Arşiv

  • Aralık 2021 (2)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)

    ‘Reel kurcu’ görüşün dayanılmaz çekiciliği
    Fatih Özatay, Dr. 10 Mart 2021
    Yıllardır beni rahatsız eden bir Türkiye ekonomisini ‘okuma’ biçimi var. Şöyle özetlemek mümkün: Ekonomide olan biten ağırlıklı olarak liranın yabancı para birimleri karşısındaki reel değerindeki gelişmeye (yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkından arındırılmış biçimine) bağlanılıyor. Reel kur endeksi bu iktisatçılar için neredeyse ekonominin en önemli göstergesi. [Devamı]
    Ölümün elinden alamadığı adalet
    Hilmi Demir, Dr. 07 Mart 2021
    Ahirete inanıyorsanız adaletin sizi beklediğini bilin derim. Bizi bekleyen adalet “Kul Hakkı”dır. Neden mi? İzah edeyim ama önce Ehl-i Sünnetin itikat kitaplarında kul hakkının neden yer aldığını açıklayalım… [Devamı]
    TCMB’nin önündeki sorun
    Fatih Özatay, Dr. 05 Mart 2021
    Şubat ayına tüketici enflasyonu %15.6 oldu. Temel enflasyon göstergeleri ise yaklaşık bir puan daha yüksek. Geride bıraktığımız yıldaki hızlı kredi artışı ve kur sıçramasının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin bir süre daha devam etmesi beklenir. Ek olarak emtia fiyatları yükseliyor. Enerji dışı emtia fiyatları dünya genelinde 2019 düzeyinin %20 kadar üzerinde. Enerji fiyatlarında da artış var ancak enerji grubunun fiyat düzeyi henüz 2019 düzeyini geçmedi. Düzeyleri bir taraf, enerji dışı ve enerji fiyatlarının artıyor olmaları bizdeki enflasyon açısından sevimli değil. Bu koşullar altında birkaç ay içinde enflasyonun biraz daha yükselmesi, mesela %17’ye ulaşması mümkün. [Devamı]
    Olanlar ve olmayanlar
    Güven Sak, Dr. 03 Mart 2021
    Aklımda Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un son romanı “Empedokles’in Dostları”ndan bir cümle takılı kaldı: “ama geçmişiyle boğuşmaktan usanan insanlık eğer bir gün geleceğiyle karşılaşsa, onu tanıyabilecek mi?” cümlesi. Halimiz işte tam da böyle, “tarihimizin can sıkıcı cesetlerine takılıp” sendelemekten, başımızı kaldırıp ufka doğru bakamıyoruz. Dünün gündemini bitirip, yarına geçemiyoruz. [Devamı]
    41. yılda son kırk yılda geldiğimiz noktada bir değişiklik oldu mu?
    Fatih Özatay, Dr. 03 Mart 2021
    Bundan bir yıl önce Dünya gazetesinin 40. yılı nedeniyle uzun bir yazı kaleme almıştım. “Durum: 1980-2019” başlıklı ilk bölümün kıssadan hissesi şuydu: “Zengin ülkelerle aramızda önemli bir gelir farklılığı var ve dahası bunca yıldır bu fark arzu edilen ölçüde azalmamış. Bu olgu bir kader değil; bu farkı hızla azaltan ülkeler var.“ Sadece kişi başına gelir düzeyi açısından değil başka önemli göstergeler açısından da önemli sorunlarımız vardı. Mesela beşeri kalkınmışlık sıralamasında 189 ülke arasında 51. durumdaydık. İkinci bölüm, “Durumun arkasındaki olası nedenler” başlığını taşıyordu. Yetersiz tasarruf düzeyimiz, nitelik ve nicelik açısından yetersiz eğitim düzeyimiz ve yüksek teknolojili mal ihracatımızın (ve üretimimizin) toplam içindeki payının düşüklüğü temel unsurlar olarak belirti [Devamı]