Arşiv

  • Temmuz 2024 (7)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Çok ilginç günler bunlar
    Fatih Özatay, Dr. 17 Temmuz 2008
    Bu yıl ne kadar da ilginç bir şekilde geçiyor. Bu topraklarda yaşayanlar için bu denli ilginçlik pek de yeni bir şey değil belki, ama bir de kürede olan bitene bakın. "En kötüsü geride kaldı mı?" falan derken, "Yahu, bunları da mı görecektik şu ahir ömrümüzde" babından her Allah'ın günü bizi irkilten bir şeyler oluyor.Petrol fiyatları bir günde sekiz dolar oynayabiliyor mesela. Meretin varili neredeyse 150 dolara dayandı. Avro 1.6 dolara kadar çıktı. Tüm dünya şöyle klasik bir ABD resesyonuna dünden razı. Hiç olmazsa ne etkileri olacağı biliniyor, alınabilecek önlemler üç aşağı beş yukarı belli."Ölümü göster sıtmaya razı et" hesabı... Sıtmadan korkarken piyasalar,  'ölümle' burun buruna yaşıyorlar. Yalnız 'burun burunalık' bir belirlilik ifade ediyor. Oysa her gün neyle burun bur [Devamı]
    Amerika'dan gelen değil gelmeyen haberler daha dikkat çekicidir
    Güven Sak, Dr. 15 Temmuz 2008
    Girişimci olmanın fevkalade zor bir meslek haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Dikkat dağıtıcı gelişmeler yalnızca içeriden değil, dışarıdan da geliyor. Üstelik teker teker değil, ordular halinde geliyor. Buyurun şimdi de Fannie Mae ile Freddie Mac'i Amerikan Merkez Bankası'nda yoğun bakıma kabul ettiler. Birincil aracılar zaten oradaydı, şimdi gayrimenkul kredileri piyasasının en büyük likidite sağlayıcıları da orada. Ama Bernanke zaten ortada bir gariplik olduğunu söylememiş miydi? Söylemişti. Ortada hakikaten bir gariplik var, bize kalırsa Amerika'dan bazı haberlerin gelmesi değil, bazı haberlerin bir türlü gelmemesi asıl gariplik. Siz hiç banka yeniden yapılanması ile ilgili bir haber duydunuz mu? Duymadınız mı? İşte o garip.  Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Be [Devamı]
    Sorun yaratan ‘akılcılık’
    Fatih Özatay, Dr. 14 Temmuz 2008
    Kredi, mevduat, bankaların dış borçlanmaları ve Merkez Bankası bilançosundaki bazı gelişmeler derken sıra toparlamaya geldi. Soru şuydu: Yurtdışı mali piyasalar badire üzerine badire atlatıyorken, içeride de siyaset son derece karışıkken nasıl oluyor da bankaların reel sektöre açtığı kredi miktarı önemli bir hızla artıyor? Üstelik kredi genişlemesi 2007'de çok daha düşük bir düzeydeydi. Yani, yurtdışı mali piyasalar bu denli karışık değilken, sadece içeride çifte seçimden kaynaklanan gerginlikler varken çok daha düşük bir kredi artışı söz konusuydu. [Devamı]
    Hazine'nin itfaları ekonomiyi ne kadar etkiler
    Hasan Ersel, Dr. 14 Temmuz 2008
    Hazine, temmuz ayında piyasadan 12.2 milyar YTL, ağustos ayında ise 10.6 milyar YTL borçlanmayı düşünüyor. Doğrusu, bu rakamlar az değil. Ancak Hazine'nin toplam piyasaya olan borcunun da sadece yüzde 62,6'sı! Demek ki, Hazine, itfa edeceği miktardan epeyce az miktarda borçlanacak.   Yeterince heyecanlanamadığım için olacak, çarpıcı yazı yazamıyorum. Hazine'nin temmuz-ağustos aylarındaki itfalarının yüksek olmasına dikkati çeken bir yazı yazayım diye düşünmüştüm. Bu arada bana bir e-posta mesajı ulaştı. Anladığım kadarıyla elden ele dolaşıyormuş. Bu mesajda itfa rakamlarından hareketle bu yaz sonunda iktisadi kriz çıkacağı sonucuna varılmış. Bir de buna, bu yüksek itfanın siyasal amaçla önceden planlanmış olduğu öyküsü eklenmiş. Doğrusu mesajın, oldukça gelişmiş olduğunu sandığım, düş gücü [Devamı]
    Mevduat ve kredi
    Fatih Özatay, Dr. 13 Temmuz 2008
    Bu köşede çıkan son üç yazıda kredi genişlemesinin, bankaların yurtdışı borçlanmalarının vade yapısının ve Merkez Bankası'nın bankalarla yaptığı işlemlerin son yıllardaki gelişimi üzerinde durdum. Sıra bankalardaki mevduatın nasıl geliştiğine ve nasıl dağıldığına bakmaya geldi. [Devamı]
    İnsan güvenliği açısından Çin depremi
    Hasan Ersel, Dr. 11 Temmuz 2008
    İnsan güvenliği kavramı, görece yeni. Klasik ulusal güvenliği içeren daha geniş bir kavram. Siyasal, iktisadi, çevresel ve toplumsal tehditleri de içeriyor. [Bu konuda IPU & DCAF: Güvenlik Sektörünün Parlamenter Gözetimi, İkinci Baskı, Çevirenler: Esra Ortakan Kaliber & Alper Kaliber, İstanbul, Tesev Yayını, 2005]. İnsan güvenliği, aslında farklı özellikler taşıyan hizmetlerden oluşan bir demet olarak düşünülebilir. Bunlardan bazıları iktisatta salt kamusal mal denilen türde. Bu tür mallardan bir kişinin yararlanması bir başkasının yararlanmasını engellenemiyor [rakip olmama]. Ayrıca bir kişinin bu mallardan yararlananlardan dışlanması da söz konusu değil [dışlanmanın olanaksızlığı]. Bu tür mallara verilen başlıca örnekler ulusal güvenlik ve küresel çevre korunmasıdır. Ancak insan [Devamı]
    Bankalardaki zorunlu portföy kayması büyümeye yaradı
    Güven Sak, Dr. 11 Temmuz 2008
    Ne demiştik geçen gün? "Onlar dışarıdan biz içeriden yıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz ama gelin görün ki ekonomi ilk çeyrekte beklediğimizden daha güçlü görünüyor." Bugün müsaadenizle bu güçlülüğün geçen yazıda altını çizdiğimiz bir nedenine azıcık daha yakından bakalım: Banka bilançolarındaki portföy kayması bize Türkiye'yi bugüne kadar dışarıdan ayıran önemli bir yapısal faktör gibi geliyor. Devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) stokunun başarılı maliye politikaları ile küçültülmüş olması bugünkü DİBS'den krediye doğru portföy geçişinin temelini attı. "Dün yediğiniz hurmalar"ın tam tersi bir durum yani, esasen, karşı karşıya olduğumuz. Öncelikle seçtiğimiz konunun Ergenekon soruşturması/paranoyası ile doğrudan bir alakası var. Dedik ya, biz artık fevkalade uslu [Devamı]
    Yorumsuz...
    Fatih Özatay, Dr. 10 Temmuz 2008
    Yine son iki yazıdaki konu üzerinde duruyorum: Bankacılık sektörü kredi genişlemesi. Beni meşgul eden sorular şunlardı: Birincisi, hem içeride hem de dışarıda bu kadar belirsizlik varken kredi genişlemesi neden hâlâ çok yüksek düzeydeydi? Üstelik 2007 ortasına doğru azalma eğilimi gösteren bu hız, o tarihten bu yana yeniden arttı. İkincisi, farklı banka gruplarının davranışı farklı mıydı?Önce son yazıya ilişkin bir düzeltme vereyim. Düzeltme grafikle ilgili. O yazıda özel ve yabancı sermayeli bankaların toplam kredileri ile kamu bankalarının toplam kredilerinin yıllık artış hızlarının gelişiminin grafikte yer aldığını yazmışım. Ama öyle yapmamışım. Sadece kamu ve özel olarak ayırmışım. Bir de toplam kredilere yer vermişim. Aşağıda verilen düzeltilmiş grafikte özel ve yabancı banka [Devamı]
    Burada Ar-Ge değil İsviçre'ye ihracat yapılır
    Güven Sak, Dr. 08 Temmuz 2008
    Geçenlerde Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Zafer Çağlayan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte İsrail'de Tefen Sanayi Bölgesi'ni ziyaret ettik. Bölgede faaliyet gösteren şirketlerin birinde "Burada Ar-Ge (araştırma-geliştirme) değil, İsviçre'ye ihracat yapılır" diye yazıyordu. Biz bu ifadeden, ülkemiz için de geçerli, üç önemli sonuç çıkardık. Merak edenleri aşağıya bekleriz. Birincisi, Ar-Ge faaliyetlerinin açık ve seçik şekilde amacını belirlemekte fayda bulunmaktadır. En baştan açıkça soralım isterseniz. Türkiye'de yapılan ve devletimiz tarafından desteklenen Ar-Ge faaliyetlerinin amacı dünyadaki bilimsel gelişime katkıda bulunmak mı olmalıdır yoksa Türkiye ekonomisinin tempolu büyüyebilmesini desteklemek mi olmalıdır? Bize so [Devamı]
    Banka grupları ve krediler
    Fatih Özatay, Dr. 07 Temmuz 2008
    Dün başladığımız yolculuğa bugün devam ediyoruz. Banka kredilerindeki gelişme ve Merkez Bankası (MB) bilançosundaki değişikliklerle ilgiliyiz. Üç saptama vardı o yazıda: 2007 ortalarına doğru artış hızında yavaşlama gözlenen krediler tekrar hızla yükselmeye başlamıştı. Gerçi son aylarda bu artış eğiliminin tersine dönebileceğine ilişkin bazı sinyaller var. Ancak kredilerin artış hızı hâlâ çok yüksek. Dışarıdaki ve içerideki tedirginliklere rağmen. Bu ilk saptamaydı.İkincisi, bankalar topladıkları fonların giderek artan bir kısmını krediye dönüştürüyorlardı. Birkaç yıl önce bu oran yüzde 55 dolayındayken, yenilerde yüzde 75'e kadar yükselmişti.Üçüncüsü ise MB ile ilgiliydi. Krizden sonra bankalardan likidite çekmek zorunda kalan ve bazı dönemlerde çektiği likidite oldukça yüksek m [Devamı]