Arşiv

  • Mayıs 2019 (9)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)

    Etiketler

    Rus istihbaratı İngiltere’de nasıl ve neden sobelendi?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Ekim 2018
    Rusya ve İngiltere soğuk savaş günlerinin istihbarat mücadelesine yeniden tutuşmuş görünüyor. Bunu hayli ilginç ve heyecanlı hale getiren bir dizi neden var. Putin’in eski mesleği olmasından istihbarat faaliyetlerinin kamuoyu gözü önünde cereyan etmesine, gönüllü, meraklı tutkulu amatörlerin etkisinden inanılmaz ölçek ve yoğunlukta verinin/bilginin bolluğuna...  Rus askeri istihbaratında albay rütbesiyle çalışırken, 1990’larda İngiltere adına casusluk yapan Skripal ve kızı Yulia, 4 Mart günü, kimyasal bir maddeyle zehirlenmiş ve bilinçsiz olarak bir bankta yatarken bulundular. Baba kız hastaneye kaldırıldı. Kısa sürede, Salisbury’deki bu olayın ülkesine “ihanet etmiş” eski bir istihbaratçının Rusya tarafından cezalandırılma operasyonu olduğu açıklandı. İngiltere Rusya’yı suçlarken, Rusya, [Devamı]
    ‘Bazen öldürmemek en iyi seçenek olabilir’
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Ekim 2018
    Soçi’de Türkiye ile Rusya arasında varılan anlaşmaya göre, İdlib’in çevresinde 15-20 km genişlikteki bölge ağır silahlardan arındırılacak. Aynı zamanda bölgede bulunan radikal gruplar iç taraflara çekilecekler. Bu işlem, 10 Ekim’de tamamlanacak. Aralık sonuna kadar da bölgeden geçen bazı otoyollar ulaşıma açılacak. Anlaşmanın imzalandığı günden beri Türkiye var gücüyle, “silahlı militan diplomasisi” yürüterek sonuç almaya çalışıyor. Sonuç alınamadığı takdirde, askeri müdahalenin kaçınılmaz olacağını, sivil kayıpların yaşanacağını herkes biliyor.  Güven esasına dayanan görüşmelerin tam da yoğunlaştığı bir esnada, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM toplantısı için bulunduğu New York’ta, gazetecilere ilginç bir açıklamada bulundu. Lavrov, “(İdlib’deki cihatçıların) Afganistan gibi diğer [Devamı]
    İstihbarat dünyasının öncelikleri değişirken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Eylül 2018
    CIA’nın yeni başkanı Gina Haspel Louisville Üniversitesi’nde bir konuşma yaptı. Konuşmasında, öğrencilere, CIA’nın Rusça, Çince, Farsça, Türkçe, Fransızca ve İspanyolca bilen ajanlara ihtiyacının olduğunu söyledi. Türkiye’de de ilgi uyandıran bu konuşma, daha çok Türkçe üzerinden tartışıldı. [Devamı]
    Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 18 Eylül 2018
    Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Yedi yıl süren iç savaş makas değiştiriyor. Bu noktada Türkiye, şu üç konuda kararlarını ve öncelikler listesini gözden geçirmek zorunda. Bunlar, Esad’la ilişkiler, Suriye’de muhalif Arapların durumu ve PKK/PYD’nin Suriye’de geleceği.Türkiye, Esad ve etrafında şekillenen rejimi “terör devleti” olarak tanımlamaya devam ediyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü dönüşü gazetecilere uçakta yaptığı konuşmada, bunu açıkça ifade etti.  Öte yandan, Türkiye gibi düşünmeyen birçok ülke var. Sadece Rusya ve İran’dan söz etmiyoruz. Başta BM olmak üzere diğer Batılı ülkeler de gelinen aşamada Suriye’de Esad’lı geçiş sürecinden söz etmeye başladılar ve planlar üzerinde çalışıyorlar. Böylesine kalabalık bir “liste”, elbette Türkiye’nin canını s [Devamı]
    İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 14 Eylül 2018
    Tahran görüşmelerinin ardından tüm dikkatler İdlib’e çevrildi. Özellikle Türkiye’nin İdlib’de atacağı adımlar ve Rusya’nın tavrı merak konusu. ABD ve müttefiklerinin İdlib söylemlerindeki kayma ise daha ilginç. Bir ay öncesine kadar bölgedeki “teröristlerden” şikâyet eden ABD’li yetkililerin söylemleri aniden değişti. Bu gün İdlib, “kimyasal silah ve insani gelişmelerle” anılmaya başlandı. ABD’nin söylem değişikliği, Rusya’nın Suriye’de geri adım atmayacağı öngörüsüne dayanıyor. Olası bir harekât bölgede tozu dumana katacak. Böyle bir ortam, ABD’nin niyetlerini gizleyebilecek. Aynı zamanda Rusya’nın Suriye politikasını, “kimyasal silah kullanımı ve insani değerler üzerinden” baskı altına alarak imajını bozabilecek. Öte yandan, Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl bir şekil alacağı da önemli. [Devamı]
    Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 11 Eylül 2018
    Geçen yazıda Türkiye’nin Suriye stratejisinin beş bileşeninin olması gerektiğinden söz etmiştim. İdlib’in geleceği, PKK/PYD’nin konumu, ÖSO’nun istikbali, mülteciler ve yabancı teröristlerin nasıl temizleneceği.Yeni krizler üretme potansiyeline sahip İdlib daha yakından bakmayı hak ediyor. İdlib, hem Türkiye’nin Suriye stratejisinde yön değiştirici bir faktör hem de diğer aktörlerle ilişkilerinde belirleyici bir unsur. Stratejinin tüm bileşenlerinde hızlandırıcı, çeldirici etkiye de sahip. Örneğin, PKK’nın Suriye’deki kaderinden Özgür Suriye Ordusu’nun istikbaline, Türkiye-Rusya, Türkiye-İran, Türkiye-Avrupa ve Türkiye-ABD ilişkilerine kadar etkili olacaktır. Ayrıca, Rusya ve müttefiklerinin İdlib’de izleyeceği yol, sadece Türkiye’nin Suriye stratejisini belirlemekle kalmayacak, ABD’nin Su [Devamı]
    Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Eylül 2018
    Suriye’nin “toprak bütünlüğünü savunan” Türkiye’nin bu “siyasi hedefini” gerçekleştirmesi işlevsel bir strateji üretmesiyle mümkün. Bu stratejinin beş bileşeni/operatif alanı olduğu söylenebilir. Bunlar hızla gündeme giren İdlib’in istikbali. PKK’nın organik parçası, SDG/PKK-PYD’nin (Suriye Demokratik Güçleri) durumu. Türkiye’nin “Suriye muhalefeti” olarak tanımladığı ÖSO’nun, askeri ve sivil unsurlarının kaderi. Büyük sayılara varan, geçişken, karmaşık mülteci sorunu. Son olarak iç savaş sonrası “yabancı/yerli terörist savaşçıların ve cihatçılığın geleceği.Beş alan, hukuki, insani, siyasi, diplomatik ve güvenlik bakımından birbirlerini etkilemekte, dahası, dönüştürmektedir. Ayrıca, stratejinin işlemesi, farklı devlet kurumlarının yakın iş birliğini, ortak anlayışını gerektirmektedir. Öte [Devamı]
    Esad, Putin ve Suriye okumaları
    Nihat Ali Özcan, Dr. 04 Eylül 2018
    Geçen hafta radyoda konuşan Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Beşar Esad savaşı kazandı ama barışı kazanamadı”  dedi. İfade Batı kamuoyuna mazeret sunma çabasından öte bir şey değil gibi görünüyordu. Nitekim açıklama farklı yönleriyle sorunlu.     Suriye iç savaşına bütünüyle Esad penceresinden bakmak, sonuçları onun üzerinden okumak gerçekçi olmayabilir. Suriye’de askeri ve politik sürecin asıl sahibi, yürütücüsü Putin, küçük hissedarı ise İran’dır. Doğal olarak, askeri ve politik gelişmelere Putin’in penceresinden bakarak kimin kazandığını analiz etmek daha öğretici olabilir.Batı’ya karşı sürekli zemin kaybeden, gururu incinen Rusya, Putin’in iktidara gelmesiyle geniş bir coğrafyada karşı hamleye girişti. Yeni dönemin ilk işareti doğrudan kuvvet kullanılarak Gürcistan’da veri [Devamı]
    Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Ağustos 2018
    Rusya’nın Suriye’yi “muharebe laboratuvarı” olarak kullandığı tezi, Savunma Bakanlığı’nın iç savaşta 231 yeni silah ve teçhizatın denendiğini açıklamasına dayanıyor. Günde ortalama 70 İHA faaliyeti yürütülürken, elektronik savaş, insansız sistemler, muharebe sahasında karar verme süreçlerini ve hedef belirlemeyi hızlandırmayı amaçlayan yapay zekâ ürünleri, insansız sürüler, İHA savarlar, erken ikaz ihbar sistemleri denen ürünlerden bazılarıydı. [Devamı]
    Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Ağustos 2018
    Geçen yazımda, Rusya’nın yeni tip savaşlar için beş farklı amaçla “Suriye’yi laboratuvar” olarak kullandığını söylemiştim. Sadece Rus ordusu değil, ülkenin diğer kurum ve görevlilerinin de bu yeni tip savaş, diplomasi ve istihbarat ikliminden faydalandıkları ortada. Rus liderlere göre, Suriye iç savaşının sunduğu bir diğer fırsat alanı da şu: Farklı nitelik, karakter, çıkar, ilişki ve stratejilere sahip, “birbirine benzemez aktörleri” bir arada “idare etme” kapasitesi geliştirmek. İşin zorluğu ise, eş zamanlı, asimetrik savaş koşullarında, diplomasiden örtülü operasyonlara, istihbarattan doğrudan askeri güç kullanmaya kadar farklı yöntemler gerektiriyor olması.  Örneğin, aynı anda, NATO üyesi Türkiye ve PYD/PKK; İsrail ve Hizbullah; İran ve İsrail; Esad rejimi ve Suriye hava sahasını zaman [Devamı]