Arşiv

  • Eylül 2019 (10)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)

    Etiketler

    Suriye’de ‘barış koridoru’ ve sonrası
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Ağustos 2019
    Çarşamba günü, Türk ve Amerikan heyetlerini oldukça geren, her an kontrolden çıkmasından korkulan Suriye meselesinde, taraflar ortak bir noktada buluştukları açıkladılar. Önümüzdeki günlerde iki ülkenin Fırat’ın doğusunda “barış koridoru” için “müşterek harekât merkezi” kurulacağı belirtildi. Ardından da sahadaki uygulamalar hayata geçirilecek. Şüphesiz bu kararın alınmasında Türkiye’nin kararlı tutumu ve ısrarları etkili oldu. Henüz detaylarına tam hâkim olmadığımız için anlaşmanın maddelerini ve uygulama takvimini bilmiyoruz. ABD’nin velayetini üstlendiği PKK/PYD’nin nelere, nasıl ve neden razı olduğu anlaşmanın en gizemli yanı olsa gerek. Öte yandan her ne kadar zihinlerde bir dizi şüphe olsa da, açıklamanın ardından bazı merkezlerin hareketleneceği de açık. [Devamı]
    ABD Çin ticaret savaşının karakteri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Ağustos 2019
    ABD’nin küresel öncelik ve dikkatinin Çin’e kaymasıyla iki ülke ilişkileri her geçen gün gerilmeye devam ediyor. Her ne kadar Obama yönetimi de Çin’i öncelikli rakip olarak görmüş olsa da, Trump konuyu daha da ileri götürdü.  Çin’in ekonomik, teknolojik ve askeri açıdan yükseliş hızını düşürecek hamleleri ardı ardına hayata geçirmeye girişti. Amaç ABD’nin küresel tahtını zorlayan Çin ile aradaki mesafenin kapanmasına izin vermemek ve liderliği sürdürmek olduğunu söyleyebiliriz. [Devamı]
    Suriye operasyonu için ışık ‘yeşil mi’?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Ağustos 2019
    DAEŞ’in Suriye’de askeri olarak yenildiğinin ilanın hemen ardından ABD başkanı Trump Suriye’den askerlerini çekme kararını ilan etti. Bu ilan, hemen herkesi hazırlıksız yakaladı. Sadece Suriye ile ilgili ülkelerin/aktörlerin değil ABD’nin kendi kurumlarının da ikinci bir planının olmadığı kısa sürede anlaşıldı. Türkiye hızla bu kararın önemli ve yeni gelişmeler için bir fırsat olabileceğini gördü. [Devamı]
    ‘Başsız bırakma’ stratejisi ve çatışan tezler
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Temmuz 2019
    Türkiye’nin PKK ile mücadelesi farklı zeminlerde ve artan yoğunlukta hız kesmeden sürüyor. Siyasi ve diplomatik sahadaki mücadelenin sonuçları fazlaca hissedilmese de kolluk/askeri mücadelenin temposunda dikkat çekici bir artış var. Artışın esasını da tam zamanlı istihbarat imkânları ile desteklenmiş operasyonlar oluşturuyor. [Devamı]
    Buz dağının görünen kısmı: Güvenli bölge
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Temmuz 2019
    Türk-Amerikan ilişkilerinin en sıcak konularından birinin de Suriye olduğu açık. Nitekim ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey, bu netameli konuyla alakalı sayısını unuttuğumuz mutat turlarından birini daha yürüttü. Jefry görüşmeler için Türkiye’ye gelmeden önce tüm taraflar diplomatik, askeri ve psikolojik hamlelerini art arda sıraladılar. Böylece, hem karşı tarafı baskı altına almaya hem de beklentilerini kamuoyuyla paylaşma yoluna gittiler. Örneğin, Türkiye kararlılığını göstermek için önemli sayıda askeri kışlalardan çıkartarak Suriye sınırına yığdı. SDG’nin (siz onu PKK olarak okuyun) yöneticisi Kobani ise geniş kapsamlı bir basın turu düzenleyerek örgütün beklentilerine dair mesajlar verdi. [Devamı]
    Körfez’de yeni bir tanker savaşı mı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Temmuz 2019
    ABD yönetiminin İran’a uyguladığı baskılar her geçen gün artıyor. Başta petrol ihracatının kısıtlanması olmak üzere finansal engellerden askeri hareketlerin sınırlandırılmasına, diplomatik yalnızlaştırmadan psikolojik baskıya kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Bu süreçte İran yönetimi de boş durmuyor. O da tüm diplomatik, askeri, örtülü yeteneklerini ve psikolojik gücünü seferber etmiş durumda. [Devamı]
    S-400 sonrası tavsiyeler
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Temmuz 2019
    Kitaba göre S-400 gibi, pahalı ve stratejik değerde silah sistemleri bir dizi analiz ve karar süreçlerinden sonra edinilir. Bu amaçla önce güvenlik ve tehdit analizi yapılır. Eğer hesaplamalar “yüksek irtifa hava savunma” sisteminin eksikliğine işaret ediyorsa en iyilerinden bir takım temin edilir. Elbette “Herkesin var bizim de olsun” diye alınmaz. Türkiye de öyle yaptı ve söylenenlere göre en iyilerinden birisi olan S-400’ü Rusya’dan satın aldı. [Devamı]
    Çin ve Doğu Türkistan Müslümanlarının ‘aşırıcılıktan vazgeçirilmeleri’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 22 Haziran 2019
    Mao’nun Doğu Türkis-tan’ı ele geçirdiği 1949’dan beri Çin yönetiminin bu topraklarda yaşayan Uygur, Kazak ve diğer Müslüman Çinliler ile ilişkileri hep sorunlu oldu. Komünist Çin, sistematik olarak bölgede nüfus kompozisyonunu değiştirecek, kendi kültürünü baskın hale getirecek hamlelerini düşük profilli olarak sürdürdü. Söz konusu politika, 1980’lerin ortasından itibaren daha da görünür olmaya başladı. Nitekim Uygurlar, Kazak ve Çinli Müslümanlar arasında dini ve etnik kimliğin yok edilmesini hedefleyen farklı yol ve yöntemler denemeye başladı. Amacını kısa sürede gerçekleştirmek için de toplama kampı benzeri uygulamalara girişti. Ayrımcı, baskıcı, yoksun bırakıcı ve zor kullanmayı içeren yeni uygulamalar ve organizasyon doğal olarak kısa sürede karşı tepkinin doğmasına neden oldu. Özelli [Devamı]
    İstihbarat ve güven
    Nihat Ali Özcan, Dr. 19 Haziran 2019
    Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı dünya enerji piyasası için oldukça önemli. Dünya petrolünün neredeyse %20’si söz konusu su yolundan geçerek dünyanın çeşitli yerlerindeki alıcılara ulaşıyor. Öte yandan, su yolu sadece petrol için değil aynı zamanda doğal gaz ve bölge ülkelerinin ticareti içinde önemli. Çünkü ucuz ve kitlesel taşımaya imkân vermekte. Ancak Körfez ülkelerinin birbirleriyle siyasi rekabeti, gerilimli ilişkileri bölgede güvenliği ön plana çıkartırken, bölge dışındaki ülkeleri de kaygılandırıyor. [Devamı]
    İmralı’nın ‘yöntemi’ önceleyen tavsiyelerine dair
    Nihat Ali Özcan, Dr. 12 Haziran 2019
    Terör örgütü lideri Öcalan, sekiz yıldan sonra, cezasını çektiği İmralı Cezaevi’nde önce avukatları, ardından da ailesiyle görüşmeye başladı. Görüşme izni birbiriyle uyumlu olmayan gelişmelere denk geldi. Bir yandan, ABD ile PYD kontrolündeki Fırat’ın doğusunda kurulması öngörülen “güvenli bölge” müzakereleri yürütülüyor. Bu çerçevede YPG’nin tutum değiştirmesi için Kandil’in, Kandil üzerinde de Öcalan’ın gücü biliniyor. Öte yandan, PKK fırsat buldukça Fırat’ın batısında terör eylemlerine devam ediyor. Dahası, TSK, PKK için oldukça önemli bir bölgede, Kuzey Irak/Hakurk’ta “Pençe” harekâtını yürütüyor. [Devamı]