Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    Aşk bir bakışta mı gerçekleşti? Yoksa kadın mı elinden geleni ardına koymadı?

    Fatih Özatay, Dr.24 Haziran 2007 - Okunma Sayısı: 1368

     

    Bu pazar bir grafikle başlayayım yazıma. Grafikte 1988'den bu yana çeyrek yıllık dönemler itibarıyla büyüme hızımız (çubuklar) ve paramızın yabancı paralar karşısındaki reel değeri (reel kur endeksi) gösteriliyor. Kur endeksi Merkez Bankası'nın yayımladığı endeks ve endeksteki yükselişler liranın değerinin arttığını (reel olarak değerlendiğini) ifade ediyor.

    Çubukların sıfır ekseninin altına düştüğü, yani ekonomimizin küçüldüğü dönemlere dikkat edin. Aynı dönemlerde reel kur endeksi de inişe geçiyor; lira yabancı paralar karşısında reel anlamda değer kaybediyor. Buna karşın, büyümenin hızlandığı dönemlerde lira hızla değer kazanmış; reel kur endeksi yukarıya doğru gidiyor.

    Aslında, anlatım biçimini tersine çevirmekte yarar var: "Liranın reel olarak değer kazandığı dönemlerde büyüme hızımız da artıyor" şeklinde. Zira iki değişken arasındaki ilişkiden bahsedilirken, kullanılan sözcüklerin sırası, sanki bu iki değişken arasında ilişkinin ötesinde bir de nedensellik ilişkisi varmış izlenimi verebiliyor okuyana. Belki nedenselliğin doğru yönü, büyümeden liranın değerine değil de liranın değerlenmesinden büyümeye doğrudur. Olamaz mı?

    Aşk: Sen nelere kadirsin?

    Teknik oldu; Türkçesi şöyle: Bir erkek ile kadın arasında müthiş bir aşk ilişkisi yaşanıyordur. Etraflarındakiler bunu çok rahat gözlemleyebilirler; o erkekle o kadının birbirlerine bakışları, vücut dilleri, bunu apaçık ortaya sergiler. Şüphesiz iki insanın aşkı güzel bir şey.

    Ancak bu tür bir aşka dair üçüncü şahısların yaptıkları gözlemler, onlara aşkın nasıl oluştuğu hakkında bir fikir vermez. Vermesi elbette gerekmez. Nasıl oluşmuşsa oluşsun, iki insanın aşkı, güzel bir dünya oluşmasına katkı değil mi? Olsun, serde araştırmacılık var, merak var: Bir bakışta mı olmuştur bu aşk? Yoksa kadın önceliği almış, sonunda erkeğin gönlünü mü çelmiştir? Belki de tersi olmuştur?

    Şimdi bu soruları aynı sırayla iki iktisadi değişken için soralım: Büyüme ile liranın reel değeri hakkındaki ilişki eşzamanlı mıdır? Yoksa önce lira değerlenmekte sonra da büyüme hızımız mı artmaktadır? Belki de tersi olmaktadır. Kim bilir?

    İki değişken arasındaki ilişki bir zaman farkıyla oluşuyorsa ve bu şimdi de geçmişte de böyleyse, bir değişkendeki hareketleri kullanarak ötekindeki hareketleri öngörebilirsiniz. Eğer bir de, bir değişkendeki hareketleri, öteki değişkende belli bir yönde hareketlerin izleyeceğine dair teorik bir açıklama da varsa (mesela biri artıyorsa diğeri bir süre sonra azalacaktır gibi), bu durumda işiniz daha da sağlam demektir. Sırtınızı hem teoriye hem de gerçek hayattan gözlemlere yaslamışsınızdır çünkü.

    Zaman serisi mi yatay kesit mi?

    Ancak bu teknik açıklamayı yukarıdaki insani örneğe geri taşımak biraz zor. Zira bu tür bir nedensellik ilişkisi için hem sağlam bir kuram gerekiyor, hem de bu kuramın gerçek hayattaki gözlemlerle desteklenmesi. Bir, üç beş gözlem yetmez. Çok sayıda gözlem olacak. Hadi diyelim kuram var: "Erkek milleti zayıftır, hoş kadınların çapkın bakışlarına dayanamaz."

    Şimdi, bu kurama uygun gözlem elde etmek için, bir örnek üzerine çalışmanız gerekiyor. İşi gücü bırakıp, nasıl yapacaksınız bu gözlemi? Belli bir dönemde çok sayıda erkekle çok sayıda kadın arasındaki tekil ilişkilere yoğunlaşmanız gerekir (yatay kesit verileri).

    Ya da zaman kesitinde çalışacaksınız. Tek bir kadını ele alacaksınız mesela, onun geçmişten bugüne aşklarının oluş biçimini kaydedeceksiniz. O zaman kuramı da biraz eğip bükmek gerekiyor: Şöyle ki: "Abi bizim orada bir Leman var; iddia ediyorum ne zaman bir erkeğe ulu orta şöyle çapkınca baksa, aralarında bir süre sonra hemen bir aşk oluşur." Artık elimizde sınanabilecek bir hipotez var.

    Ya üçüncü bir unsur varsa?

    Şimdi bu hipotezin yanlışlanmaması için, Leman'ın güzelliği yetmez, bayağı çapkın da olması gerekir. Bu bir. İlişkilerinin kısa sürmesi gerekir ki Leman hemen yeni bir ilişkiye başlayabilsin; bizim de elimizde çok sayıda gözlem oluşsun. Bu da iki. Ama zaman içinde Leman yıpranabilir. Cazibesi azalırsa ne olacak? Ya bu nedenle çapkın bakışlara erkeklerden yanıt alamıyorsa? Yıpranma faktöründen arındırarak gözlemlerimi yapmalıyım ki yukarıdaki hipotezimi sınayabileyim. O zaman da Leman'ı spor yapmaya, yediğine içtiğine dikkat etmeye teşvik etmek gerekir. Bu da üç.

    Diyelim ki yeteri sayıda gözlem elde ettiniz. Sonuçlar tam da ileri sürdüğünüz hipoteze uygun çıktı. Artık rahatlıkla (belli bir istatistiki yanılma payıyla), ilerisi için öngörüde bulunabilirsiniz. "Leman şu erkeğe anlamlı anlamlı bakıyor. Bir süre sonra beraber göreceğiz onları."

    Öyle mi? Ya üçüncü bir faktör varsa ve siz bunu göz ardı ettiyseniz. Yani, aslında Leman'ın güzelliği ve çapkınlığı değilse erkeklerin yüreğini hoplatan? Mesela Leman'ın zenginliğiyse. Şimdi ya Leman tüm servetini yitirdiyse, ne olacak? Yine, aynı öngörüyü yapabilecek misiniz?

    Şimdi buraya kadar yazıyı okumaya katlandıysanız, Leman'ın aşklarını kur ve büyümeye nasıl bağlayacağımı merak ediyorsunuzdur. Valla, lâf aramızda ben de öyle böyle değil, bayağı yaman merak ediyorum.

    En iyisi bir mazerete sığınmak. Hep kur, hep faiz! Şimdi bu güzel tatil sabahı, liranın reel değerinden, büyüme hızından falan başka konu mu yok Allah aşkına? Pazartesiye görüşürüz efendim.

     

    ende


    Bu köşe yazısı 24.06.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır