Arşiv

  • Ekim 2020 (12)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Selçuklu’da ulema ve doktorlar
    Hilmi Demir, Dr. 18 Ekim 2020
    Son zamanlarda Selçuklu tarihine ilginin artması son derece sevindirici bir gelişmedir. Zira hem Türk tarihi hem de İslam tarihi açısından Selçuklu dönemi oldukça önemlidir. Tarih algısı savaşlar üzerine kurulu bir toplum için tarihin özellikle sosyal yönü çoğu kez göz ardı edilir. Bununla birlikte TRT’de çekilen diziler aracılığıyla, Selçuklu tarihinin yeniden hatırlanması olumlu bir gelişme olarak kaydedilmelidir. Buna rağmen tarihi, hâlâ savaş ve at üstünde yiğitlikle anlatma ihtiyacı reyting adına kısmen hoş görülse de Selçuklu’ya karşı büyük bir haksızlık olacaktır. Çünkü Selçuklu tarihi, Türk İslam tarihi açısından ve özellikle de din ve fikir geleneğimiz açısından kurucu bir misyona sahiptir. [Devamı]
    Selef mi Selefîlik mi?
    Hilmi Demir, Dr. 20 Eylül 2020
    Etimolojik benzerlik, her zaman anlam benzerliğine yol açmaz. İşte Selefi ile Selefîlik de böyledir. Selef kelimesi, Hazreti Peygamber sonrası oluşan üç asrı ifade eder. Ancak Muhammed b. Abudulvehhab, teolojik argümanlarla halkı Osmanlıya karşı isyana teşvik etti. Bu argümanlarının da “Selef’in itikadı”na dayandığını iddia etti. [Devamı]
    Selçukluların Bâtınîlerle mücadelesi
    Hilmi Demir, Dr. 06 Eylül 2020
    Bȃtınîlik ile mücadele âdeta hayaletlerle mücadeleye benzer. Nerede ve kim olduklarını bilmek oldukça zordur. İkinci olarak da orduları yendiğinizde askerler şerefiyle teslim olurlar. Oysa Bȃtınîlikte öyle bir adanmışlık söz konusudur ki ya asla ele geçmezler ya da sizden olduklarını söylediklerinde asla sizden değildirler. [Devamı]
    İmam Matüridi’de iman ve ahlakın kaynağı olarak akıl
    Hilmi Demir, Dr. 23 Ağustos 2020
    Hanefi Matüridi imamlar aklı; insanın yaratıcısını bulmak ve birtakım temel ahlaki değerleri bilmek konusunda bir kaynak olarak görüyorlar. Aslında imanın ve ahlakın temel kaynağının özellikle Matüridî kelamında akıl olarak görülmesi, bu açıdan oldukça önemlidir. Yalnız burada kelamî ve Kur’anî perspektifte “akıl” kavramının pozitivist anlamda ve “intellect” anlamında akıl olmadığını vurgulamam lazım. [Devamı]
    Korona sonrası dindarlık ve gençlik
    Hilmi Demir, Dr. 09 Ağustos 2020
    Tartışmalar korona sonrası dünyanın bildiğimiz dünya olmayacağını gösteriyor. Siyaset bilimcileri, sosyologlar ve daha birçok bilim uzmanları nasıl bir dünya bizi karşılayacak, sorusuna cevap arıyor. Dijitalleşmeden ekonomik, sosyal ve siyasal tüm gelişmeler nasıl hayat tarzlarımızı, alışkanlıklarımızı, yaptığımız işleri değiştiriyorsa inançlarımızı ve ona bağlı alışkanlıklarımızı da değiştirir. Bu bağlamda korona sonrası inanç ve sosyal hayatımızdaki muhtemel değişimler üzerine düşünmek kaçınılmaz gözüküyor. [Devamı]
    Matüridilik neden eriyor?
    Hilmi Demir, Dr. 26 Temmuz 2020
    Anadolu’da Müslümanların büyük çoğunluğunun itikat ve inançta Matüridi Mezhebine bağlı olduğu uzun yıllardır varsayılır. Matüridilik, 10. yüzyılda Mâverâünnehir bölgesinin önemli bir şehri olan Semerkant’ta doğmuştur ve İmam Matüridi hazretlerinin adıyla anılan Ehl-i Sünnet’in bir koludur. Ebu Hanife hazretlerinin fikirlerine dolayısıyla da onun aracılığıyla sahabenin müçtehitlerinden kabul edilen Abdullah bin Mes’ud, Hazreti Ömer ve Hazreti  Ali gibi sahabelerin yoluna bağlanır. Çünkü re’y ve ictihâdlarıyla, Kûfe ekolünün öncüsü olan İbn Mes’ûd hazretleridir ve Ebu Hanife ilmî tahsilini Kûfe ekolünden almıştır. [Devamı]
    İmam Mâtürîdî’nin Mu’tezile ile hesaplaşması!
    Hilmi Demir, Dr. 12 Temmuz 2020
    Mu’tezile dendiğinde çoğu insanın aklına rasyonalist, Müslüman düşüncesinin aydınlık bir ekolü akla gelir. Özellikle de Türkiye’de Sünniliğin karşısından Mu’tezile’yi övmek, onu "akılcı bir düşünce ekolü" olarak göklere çıkarmak oldukça kabul görür. Buna karşılık ise Sünniliği statükocu, aklı dışlayan, düşünce ve tefekküre yer vermeyen bir ekol olarak suçlamak da âdeta moda olmuştur. Oysa akıl ve tefekküre önem veren Müslümanlık tarihinin en önemli ekolü olan Matüridilik de Sünni ekol içinde yer alır. Ve daha ilginci İmam Mâtürîdî hazretlerinin eleştiri yönelttiği ekollerin en başında da Mu’tezile bulunur. İmam Matüridi 10. yüzyılda içeride üç ekole karşı mücadele eder: Mu’tezile, Şii-Batinîlik ve Hariciler... Dolayısıyla Türkiye’de sıkça duyduğumuz bu kaba tasvirin oldukça hatalı ve kendi [Devamı]
    Balkanlar, Bektaşi-Alevilik ve FETÖ
    Hilmi Demir, Dr. 28 Haziran 2020
    15 Temmuz sonrası FETÖ’den ihraç edilen Prof. Dr. Osman Eğri, 3 yıllık suskunluğunu bozarak, Youtube kanalı aracılığıyla “Alevi postu”nda yeniden görüntü vermeye başladı. Osman Eğri, FETÖ’nün Alevi topluluğu içine soktuğu ve kendi ifadesinden anladığımız kadarıyla da Çorum, Tokat, Sivas, Amasya, Eskişehir gibi illerden sorumlu bir “FETÖ casusu”dur. [Devamı]
    Haberi doğrula, yalanı yayma!..
    Hilmi Demir, Dr. 14 Haziran 2020
    İftira attığımız insanın; Hristiyan, Yahudi ya da Müslüman olması önemli değildir. Çünkü, hepsi ahirette hakkını mutlaka alacaktır. Biz ise bugün sosyal medya üzerinden açtığımız sahte hesaplarla yaptığımız iftira, dedikodu vs. yalanların hesap defterine işlenmediğini düşünüyoruz. Unutmamalıyız ki, elimizin altındaki klavyeler ahirette aleyhimize şahitlik yapacaktır!.. [Devamı]
    Namusun cinsiyeti var mıdır?
    Hilmi Demir, Dr. 31 Mayıs 2020
    Müslümanlar olarak ciddi bir ahlâk meselemiz bulunmaktadır. “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” diyen bir Peygamber’in (aleyhisselam) ümmeti olarak yaşadığımız çağda iyi bir sınav veremiyoruz. Bu durumun yol açtığı kriz hızla derinleşiyor ve toplumsal çözülmeye doğru yol alıyor. Ahlâk, insan olmanın ve insanî ilişkilerin en temel kıymetlerinden birisidir. Ama maalesef bazen ahlâkî eylemlerin toplumda yalnızca bir cinse indirgendiğine de şahit oluyoruz. Neyi mi kastediyorum? Açıkça ifade edersem; hayâ, iffet ve namus gibi kavramların yalnızca kadına indirgenmesi ve cinsiyetçi bir yaklaşımla sadece kadın söz konusu olunca gündeme gelmesi bir Müslüman olarak beni rahatsız ediyor. [Devamı]