteklemesiyle, [Devamı]
    Çin işi, Japon işi
    Serdar Sayan, Dr. 29 Aralık 2011
    Son bir yıldır bu köşede [Devamı]
    Türk otomobili, Türk’ün otomobili
    Serdar Sayan, Dr. 02 Aralık 2011
    Yerli otomobil üretme fikri [Devamı]
    Elin işsizlik oranı bizim faize kur mu yapıyor?
    Serdar Sayan, Dr. 31 Ekim 2011
    İki hafta kadar önce [Devamı]
    Yaz traşı - 2: Siz hiç harita falına baktınız mı?
    Serdar Sayan, Dr. 05 Ekim 2011
    Geçen sayıdan devam [Devamı]
    Yaz traşı - 1: Yaz(ᵼ) tatili, seyahatler ve gelişmiş ülke halleri
    Serdar Sayan, Dr. 01 Eylül 2011
    Bazı yazlık konular [Devamı]
    Seçimler ve çimler
    Serdar Sayan, Dr. 27 Temmuz 2011
    Her seçim (yahut tercih) aynı zamanda bir vazgeçiştir [Devamı]
    Eleştirilemezliğin dayanılmaz hafifliği
    Serdar Sayan, Dr. 29 Haziran 2011
    Bu köşede güncel konular üzerine, hele güncel siyasi gündem üzerine ahkam kesmiyorum normal olarak. Ancak geçen yazımın sonunda da vurguladığım gibi, güncel (siyasi) gündeme ilişkinmiş gibi gözüken kimi gelişmeler, çok daha derin soruları çağrıştırabiliyor. Nitekim ÖSYM'nin adını gündeme adeta çivileyen gelişmelere yönelik eleştiri ve protestoların topyekûn, eleştirenlerin/protestocuların ya bizzat provokatör olmalarından, ya da provokasyona gelmelerinden kaynaklandığı önermesi bende böyle çağrışımlar yaptı. Bu yazıda, bahsettiğim iddiaların bende yaptığı çağrışımlardan hareketle bilim felsefesindeki yanlışlanabilirlik kriterinden söz edeceğim. Sonunda lafın kuyruğunu, herhangi bir konuda seslendirilen her eleştiriyi, eleştirenlerin kimliğinden, bunların gizli ya da konuyla direk ilgili ol [Devamı]
    Bedava sirke baldan (her zaman) tatlı (mıdır?)
    Serdar Sayan, Dr. 27 Mayıs 2011
    Bu ayki yazımda deneysel ve davranışsal iktisatçıların hoşlandığı bir konu olan sosyal normlar ile piyasa normları ayrımına dair bir şeyler söyleme konusunda geçen aydan verilmiş bir sözüm var. Çok ilginç  ve neşeli örnekleri olan bir konu bu. Bireysel davranışlarımız o sırada bulunduğumuz ortam/bağlamda hangi normların baskın olduğuna bağlı olarak biçimleniyor. Dostlarımız ya da yakınlarımızla ilişkilerimiz ya da gönüllülük bağlamında, maddi çıkar ya da nakit ödeme beklentisi olmaksızın yaptığımız faaliyetlerimiz sosyal normlara tabi. Arkadaşlarımızla gittiğimiz bir sinemada biletleri ısmarlamamızın; komşularımıza apartman yöneticisi olarak veya çocuğumuzun okuluna okul-aile birliği üyesi olarak (karşılığında para almaksızın) hizmet etmek için harcadığımız zamanın, yahut öğrencilerimizi b [Devamı]