Arşiv

  • Temmuz 2024 (7)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Aralık ayında üretim düştü
    Fatih Özatay, Dr. 10 Şubat 2008
    Cuma günü aralık ayına ait sanayi üretim rakamları açıklandı: Bir yıl öncesinin aynı ayına göre üretimde yüzde 1.4 oranında düşüş gerçekleşmiş. Yıllık olarak bakıldığında ise 2007 üretim artışı yüzde 5.4 düzeyinde olmuş. 2006'daki üretim artışı yüzde 5.8 düzeyindeydi.Bir aylık gözlemden yola çıkarak hemen kötümser senaryolar çizmeye gerek yok. Birincisi, etraf zaten yeteri kadar karışık. Kötümser bir senaryo için aralık ayı üretim gelişmesi olsa da olur olmasa da.İkincisi, aralık ayında çalışma günü sayısı 2006'nın aynı ayına göre daha azdı: 2007'de beş tane pazar günü ile hafta sonu tatiline denk gelmeyen üç tane kurban bayramı günü var. Yani cumartesiler bir tarafa bırakılırsa sekiz tatil günü söz konusu. 2006'da ise beş tane pazar var. Yılın son günü kurban bayramının ilk gün [Devamı]
    2007 performansımız neden kötü?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Şubat 2008
    Ne zamandır değinmek istiyordum. Yeni yıla ilişkin öngörüler, yurtdışında olan biten falan derken bir türlü fırsat olmadı. Şu: Kriz sonrası yakaladığımız yüksek büyüme hızının her gündeme getirilişinde aynı dönemde başka ülkelerin de hızla büyüdükleri ileri sürüldü. Bugün bazı karşılaştırmalı rakamlar vermek istiyorum. Böylelikle yurtdışını anlamaya çalışmaktan bir nebze de olsa kurtulur, bugünlük rahat bir nefes alabiliriz.Ama rahat nefes almak istemeyen varsa; aşağıda yapacağım karşılaştırma çerçevesinde 2008'de yurtdışında olacak bitecek ile bizim olası performansımız arasında kolaylıkla bağlantı kurabilirler. Eğer ileri sürüldüğünün aksine 'bize benzer' ülkelerden daha farklı bir performans çizdiysek kriz sonrasında, küresel koşulların yanı sıra 'bizim yaptıklarımızın (ya da [Devamı]
    Dışarısı enflasyonu ne kadar yükseltir?
    Fatih Özatay, Dr. 04 Şubat 2008
    Merkez Bankası (MB) enflasyona ilişkin son raporlarında bizleri yeni bir çekirdek enflasyon göstergesiyle tanıştırdı: Gıda, alkolsüz içecekler, alkollü içecekler, tütün ve enerji hariç tüketici fiyat endeksi. Neredeyse endeksin yarıya yakını dışlanmış oluyor böylelikle. Bir sorun var mı bu kadar kapsamlı bir dışlamada?Hayır, yok. Zira para politikasının kısa dönemde etkileyemediği fiyat hareketleri var. Bugün enerji fiyatları tüm dünyada yükseliyorsa, enerji ithalatına bağımlıysanız, o yüksek fiyattan enerjiyi satın almak zorundasınız. Bu tek başına enflasyonu artırıcı bir unsur. Oysa siz uyguladığınız politikanın etkisini görmek istiyorsunuz. Fiyat endeksini bu dışsal etkiden arındırmadıkça bu isteğinizi gerçekleştiremeyeceksiniz. Dışlanılması gereken bugün enerji fiyatları ola [Devamı]
    Dinallo amca buraya, yumruk havaya!
    Fatih Özatay, Dr. 03 Şubat 2008
    ABDekonomisine ilişkin ilginç haberler gelmeye devam ediyor. 2007 yılının son çeyreğinde ABD'nin büyüme hızı yüzde 0.6'ya düştü. Çok düşük bir büyüme hızı bu. 2008'in ilk üç çeyreğinde ise negatif bir büyüme hızı bekleniyor.Hafta sonu ABD'de ocak ayına ait tarım dışı istihdam verileri açıklandı. Beklenti istihdamın 70 bin artacağı yönündeydi. Açıklanan rakam tam bir sürpriz oldu. Tarım dışı istihdam 17 bin azaldı. Üstelik bu azalış sadece inşaat sektöründeki istihdamın düşmesinden kaynaklanmadı. İmalat sanayinde de istihdam düştü. Bu haberlere karşın ABD'de borsalar haftayı önemli bir yükselişle kapattılar.Şüphesiz borsadaki günlük oynamalardan büyük çıkarsamalar yapmamak gerekiyor. Ama resesyon olasılığını güçlendiren bu verilere karşın piyasaların iyimser bir 'gün' geçirmeleri [Devamı]
    2008'de ekonomimiz küçülür mü?
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ocak 2008
    Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmüş olsaydı, yani ortadaki tek sorun dünyanın en büyük ekonomisindeki resesyon olsaydı, Türkiye'nin olumsuz yönde çok fazla etkilenmesi beklenmezdi. Bu savın gerekçelerine pazar günü değinmiştim. Onun için geçiyorum.Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmeye çalışılırken bu sorunlara her geçen gün bir yenisinin eklenmesi, sorunların çözüm çabalarına karşın yayılma belirtileri göstermesi ve şeffaflığın olmaması belirsizliği son derece artırıyor. Böyle bir ortamda uzun vadeli plan yapmak çok zorlaşıyor. Bu zorluk hem şirketler kesimi için geçerli hem de hane halkı için. Nitekim büyük holdinglerimizin yöneticilerinin basına yansıyan demeçleri, ihtiyatlı yaklaşımın istisna değil giderek bir norm haline geldiğini gösteriyor.Anlamı [Devamı]
    Bu seferki dalgalanma neden farklı?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ocak 2008
    Son zamanlarda olan biteni doğru değerlendirebilmek için üç noktaya dikkat etmek gerekiyor: Birincisi, karşı karşıya olduğumuz tehlike dünyanın en büyük ekonomisinin klasik anlamda bir resesyona girmesi ve bunun tüm dünyada yaratacağı olumsuz etkiler değil. Eğer tek sorun klasik biçimiyle bir resesyon olsaydı, çok fazla tedirgin olmamıza gerek yoktu. Buna dün değindim.İkincisi, uluslararası mali piyasalardaki sarsıntı 2004 ve 2006 yıllarının mayıs aylarında patlak veren dalgalanmalardan nitelik olarak çok farklı. Farkın ana nedeni, bu sefer tüm mali sistemle ilgili bir sorunla karşı karşıya olmamız. Üstelik bu soruna ilişkin inanılmaz bir belirsizlik var ortada ve bu belirsizlik nedeniyle ortadaki riskleri ölçemiyoruz. Her an yeni bir şey olabilir korkusu var etrafta. Bunu da dü [Devamı]
    Dikkat! Ama lütfen dikkat: Bu seferki dalgalanma çok farklı ve de tehlikeli
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2008
    Farkındayım; "Türkiye nasıl etkilenecek?" sorusunun yanıtına bir türlü gelemedim. Ama bakın, bu seferki dalgalanma çok farklı. 2002 ve 2006'da yaşananlara kıyasla hem dalgalanmanın niteliği farklı, hem de Türkiye'nin iç koşulları çok farklı. Bu fark iyice anlaşılmadan bizim nasıl etkileneceğimize dair bir analiz 'havada kalmaya' mahkûm.Üstelik ortadaki soru klasik anlamıyla bir resesyondan nasıl etkileneceğimiz sorusu da değil. Şu soyutlama sanıyorum yararlı olacak: Diyelim ki uluslararası mali piyasalarda bundan sonra hiç şok yaşanmayacak. Öyle değil ama öyle olduğunu kabul edelim. Dolayısıyla ortadaki tek tehlike ABD'nin resesyona girme tehlikesi olsun. Bu durumda Türkiye açısından karamsar olmaya gerek var mı? [Devamı]
    Türkiye nasıl etkilenecek?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Ocak 2008
    ABD ekonomisinin resesyona girmesini engellemek ya da resesyonun etkisini azaltmak üzere bir dizi önlem alınıyor. Salı günü Fed çarpıcı bir faiz indirimine gitti. Üstelik bunu normal toplantı tarihinden önce gerçekleştirdi. Bundan sonraki ilk toplantısında yeni bir faiz indirimine gideceği üzerinde neredeyse görüş birliği var. Para politikasının resesyonu önlemeye yetmeyeceği düşüncesiyle, çok iyi planlanmış ve harcama eğilimleri yüksek olan gruplara yönelik yaklaşık 150 milyar dolarlık talebi artırıcı bir mali paket yürürlüğe konulmak üzere.Bu önlemler bizim gibi ülkelerin bu vartayı kazasız belasız atlatacağı anlamına geliyor mu? Şüphesiz, gönül bu soruya 'evet' yanıtı vermek istiyor. Ama durum pek öyle değil gibi. Bu önlemlerin hepsi, dikkat edilirse, ABD konut piyasasında ba [Devamı]
    Resesyona karşı düşünülen önlemler
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ocak 2008
    2008'de birkaç çeyrek üst üste ABD ekonomisinin reel ekonomik faaliyet hacminde, belirgin bir daralma olması (resesyon) olasılığını yüksek gören ciddi ekonomist sayısı giderek artıyor. Dünkü yazım bunun nedenleri üzerineydi. Bugün, resesyonu engellemek ya da hiç olmazsa şiddetini azaltmak için önerilen politikaları özetleyeceğim.Ama öncelikle hiç sevmediğim bir işi yapacağım ne yazık ki: Avrupa takımlarına karşı alınan o şerefli futbol yenilgileri döneminde sık duyulduğu gibi "Biz Kapıkule'yi geçmemeliyiz!" faslından bir laf edeceğim. Ya da her kahve köşesinde duyulabileceği gibi "Bak adamlarda öyle mi ama..." türü bir şey bu söyleyeceğim. Maalesef söyleyeceğim.Geçenlerde 'Eylem Planı' açıklandı. Bir ekonomi politikası tasarlayıcısı olsam ne beklerim böyle bir açıklamadan? Artık [Devamı]
    ABD'de resesyon olasılığı artıyor
    Fatih Özatay, Dr. 20 Ocak 2008
    Aralık ayının son yazılarında 2008'de Türkiye'nin temel makroekonomik göstergelerinin alabileceği değerleri tartışmıştım. Bunu yapabilmek için de dört farklı senaryo oluşturmuştum. Senaryoları 'daha olumlu', 'olumlu', 'olumsuz' ve 'daha olumsuz' olarak adlandırmıştım. Olumlu senaryolarla olumsuzlar arasındaki temel fark, dış dünyada olacak biteceğe ilişkindi. Özellikle de ABD ekonomisinde bundan sonra olacaklar ayırt ediciydi.Birkaç yazı ABD ekonomisindeki olası gelişmeler üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Bu çerçevede yanıtını aradığım sorular şunlar: 2008'de ABD ekonomisindeki gelişmeler uluslararası dengeleri sarsmayacak şekilde mi olacak? Yani, ABD ekonomisinin büyüme hızı kimseleri tedirgin etmeyecek biçimde ılımlı bir şekilde mi yavaşlayacak? Yoksa tüm dünyanın olumsuz yönde [Devamı]