Arşiv

  • Ekim 2020 (10)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Meğerse para politikası gevşekmiş…
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2016
    Merkez Bankası dün çok önemli bir raporu kamuoyuna açıkladı. Yılın ikinci Enflasyon Raporu bir basın toplantısı ile bizlerle paylaşıldı. Raporun para politikası ve yeni yönetimin kredibilitesi açısından en önemli tarafı ve dolayısıyla asıl merak uyandıran kısmı, ileriye ilişkin enflasyon tahminlerinde bir önceki rapora kıyasla bir indirime gidilip gidilmeyeceğiydi.Bir hafta önceki Para Politikası Kurulu’nda faizler düşürüldü. Oysa Ocak ayında yayınlanan yılın ilk enflasyon raporunda Merkez Bankası 2016 sonunda enflasyonun yüzde 7,5’e, 2017 sonunda ise yüzde 6’ya düşeceği tahmininde bulunmuştu. Yani, en azından 2017 ortalarına kadar enflasyonun hedefin oldukça üzerinde kalacağı tahmini vardı Merkez Bankası’nın. Hedefin kamuoyunca ciddiye alınması bekleniyorsa en başta Merkez Bankası’nın cid [Devamı]
    Bir seçeneğin sizin adınıza seçilmesi neden kritik?
    Fatih Özatay, Dr. 20 Nisan 2016
    Son zamanlarda “yapısal reform” adına okuduğum en önemli haber mealen şöyle: “Hükümet haziran ayı sonuna kadar yapılacak düzenlemeyle, tüm çalışanlara otomatik bireysel emekli hesabı açmaya hazırlanıyor. Düzenlemenin amacı, tasarruf oranlarını artırmak olarak belirlendi.”   Hemen belirteyim; bu haberi önemli bulmamın nedeni yeni bireysel emeklilik hesaplarının çok düşük olan tasarruf oranlarımızı artıracak olması değil. Muhtemelen artıracaktır. Dolayısıyla önemli bir yapısal reform hamlesi olabilir bu adım; ama o ayrı bir tartışma konusu. Haberin önemli olmasının bir başka nedeni (daha) var.Psikologlar ile iktisatçıların ortak çalışmalarını yansıtan davranışsal iktisat alanındaki önemli bulgulardan biri şöyle: İnsanların bir konuda karar vereceklerini düşünün. Önlerine sunulan birkaç tane [Devamı]
    Merkez Bankası’nın faizleri düşürebileceği koşullar
    Fatih Özatay, Dr. 13 Nisan 2016
    Birkaç gündür televizyonlarda ve gazetelerde gelecek hafta yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranlarının ne kadar düşürüleceği tartışılıyor. 25 baz puan diyenler var, 50 baz puanı normal bulanlar var; var da var. Hangi ülkede? 2012’den bu yana enflasyon hedefinin yüzde 5 olduğu ama gerçekleşen enflasyonun bunun 3,3 puan üzerinde kaldığı bir ülkede. Hangi ülkede? Bu yıl gerçekleşmesi beklenen enflasyonun da hedefin oldukça üzerinde kalacağının anlaşıldığı bir ülkede. [Devamı]
    Oyunun kuralı
    Fatih Özatay, Dr. 06 Nisan 2016
    Bir dostum geçenlerde bitmek üzere olan bir siteden daire almış. Zeminin iki kat üstündeki daireyi eşiyle gezmişler. Site, yakındaki evlerin belirgin biçimde üzerindeki bir tepedeymiş. Dairenin bir cephesinin camlarından dışarı bakınca Ankara’da artık ne kadar görülebiliyorsa o kadar ‘manzara’ görülüyormuş. Daha doğrusu, arkadaşımın deyişiyle olumsuz bir manzara, yani karşıda apartmanlar, çatılar falan görünmüyormuş. Daireyi beğenmişler ve kaparo yatırmışlar. Ayrılırken sitenin çevresini son bir kez kontrol etmek istemişler. Dairenin baktığı ‘Ankara manzaralı’ tarafta bir tur atmışlar. Dairenin seviyesinden yaklaşık altı kat aşağıda siteyi inşa eden şirket yoğun bir ağaç dikme faaliyeti yürütüyormuş. Bir kez daha ne kadar doğru karar verdiklerini düşünmüşler. O altı kat aşağının, eğim nede [Devamı]
    Merkez Bankası Başkanı kim olacak?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2016
    Görev süresinin nisan ortasında bitecek olması nedeniyle, Merkez Bankası Başkanı’nın yeniden aynı göreve atanıp atanmayacağı, atanmazsa yerine kimin geleceği son günlerde sıkça tartışılıyor. İş, Başkan ile de bitmiyor; yardımcılarının bir kısmının da görev süreleri yakında sona erecek. O makamların nasıl doldurulacağı da tartışılıyor. Bu tür yüksek bürokrat atamaları elbette çekici konuların baş sıralarında geliyor; tartışılmasında bir gariplik yok. [Devamı]
    6 milyar eurodan çok daha değerli
    Fatih Özatay, Dr. 16 Mart 2016
    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Suriyeli mültecilere ilişkin görüşmeler sürüyor. AB tarafının öncülüğünü Almanya’nın yaptığı görüşmelerin önemli maddelerinden biri Türkiye’de kalacak mültecilere harcanmak üzere AB’den alınacak parasal yardım. Basındaki haberlere göre daha önce sözü edilen üç milyar euroluk yardımın altı milyar euroya yükseltilmesini teklif etmiş Türkiye.Altı milyar euro Türkiye’nin bir yıllık milli gelirinin yüzde 1’i bile değil. Sayısı üç milyona yaklaşan mültecilerin önemli bir kısmının okul yaşındaki çocuklar olduğunu dikkate alın. Bu çocuklara Türkiye’de kalacakları uzunca bir süre için eğitim verilmesi gerektiğini de yazın bir kenara. Altı milyar euronun (AB kabul ederse) birkaç yıla yayılarak ödeneceğini düşünün. Bu çocukların salt eğitim masrafları için bil [Devamı]
    Faizsiz bol kaynak imkânı
    Fatih Özatay, Dr. 09 Mart 2016
    1980’lerde başladı, geçen yüzyılın sonlarına doğru iyice yoğunlaştı. Küresel krizden önceki yıllarda ise bir tabuya dönüştü. Merkez bankalarının kamu kesimi açıklarını para basarak finanse etmelerinden söz ediyorum. Bir merkez bankasının bağımsız olup olmadığının en önemli göstergelerinden biri, ülkesinin hükümetinin bütçesinin iki yakası bir araya gelmiyorsa, gelmesini sağlamak üzere devlet harcamaları ile gelirleri arasındaki farkı para basarak kapatmaya çalışıp çalışmadığı. Para basılıp hazine finanse ediliyorsa, o ülkenin merkez bankasının bağımsızlığından söz etmek mümkün değil.Çoğu piyasa ekonomisinde bu tür ‘açık’ finansman yasak. Türkiye de 2001 krizinden sonra Merkez Bankası kanununda yaptığı değişiklikle bu kervana katıldı. Banknot matbaalarına fazla mesai yaptıran bu tür finansm [Devamı]
    Bu hal ve şerait altında paralel evrende yaşamak…
    Fatih Özatay, Dr. 02 Mart 2016
    İşler iyi gitmiyor. 2015 yılında petrol fiyatlarının ortalaması bir yıl öncesine kıyasla yarı yarıya azaldı. Buna karşın, cari işlemler hesabımız hâlâ milli gelirimize oranla yüzde 4’ün üzerinde açık veriyor. İhracatımız düşüyor. Sadece petrol ihracatçısı ülkelere olan ihracatımızda değil, toplam ihracatımızda da azalma var. Enflasyon malum; yıllardır yüzde 8,3 etrafında dolaşıp duruyor. Bu yıl çift haneye ulaşır mı kaygısı var. Büyüme, 2015’te son elli yıllık ortalama büyüme oranımızın altında olan yüzde 4’e yaklaşırsa bayram edecek gibi bir havadayız. Kaldı ki bu düzeye ulaşsa bile sürdürülebilirliği şüpheli. Öncü göstergeler pek olumlu seyretmiyor zira. Büyüme ile enerji ve altın dışı ithalatımız arasında önemli bir ilişki var. Altın ve enerji dışı ithalatımız geçen sonbahardan beri düş [Devamı]
    Enflasyonun sorun olarak algılanmamasının maliyetleri
    Fatih Özatay, Dr. 24 Şubat 2016
    Geçen hafta derste sıra enflasyonun nedenlerini tartışmaktaydı. 2001-2006 Merkez Bankası dönemi bir tarafa bırakıldığında, 1995’ten bu yana ders veriyorum ve her dönem birkaç saati bu konuya ayırıyorum. Uzun bir süre, verdiğim makroiktisat ve parasal iktisat derslerinin öğrenciler açısından en eğlendirici konularından biriydi enflasyon ve nedenleri. Oysa birkaç yıldır öğrencilerin enflasyona ilişkin ilgilerinin azaldığını görüyorum.Elbette bunun bir nedeni, o eskinin yüksek enflasyon oranlarının artık gözlenmemesi; hem yurtta hem de cihanda. Hele küresel krizden sonra çoğu gelişmiş ülke için enflasyonun değil de deflasyonun ana tartışma konusu olduğu dikkate alındığında bu ilgisizliğin bir başka nedeni daha ortaya çıkıyor. Merkez Bankası’nın, enflasyonun yıllardır etrafında gezindiği düzey [Devamı]
    Durum değerlendirmesi
    Fatih Özatay, Dr. 17 Şubat 2016
    Ekonomideki gidişata ilişkin önemli istatistikler açıklandı son günlerde. Bugün bu verileri topluca değerlendirmek istiyorum.Sanayi üretiminin yılın son çeyreğinde belirgin biçimde artması, 2015 GSYH büyümesinin tahmin edilenden yüksek çıkacağı beklentisi oluşturdu. Son üç yılın sanayi üretimi artış oranları (yüzde olarak) şöyle: 2013:  3,1; 2014: 3,6 ve 2015: 3,2. GSYH büyümesi ise daha farklı seyretti. Dönemin en düşük GSYH büyümesi en yüksek sanayi üretimini gözlendiği 2014’te: Yüzde 2,9. En düşük sanayi üretiminin gerçekleştiği 2013’te ise GSYH yüzde 4,2 oranında arttı.Altın ve enerji dışı ithalatı da GSYH büyümesi hakkında önemli fikir veriyor. Son zamanlarda yaptığım gibi euro-dolar kurundaki oynamalardan arındırarak inceliyorum bu veriyi. Durum şöyle: 2014’te yüzde 0,1 oranında azal [Devamı]