Arşiv

  • Temmuz 2021 (7)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)

    TCMB faizi düşürmedi: Sevinelim mi?
    Fatih Özatay, Dr. 16 Temmuz 2021
    Enflasyondan söz edilirken artık sıklıkla ‘TÜİK’in açıkladığı enflasyon’ tanımlaması yapılıyor. Neresinden bakarsanız bakın çok sevimsiz bir durum. Üstelik güven kaybı bir başladı mı nerde duracağı da belli olmaz; ‘limitte’ tüm açıklanan verilere yayılabilir. Bu güven kaybı, enflasyon beklentilerini ve dolayısıyla fiyatlama davranışlarını da olumsuz etkiler. Gerçekten çok tatsız. Sevimsiz tanımlamayı kullanmadan Haziran ayı enflasyon değerlerini hatırlatayım: Tüketici enflasyonu %17,5, yurtiçi üretici enflasyonu ise %42,9 olarak gerçekleşti. [Devamı]
    Mutasyondan da hayır yok safsataya inananlar için
    Fatih Özatay, Dr. 14 Temmuz 2021
    Dün Mayıs ayı işgücü verileri açıklandı. Atıl işgücü oranı 0,2 puan düşerek %27,2 olarak gerçekleşti. Ne yazık ki istihdam oranı da düştü. 0.40 puan azalarak %43,8’ye indi. Çok değil, Ağustos 2018’de patlak veren krizden hemen önce –yani üç yıl önce- dört puan daha yüksekti istihdam oranı. [Devamı]
    Yok kardeşim öyle bir ilişki
    Fatih Özatay, Dr. 09 Temmuz 2021
    Salı günü bir safsatadan söz etmiştim. Enflasyonla mücadele edilmemesinin temel nedenlerinden biriydi. Şu: Enflasyonu aşağı çekecek bir program uygulanırsa büyümeden (istihdamdan) feragat edileceği düşünülüyor. Doğru; giriş iktisat kitaplarında bu feragat ilişkisine önemli bir yer ayrılır. Peki, neden safsata diyorum. Şu nedenle: Sözü edilen ilişki, ülkelere ve bir ülkede ele alınan döneme göre değişebiliyor. Ama gelişmiş ülkelerde sonuçta feragat ilişkisi bulunuyor genellikle. Oysa Türkiye’ye benzer gelişmekte olan ülkelerde, özellikle ele alınan dönemde azımsanmayacak bir enflasyon varsa bu ilişki gözlenmiyor. Zira yüksek enflasyonu doğuran nedenler aynı zamanda işsizliği yüksek, büyümeyi de düşük yapabiliyor. [Devamı]
    Katılık eninde sonunda kırılır
    Fatih Özatay, Dr. 07 Temmuz 2021
    Dün açıklanan verilere göre haziran ayında tüketici fiyatları bir yıl öncesinin aynı ayına göre %17,5 oranında arttı. Böylelikle, yıllık artış oranlarının hesaplanabildiği 2004’ten bu yana bakıldığında -Ağustos 2018’de patlak veren krizi izleyen on ay dışarıda tutulduğunda- en yüksek tüketici fiyat artışı gerçekleşti. Neyse. Çok fazla rakamlar üzerinde durmanın bir yararı yok; zaten enflasyona ilişkin bir iki rakam verecek olsanız hemen “ama o TÜİK’in açıkladığı enflasyon, sen bir de falancaya bak” şeklinde tepkiler geliyor. [Devamı]
    Fiyat İstikrarı Komitesi
    Fatih Özatay, Dr. 02 Temmuz 2021
    Dün Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile “fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine ve sürdürülmesine katkı sağlamak amacıyla”  Fiyat İstikrarı Komitesi kuruldu. Komite altı bakan, Strateji ve Bütçe Başkanı ile TCMB Başkanı’ndan oluşuyor. Koordinasyonu Hazine ve Maliye Bakanlığı yapıyor. [Devamı]
    Üretim, yatırım ve tüketim daha mı az ithalata bağımlı oldu?
    Fatih Özatay, Dr. 25 Haziran 2021
    Bu hafta ‘şansınız’ grafikli yazılardan açıldı. Üstelik bu sefer iki tane. Son yazımda belirttiğim gibi ne kadar ithalat yaptığımızın önemli bir belirleyicisi GSYH düzeyimiz. Büyüme arttıkça ithalat da artıyor. Üretim için ara malı ithal ediyoruz. Büyüme yüksekse ve ufukta düşeceği görünmüyorsa, belirsizlik gibi olumsuz unsurlar da yoksa yatırım malı ithalatı da yükseliyor. Keza tüketim malı ithalatı da. İthalatın başka belirleyicileri de var. Mesela reel kur. Ne kadar yüksekse (paramız ne kadar değersizse) ithalat yapmanın maliyeti artıyor, cazibesi azalıyor. [Devamı]
    Ekonomide yapısal dönüşüm gözlenmiyor
    Fatih Özatay, Dr. 23 Haziran 2021
    Türk Lirası son yıllarda önemli ölçüde reel olarak değer kaybetti. Bir ülkenin parasının reel değeri dış ticaret açığını belirleyen unsurlardan biri. Ulusal para reel olarak değer kaybettikçe, ihracatın olumlu (ihraç malları yabancılar açısından ucuzladığından), ithalatın da olumsuz etkilenmesi (ithal malları o ülkede yaşayanlar için pahalılaştığından) beklenir. Dolayısıyla, dış ticaret açığını belirleyen diğer koşullar aynı kalmak üzere, ulusal para reel olarak değer kaybettikçe dış ticaret açığının iyileşeceği söylenir. [Devamı]
    Makûs talihimizi yeniyor muyuz yoksa?
    Fatih Özatay, Dr. 16 Haziran 2021
    2020’nin ikinci çeyreğinde gerçekleşen keskin GSYH düşüşü, bu yılın büyüme oranı ile cari işlemler açığı arasındaki ilişkiyi ilk bakışta şaşırtıcı bir noktaya getirdi. Daha önce gözlenen şuydu: Türkiye ekonomisi ne kadar yüksek oranda büyürse, cari işlemler açığı o kadar yüksek düzeyde artardı. Kriz yıllarında ekonomi küçülürken ya cari fazla verirdik ya da cari açığımız keskin biçimde azalırdı. Bu aslında tipik bir yükselen ekonomi özelliği. Bu yıl ise bu ilişkinin tersi gözlenecek çok büyük ihtimalle. 2020’de büyüme oranımız yüzde 1,8 ve cari açığımız 37 milyar dolar düzeyindeydi. GSYH’ye oranla %5,2 düzeyinde cari açık vermiştik. Çok düşük bir büyümeye karşılık yüksek düzeyde cari açık vardı. Bu yıl ise ekonomimiz yüzde 8’e yakın bir oranda büyüyecek ama cari açığımız 2020’deki düzeyini [Devamı]
    Düşürünce düşecek mi sanılıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Haziran 2021
    Ekonomik büyüme yılın ilk çeyreğinde yüksek oldu. Mevcut eğilimleri tersine döndürecek gelişmeler olmazsa yılın ikinci yarısında büyük olasılıkla (bir dönem öncesine kıyasla) kayda değer bir büyüme olmayacak. İstihdam oranı da 2018 başındaki düzeyinin oldukça altında hala. Dolayısıyla şu önermeyi çok duyacağız: ‘Ekonomiyi canlandırmak lazım’. Şimdiden bazı çevrelerden, özellikle iş dünyası temsilcilerinin bir kısmından yüksek sesle olmasa da (kamuya açık olmasa da) duymaya başladık bile. ‘Canlandırmak’tan kastedilen ise, bildiniz, Merkez Bankası’nın politika faizini düşürmesi. Elbette ‘canlılık’ isteyenler işin Merkez Bankası faizinde bitmediğini biliyorlar. Kredi-mevduat faizleri önemli onlar için. Merkez Bankası faiz düşürmeli ki kredi ve mevduat faizleri düşsün diye düşünüyorlar. [Devamı]
    Çok mu zor?
    Fatih Özatay, Dr. 09 Haziran 2021
    Yurtdışındaki kaliteli programlara burslu öğrencilerin gönderildiği, yurtdışından iyi öğretim üyeleriyle takviyeli yurtiçi kaliteli ve az sayıda programın açıldığı, doktora programı açmanın zorlu koşulların sağlanmasına bağlı olduğu bir sistem tasarlamak çok mu zor? [Devamı]