Arşiv

  • Şubat 2020 (11)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)

    Etiketler

    “Çözüm süreci” ve hükümetin kaygılarını anlamak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Eylül 2013
    Hükümet büyük riskler alarak PKK’yı dönüştürmeyi, çatışmalara son vermeyi ve sorunu çözmeyi hedefliyor. Gerek dünyadaki örneklere, gerekse sorunun kendi özelliklerine bakınca hükümetin işinin bir hayli zor olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hafta içinde yaptığı bir açıklamada bu husustaki kaygılarını samimi biçimde dile getirdi. Arınç’ın gazetelere yansıyan açıklamalara göre, hükümet de sonuçtan yüzde yüz emin değil. Bu tahlil anlaşılabilir bir durum ve bunun geçerli nedenleri var. [Devamı]
    Mısır’da olanlar karşısında batının tutumu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Ağustos 2013
    Mısır’da korkulan oldu. General Sisi, “meşru otoritenin” kendisi olduğunu göstermek için eylemcileri zorla dağıtmaya girişti. Bir dizi yasak getirdi. Yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu trajik olay sadece Mısır’ın geleceğinde belirleyici olmayacak çok ciddi tartışmaları da beraberinde getirecektir. [Devamı]
    Mısır ve iç savaş ihtimali
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Temmuz 2013
    Askerî darbeyi takip eden günlerde herkes Mısır’da bir ayaklanmanın ardından iç savaşın patlak vermesinden korktu. Bu korku, askerlerin çok sayıda sivili katlettikleri günlerde giderek arttı. Bugünlerde ise Mursi taraftarları protestolarını sürdürüyor olsa da askerî rejime karşı silahlı bir ayaklanma ve ardından da uzun yıllar sürecek kaotik bir iç savaşın yaşanma ihtimali gittikçe azalıyor. [Devamı]
    Hibrit sosyal hareketler ve hükümetler
    Nihat Ali Özcan, Dr. 15 Haziran 2013
    Hükümet, gösterileri sonlandırmak için yeni yollar, yöntemler arıyor. Göstericilerin hepsini aynı görmüyor ve her gruba farklı bir strateji ile yaklaşmayı deniyor. Parlamentodaki ezici çoğunluğa, Erdoğan gibi güçlü bir lidere, geleneksel medya desteğine ve hatırı sayılır polis gücüne rağmen olayların böyle gelişmesi bazıları için pek anlaşılır görünmüyor. Bu tablo hükümetin iradesizliğinden ve zayıflığından kaynaklanmıyor. Sebep, sokaktaki örgütler niteliği ve olayların karakteri çünkü bunlar alışık olduğumuz geleneksel yapılardan ve olaylardan farklı. Hükümetin yaptığı gibi göstericileri kabaca iki gruba ayırabiliriz. Birinci grupta yer alanların formel bir örgütleri, üye defterleri, lider ve merkezleri, geleneksel hiyerarşik yapıları, emir komuta sistemleri yok. Bunlar kri [Devamı]
    Reyhanlı saldırısı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 18 Mayıs 2013
    Geçen hafta Türkiye tarihinin en büyük terör saldırısı ile sarsıldı. Elliden fazla insanımız hayatını kaybetti. Saldırı kısa sürede etkisini gösterdi, birçok tartışmayı tetiklerken kamuoyu da bölündü. Kısa süre içinde şüphelilerin yakalanması ve Türk vatandaşı olduklarının açıklanması da tartışmaları daha da muğlâk hale getirdi. Tartışmalar sadece kimin/kimlerin yaptığı ile sınırlı kalmadı, Türk istihbarat örgütlerinin yeterlilikleri de sorgulanmaya başladı. Bilgi kirliliğinin arttığı bu ortamda saldırıdan yola çıkılarak çok sayıda komplo teorisi üretildi. Teorilerde olağan şüphelilerin listesi oldukça uzundu. Listenin bir ucunda Suriye İstihbaratı, öteki ucunda Suriyeli muhalifler, arada da birçok devlet ve örgüt vardı. [Devamı]
    İran-PKK ilişkisi nereye?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Mayıs 2013
    PKK militanlarının sınır dışına çekilmeye başlamasıyla dikkatler İran’a döndü. İran’ın tutumu merak konusu olmaya başladı. İran, sadece süreçle değil, bölgesel dengelerdeki değişimi de çıkarları açısından anlamlandırmaya çalışıyor. Özellikle’de, Türkiye’nin Suriye politikasını, Kuzey Iraklı Kürtlerle geliştirdiği ilişkileri, ABD’nin tutumunu, İsrail’in özür dileme politikalarının sonuçlarını... [Devamı]
    Silahlı siyasetten, sandık siyasetine
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Nisan 2013
    Siyasi bir hedefi gerçekleştirmek için politik-askerî strateji izleyen terör örgütleri ile nasıl baş edileceği, sadece güvenlik birimlerinin ve politikacıların değil aynı zamanda bilim insanlarının da uzun zamandır kafa yordukları bir konu. Bu nedenle dünyanın değişik yerlerinde araştırmacılar ve akademisyenler veri toplayıp analizler yapmaktalar. Amaç, olaylar arasındaki benzerlikleri, farklılıkları ortaya koyarak siyasi karar alıcıların çözüm arayışlarına katkı yapmaktır. Elbette değişik ülkelerdeki terör ve ayaklanma olaylarının karakterleri birbirinden farklı. Bu nedenle de birinin çözümünde başarı getiren araç ve stratejiler diğerlerinde de başarının garantisi değildir. Yine de çok değerleri referans noktaları, tecrübe ve bilgiler sağlayabilir, çözüm arayışındaki siyasi [Devamı]
    PKK sorunu, sorumluluk, meşruiyet ve uyum...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Nisan 2013
    Hükümet, PKK sorununun çözümünde iki hususu göz ardı etmemeli. Hükümetin Büyük Stratejisi ile devlet kurumlarının faaliyetlerinin uyumlu hale getirilmesi, bunların hukuk içinde ve meşru olması. Elbette PKK sorununun çözülmesinden birinci derecede sorumlu olan hükümettir. Hükümetin uygulamaya çalıştığı bir "büyük stratejisi" olduğunu da biliyoruz. Bu "Büyük Strateji", güvenlik, diplomasi, ekonomik-sosyal, anayasal-yasal ve kamu diplomasisi ayaklarından oluşuyor. Hükümet bütüncül ve sistematik bir çaba sarf ederken, toplum ve medya daha çok "güvenlik stratejisi" ile ilgileniyor. Örneğin, PKK'nın sınır dışına çıkmak için harekete geçmesi halinde sınırı korumakla görevli TSK'nın tutumunun ne olacağı gibi.         Bu soruya cevap vermek için Hükümetin Güvenlik Stratejisine bakmak gerekir. Strat [Devamı]
    Halkın kalbini ve beynini kazanmanın yolu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Nisan 2013
    Teorik tartışmalara göre, PKK gibi bir sorunla karşılaşan devletler/siyasetçiler daima olayların bir adım gerisinden giderler. İnisiyatif daha ilk aşamada karşı tarafa kaptırılır. Çünkü, böyle bir sorunun başlama zamanını ve yöntemini devletler değil PKK gibi örgütler belirler. [Devamı]
    Suriye'de belirsizlik ve Türkiye'nin güvenliği
    Nihat Ali Özcan, Dr. 16 Şubat 2013
    Son on yıldır Irak'ta ve şimdi de Suriye'de bombalı araçlarla yapılan terör saldırıları sıradan olaylarmış gibi algılanmaya başlandı. Ciddi güvenlik problemi oluşturan bu ve benzeri terör saldırılarından Türkiye'nin de etkilenmemesi mümkün değil. Eylemler, patlayıcı dolu araçların insanların yoğun olduğu bölgelerde uzaktan patlatılması ya da içindeki canlı bombanın kendisini patlatması ile gerçekleştiriliyor. Bu eylemleri çok acımasız ve etkili hale getiren üç temel neden var. Birincisi; araçlarla fazla miktarda patlayıcı taşınabildiğinden verdiği hasar ağır ve can kaybı da o kadar fazla olabiliyor. İkincisi, iç savaşla birlikte devlet otoritesinin yok olması ve kamu düzenini sağlayacak kolluğun kalmaması eylemin kolaylıkla yapılmasına imkân veriyor. Son olarak, eğer bu bir int [Devamı]