Arşiv

  • Ekim 2020 (10)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Suriye iç savaşının sessiz aktörü: İsrail
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Kasım 2014
    Ortadoğu tartışmalarında İsrail’e yer vermeyen bir analiz ya da yorum işitemezsiniz. İlginçtir, son zamanlarda Suriye hakkında yapılan analizlerde İsrail faktörü gittikçe silikleşmeye ve hatta yok gibi davranılmaya başlandı.Oysa Suriye krizi başladığından en fazla kaygı duyan ülkelerden biri İsrail’di. Birkaç defa Suriye ordusunun Hizbullah’a füze sevkiyatını engellemeye yönelik hava saldırısıyla Golan’da bazı hedefleri vurmanın dışında tamamen düşük profilli bir tutum izlemeye devam ediyor. [Devamı]
    Enerji savaşları ve Türkiye
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Kasım 2014
    Batı ile Rusya arasında gerilim gittikçe artarken, niyetlerini ve stratejilerini açık etmeye başladılar. Rus Dışişleri Bakanı S. Lavrov, geçen hafta yaptığı bir konuşmada uluslararası ilişkilerin geçiş dönemi yaşadığını ifade etti. Ardından, Rusya, bu yeni “çok kutuplu sistemin” merkezlerinden biri olarak mevzilerini sağlamlaştırmak için tüm olanaklara sahiptir dedi. Rusya’nın bu bakışı Ukrayna krizi ile birlikte ele alındığında ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.Rejim değişikliği mi?Lavrov, Batı’nın Ukrayna krizi sonrası Rusya’ya uyguladığı yaptırımların amacının, “politikalarının değişmesini sağlamak değil rejimi yıkmak olduğunu” belirterek gelişmelerden ne anladığını iyice ortaya koydu. Batı’nın “ekonomiyi yıkarak halkı sokaklara dökmeyi ve rejimi değiştirmeyi amaçladığını” iddia [Devamı]
    Stratejik bir araç olarak ‘terörizm’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 21 Kasım 2014
    Terör önemli bir sorun olarak gündemin tepelerinde yer almaya devam ediyor. Korku, kaygı üretmesi, aksiyon içermesi onu gündemde tutuyor. Yine terör saldırılarının ve kurbanların sayısında da dikkat çekici bir artış var. Sonuçta terörizmin politik taleplerin gerçekleşmesinde etkili bir “strateji” olduğu inancının yaygınlaşmasının yanı sıra teröristlerin etki yaratma kapasitesi her geçen gün artıyor.Irak mı, Suriye mi?Nitekim merkezi Avustralya’da bulunan Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün yeni yayımladığı rapora göre 2013’te terör saldırıları nedeniyle tüm dünyada 17 bin 958 kişi yaşamını yitirdi. Bu, bir yıl öncesine göre 7 bin kişiden fazla artış anlamına geliyor. Oysa Arap Baharı öncesi istatistikler terör eylemleri ve kurbanlarının sayısında önemli düşüşler olduğunu gösteriyordu. [Devamı]
    Esad’ı sistemde tutan nedenler
    Nihat Ali Özcan, Dr. 18 Kasım 2014
    Suriye iç savaşı, her savaşta olduğu gibi, insanlık trajedisinin yanı sıra yeni politik sorunlar ve tartışmalar üretmeye devam ediyor. Bu bağlamda Esad’ın geleceğine dair tartışmalar Türkiye ABD ilişkilerini de etkiliyor.Elbette Esad’ın geleceği Arap Baharı’nın izlediği genel rotayla doğrudan ilişkili. Başlangıçta Esad’ı iktidarından edecek özelliklere sahip olan Arap Baharı, karakter değişimine uğradıkça onu iktidarda tutacak nedenler de üretmeye başladı.     Arap Baharı, demokrasi fikrini uzun vadede bölge gündemine taşısa da Tunus hariç kısa vadede hayal kırıklığı yarattı. Ayaklanma, iç savaş, terör sıradan insanlar kadar siyasiler için de istikrar ve güvenliği öncelikli sorun haline getirdi. Bu günlerde kimse artık demokrasiden söz etmiyor.Güvenlik ihtiyacıArap Baharı’nın karak [Devamı]
    Irak ve Suriye’yi birlikte düşünmek
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Kasım 2014
    Kobani çatışmaları ve PKK sorunu Irak ve Suriye ile ilgili gelişmeleri gözden kaçırmamıza sebep oldu. Oysa zaman ilerledikçe tablo daha karmaşık ve ilginç bir hale geliyor.   Obama, birkaç ay önce IŞİD’le mücadelede de Irak ve Suriye’yi bir bütün olarak ele alan, entegre bir strateji izleyeceklerini ilan etti. Buna göre, mücadelenin ağırlık noktasını Irak oluştururken, Suriye tali cephe olacaktı.Bu bağlamda Irak’ta IŞİD’e taarruz eden, Suriye’de ise savunma da kalan dost güçler oluşturulacağı ilan edildi. IŞİD’in gücü önce çevrelenecek, ardından ezilecek ve zamanla kabul edilebilir bir seviyeye çekilecekti.  Irak cephesinde olumlu gelişmeler Nitekim ilk adım olarak Irak’ta yeni bir hükümet kuruldu. Harekât planları ve eğitim için ek ABD askerleri Irak’ta konuşlandırılmaya başlandı.H [Devamı]
    PKK ne istiyor?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 11 Kasım 2014
    Çözüm süreci tartışmaları derinleşiyor. PKK, bir yanda Kobani çatışmalarını esas alan propaganda savaşını yürütürken, bir yanda da 6-8 Ekim olaylarıyla izlediği “yıpratma” stratejisinin sonuçlarını devşiriyor. Öte yandan, terör mantığına uygun, “cezalandırma amaçlı” suikastlarla halkı “yıldırma” yolunda ilerleme kaydediyor. Özellikle de örgütün otoritesini tahkim eden, devlet otoritesini ise acz içinde göstermeyi hedefleyen sistematik saldırılarıyla.  Dört nedenPKK’nın terör ve şiddeti yeniden gündeme taşımasının dört nedeni var. Birincisi, çözüm süreci ilerledikçe, nihai noktadaki politik mimarinin ne olacağı konusunda hükümetle ortak bir görüşün oluşmaması. İkincisi, IŞİD gibi uluslararası bir sorun da PKK/PYD’nin çıkarlarının Türkiye hariç tüm aktörlerle uyuşuyor olması. Bun [Devamı]
    PKK’nın talihinin döndüğü anlar ve bugün
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Kasım 2014
    PKK’nın kuruluşundan bu yana kırk yıl geçti. Örgüt her şeye rağmen bu güne geldi. Yine geçmişteki gibi eylemleri ve verdiği mesajlarla Türkiye’nin gündemine oturmuş durumda.     Olanları anlamlandırmak ve olası sonuçlarına dair öngörüde bulunmak için geçmişe bir göz atmak bazen öğretici olabilir.Üç temel nedenPKK’nın inişli çıkışlı tarihinde üç unsurun etkili olduğunu görüyoruz. Birincisi, örgütten kaynaklanan hususlar. Örgütün yapısal özellikleri ve kültürü, dinamizm kadar krizlere de neden olabiliyor. Soğuk Savaş sonrası Marksist/Leninist ideolojiyi terk etmek zorunda kalması gibi.   Öte yandan, “uzun süreli halk savaşı” stratejisinin uygulamada bazı krizler çıkardığı da oldu. PKK, 1986, 1992 ve 1994’te üç önemli krizle karşılaştı. Bunlar eylemlere yanlış hedeflerden başlamak [Devamı]
    Soyuttan somuta: 36’ncı paralel
    Nihat Ali Özcan, Dr. 04 Kasım 2014
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu, uçuşa yasak ve güvenlikli bölge tartışmalarına yeni bir boyut getirdi. Uygulamanın sadece Suriye’yi değil Irak’ı da kapsayacak biçimde ele alınarak, 36’ncı paralelin kuzeyini kapsaması gerektiğini ifade etti. Söz konusu bölge, kaba bir hesapla, 120 bin km2 coğrafi genişliğe ve 10-14 milyon nüfusa tekabül ediyor. Suriye’de Halep dahil birçok şehir ve kasabayı da içine alırken, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi için de tam güvenlik öneriyor.    Güvenlikli bölge olarak önerilen coğrafyanın büyük kısmında devlet otoritesi yok. İç savaş ve çatışmalar çeşitli cephelerde sürüyor. Hedefte ise iki güç var. Birincisi, sınırlı da olsa, yerel Sünni halk tarafından desteklenen ve küresel çapta ideolojik motivasyonla hareket eden IŞİD. Örgüt, terör uygulama ve gerilla [Devamı]
    Ev sahibine saygı, peşmerge ve ‘Fener Alayı’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Ekim 2014
    Türkiye ile peşmerge arasında uzun yıllara dayanan bir işbirliği var. Türkiye 1990’lar boyunca peşmergeye ateş desteği, silah, lojistik ve parasal yardımda bulundu. Geçmişte olduğu gibi bu gün de işbirliğinin koşulları oluşmuş görünüyor.Hükümet, bölgesel sorunlar, askeri gelişmeler ve dengeler çerçevesinde peşmergenin Türkiye’den geçerek Kobani’ye gitmesine izin verdi. Bu, günümüz uluslararası ilişkiler dünyasında anlaşılabilir bir durum. Hükümetler siyaseti, sadece devletlerle değil, “devletimsi yapılarla” da yürütmek zorundalar. Fakat kararlar ve işbirliği kadar, bunu hayata geçirme şekliniz ve yetenekleriniz de önemlidir.Peşmerge geçerkenGündemdeki diğer konuların gölgesinde kalsa da peşmergenin intikal görüntülerini televizyon ve internette izlemek mümkün. Konvoy, savaşa gid [Devamı]
    Türk dış politikası, karar alıcılar, seçkinler ve kamuoyu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Ekim 2014
    Dış politika medya gündemini bir hayli meşgul ediyor. Fakat bugün “dış politikanın” halkımızın öncelikli sorunu olmadığını ve silahlı müdahale, savaş, çatışma gibi “sert” yöntemlerden de pek hoşlanma-dığımızı ortaya koyan bir araştırmadan söz etmek istedim.Araştırmanın kurgusuUzmanlık alanı dış politika analizi olan, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Özgür Özdamar ve proje ekibi TÜBİTAK’ın desteklediği 24 aylık bir dış politika araştırması gerçekleştirdi. Araştırma, siyasi aktörlerin, elitlerin ve halkın dış politika konularında tutumunu ve Türkiye’ye biçtiği rolleri ortaya çıkarmayı hedefliyor.  Özdamar, ilk aşamada karar alıcıların dış politika söylemlerini ele almış. Literatür taramasının ardından liderlerin konuşmalarını içerik analizine tabi tutm [Devamı]