Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Korona sonrası dindarlık ve gençlik
    Hilmi Demir, Dr. 09 Ağustos 2020
    Tartışmalar korona sonrası dünyanın bildiğimiz dünya olmayacağını gösteriyor. Siyaset bilimcileri, sosyologlar ve daha birçok bilim uzmanları nasıl bir dünya bizi karşılayacak, sorusuna cevap arıyor. Dijitalleşmeden ekonomik, sosyal ve siyasal tüm gelişmeler nasıl hayat tarzlarımızı, alışkanlıklarımızı, yaptığımız işleri değiştiriyorsa inançlarımızı ve ona bağlı alışkanlıklarımızı da değiştirir. Bu bağlamda korona sonrası inanç ve sosyal hayatımızdaki muhtemel değişimler üzerine düşünmek kaçınılmaz gözüküyor. [Devamı]
    Matüridilik neden eriyor?
    Hilmi Demir, Dr. 26 Temmuz 2020
    Anadolu’da Müslümanların büyük çoğunluğunun itikat ve inançta Matüridi Mezhebine bağlı olduğu uzun yıllardır varsayılır. Matüridilik, 10. yüzyılda Mâverâünnehir bölgesinin önemli bir şehri olan Semerkant’ta doğmuştur ve İmam Matüridi hazretlerinin adıyla anılan Ehl-i Sünnet’in bir koludur. Ebu Hanife hazretlerinin fikirlerine dolayısıyla da onun aracılığıyla sahabenin müçtehitlerinden kabul edilen Abdullah bin Mes’ud, Hazreti Ömer ve Hazreti  Ali gibi sahabelerin yoluna bağlanır. Çünkü re’y ve ictihâdlarıyla, Kûfe ekolünün öncüsü olan İbn Mes’ûd hazretleridir ve Ebu Hanife ilmî tahsilini Kûfe ekolünden almıştır. [Devamı]
    İmam Mâtürîdî’nin Mu’tezile ile hesaplaşması!
    Hilmi Demir, Dr. 12 Temmuz 2020
    Mu’tezile dendiğinde çoğu insanın aklına rasyonalist, Müslüman düşüncesinin aydınlık bir ekolü akla gelir. Özellikle de Türkiye’de Sünniliğin karşısından Mu’tezile’yi övmek, onu "akılcı bir düşünce ekolü" olarak göklere çıkarmak oldukça kabul görür. Buna karşılık ise Sünniliği statükocu, aklı dışlayan, düşünce ve tefekküre yer vermeyen bir ekol olarak suçlamak da âdeta moda olmuştur. Oysa akıl ve tefekküre önem veren Müslümanlık tarihinin en önemli ekolü olan Matüridilik de Sünni ekol içinde yer alır. Ve daha ilginci İmam Mâtürîdî hazretlerinin eleştiri yönelttiği ekollerin en başında da Mu’tezile bulunur. İmam Matüridi 10. yüzyılda içeride üç ekole karşı mücadele eder: Mu’tezile, Şii-Batinîlik ve Hariciler... Dolayısıyla Türkiye’de sıkça duyduğumuz bu kaba tasvirin oldukça hatalı ve kendi [Devamı]
    Balkanlar, Bektaşi-Alevilik ve FETÖ
    Hilmi Demir, Dr. 28 Haziran 2020
    15 Temmuz sonrası FETÖ’den ihraç edilen Prof. Dr. Osman Eğri, 3 yıllık suskunluğunu bozarak, Youtube kanalı aracılığıyla “Alevi postu”nda yeniden görüntü vermeye başladı. Osman Eğri, FETÖ’nün Alevi topluluğu içine soktuğu ve kendi ifadesinden anladığımız kadarıyla da Çorum, Tokat, Sivas, Amasya, Eskişehir gibi illerden sorumlu bir “FETÖ casusu”dur. [Devamı]
    Haberi doğrula, yalanı yayma!..
    Hilmi Demir, Dr. 14 Haziran 2020
    İftira attığımız insanın; Hristiyan, Yahudi ya da Müslüman olması önemli değildir. Çünkü, hepsi ahirette hakkını mutlaka alacaktır. Biz ise bugün sosyal medya üzerinden açtığımız sahte hesaplarla yaptığımız iftira, dedikodu vs. yalanların hesap defterine işlenmediğini düşünüyoruz. Unutmamalıyız ki, elimizin altındaki klavyeler ahirette aleyhimize şahitlik yapacaktır!.. [Devamı]
    Namusun cinsiyeti var mıdır?
    Hilmi Demir, Dr. 31 Mayıs 2020
    Müslümanlar olarak ciddi bir ahlâk meselemiz bulunmaktadır. “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” diyen bir Peygamber’in (aleyhisselam) ümmeti olarak yaşadığımız çağda iyi bir sınav veremiyoruz. Bu durumun yol açtığı kriz hızla derinleşiyor ve toplumsal çözülmeye doğru yol alıyor. Ahlâk, insan olmanın ve insanî ilişkilerin en temel kıymetlerinden birisidir. Ama maalesef bazen ahlâkî eylemlerin toplumda yalnızca bir cinse indirgendiğine de şahit oluyoruz. Neyi mi kastediyorum? Açıkça ifade edersem; hayâ, iffet ve namus gibi kavramların yalnızca kadına indirgenmesi ve cinsiyetçi bir yaklaşımla sadece kadın söz konusu olunca gündeme gelmesi bir Müslüman olarak beni rahatsız ediyor. [Devamı]
    Peygamber Efendimizi böyle tanırlardı: El-Emin
    Hilmi Demir, Dr. 17 Mayıs 2020
    Hazreti Muhammed'in (aleyhisselam) bir tasvirini yapmaya kalksaydık her hâlde “el-Emîn” sıfatını yazmak yeterli olurdu. El-Emîn sıfatı kadar onu tarif edecek, onu resmedecek bir başka kelime bulmak mümkün değildir. Hazreti Muhammed’in peygamber olmadan önce, “Muhammedü’l-Emîn” olarak anılması son derece manidardır. Rasûl-i Ekrem (aleyhisselam) hayatının her döneminde sadece müminlerin değil, düşmanlarının da kendisinden emin olduğu bir şahsiyettir. Mekke’de kendisine inanmayan ve inancını yaymasına müsaade etmeyenler “Ey Muhammed! Sen güvenilmez birisin” diyemediler. Düşünün ki; düşmanın bile güvendiği, her şeyini emanet edebildiği bir kimse olmak ne büyük şereftir. [Devamı]
    Kötülük teolojisine karşı tevhid teolojisi
    Hilmi Demir, Dr. 03 Mayıs 2020
    “Ne yani, kötülüğü veya şerri Allah mı yarattı demek istiyorsun?” diye soranlar olacaktır. Bu sorunun cevabını verecek olursak; tüm yaratılışın sebebi Allah’tır. Fakat bu durum rahmet ve merhamet sahibi olarak tanımladığımız Allah için bir problem oluşturmaz mı? İşte bu soru ile birlikte kadim bir meselenin de kapısını aralamış oluyoruz. [Devamı]
    Dua mı bilim mi?
    Hilmi Demir, Dr. 19 Nisan 2020
    “Modern insan” aşırı stres ve kaygı ile baş edebilmek için meditasyondan manevi rehberliğe kadar birçok yola başvuruyor. Meditasyon araçlarından biri olarak gördüğü yogayı yadırgamayanların namazı, duayı yadırgaması gerçekten makul olmaktan daha çok ideolojik bir saplantı olarak görülüyor. [Devamı]
    Koronavirüs salgını, Hanefilik ve Kamu Düzeni
    Hilmi Demir, Dr. 05 Nisan 2020
    Koronavirüs salgını yalnızca sağlığımızı değil inançlarımızı da tehdit ediyor. Örneğin; dinlerin en temel inançları arasında yer alan ve yüzyıllardır yapılan bazı dinî ibadetlerini şu an yapamıyorlar. Bunlardan biri olan, cemaat ile toplu ibadet dinlerin olmazsa olmazıdır. Cemaatsiz bir din ya da ibadet düşünülebilir mi? Oysa şimdi tüm dünyada kiliseler, havralar, camiler, Budist tapınakları kapanıyor. Bununla birlikte bu süreçte, dinlerin ve din adamlarının tepkileri de hayli ilginç örnekler oluşturuyor. Bu farklı tepkilerden birkaç örneği aktarmak istiyorum. [Devamı]